Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Filistin'in yaşadıklarının sadece günümüzle sınırlı olmadığını 1948 yılında başlayan zulmü, soykırımı kitapta görüyoruz. Kitap Tanturalı (Hayfa'nın köyü) bir kadının gözünden, yaşadıkları olaylardan yola çıkarak zulmü gözler önüne seriyor. Kitabı okurken yıllar geçse de bitmeyen zulme insan üzülüyor. Filistin'in işgali, insanların evlerinden, köylerinden sürülmesi, sevdiklerinin katledilmesi, mülteci kampları, mültecilerin dışlanması, zulmedilmesi, kamplardaki soykırım... Bu kadar acı olay yaşanması ve hala bu yüzyılda yaşanmaya devam etmesi...Vicdanı olan herkesi derinden etkiler. Dünyanın sadece izlediği zulüm hala devam ediyor!!!
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın büyük uğraşlar sonucu kaleme aldığı bu eserde, başta Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, cezaevleri psikologları, çocuk psikiyatristleri, sosyal hizmet uzmanı ve daha bir çok öğretmen, avukatla yapılan röportajlar yer alıyordu. Onlardan bu acı gerçeklerin varlığını, yaşayanlardan ise bu acıların içeriğini okudum. Okudum ama “bu kadarı da olmamıştır” dediğim o kadar çok yaşanmış olay vardı ki.
Eser için ne söylesem az kalacak biliyorum. Gerçekten büyük uğraşlarla yazılmış. Bu gerçeğin kaleme alınması bana göre çok büyük bir başarıdır.
Hem herkes okuyup bilgi sahibi olmalı diyorum hem de herkese tavsiye edebileceğim bir kitap değil diyorum. Çünkü o yaşananları okumak çok zordu benim için. Nasıl bir ben oldum peki şu an? Etrafını sorgulayan, herkesin hareketine şüpheyle yaklaşan ve bu tarz olaylarda bildirimini yapmak bilincinde biri oldum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osamu Dazai, daha çok sıradışı yaşamı ile tanınan bir yazar. Hayatını madde bağımlısı, asabi, kavgacı, alkol ve veremle savaşarak geçirmiştir. Yaşamının belli dönemlerinde çıkmaza girip hayatına son vermek istemiştir. Bu ruh hali kitaplarına da yansımış, hayatın anlamını arayışı devam etmiştir.

Bu kitabını ölümünden üç yıl önce kaleme alan yazar, diğer kitaplarından farklı olarak ölümü arzulayan tüberküloz hastası bir gencin hayata umutla tutunmasını anlatmıştır. Onun kaldığı tedavi merkezindekilere taktığı lakaplar ile yaşananları arkadaşına yazdığı mektuplardan oluşan bu eser yazar ile tanışma kitabınız olabilir
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  18
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ortadoğu’ya Dair Yirmi Tez, bölgeye ilgi duyanlar için hem giriş niteliğinde hem de derinlemesine düşünmeye sevk eden bir eser. Kitap, Ortadoğu’nun karmaşıklığını anlamak için basit ve etkili bir çerçeve sunuyor. Taha Kılınç’ın hem tarih bilgisi hem de güncel olaylara dair gözlemleri, okuyucuya kapsamlı ve dengeli bir bakış açısı kazandırıyor.

Özellikle, Ortadoğu’yu medyada yansıtıldığı şekliyle değil, kendi dinamikleriyle anlamak isteyen okuyucular için kitap, ufuk açıcı bir kaynak. Aynı zamanda, tezler arasındaki bağlantılar ve sade anlatım, kitabı hem akademik düzeyde hem de genel okuyucu için okunabilir kılıyor. Eğer Ortadoğu üzerine düşünmeye başlamak için bir kapı arıyorsanız, bu kitap doğru bir seçim olacaktır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
45’ten Sonra, yaşlanma sürecine karşı bir rehber kitap olarak hem bilimsel hem de anlaşılır bir dil kullanıyor. Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun tıp alanındaki uzmanlığı ve kişisel tecrübeleri, okuyuculara güvenilir bir kaynak sunuyor. Kitap, sadece sağlık sorunları ortaya çıktıktan sonra değil, proaktif bir yaklaşım benimseyerek önleyici sağlık yöntemlerine odaklanıyor.
Orta yaş sonrası sağlıklı bir yaşam hedefleyen kişiler için motive edici, uygulaması kolay öneriler sunan bu kitap, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık açısından ilham verici bir kaynak. Özellikle bu yaş grubuna hitap eden yaşam tarzı değişikliklerini bilimsel bir temele oturtması, kitabı değerli kılıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Artık kimseden bir beklentim yoktu, kendimden beklentim ise çoktu.” Birbirini çok seven iki arkadaş; varlıklı bir ailenin çocuğu olan Taiyang ile atık fabrikasında çalışan fakir Yue’ nin hayat hikâyesine ortak oluyoruz bu kitapta. O kadar gerçekçi, hayatın içinden ki… çocukların o tertemiz dünyasıyla yetişkinlerin kirli dünyası arasında ezilip kalıyoruz. Kelimeler boğazımızda düğümleniyor. Kitap boyunca hayat bu kadar zor olmamalı, diye sorguluyorsunuz. Oradan gerçekler size cevap veriyor: Ama hayat bu kadar zor! Acımasız bir de… Sevgi hakikaten kurtaracak mı bizi? Ya da biz gerçekten kurtarmasına yetebilecek kadar çok sevmeyi başarabilecek miyiz? Okuyalım, okutalım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  11
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserlerinde genellikle yoksulluk sebebiyle köyden kente göçe, sosyal ve toplumsal çöküntüye yer veren Orhan Kemal; “Baba Evi – Avare Yıllar” kitabında da, yaşadığı ve tanık olduğu olayları ustalıkla aktarmaktadır.
Güçlü ve güzel günlerin ardından, babasının siyasi sorunları sebebiyle yaşadıkları sürgünün getirdiği açlık ve yokluk sınavında, kahramanın sırtına vurulan acımasız yüklerin, işsizliğin pençesinde merak edilen dış dünyanın, kendisini çevreleyen arkadaşlıkların ve aşkın anlatıldığı okunması gereken bir eser.
Adana’da başlayan ve Beyrut-İstanbul sokakları sonrasında Adana’da sonlanan eserde kendisine biçilmek istenen geleceği reddedip sokaklarda yaşayan, para kazanmak için girdiği her işte çıkmazlarla karşılaşarak paydos eden kahramanımız bulduğu aşkı elde etmek için çabalayacak mı?
Toplumsal gerçekçi anlatımıyla, yaşadıkları hayatın altında ezilen insanların geleceğe dair umut dolu beklentilerini göz önüne seren eser, insan-toplum ilişkilerini halk diliyle aktarmıştır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Diana ilkokula giden, gelişimi yaşıtlarına göre biraz geç ilerleyen bir kız çocuğu. Anne ve babasının şiddetini kimse ispat edemiyor. Ona hiç kimse ulaşamıyor, onu düştüğü bu durumdan kimse kurtaramıyor. Diana’nın anneannesi, küçük teyze, öğretmen hanım, sosyal hizmet görevlileri, müdür, abi Arthur, zaman zaman anne ve baba. Bu karakterlerin konuşmalarından öğreniyoruz olayları. “Ben çok sakarım.” Bu cümle aslında Diana'nın kendisine yapılan şiddeti saklamak için anne ve babasıyla yaptığı ağız birliğinin açıklaması. Kitap boyunca bir gölge gibi gezinen Arthur romanın sonunda “Aynı çocukluğu yaşamadık.” dediğinde aslında açıkça ifade edilmeyen şiddetin boyutunu maalesef tokat gibi çarpıyor yüzümüze. “Beni ağlama hakkından yoksun bıraktılar!” cümlesini okuduktan sonra kaç çocuğun bu durumda olduğunu düşündüm, acaba aynı acı ile şu an yaşamına devam eden kaç çocuk var ya da vardı?... Maalesef ki her aile mükemmel değil, her çocuk da mutlu değil!
Okuduktan sonra etkisi uzun sürecek...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeryüzü denilen bir gezegenin en büyük kara parçası olan Anakara'da geçiyor roman. Anakara'nın bilge şairi Bendag, en büyük şairlerinden Moottah ve en iyi polisi Gamenn arasında üç hikaye etrafında birleşiyor.

Kitap içinde şiir olmayan bir şiir kitabı gibi adeta! Her satırda, paragrafta, karakterlerin konuşmalarında bir şiir okumuş gibi oluyorsunuz.15 yılda yazılmış olduğunu öğrendiğimde daha da etkilendim. O kadar büyük bir sabır ve emekle yazıldığı belli ki bu yüzden insanda okuduktan sonra muhteşem bir etki bırakıyor. Kitabın ilk bölümlerinde biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim ancak hikayeyi, karakterleri çözümlemeye başladıktan sonra bu yolculuk o kadar keyifle geçti ki… Hüzünlendim, sevindim, hayal kırıklığına uğradım zaman zaman…

Okuyacak olanlara ütopik romanlar arasında benim için zirvede olan bu romanı tavsiye ediyorum. Hayatımızdan şiir eksik olmasın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Youngju isimli baş karakterimiz, hayatının sıkıntılı bir dönemindeyken en sevdiği şey olan kitaplara sığınır ve hayalini gerçekleştirerek kitabevi açar. Başlarda kendi ruh halinden dolayı müşteri çekemese de, günden güne yaralarını sardıkça kitabevinin de yükselişini okuruz. Youngju'nun kendini ve kitabevini geliştirmek için bulduğu fikirleri, etrafındaki insanlarla birbirlerine olan katkılarını keyifle okudum. Kahvenin tarihçesi, çekirdeklerin özellikleri, işleniş süreci gibi faydalı bilgiler de öğreniyorsunuz. Günümüzün o "hırslı" ve "başarı odaklı" dünyasına karşın, "kendi huzurlarını tercih etme cesaretini gösteren" insanları okumak bana çok iyi geldi. Roman 10-20 sayfalık bölümler halinde. Her bölümde başka bir faydalı diyalog bulunuyor. Beklentiyi çok yüksek tutmamak lazım ama göründüğünden daha derin bir kitap olduğunu da kesinlikle söylemeliyim. Bence ağır okumalardan yorulduğunuz zaman mutlaka bir şans verin, illa kendinizden bir şey bulursunuz.
Yanıtla
29
2
Destekliyorum  18
Bildir