Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarık Tufan, Bir Adam Koşarak Girdi Şehre kitabında insanın içsel çatışmalarını ve hayatın zorlu yolculuğunu sade ama etkileyici bir dille anlatıyor. Kitap, şehirde kaybolmuş hayatları ve aidiyet arayışını işlerken, okuyucuyu derin bir sorgulamaya davet ediyor.

Her karakter, kendi hikayesiyle şehre bir parça anlam katıyor. Şehir bazen bir sığınak, bazen de insanın yalnızlığını daha da derinleştiren bir yer olarak karşımıza çıkıyor. Tufan’ın güçlü gözlemleri ve duyguları doğrudan aktaran dili, okuru hikayelere kolayca çekiyor.

Kısa ama etkileyici, düşündüren ve insanı içine çeken bir kitap. Hayatın içindeki karmaşayı anlamlandırmak isteyen herkese tavsiye edilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşamak Cesaret İster, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde farkındalık yaratmayı hedefleyen bir kitap. Özdil, geçmiş ve günümüz Türkiye’sine dair keskin gözlemler yaparak, okuyucularına cesaretle adım atma ve kendi hayatlarının sorumluluğunu alma çağrısında bulunuyor. Toplumun çelişkilerini ve bireyin içinde bulunduğu sıkışmışlık halini ele alırken, okuyucunun kendi yaşamını sorgulamasına olanak tanıyor.

Eğer güncel meseleler ve hayatın anlamı üzerine eleştirel ve düşündürücü bir perspektif arıyorsanız, Yılmaz Özdil’in bu eseri sizi etkileyebilir. Kitap, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde cesaretin ne anlama geldiğini yeniden tanımlama fırsatı sunuyor.
Yanıtla
19
14
Destekliyorum  18
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cafer solgun, titiz bir çalışma ile hazırladığı kitabında, çok önemli bir yaraya parmak basmış.

Öncelikle diyor ki; Diyanet işleri başkanı, başbakan (şimdi cumhurbaşkanı) tarafından atanıyor, bütçesi onu atayan tarafından yapılıyor. Din, toplumları kontrol altında tutmak için önemli bir araç, bu durumda DİB; tabi ki dinin gereğini değil, kendisini oraya atayıp bütçesini belirleyenin dediğini yapacaktır. Bu önceden de böyleydi, şimdi de böyle olmaya devam ediyor, böyle giderse de aynen devam edecektir.
DİB dini değil, siyasi bir kurumdur, kurulurken de böyle kuruldu, siyaset ve ideoloji değiştikçe DİB de ona paralel olarak değişti.
Hal böyleyken, ne ilginçtir ki, diyanetin siyaset üstü bir kurum haline getirilmesi konusu, kimsenin gündeminde olmuyor.
DİB gerçeğini yakından görmek isteyenler için güzel bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap absürt polisiye-psiko-mizah denilebilecek bir türü kapsıyor. Bu tarz kitaplar genellikle sosyal eleştiriler içerir. Günlük yaşamın kurallarını yok sayar. Ciddi bir olay anlatılırken araya mizah katılarak okuru güldürmeyi başarır. Örneğin ceset parçalanırken saksağanın bir parmağı alıp kaçması gibi. Okuru günlük yaşamın monotonluğundan uzaklaştıran, güldüren, eğlendiren, mantıksız bulduğumuz tuhaf davranışlara mizah ekleyerek okura keyifli saatler geçirmesini sağlayan aykırı bir polisiyeydi. Bölüm başlarında yazılan psikolojik analizler, hayata olan bakışımızı sorgulatan cinsten. Ben çok keyif alarak okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, İslam'ın ortaya çıkışından Osmanlı'nın kuruluşuna kadar geçen süreci sosyo-ekonomik ve siyasi bağlamda analiz eden önemli bir çalışma. Yazar, sosyo-ekonomik dengeleri açıklarken sıklıkla Marksist bir yaklaşım sergilemekte. 1970 yılında yazıldığı için modern tarihçilikte güncelliğini yitirmiş bazı tezler içerse de bu durum eserin geneline hakim değil. Yazarın detaylı anlatım dili, okuma sırasında anlamayı zaman zaman zorlaştırabiliyor. Buna rağmen, eser dikkatli bir şekilde okunduğunda klasik İslam dünyasının tarihine dair önemli bir perspektif sunmakta.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kısa bir kitap ama gayet akıcı. bir yandan iletişim araçlarının yetersiz olduğu bir zamanda insanlar uzakta ne düşünür nasıl vesveseye kapılır küçük bir hikayede okuyoruz.
Hikaye Halet ile onun güzel eşi Sara arasında tutkulu başlayan, Halet'in şüpheleri ile trajik bir duruma evrilen aşk hikayesini anlatmakta. Kısa ve akıcı olması nedeniyle çok kısa sürede okunabilen kitabın Ön sözünde hem yazarı, edebiyata bakışını, eserlerini tanımak hem döneminde ve sonrasında Selahattin Enis'e ilişkin değerlendirmeleri öğrenmek hem de kitap üzerine olan değerlendirmeleri nedeniyle önemli olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba başlarken biraz hayal kırıklığına uğradığımı hissettim önce, müzik, arya, opera ile devam edeceğini düşündüm, bir müzisyen değildim çünkü ve haliyle sıkılacağımı sandım. Yine de ilerledim ön yargıyla ama önyargım bir tutkuya, kitabı elimden bırakamamaya dönüştü.. Mozart, Beethoven, orkestra müziği, siyasi ve sosyolojik bağlamda nasıl bir arada düşünülebilir? Dil, ulus, gelenek ve göreneklerle yoğrulmuş bir dünyada bir an tüm bunlardan sıyrılarak, müziğe sığınarak yepyeni bir yaşam inşa edilebilir mi? Hem de bambaşka bir ülkede, bambaşka bir dilde.. Bu yaşam masum, saf, sadakatle yoğrulmuş ve bir aşk ile de taçlanabilmişse, nerede ve nasıl yaşandığının bir önemi var mı? Kitap bitti ama kitabın içerisinde yer alan kitap, film önerileri ve aryalarla yolculuk devam ediyor, Duygusu ise hala yoğunluğunu koruyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısaca, "Bir evliyanın yaşantısı nasıl olur?" ve "Kendi yaşantıma ne katarak kendimi Rabb'ime daha çok sevdirebilirim?" gibi sorulara yanıt arıyorsanız, birçok Allah dostu ile kafanızda bir şema çizilmesini sağlayan bir eser olarak nitelendirebilirim Tezkiretü'l-Evliyâ'yı.

Aslen Feridüddin Attar tarafından yazılmış bu eser, Mehmed Zahid Kotku tarafından çevrilmiştir. Kitap dilinin biraz ağır bir dili olduğunu söyleyebilirim ama bu ağırlık, kitabın derinliğinin kaybedilmesinin önüne geçmiş. Önünüzde bir lügatin açık olması veya internetten bir lügatı kullanmanız birçok anlamanızı kolaylaştıracaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadının göğsüne iliştirilen bir A harfi ile alenen tahkir edilerek suçu ile orantısız şekilde insanlık onurunun günbegün çiğnenmesi, erkeğin ise aynı süreçte gizli kalarak vicdanî yükü altında ruhunun peyderpey ezilmesi isyan ettirirken bunun yedi yıl sürmesi yedi ölümcül günahı akla getirmektedir. Her ne kadar zina olayı tek kişilik bir günah olmasa da ne hikmetse taraflardan kadın olana yüklenilmekte, günah keçisi bellenmekte, kadın cinsiyetinin şeytanın uzantısı sayılması hastalığından onulamamaktadır. Roman, kadına salt kadın olmasından kaynaklı ezeli bir hınç, damgalama ve toplumdan aforoz etmenin nasıl tüm aklî unsurları saf dışı edip ona her türlü muamelenin merhamet ve hakkaniyet sınırları dışında bırakılabileceğinin, bundan âdeta barbarca bir haz duyulabileceğinin zavallılığını ürpertici şekilde hissettirmektedir.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
•Yıllaaar yıllar öncesinden gelen bir ağıtın, bir mektubun, bir bekleyişin çağrısı! Hatti İmparatorluğu'ndaki soylu ailelerden birinin kızı olan Ninatta'nın, Nuvanza'ya olan karşılıksız aşkıyla başlayan mektubumuz ilerleyen zamanlarda yasak aşka dönüşür. Sonucunda bazı canlar verilir, bazı bedeller ödenir. Uzun sürgün yıllarının ve uzun bekleyişlerin ardından tanrılar tarafından lânetlerinin kaldırılması için işaretler beklenir. Kentin şehirlerine on iki bilezik saklanır Nuvanza tarafından, ilk bileziği Ninatta'ya verir. Çünkü tanrılar sonlarını müjdelemiştir ikisine de ve bilezikleri bulup takan kişiyle mutluluğa kavuşacaklardır.
• Aşırı akıcı, gerçekçi ve masalsı bir dille yazılmış olan bu kitabı okumak çok güzeldi. Şiirsel bir anlatımı da olduğu için nasıl bittiğini anlayamadım. Herkese tavsiye ederim, iyi okumalar!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir