Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güncelliğini koruyan önemli bir eser. Aşiretlerin sosyal yapısı bugüne kadar kendini korumuş. Ziya Gökalp meseleyi iyi teşhis ederek çözüm önerileri vermekte. Göçebelik devletin çöl ve dağlık bölgelerde hukuku temin etmesini zorlayan sosyal bir problem. Devlet nizamının ulaşamadığı yerde dağ kanunu veya aşiret hukuku diyebileceğimiz oluşumlar gelişmekte. Böyle bir boşluğu terör örgütlerinin doldurması günümüzde de en büyük sorunlardan birisi. Maalesef konu ihmal edilmiş bir konu. Bu kitap bilgilenmek için iyi bir kaynak. Ortadoğu ülkelerinin büyük aile yapıları üzerinde kurulması ABD, Rusya gibi devletlerin işine gelmekte. Nüfusun güç, gücün para ve zenginlik anlamına geldiği toplumlarda, bilgi, ahlak ve hukuk temelli milli devlet kurmak mümkün olmaz. Aşiret yapıları ağalık ve şeyh düzeni, derebeyleri, çete ve terör örgütleri vatan sevgisinin önüne geçer. Devlet otoritesinin giremediği boşluklar başka devletlerin etkisine girer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elde kalemle okunmayı, cümlelerini çizip notlar almayı gerektirecek bir kitap. Özellikle günümüzde evrenselleştirilen Batılı bilim anlayışının köklerini, gelişimini, açmazlarını ve bunun dünyaya ödettiği bedelleri yazar çok güzel şekilde dile getirmiş. Bugün kanıksadığımız Batılı bilim anlayışına/felsefesine karşı geleneksel bilim anlayışının temellerini, bu ikisi arasındaki varoluşsal farkları okuduğunuzda sapmanın ne kadar devasa olduğunu da anlıyorsunuz.
Bazı bölümler, cümleler tekrar tekrar okunmayı gerektiriyor ama bu zahmete fazlasıyla değer. Sonuçta bu kitabı okumak, yazmaktan çok çok daha kolay. Tekrar okunabilecek bir kitap.
Yazarın İslam ve Batı adlı eseriyle okunması tavsiye edilir.
İbrahim Kalın'ın eline sağlık, zihnine bereket.
Makaleleri çeviren çevirmenlerin hakkını da teslim etmeli.
Yanıtla
13
12
Destekliyorum  27
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gabor Agoston, Osmanlı Tarihi alanında kaliteli eserler veren önemli bir yazardır. Eserde Osmanlı'nın kuruluşundan klasik döneme kadar önemli konular üzerinde değerli tespitlerde bulunmuştur. Örneğin eserin birinci kısmında kuruluş döneminde Türkler ve Bizans Dünyası'nın siyasi, sosyolojik ve inanç dünyası hakkında karşılaştırmalı bir analiz yapmıştır. Niğbolu Savaşı'nın askeri teknolojisi ve stratejisi üzerinde değerli yorumlar yapmıştır. Ankara savaşı sonrasında oluşan siyasi ve sosyolojik durumunda hakkında tespitleri vardır. Yine Kuruluş döneminde Haçlı-Osmanlı mücadelesiyle ilgili askeri teknolojileri hakkında her iki tarafın üstün ve zayıf yönleri ortaya konmuştur. İstanbul'un fethi sonrasında Osmanlı'nın genişlemesi ve Habsburglar ile girdiği mücadeleler siyasi, askeri teknoloji ve dini doktrinleri kapsamında çok ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alma, bir gece odasında zifiri karanlıkta otururken yatağının altında yaşayan canavarlarla tanışır. Her biri farklı bir biçimde ortaya çıkan bu canavarlar, Alma’ya kendisinin iyiliği için orada olduklarını söyler ve onlardan kimseye bahsetmemesi gerektiği konusunda uyarırlar. Küçük ve zararsız görünen ama tehlikeli olan, devasa ve ağır, sürekli ağlayan, fısıldayan, sarı gözlü, uzun kuyruklu ve büyüyüp küçülebilen yaratıklardır bunlar. Onu dış dünyadan ve kendi karanlığından korumak için var olduklarını söylerler ancak Alma’nın bilmediği en önemli şey, bu canavarların ona zarar verdiği ve onları yenmek için yalnızca kendi gücünün yeterli olmadığı, başkalarından destek alması gerektiğidir.

Alma ve Yedi Canavar, alegorik tarzda gençlerin depresyonla mücadelesini etkileyici bir şekilde ele alıyor. Alma’nın yolculuğu, yalnız olmadığımızı ve bu tür mücadeleleri destekle daha kolay aşabileceğimizi hatırlatan güçlü bir mesaj veriyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üç Cisim Problemi serisi -iddialı olacak belki ama bence- 3. kitabı Ölümün Sonu ile bilimkurgu yazınında Asimov ve Clarke eserleri gibi klasikler arasına girmiştir. Kitabın ilk sayfasındaki Dönemler ve zaman aralıklarını görür görmez kendinizi ilginç bir akışa hazırlıyorsunuz, ama yine de kitap özellikle ikinci yarısından itibaren tahayyüllerinizin de ötesine geçiyor. Üç Cisimliler tehdidinden kurtulma senaryolarını kafanızda tartarken bir anda kendinizi evrenin hiç düşünmediğiniz olasılıklarının içinde buluyorsunuz. Kitabın kurgusu mükemmel, ilk sayfalardaki hikayeler, Şarkıcı'nın hikayesi, tüm olup bitenler müthiş uyumla birleşiyor. Kitabın sonunda ağızda çok lezzetli bir tatla kalıyorsunuz. Dahası yok mu, dedirtiyor, ki umarım olur. Son olarak, kitap İngilizce çevirisinden Türkçe'ye çevrilmiş ve iyi bir iş çıkmış. (Önceki Çince'den direkt çevrilen iki kitap malesef çeviri anlamında fecattı).
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin bu kitabında çok fazla teknik ayrıntı var ve dikkatli okunması gerekiyor. Karakter isimleri Çince olduğundan takip etmesi biraz zor olabiliyor. Ayrıca sanırım Çinceden yapılan bir çeviri olduğundan bazı anlatımlarda kopukluk ve devrik cümleler biraz fazla kaçmış. Okuduğum kitabın 11 ci baskısı olmasına rağmen neden şimdiye kadar iyi bir redakteden geçmediği de düşünülmesi gereken ayrı bir konu. Yine de çok iyi bilinen dillerden korkunç çevirilere tanık olduğumuzdan böyle zor bir dilden yaptığı çeviri için çevirmeni takdir ediyorum. "Marifet iltifata tabidir" demiş büyüklerimiz.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nijerya' da kapitalizmin pençesi altında kendi halkına düşman olmuş insanların elinden kaçan bir küçük kız çocuğunun, gerçek bilgiler ve olaylar ışığında kurgulanmış, hem hüzünlü hem de insan olmaya dair düşündürücü hikayesi anlatılıyor.
Kitapta insanın yaşayabileceği pişmanlıklar, bunlarla hesaplaşma, aldatma, sevme, affetme ve daha birçok duygu harmanlanarak sunuluyor.
Diğer taraftan sığınmacılık konusu esasen hikayenin ana akışını şekillendiriyor gibi görünse de, ikili ilişkiler ve insan denen varlığın aynı olayları nasıl farklı algılayabildiğini de okurken net olarak görebiliyorsunuz.
Hikaye akışı karakterlerin ağzından anlatılıyor ve bu tarz bir okuma, karakterler ile empati kurmayı basit hale getiriyor.
Daha önce aynı yazarın Kundakçı isimli kitabını da okumustum. Sonra Küçük Arı' yı okudum. Yayın kronolojisine göre ters okudum ama hikayeler birbirleri ile bağlantılı degil. Her iki kitapta da genel akış biraz hüzünlü ve duygusal.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazar bizi ağaçların dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. böyle dediysem ağaçlar ve ağaç türleri hakkında teknik bilgilerle dolu bir kitap değil. daha çok insanda doğa ve ağaç sevgisi oluşturuyor ve okuyucunun ağaçlara pek çok farklı bakış açısıyla bakmasını sağlıyor.
kitap ekseriyetle yazarın ağaç temalı illüstrasyon ve çizimlerinden oluşuyor. sayfaların %80ini çizimler oluşturuyor, kalan kısım ağaçlar hakkında kısa cümleler ve bazı ağaç temalı şiirlerle desteklenmiş. edebi olarak pek bir şey vadetmese de insanın ağaç ve doğa sevgisini şahlandırması ve fikrin çok güzel olmasıyla beğendiğim bir çalışma oldu. ağaçlara pek çok farklı açıdan bakıyor yazar. dilinin yalın olması, görsellerin de yormaması ve insanın içini açmasıyla bence çocuklarla okumak için de çok güzel bir hediye fikri olur. siz de koleksiyonluk olarak alabilirsiniz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Borsa ile ilgilenenler için bence kitaplıklarında mutlaka bulunması gereken bir kitap. Kitap içeriğinde bazı borsa terimlerinin de örneklerle açıklanması, kimi yerde bizim Türk borsası Bist100 üzerinden de örneklendirilmesi, anlatılan konuların pekiştirilmesinde gayet güzel rol oynuyor. Borsa ile ilgili yabancı kaynaklardan tercüme kitapların bol olması dışında özellikle Türkiye Borsası üzerine örneklemelerle açıklamaların bulunması kitabın anlaşılması açısından gayet başarılı. Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sein und Zeit ile beraber okunabilir, açıklayıcı olacağı kanaatindeyim. Şahsen özellikle kitabın sonundaki iki ek benim için çok faydalı oldu (Ölümün Egzistansiyal Anlamı ve Françoise Dastur'un makalesi). Birinci ek üzerine düşünürken Özkan hocanın da söylediği gibi Heidegger'in esasında bambaşka bir şey dile getirmediği fakat kendi ifade tarzı ve terminolojisi ile fenomenolojik bir tasvirde bulunduğu dikkatimi çekti. Tıpkı Husserl'deki şimdinin-geçmişi ve geçmişin-şimdisi arasındaki fark (İçsel Zaman Bilincinin Fenomenolojisi) gibi (benzer bir ayrımı Bergson'un sıkışma-bellek ve anı-bellek ikilisinde de buluyoruz (İlerletilmiş versiyonu için Fark ve Tekrar'daki zamanın üç sentezi)) Heidegger de ölüm olgusunun gelecekten şimdiyi etkileyen ekstatik özelliğine vurgu yapıyor ve bunun getirdiği sahihliği/kendi-olmayı ve duygu durumunu fenomenolojinin en dar anlamında betimliyor. Her ne kadar öyle görülmese de bence Kehre öncesi dönem Husserl'in projesinin bir devamı olarak okunabilir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir