Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Taşlar döndükçe kitabını tesadüfen sahaftan temin ederek yazara hayran olmuştum. Bu ilk romanını okuduktan sonra yeniden bir daha satın aldım. Çocuklarıma armağan edeceğim. Yazarımız burada akıcı bir dille sanki yaşamından kesitler sunmuş. Tebrik ediyor yeni Roman veya Öykülerini merakla bekliyorum. Özellikle Karadeniz Teknik Üniversitesi mezunlarına ve Eğitim Fakültesi mezen yada öğrencilerine tavsiye ederim. Bir Orman Mühendisi olarak Ormancılık terimlerini eksiksiz kullandığı için tekrar tebrik ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En başta kitabın başlığı orjinalinde de aynı olsa da yanıltıcı olduğunu söylemek gerekiyor. Yazar, nörobilim alanında doktoralı bir araştırmacıdır. Nörobilim alanında yaptığı çalışmaların Budizm ile ilişkisini görünce Doğu düşüncesine ilgi duyuyor. Kitabın temel görüşü beynin sol ve sağ yarıkürelerinin birbirleriyle koordineli olsalar da neredeyse iki ayrı kişi gibi farklı işlevleri olduğu ve benlik algısının beynin gelişim sürecinde sol yarıkürenin baskınlık kısmının ağırlık koymasıyla ortaya çıktığıdır. Yani benlik algısı dediğimiz şey yazara göre yanılsamadır. Bu kanıtlanmış bir şey değil. Bununla beraber yazar bu tezi destekleyen çalışmaları ve anekdotsal çalışmaları etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Kitap dili yalın ve anlaşılır. Kısa bir kitap. Alanda teknik bir bilginiz olmasına gerek yok. Beyin, bilinç, benlik, psikoloji üzerine ilgi duyuyorsanız okuyun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın bu romanda, toplumsal ve bireysel sorunları sorgularken derinlikli bir psikolojik tahlil sunduğunu görüyoruz. 1930'lu Dönemlerde yazılan bu eser, dönemin sosyal yapısına dair eleştirilerde bulunurken, bireylerin içsel çatışmalarını ve toplumdan yabancılaşmalarını da işliyor. Roman; göçmenlik, kimlik arayışı, ekonomik zorluklar ve bireysel özgürlükler gibi temaları da irdelemekte. Aynı zamanda modernleşme sürecindeki toplumların, geleneksel değerler ile bireysel özgürlükler arasında nasıl bir çatışma yaşadığını da gözler önüne seriyor.
Yeni dünya, doğrudan bir distopya olmasa da zamanın ve mekanın koşullarına sıkışmış bireylerin içsel çıkmazını ve çözüm arayışlarını resmediyor. Yazarın dilindeki sadelik ve akıcılık, derin toplumsal analizleri ve psikolojik çözümlemeleri anlamayı kolaylaştırıyor. Bu roman için Sabahattin Ali'nin insan ruhunu ve toplum yapısını anlama biçimde kendine özgü bir yer tuttuğunu ve edebiyatımızda önemli bir konumda olduğunu söyleyebiliriz.
Yanıtla
11
0
Destekliyorum  18
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tefekkür yaşamı, içinde bulunduğumuz vasatta kaybettiğimiz bir yeti olarak tefekkürün hallerine odaklanıyor. Ritüeller, şenlikler (bayram), oruç, boş zaman, manzarayı seyre dalmak gibi durduğumuz ânların ne kadar seyrekleştiğine bakmamızı istiyor. Yine şenlik var belki ama ticarileştirilmiş, yine boş zaman var belki ama performans öznesi insan o anları da etkinliğe dönüştürüyor/ dönüştürme baskısı altında. Yine oruç var belki ama sağlık için, zayıflama için, yani bedeni optimize etmek için. Ben Byung Chul Han kitaplarını kaçırmadan aşıp okuduğum için, düşünürün fikriyatıma ve kullandığı kavramlara aşinayım. Hiç tanımayanlar için yazara başlangıç kitabı olmamalı bu kitap ama irdelediği mevzuu gerçekten önemli. Hiçbir şey yapmamaya övgü kulağa radikal gelebilir ama yazar bu ifadenin altını çok güzel dolduruyor. Yine dünyanın önde gelen, özellikle Alman felsefecilerle münazara edercesine fikrini karşı karşıya getiriyor. Zor ama kazanımı çok değerli bir okuma.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  9
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Cemal Özbakır
10 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ofisinde ve sosyal medyada paylaşımlar ile insanlarla iletişim kuran bir terapistten kendine yardım kitabı. Mevcut içsel ve ilişkisel sorunlarınızın zihinsel olarak geliştiğiniz yani çocukluk ve gençlik dönemlerinizde karşılaştığınız durumlar ile ilişkili olduğu argümanına dayanıyor.. İlk başta görmediğiniz hatta buna dikkat etmeniz gerektiği söylense başlangıçta "benim öyle çocukluk travmalarım yok" diye reddettiğiniz olayların farkına varılıp üzerine gidilmesi ile bu travmaların etkisinden kurtulabileceğinizi iddia ediyor. Benzer kuramlarla yazılan kitaplar epey var. Aile Dizimi dediğimiz şeyle pek ilgili değil, belki birkaç noktada ona yaklaşıyor. Kişisel gelişim kitabı olarak görülmemeli. Anlatımı anlaşılır ve akıcı. Anekdot olarak anlattığı öyküler bazen uzun ve sıkıcı olabiliyor ancak öğretici. Genel anlamda bu konuya ilgi duyanların okuyup yararlanabileceği bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı değerlendirmek için uygun kelimeleri bulmakta zorlanacağım. Beğenme kelimesi yetersiz kalacak çünkü. Kısa "roman" tarzında bir eser olmuş. İçinde birbirine bağlı hikayeler de var, diğerleri ile bağlantısı olmayan hikayeler de. Ancak günümüz insanının ki özellikle başıboş kalmış insanımızın dramı güzel betimlenmiş. Hikayelerde birbirine bağlı parçalarda Ömer hayatının farklı evrelerini anlatıyor ve bizleri tanıdığı kişilerle iç dünyasında neler yaşadığını resmediyor. O kısımda rus edebiyatının da modern edebiyatın da anlatım tarzının harmanlandığını görebilirsiniz. iki tane soyut öykü var. diğerlerinden bağımsız. birisindeki gemi ve kaptan metaforunu çok güçlü buldum. bende Kafka'nın Dönüşüm ve Ferid Edgü'nün Leş etkisine benzer etki bıraktı. Hatta dahasında aynı öyküyü hem olumlu hem de olumsuz açıdan sonlandırabilecek bir noktaya geldim. gemiye umutları koydum öykü umutsuzlukta son buldu gemiye hüznü koydum mutluluğa eriştim. Öykü kitaba olan beğenimi çok üst noktalara taşıdı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Maurice Leblanc'ın okuduğum en güzel kitapları net Arsen Lüpen serisidir. Diğer iki kitabı okudum ve bu kitap da muhteşemdi. Eserde, oyuk iğne hem bir sembol hem de bir olay örgüsünün merkezi olarak kullanılmış. Lüpen'in zekası, eserin hemen her satırında adeta bir satranç oyuncusunun hamlelerini planlaması gibi çok ince düşünülmüş ve işlenmiş.Kitabı okurken Lüpen'in dedektif Ganimard ile giriştiği zihin oyunlarına hayran kalmadan kendimi alıkoyamadım. kitap zeka, tarih ve sanatın birleştiği noktada konumlanır ve okuyucusunu bu keşif yolculuğuna davet eder. Lüpen'in adalet algısına yaptığı meydan okumalar onu sıradan bir suçludan daha fazlası haline getirmektedir. Bu hikaye sadece bir polisiye macerası değil aynı zamanda bir karakterin çok yönlü dehasını, adalet anlayışını ve estetik bakış açısını gözler önüne serer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhtimaller üzere yaşadığımız bu dünyada,belki bir gün biz de Hüseyin Kılıç’ın herhangi bir hikayesinde baş kahraman oluruz.:)Neden olmasın ki,küçük ihtimaller bazen büyük sonuçlarla çıkmaz mı karşımıza?Zaten Hüseyin Hoca’nın bakışları hep bir hikaye kahramanı arıyor gibi:)..Tevafuken fuarda tanıştığımız,yeni kitapları okuma merakımdan yolumuzun kesiştiği,arka kapak yazısını okuyup birkaç sayfasını da inceleyince doğru stantta,doğru kişiyle muhatap olduğumu anladığım ve kitabı bitirince “şaka gibi” dedirten harika bir öykü kitabı..bağımsız hikayelerden oluşan,her hikayede “acaba sonu nereye varacak?” diye düşüneceğiniz,özgün bir üslupla yazılmış;güldüren,şaşırtan öyküleri çok sevdim..sıradanmış gibi gözüken ama sıradanlığı sıra dışı bir kitap..okunmalı,damakta bırakacağı egzotik meyve tadına mutlaka varılmalı:)..iyi ki yazmış hocamız,tebrikler ve teşekkürler..:)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap başlangıçta yavan ve basit bir aşk hikayesi gibi başlıyor ama ilerledikçe gerçeklerin acı tokadı suratınıza çarpınca kalbiniz sıkışıyor, içiniz acıyor. Suada'nın çaresizliğini acılarını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Sizin okurken dayanamadığınız şeyleri bu insanlar yıllarca yaşadı. 20. yüzyılın sonlarında Avrupa'nın ortasında milyonlarca insanın gözü önünde hiçbir neden yokken yüz binlerce insan öldürüldü, binlerce kadın yıllarca tecavüze uğradı, binlerce babası belli olmayan çocuk doğdu. Ama kitabı okuyunca ne olursa olsun umudun hep var olduğunu ve asla pes etmemek gerektiğini acı bir mutlu sonla öğreniyorsunuz. Birileri yaşar birileri yazar birileri de okur ki gerçekler bilinsin...
Yanıtla
15
1
Destekliyorum  22
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta biri hariç 17 hikaye, 1908 ile 1919 yılları arasında kaleme alınmış olup yazar fikirleri nedeniyle cumhuriyet döneminde yurtdışına sürgüne gönderildiği gibi (gurbet hikayeleri) birinci emperyalistlerarası paylaşım kavgasında da ittihat ve terakki tarafından Anadolu’ya sürgüne gönderilmiş ve beş yıl farklı illerde görev yapmıştır. Her bir hikayesi biribirinden ayrı güzel hikayelerini topladığı bu kitapta en beğendiğim” yatık emine, cer hocası ve bir saldırı”yı zikretmiş olayım. Dili, anlatımı, hikaye kurgusu çok sağlam olan yazarın hikayeleri o dönem Anadolu’yu ve insanını psikolojik ve sosyolıjik açılardan çok iyi ve derinden tahlil etmiştir. Çoğu hüzünlü ve yürek yakıcı olan bu enfes hikayeleri mutlaka okumanızı öneririm. Türk hikayeciliğinin ustalarının en önde gelenlerinden biri olan yazarın cumhuriyet öncesi ve sonrası müesses nizama eyvallah etmeyen ve insanımızı eğrisi doğrusu, varlığı yokluğu, günahı sevabı ile çözümleyişi bu gün bile geçerliliğini korumaktadır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir