Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap hakkında şunları söyleyebilirim.
• Hikaye çok güzel , olumlu değişim amaçlayan mesajlarla dolu. Bu kadar mesajı mizah ve akıcı bir tatlılıkla öyle güzel yedirmiş ki. Kitabın en başarılı taktiği bu.
• Yazar, Bidur Durmazgil karakteriyle sanki sohbet ediyor ve biz ikisini izliyoruz hissi veriyor. Samimi ve içten satırlar adeta okuyan çocuğu ortama adapte ediyor.
• Kitaptan özelikle 3. 4. 5. 6. Sınıflar çok şey öğrenebilir. 2. Sınıfa sayfa sayısı zor gelebilir. ( 104 sayfa)
• Resimler iyi hoş ama yapay zeka etkisi çok fazla. Bir çizerin elinde daha sevimli olabilirdi. Resimlerde bile Mizah izi bulabiliyorsunuz, fikirler yaratıcı.
• Tavsiye eder miyim? Hem de nasıl.
Yanıtla
25
0
Destekliyorum  54
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikaye içinde hikaye olan ve bunları en güzel şekilde harmanlayan, son zamanlar en çok keyif aldığım Ethem Emin Nemutlu'nun bir eserini de hüzün, merak ve zaman zaman da heyecanla bitirdim. Aslına bakarsanız yazarın her kitabı kendine has üslubuyla, olayları nakşederken merak uyandıran kalemiyle insanı kendine çekmeyi başarıyor. Bir babanın geçmişte babasından aldığı yara ile kendi oğluna benzer yarayı yaşatmasını konu ediyor. Ama bu konuyu böylesine meraklı, dram yönü etkileyici bir şekilde anlatmak ancak yazarın harcı olabilirdi de başarmış da. Sonu öyle bir şekilde bitiyor ki sanki bir dizi bitmiş ve sonraki bölümünü bekliyormuşsunuz gibi hevesiniz kursağınızda kalıyor. Yazarın bir sonraki kitabını merak ediyorum. Ben yazar Ethem Emin Nemutlu yazdıkça okuma serüveninden hiç vazgeçmeyeceğim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabın başında, zamanın benim için zor geçeceğini, kitabın akmayacağını düşünmüştüm ama hiç de öyle olmadı.

evliliği iyi ama sıkılmış, işi sıkıcı ama değişimi göze alamamış, çocuğuyla gereken bağı kuramamış bir adamın, bir gün evinin duvarında çatlak fark etmesiyle olaylar gelişiyor, derinleşiyor. Karakter çatlağın izini sürerken, okur gerçek çatlağın adamda olduğunu en başta kavrıyor.

kitap açıldıkça, benim de karaktere olan tavrım değişti. Sertliğim geçti. İz peşinde neredeyse ustalıkla ilerledi kitap ve bence, herkesin “ çatlakları” olduğunu bilmesi ve yadırgamaması adına daha çok okura ulaşması gerekli.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir anektodlar seçkisi diyebilirim kitap için. İnsanlık tarihinde karşımıza çıkmış bir çok kibir, büyüklenme, böbürlenme, seçkincilik, ayrımcılık, sorgulamazcılık, otoriteryan, faşist, megoloman kişilik, narsizm, ben bilirimcilik, müstağnilik, kendini aklını kutsama, vazgeçilmezlik, üstünlük... ve türevlerinin örnekleriyle dolu kitap. Yazar farklı başlıklar altında bölümlerde bu örnekleri gruplandırmış, ama kronoloji ve coğrafya olarak bir arada verilmiş. Bu sanırım bazı okuyucuya garip gelebilir. İçinde hem geçmişten, hem yakın dönemden örnekler var ama yine içiçeler. Hem birey, hem kurum/kuruluş/şirket örnekleri var. Dini, siyasi, ticari bir çok kategoriden hâller var. Kolay ve eğlenceli bir kitap. Ben sevdim, faydalı bir okuma olduğunu düşünüyorum zira meşhur bir film repliğinde şeytan der ki: "Kibir en sevdiğim günahtır!"
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çek yazar Karel Çapek'in tiyatro oyunu R.U.R (Rossum'un Evrensel Robotları), robot kelimesini bir bilimkurgu terimi olarak kullanan ilk yapıttır. Slavca angaryaya sürülen işçi anlamına gelen bu kelime metin boyunca süregelen insanlığın hizmeti için çalışan robot işçileri de tanımlamaktadır. Üç perdelik oyunun ilk perdesi, gelişen robot teknolojisi sayesinde insanlık için düşlenen ütopyanın gerçekleşmesi üstüne kuruludur. İkinci perdede bir apokaliptik anlatıyla karşılaşırız. İnsanlaştırılmış robotlar insanları düşmanı olarak görür ve yok edilmelerine karar verirler. Son perdedeyse post-apokaliptik dönemi görürüz. İnsanlık neredeyse tamamen yok olmuştur ama bu sefer robotların kendi üretimlerini sürdürecek güçleri de yoktur. Tam bir çözümsüzlük aşamasıdır. Tıpkı Yevgeni Zamyatin'in distopyası Biz gibi yazıldığı dönemi yansıtan, gelecek çağı anlatabilen üst düzey bir edebi metin.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nevzat Özkan Gagavuz Türkçesi uzmanıdır ve aynı zamanda Türk lehçeleri konusunda iyi bir birikime sahiptir. Kitapta Çağdaş Türk Yazı dillerinin konuşuldukları yerler, konuşan kişi sayısı vb. bilgiler gayet sistematik bir biçimde okuyuculara aktarılmaktadır. Ayrıca kitabın içerisinde Türk lehçelerinin nerelerde konuşulduğunu gösteren bir lehçe haritası bulunmaktadır. Harita özenli bir şekilde hazırlanmış olup ilgililerin bilgi birikimine ve coğrafya bilgisine hatırı sayılır bir katkı sağlayacaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çuvaşça, Yakutça ve Halaçça'nın Türk dilinin gelişimini anlamak ve sözcüklerle ilgili kökenbilimsel açıklamalar yapmak için özel bir yeri vardır. Her birisi Türk Dili'nin uzak lehçeleri olarak kabul edilir. Halaçça 1960'lı yıllarda meşhur Türkolog Gerard Doerfer tarafından keşfedilmiştir ve Yakutça, Türkmence ile beraber Eski Türkçe'nin asli uzun ünlülerini ihtiva etmesinden ötürü Türkoloji'de ayrı bir yere sahiptir. İlgili kitap her lehçenin diline hakim uzman araştırıcılar tarafından hazırlanması hasebiyle istisnai bir mevkide bulunmaktadır. Meraklılarına ve Türklük bilimi ile ilgili bir bölümde öğrenim görmekte olanlara tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Osman Karayiğit
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Futbolcu anılarını okumak hoşuma gidiyor. Alex'in kitabından sonra Şota'nın anıları da iyi geldi. 90'lar futbolundan esintilerin olduğu arka planda ise komşumuz Gürcistan'ın futbol tarihinin de anlatıldığı futbolumuzda hoş bir seda bırakan Şota'nın hatıraları. Okudukça o zamanlarda oynanan o maçlara, o göllere tekrar bakma ihtiyacı duydum. İzlediğimiz futbol maçlarının arka planını ve futbolcu duygularını bildikçe futbol sevgisi pekişiyor. Güzel oyun. Tek olumsuz eleştirim biraz daha kişisel hayat anektodu okumak isterdim. Yine de Şota, espritüel kişiliğini kitabın diline yansıtmış. Son olarak yeri geldi tebessüm ettiren, yeri geldi duygulandıran futbola adanmış bir ömrün kitabı olduğu için tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
NYT 21. yüzyılın en iyi kitapları listesinden görüp okumuş olduğum ve hayran kaldığım bir novella. Kurgusu gerçek olaylardan yola çıkılarak kaleme alınmış. İrlanda'nın yakın tarihlere kadar başına bela olan Magdalen Çamaşırhanelerini merkeze alıp, bir aile babasının naifliğiyle bir kız çocuğuna elini uzatması ve merhamet, vicdan bugün ki insanlığın eksiği olan; benim başıma gelse nasıl davranılmasını isterdim sorusunu sormamıza sebep olan şahane eser. Yazarın diğer kitabını da severek okumama vesile oldu. Emanet çocuk kitabı da aynı naiflikte..
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
*Bir ilk kitap için iyi.

Eser 19.yy sonlarından başlayıp Tanzimat Fermanı, Cumhuriyetin ilk döneminden 1970’lere uzanan bir zamanı içine alan bir anlatı.

Üç kuşağın anlatısı olarak da geçebilir; her dönemin devrimine ışık tutmaya çalışıyor da denilebilir.

Bir aile romanı gibi gözükse de dönemin toplumsal ve siyasal olayları, ekonomik devrim, yeni zenginler, değişen yaşantıyı usul usul (o kadar durağan ki ancak böyle ifade edebildim) anlatıyor .

Cevdet Bey ile başlayıp oğulları Osman ve Refik dönemine geniş bir biçimde yer veren eser torunlar ile son bulurken zaman geçişlerinin zayıflığı ile eleştiri konusu olabiliyor .

Buddenbrooklar ile çapraz okuma yaptım, benzer yönleri olsa da birbirinden farklı iki eser. Okuma açısından okur doygunluğu açısından bakarsak Orhan Pamuk’un Cevdet Bey Ve Oğulları diğer esere göre daha geride kalıyor .

Orhan Pamuk’un yazma serüveni ve gelişimini görme açısından okunmalı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir