Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarih severlere özellikle öneriyorum. Mutlaka okunmalı. Okudukça, Orta Çağın isimlendirme kadar basite indirgenemeyeceğini ve Orta Çağın, Orta çağdan ibaret olmadığını, matbaa ve yazılı basın ilerleyişi ile kiliselerin parçalanması veba salgınları ve tabi ki rönesans ile devam eden süreçlerin çarpıcı ve akıcı bir anlatımını görecekseniz. Ve tabi daha birçok olay keşifler savaşlar vs.. Özellikle bugünü anlamak ve batının nasıl şekillendiğinin kodlarını çözebilmek adına okunmasını tavsiye ediyorum. Üstelik son derece akıcı yazılmış.. Yazar ve emeği geçenlere teşekkürler...
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
François Georgeon, Osmanlı Sosyal Tarihi ile ilgili eserler veren üretken bir tarihçidir. Bu eserinde Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti Tarihini içine alan uzun bir dönemi konu almaktadır. Konu spesifik bir olan içki meselesidir. 14. Yüzyılı konu alırken genellikle yabancı seyyahların eserlerinden yararlanmıştır. Eserin ilk bölümünde İslam Hukukunun içkiye bakış açısı konu edinmiştir. Osmanlı Devleti'nde içki içilen mekanlar anlatılmıştır. 17 Yüzyılda yabancı elçilerin Osmanlı ricalini ağırlarken içkiyi eksik etmedikleri belirtilmiştir. 2. Osman ve 4. Murat'ın içli yasakları ve bu kapsamda geceleri meyhane ve bozahanelere yaptıkları baskınlar anlatılmıştır. 19. Yüzyıl içki hakkında düzenlemeler ve sarhoşluk anıları eserin ilginç yönlerindendir. Cumhuriyet Dönemi sekülerleşme ile birlikte içki tüketiminin artması ve Türk Ocaklarında içki içilmesine yönelik tepkiler anlatılmıştır. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serap Tiryaki’nin Camlı Teras adlı romanı, akıcı bir üslupla kaleme alınmış ve merak unsuru her bölümde ustalıkla korunmuş. Hikâye, cinayetlerin gizemiyle aşkın sıcaklığını bir araya getirerek okuyucuyu sürükleyici bir maceraya davet ediyor. Bölümlere ayrılmış yapısı sayesinde hem kolay takip ediliyor hem de okuyucunun ilgisini canlı tutuyor.

Romanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Doğa Bilimci bölümüydü. Cinayetlerin ve aşk hikâyelerinin arasında, adeta bir soluklanma noktası gibi hissettirdi. Serap Tiryaki’nin emeği ve özeni her sayfada hissediliyor. Polisiye ve romantizmi ustalıkla harmanlayan bu roman, okuyanları sıkmadan keyifli bir deneyim sunuyor.

Yazarın ellerine sağlık, gerçekten etkileyici bir eser!
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  9
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ağva'da bir heyelan sonucu ortaya çıkan ve kafatasında mermi bulunan iskeleti araştırma görevi yine Başkomser Nevzat'a düşüyor romanda.

Araştırmalar ilerledikçe soruşturma Nevzat'ın ailesinin öldürüldüğü zamanla ve o dönem yaptığı soruşturmalarla kesişiyor.

Başkomser soruşturmaya devam ettikçe geçmişiyle yüzleşiyor ve olaylar bu yönde ilerliyor.

Romanda Başkomserin hem geçmişte hem de günümüzde içine düştüğü psikolojik ve travmatik durumlar hep ön planda tutulmuş.

Romanın polisiye kurgusu serinin önceki kitaplarına göre çok derin olmasa da son bölümlere kadar okuyucunun merakını canlı tutmayı başarıyor.
Yanıtla
15
8
Destekliyorum  16
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1937-38 Dersim katliamını yaşamış on kişinin ve harekata katılmış dört kişinin tanıklıklarının hiç bir yorum yapılmadan olduğu gibi aktarıldığı 300 sayfalık, az da olsa resimler içeren bir kitap. Araştırmacı Cemal Taş Dersim’li ve memleketinin yerel tarihi ile ilgili geniş çalışmaları var. Bu çalışmaların özelliği olayların araştırılıp hiç yorumlanmadan aktarılması.

Bu kitaptaki anlatılar sözlü tarih belgeleri niteliğinde. Birkaç anlatıda çelişki veya gerçekliği tartışılır ifadeler varsa da anlatıcıların ileri yaşlarına bağlanabilir bunlar. Sonuçta Dersim “tertelesi”nde yaşananlar insanın içini yaralıyor, tam da kitabın adı gibi “Hay Allahın Zalımları” dedirttiyor insana.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mutlaka okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Eserde Eliezer Ben-Yehuda isminde bir siyonist yahudiden bahsediyor. Kendisi Yahudilik'te Kutsal kitapların temelini oluşturan, hiçbir şekilde günlük hayatta kullanılmayan ve kullanılması saygısızlık görülen İbranice Dilinin tüm Yahudiler arasında iletişim dili olarak kullanılması için hem kendi hayatını hem de ailesinin hayatını ortaya koyuyor. Bu büyük fedakarlık ve azim beni çok etkiledi. Kitabı okurken birkaç duyguyu aynı anda yaşadım. Ben-Yehuda nın azmine karşı saygı, o zaman temeli atılıp günümüzde ortaya çıkan İsraile ve sömürge devletlerine karşı öfke, 4 asır boyunca yönetimde bulunan ecdadıma karşı gurur, günümüz müslüman kardeşlerimle Rabbime karşı mahcubiyetim. Sonsöz de bulunan alimlere yapılan atıf, çok güzel bir değerlendirme olmuş. Etkileyiciydi. Eseri okumaktan memnun kaldım. Siz de memnun olacaksınız biliyorum. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çocukluğundan beri yemek yapmaya ilgi duyan bir edebiyatçının dünyanın en ünlü restoranlarına, mutfak akımlarına ve ünlü şeflere göndermelerde bulunduğu grafik romandan o kadar çok tutku taşıyor ki damağınız kamaşıyor adeta. bir acıkma hissi veriyor. bir sofraya oturma hissi ve gözlerinizin de doyacağı bir tabağın önünüze konma ritüelinin keyifini sürme isteği... peeters'in tutkusuna ortak arayan anlatımının aurita'nın gösterişsiz karakalem çizgileriyle buluşması çok etkileyici. muftaktan taşan kokuları edebiyat ve felsefe ile harmanlayan nefis bir çizgi roman bu. unutulmayan mükellef sofralar gibi. kaşığınızı, çatalınızı kapıp keyfini sürün derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
sevilen romantik animelerden birinin daha uyarlandığı mangasına kavuşmak ne güzel. aslında çok basit bir konusu vardır ama sihirli gibidir sanki. filmi başladığı gibi bitmiş gibi görünüyordu neredeyse sanki o sihirden. iflah olmaz romantiklerin bayılacağı mangaya bir de özel bölüm eşlik etmiş bu kez. gin'in bakış açısından sevimli bir kısa öykü. özel edisyonu tamamlayan iki öykü daha var. onlar da aynı lezzette. bir klasiği yeni eklemelerle okumak çok keyifli. iflah olmaz romantiklerin ıskalamaması gerekenlerden.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın içeriği ve fiziki görünümüyle ilgili yorum yapmak ve okuyucuları aydınlatmak istiyorum. İçerik bakımından oldukça etkili bir kitap. Son derece basit görünen her cümle, aslında derin manalar taşıyor. Elinize alıp kapağını açıp sayfalara hızlıca bir göz attığınızda hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. "Bu kadar parayı bunun için mi verdim?" diyebilirsiniz. Ben dedim çünkü... Okumaya başladıktan sonra fikriniz değişecektir. Kitap, koca bir hayatı birkaç satıra sığdırmış. Koskoca bir hayatı birkaç satıra sığdırmak marifet ister. Her okur kendinden bir parça bulacaktır. Kendiyle barışık yaşamalı insan. Kendisi hakkında, başkalarının ne düşündüğü umurunda olmamalı. Toprak için "kara toprak" derler ama unutmayın ki "gül" toprakta yetişir. Toprak olun ki üzerinizde gül bitsin... Kısacası insanın kendi varlığının farkında olması, kendiyle barışık olması gerekir.

Kitaptan bir söz: "Kendine iyi davranmak, yapabileceğin en büyük iyiliklerden biridir."
Yanıtla
24
0
Destekliyorum  26
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Sahte”

“Hayal kırıklığı “

“Yapay zeka insansı nitelikleri kazanabilir mi?”

Hem bilimsel hem de felsefi açıdan “makina” “makinalaşma” “yapay zeka” ya da insan yerine konulan herhangi bir “şey “ …

Bittikten sonra karmakarışık bir hale büründüğünüz enteresan bir eser.

Derin düşüşler ve konuların bir anda kesilip başlaması gibi McEvan’a özgü durumlar söz konusu kitapta…

Adem nasıl bir karakter “vicdanı ” mı temsil ediyor, yoksa intikam mı alıyor (aşkından, eksikliğinden).

Alt metinlere uzanmak diye başlardım ama herkesin okuma şekli farklı.

Beklenmedik bir okuma oldu benim için .

Mutlu hafta sonları..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir