Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Biz güzelliğin hakim olduğu bir dünya istiyoruz, ama yalnızca duyularla algılanabilen değil aynı zamanda insanın içtenlikle açtığı yüreğinde ve pırıl pırıl berrak zihninde hissettiği bir güzellik olmalı. Her türlü saldırıya karşı korumalı olan, bozulmamış bir gezegen istiyoruz. Karşılıklı saygıya dayanan, başka türler ve doğa tarafından desteklenen, dengeli bir uygarlık istiyoruz. Bizleri birbirimizden ayıran cins, ırk, sınıf, yaş ya da başka herhangi bir ayrım olmaksızın, kucaklayıcı ve eşitlikçi bir uygarlık istiyoruz. Huzurun, gönüldaşlığın, dürüstlüğün, doğruların ve merhametin hüküm sürdüğü sevgi dolu bir dünya istiyoruz . Ve her şeyden fazla da neşeli bir dünya istiyoruz.”
Bence bu sözler bu kitabın kalbini oluşturuyor. Allende’nin henüz küçük bir kızken feminizm ve eşitlik kavramlarını benimsemesi, ilerleyen yıllarda toplumun geleneksel ataerkil yapısı ile cesaret ve umutla mücadelesini anlatan kitap hem bir iç döküş hem de ilham alınması gereken bir anlatı niteliğinde.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dili, dini, rengi ne olursa olsun, önemli olan insan olabilmek ve insan kalabilmek. Biri Türk diğeri Rum olan iki çocuğun gözünden yakın tarihin en acı olaylarından birine şahit oluyoruz. Son derece sade ve anlaşılır bir dille yazılan kitabın yazarının Kıbrıslı olması ve olaylara hakim olduğunu ve yaşanmış tecrübelerden faydalandığını gösteriyor; bu da okuyucuyu kitabın içine çekiyor. Çocuk kitabı olmasına rağmen her yaştan okuyucuya hitap eden kitapta Cengiz ve Yorgo adlı çocukların gözünden hayata bakıyoruz. Bedenler büyüse, ama ruhlar keşke çocuk kalsa ya da kirlenmese. Neticede dünyada iki türlü insan vardır. İyiler ve kötüler. Savaşın insanlar, özellikle çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine de vurgu yapılıyor kitapta. Politikacıların kaprisleri, acımasızlıkları ve beceriksizlikleri yüzünden ne yazık ki acıyı haklar çekiyor. "Keşke dünyayı çocuklar yönetseydi, o zaman her şey tatlı birer oyun gibi yaşanırdı." diyesi geliyor insanın...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapakta yer alan aile fotoğrafına bakıp dururum kitabı her elime aldığımda, öyle güzel öyle naif.

Mektupları okurken hem canımızı hem ruhumuzu hatırlatıyor bize Sabahattin Ali. Onun kadar romantik, sevgi dolu, düşünceli bir adamın, karısının hayatını güneşle donatmak isteyen bir adamın, yaşadıklarıyla ve ölümüyle karısının ve kızının ne kadar üzüldüğünü düşündüm mektupları okudukça. Ama güzel adamlar güzel sever. Ve bir yazarı tanımanın en iyi yolu mektuplardır, unutmayın. Biz de Sabahattin Ali’yi daha iyi tanıyor ve onun iç dünyasını daha iyi anlıyoruz.

“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.”
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Toplumsal cinsiyet rollerini ve dayatılan davranış tarzlarını ele alan, dikkat çekici tespitleri olan bir yazar. Yer yer çok bilinmeyen konularda bilgiler veren, yer yer herkesin bildiği ama yanlış anladığı durumların doğrusunu gösteren akıcı, derdi net, özlü bir kitap. Dayatılan roller kapsamında ağırlıklı olarak kadın öznesi ele alınsa da diğer kısım çocuk öznesine de ayrılmış. Kitapla ilgili tartışılması gereken iki husus: 1- Kitabın adı toplumsal hayata dair farklı meselelerin birey bazında ele alındığı izlenimini veriyor. Oysaki büyük ölçüde kadın ve çocuk ele alınıyor. 2- Popüler kültür kitabı olması hasebiyle yer yer yazarın hissi tutumu fark edilebiliyor. Yine de alanı için okunmaya değer bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mevlana dönemini Anadolu'da Selçukluların Moğol akınları ile yakılıp yıkılan, Türk katliamlarının yaşandığı Selçuklu idaresinin adeta bir Moğol müstemlekesi olduğu dönemleri ayrıntısı ile işlemiş yazar. Bu dönemde Mevlana'nın Moğol yanlısı tutumu ile Ahilerin Anadolu'da bu katliamlara ve Moğol zulmüne karşı çıkardıkları isyanlar ve Mevlana ne Ahi Evran mücadelesinin iç yüzü gün yüzüne çıkarılarak önemli bir konu irdelenmiş bu eserde. Kitabın sonlarında Mevlevilerin İstiklal Savaşının yanında yer alması da güzel bir şekilde anlatılmış. Mevlana gerçekleri ile ilgili konular dönemin kaynak eserlerindeki dip notlarla desteklenerek okuyucuya sunulmuş. Herkese tavsiye ederim. İyi okumalar.
Yanıtla
18
20
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genel olarak yazarın çıkan eserlerini okurum. Bu kitapta da genel olarak Türk Ekonomisine ve bu ekonomiyle bağlantılı konuları yazarın bakış açısıyla sunan akıcı ve kendi içerisinde tutarlı bir eser. Ancak yazarın sonsuz bir liberal ekonomik yaklaşımının Türkiye ve Dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik gerçeklerle uyuştuğunu iddia etmesi bence eleştirilebilecek yönü. Bu anlayışı sebebiyle eseri pek beğendiğimi söyleyemem. Ama bazı yerlerde de güzel çıkarımlarda bulunduğunu da söylemeliyim. Takdir okuyucunun.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın dünya üzerinde bilimin bu denli gelişmediği zamanlarda Allah ehlince hilkatin sebeplerinin arandığı bir tasavvur ve tahayyül yolunun göstergelerinden biridir sadece bu kitap... aslında psikolojinin akademik platformda yer aldığı bir modern zamanlar yalanının yanında bu tasavvurun akademik sahaya taşınamamasından ziyade daha da kötüsü bu zincirin kesintiye uğrayıp üstüne bir de değersizleştirilmiş olduğunu görüyoruz... ilahiyat-sosyal bilim sahasında incelenebilecek bizim doğal ve öz sosyal kaynaklarımızdan olan, usaremiz olan ama bizim yabancı kaldığımız ve tekrar yanan bu kıvılcım daha 5 kuşak önce dedelerimizin elinde tuttuğu bir meşaleydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Christopher Golden'den okuduğum ilk kitap. Yazar daha çok Ağrı Dağı kitabı ile tanınsa da benim için tanışma kitabı bu oldu. Hikaye kısaca Kuzey Irak'ta arkeolojik bir kazı alanında geçmekte gotik bir havası mevcut olmakla birlikte yazar korku-gerilim ve fantastik öğeleri bolca kullanmış bölgenin dokusuna bakarken de klasik amerikan gözünden bakmayı unutmamış! Ancak genel hatlarıyla aksiyonu bol sürükleyici bir eser olmuş. Meraklısına tavsiye edebileceğim bir eser. Beni yer yer içine almadığı ve kopuşlar yaşadığım anları olsa da 5 üzerinden 4 yıldızı hak ediyor. Eğer bu eseri okumak isterseniz öncesinde Ağrı Dağı kitabını okumanızı tavsiye ederim çünkü hikayede zaman zaman o kitaba göndermeler mevcut ve ortak karakterler barındırıyor. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayrılık acısıyla hak yolu bulan hanımla zengin olma hayaliyle sevdiği hanımı terkeden adamın hikayesi...Yazar "İnsanoğlu putunu kendi yapar" diyor.İçindeki yoksulluğu farkeden insan için eşya,mekan,yaşanan zaman manasını kaybeder.İçimizdeki yoksulluk putlarımız ve manayı kaybedişimiz.Meğer insan dışını maddeyle doldurunca içi de putla doluyormuş.İnsan içini maneviyatla doldurunca dışındaki putlardan da vazgeçebiliyormuş.Hikayeden ziyade yazarın anlatmaya çalıştığı düşüncelere odaklanmak gerek.Mustafa Kutlu,hikayesini anlatırken her zamanki gibi eşyaya ve tabiata dikkat etmemizi sağlıyor.Dili sade ve anlaşılır.Yazarın bu kitabı güzel olduğu gibi ilk defa okuyacak olanlar için 'Ya Tahammül Ya Sefer' adlı kitabını da tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nihayet Tuba Şirin Sancakdar'ın yazdığı bu kitabı okumayı bitirebildim. Hayır, konu asla kitabın sıkıcılığı değil! Bilakis daha az çalışmak zorunda olduğum bir zamanda çıksaydı, iki günde okuyabilirdim. Gerçi bu kitabı okuma keyfini zamana yayarak kendime iyilik yapmış gibi de oldum.

Yazdıklarıma bir göz attım da, üyenin kütüphane görevlisiyle yazışmalarına öykünen bir tarzda olduğunu fark ettim. Kitaptan aldığım tek ilham bu değil elbette. İsmini ilk defa duyduğum kitapları ve daha önce okuduğum kitaplar hakkındaki farklı yorumları da anmak lazım. Çoğu kimse için son derece sıkıcı olan kitap okuma konusunu zekice bir kurgu ve eğlenceli bir üslupla sunmuş olması da takdire şayan.

E, o zaman sizi bir bilgisayar korsanının sızdırdığı bu mektupları okumaya davet ederek bitireyim yazımı...

(Korsana not: Yararlı bir ifşa olmuş ama kitaptan köşeyi döneceğini sanman beni epey güldürdü.)
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir