Beden Kaçarken
Perulu yazar Ricardo Sumalavia’dan daha önce Bir Kol Hikâyesi’ni okumuştum, bu da ikinci buluşmamız oldu. (Bu arada bir üçüncü kitabı da yoldaymış, onu da söylemiş olayım.)
Valla çok, çok enteresan bir metindi bu. Yazar kendisi de konuşmasında bu kitabından “roman” olarak bahsetti, ben olsam buna roman demezdim ama romanın da binbir biçimi var şüphesiz ve belki de hepimiz yaşarken bir yandan kendi romanımızı da yazdığımız için buna da roman denebilir, gibi bir yere varıyor zihnim? Şöyle ki, kitap 10 sayfalık bir öyküyle açılıyor, öykünün adı Beden Kaçarken. Arka kapaktan alıntılıyorum: “Bir adam, sokak ortasında karısını öldürdükten sonra intihar eder. Fakat cinayetin görgü tanıkları olay hakkında ayrıntılı bilgi vermekten çekinir. Kadın, kimliği belirlenemeden morga götürülür ve kısa süre sonra unutulur. Eski bir komiser ve özel dedektif olan Apolo’ya olayı araştırma görevi verilir ancak adam suçun etrafında gezindikçe geçmişini de içeren karanlık ipuçlarını fark eder.”
Sumalavia bu 10 sayfalık öyküyü yazıp bitirdikten sonra kendi öyküsünü bir nevi psikolojik ve edebi bir yapısöküme uğratıyor, geri kalan 100 sayfa boyunca bu enteresan girişimi okuyoruz. Hangi karakteri nasıl yarattığını, kendi hayatının bu öyküyü yazmasına nasıl sebebiyet verdiğini, ülkesinin kanlı geçmişinin bu metni nasıl mümkün kıldığını... Çok enteresan bir didikleme yaptığı sahiden. Örneğin kayınpederi olmadan Apolo karakterini yaratamayacağını anlıyoruz, keza öyküdeki pek çok minik detayın aslında nasıl kendi hatıralarından yola çıkarak yazıldığını da. Edebiyatı sihirli kılan şey tam da bu biriciklik sahiden, o nedenle iki insanın aynı metni yazması imkansız, o nedenle bizler yapay zeka değiliz, aynı brief’i de verseniz bambaşka şeyler çıkarıyoruz ortaya :)
Marquez’e, Beckett’e, Borges’e verdiği referanslar bence çok ufuk açıcıydı, özellikle Borges üzerinden yaptığı sınıflandırmaya (Alef Yazarları, Emma Zunz Yazarları, Pierre Menard Yazarları) bayıldım. Yine de roman değil de deneme okuyacağınızı hesap ederek okursanız çok daha fazla keyif alırsınız, bence.