Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1960-80 arası siyasi olaylar karakterlerin hikayelerine profesyonelce yedirilmiş, genelde bu dönemleri konu alan kitaplarda dramatik aşk öykülerinin ötesine geçilmezken Körburun'da 60 darbesini, 6-7 Eylül olaylarını, 80 darbesini, Kıbrıs meselesini, benim gibi 90'lar çocuğuysanız bizzat yaşamış görmüş gibi hissediyorsunuz. 588 sayfa su gibi aktı, dört günde bitti kitap. Beni yoran tek şey karakter fazlalığı oldu, her karakterin çok kısa da olsa hayat hikayesine değinilmesi insanın aklında soru işareti kalmaması açısından iyi olmuş tabi ama kitabın ortalarına gelene dek kim kimdi biraz karıştırdım. Onun dışında mükemmel bir kitap...
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir 'Kırmızı ruj' dahi kadın kimliğinin mücadele vermesi gereken en basit objelerden olması sebebi ile kitap ilgimi çekti. Aldım, bir solukta okudum. Yazar kadına yüklenen rollerin ağırlığını, kendi olma fırsatı verilmemiş kadınları, erkeklerin dünyasında 'susarak' var olma çabasını ve her şeye rağmen sevgiden şaşmayan kalplerini ve mücadelelerini çok güzel işlemiş. Aynı zamanda yakın dönem olaylarına da yer verilen eser yazarın ilk kitabıymış. Yeni eserlerini sabırsızlıkla bekliyorum. Okuru Bol Olsun...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nefis bir kitap. Çevirisi de gerçekten çok başarılı. Bu ikisinin bir araya gelmesi önemli çünkü genelde bunlardan biri zayıf olduğunda ilgili kitaptan alınacak verimlilik de o nispette azalıyor. Yazar Arendt'i; onun düşüncelerini, hayatının yapı taşlarını, yaşadıklarını gayet öz bir şekilde ve okuyanı sıkmayacak biçimde anlatmış. Seçtiği konular güzel, ne fazlasıyla ayrıntılı ne fazlasıyla yüzeysel. Tam kıvamında. Bu seçim, Arendt'i daha önceden okumuş olanlar için bilgi tazelemeye yardımcı olurken, Arendt'i hiç okumamış olanlara yerinde bir giriş niteliği sunuyor. Başta da söylediğim gibi, çeviri de harika olunca kitap deyim yerindeyse su gibi akıp gidiyor. Kesinlikle öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapılarını hayata açarsan hayat da içeriye girer.
Yeşilin Kızı Anne serisinin dördüncü kitabı olan Rüzgarlı Kavaklar'da üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi'nde müdürlük yapmaya başlıyor. Ve Rüzgarlı Kavaklar pansiyonunda Kate ve Chatty teyze, yardımcıları Rebecca Dew ile beraber yepyeni bir üç yıla adım atıyor. Hala tanıdığımız ve sevdiğimiz genç, hayalperest, enerjik, sevgi dolu, coşkulu Anne. Önceki serilerde öğrendiği hayat dersleri ile olgun ve ne kadar sağlam tecrübelere sahip olduğunu ve Gilbert'a olan bağlılığında ne kadar kararlı olduğunu gösteren genç bir kız oluyor. Diğer serilerden farklı olarak, onu omuzlarından tutup biraz akıl vermek istediğim bir an olmadı, bu açıdan okumak gerçekten çok hoştu.

Aynı zamanda bu serideki hikayede, Redmond College'da tıp öğrencisi olan Gilbert Blythe'dan uzakta geçirdiği üç yıllık Summerside'ı da konu alıyor. Üç yılını geçireceği Summerside, onu yeni arkadaşlıklar, yeni maceralara sürüklüyor ve gittiği her yerde kendinden bahsettiren Anne, zamanla kasabanın en tuhaf sırlarına da hakim oluyor.

Anne diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da iyiliksever, neşe dolu ve pozitif biri. Kitap genellikle Anne'in ağzından Gilbert'a yazılmış mektuplar halinde ya da etrafındaki insanlarla olan diyalogları şeklinde ilerliyor. Bu, ilk üç kitaptaki hikaye anlatım tarzından farklı bir kitaptı. Duygusal anlamda sevgili nişanlısı Gilbert'a yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap. Keşke Gilbert'tan Anne'a yazılmış en azından bir veya iki mektup kitaba dahil edilseydi. Önceki kitaplarda gördüğümüz romantizmi bu kitapta da hissetmek istedik. Onun dışında yeni hayatından yaşadığı maceraları, hayatına yeni giren insanları ve olayları anlatıyor. Bu açıdan anlatımda diğer kitaplardan farklı ya da yadırgayacağım bir durum olmadı.

Anne Summerside'a tek başına taşındığı için önceki kitaplardaki ana karakterlerden hiçbirinin (Marilla, Rachel Lynde, Diana) bu hikayede fazla rolleri yoktu. Açıkçası önceki serilerdeki kalabalığı ve yoğunluğu özledim. Phil, Dora, Davy, Diana… Onları özledim ama Anne'in tanıştığı yeni karakterlerden bazılarından keyif aldım. Zekâsı ve iyimser yapısıyla Anne, Summerside'da karşılaştığı engelleri aşıp, oradaki birçok kişinin hayatına önceki serilerde olduğu gibi tatlılığı ve naifliğiyle renk kattı. Yeni karakterler de hemen hemen aynı sıcaklığı verdiler. En nihayetinde olgun çağına kadar takip ettiğimiz birinin hayatının dinamiklerinin değişmesi de çok doğal. Sıcak, sevimli, hayata dair, okunması temiz ve yormayan bir seridir, Anne. Bu serinin tamamını okumanızı isterim. Herkese keyifli okumalar.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saniye Bencik Kangal farkı ve kalemi diyorum. Bu kadar alan araştırmasını, bu kadar bilimsel bilgiyi böyle güzel, açık, anlaşılır ve sıkmadan anlatabilmek çok önemli. Ve yazar bunu çok güzel şekilde yapmış. Alanda çok geniş bir araştırma ve okuma yapıp öyle akıcı ve yalın bir şekilde bunu kitaba işlemiş ki, örneklerle de süsleyip oldukça anlaşılır bir hâle getirmiş. Ebeveyn olacak olan ya da olmuş herkesin okuması gereken ve fayda sağlayacağı bir kitap. Aslında hep bildiğimiz şeyler gibi gözükse de birçok bilgiyi ustalıkla bizlere yeniden aktarıyor. Çok beğenerek okudum ve iyi ki okumuşum diyorum. Kolay okunduğu için herkesin sıkılmadan okuyabileceğini düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alper hocayı çok seviyorum. Sosyal medyadaki videoları da çok bilgilendirici. Bu kitap da kısa kısa denemelerden oluşuyor. İnsan olma halleri, olayları ve durumları yorumlama şeklimiz üzerine akıcı ve ilgi çekici, hiç sıkmayan yazılar. Pek çoğumuz duygularımızı yönetmekte ve anlamlandırmakta güçlük çekiyoruz. Yazar bu kitapta yargısızca bize hayatın çok da ciddiye alınmaması gerektiğini, mutlak mutluluk arayışının insanı daha da mutsuz ettiğini samimiyetle anlatıyor. Kesinlikle herkesin okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ezilenlerin antropolojisi denilince ilk akla gelen isim James Scott. "Anarşist antropolog" da denebilir pekâlâ. Eser, Scott'ın meşhur "Yönetilmeme Sanatı, Güneydoğu Asya'nın Anarşist Tarihi" adlı kitabındaki tezlerinin geniş bir perspektif ve oldukça zengin bir kaynakça ile sunumundan oluşuyor. Koç Üniversitesi Yayınları'nın "Devlet Gibi Görmek" ile birlikte Türkçe'ye kazandırdığı ikinci J. C. Scott kitabı. Anaakım tarih tezlerinin altüst edildiği, sarsıcı bir eser. Tarihin akışını daha gerçekçi bir perspektife oturtmak isteyen, sadece tarihi yazan Merkez'in değil, tarih yazamadığı için genellikle karanlıkta kalmış, hor görülmüş Çevre'nin gözüyle de bakmak isteyen okuyucu için hazine değerinde. Eserin kaynakçasındaki 300'e yakın kitap ve makalenin çok azının Türkçe'ye çevrilmiş olması bu alanın Türkçe tarih literatüründe ihmal edildiğini, akademisyenlerin ve yayınevlerinin bu konuda daha fazla çaba harcaması gerektiğini gösteriyor.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İkinci dünya savaşı öncesinde İngiltere siyasetinde önemli bir yere sahip olan Lord Darlington’a gereği gibi hizmet etmeye hayatını adamış bir başuşak olan romanın kahramanı, savaş sonrası malikanenin yeni sahibi olan Amerikalı bir beyefendinin tavsiyesi üzerine çıktığı yolculukta, hayatını vakfettiği “konumunun gerektirdiği vakarı korumak” misyonu uğruna neler kaybettiğini anlayacaktır.

Yer yer temel tartışma konuları hakkında verdiği fikirler (özellikle demokrasi ile ilgili) halen güncelliğini koruyan konulardır.

Kitabın özellikle son kısmı Issız Adam filminin final sahnesini çok anımsattı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap felsefe, siyaset, tarih, hukuk, psikoloji gibi alanların hepsine konabilecek türden bir kitap.

Hannah Arendt, yahudilerin toplama kamplarına naklinden ve dolayısıyla belki milyonlarcasının ölümünden sorumlu Adolf Eichmann'ın Kudüs'teki aylar süren yargılanma sürecini uzun uzun ve çok detaylı anlatıyor. Nazi iktidarını ve o dönemi anlamak için de okunabilir.

Ancak Arendt'ın en can alıcı vurgusu Eichmann'ın düşünülenin aksine sadist bir cani değil, tam tersine aşırı derecede normal bir insan olduğu. Ahlakı olan normal bir insanın bir sistem içinde nasıl düşünme yetisini kaybettiğini ve bunun sonucunda kötülüğün nasıl sıradanlaştığını anlatıyor.

Okuması biraz zor gelebilse de gerçekten harika bir eser.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin ikinci kitabı. Yazarın “Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?” kitabı mükemmeldi ama bu daha da mükemmel. Mesela “Sabır”ın kısık ateşte reçel kaynatması (Kısık ateşin altını çizmek istiyorum.), “Şükran”ın elinde bir fincan sıcak çikolatayla “Hafıza”nın koridorlarında gezinmesi… “Kaygı”nın “Merak” ile arkadaş olduğunu düşünmüş müydünüz daha önce? “Değersizlik” duygusunun çöplerin etrafında dolanması da diğer duyguların karşılaşması gibi tesadüf değil. Mutlaka okuyun ve okutun. Yaşsız kitaplara bir yenisini daha ekleyelim. Kitapla kalın.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  8
Bildir