Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı değerlendirmek için uygun kelimeleri bulmakta zorlanacağım. Beğenme kelimesi yetersiz kalacak çünkü. Kısa "roman" tarzında bir eser olmuş. İçinde birbirine bağlı hikayeler de var, diğerleri ile bağlantısı olmayan hikayeler de. Ancak günümüz insanının ki özellikle başıboş kalmış insanımızın dramı güzel betimlenmiş. Hikayelerde birbirine bağlı parçalarda Ömer hayatının farklı evrelerini anlatıyor ve bizleri tanıdığı kişilerle iç dünyasında neler yaşadığını resmediyor. O kısımda rus edebiyatının da modern edebiyatın da anlatım tarzının harmanlandığını görebilirsiniz. iki tane soyut öykü var. diğerlerinden bağımsız. birisindeki gemi ve kaptan metaforunu çok güçlü buldum. bende Kafka'nın Dönüşüm ve Ferid Edgü'nün Leş etkisine benzer etki bıraktı. Hatta dahasında aynı öyküyü hem olumlu hem de olumsuz açıdan sonlandırabilecek bir noktaya geldim. gemiye umutları koydum öykü umutsuzlukta son buldu gemiye hüznü koydum mutluluğa eriştim. Öykü kitaba olan beğenimi çok üst noktalara taşıdı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Maurice Leblanc'ın okuduğum en güzel kitapları net Arsen Lüpen serisidir. Diğer iki kitabı okudum ve bu kitap da muhteşemdi. Eserde, oyuk iğne hem bir sembol hem de bir olay örgüsünün merkezi olarak kullanılmış. Lüpen'in zekası, eserin hemen her satırında adeta bir satranç oyuncusunun hamlelerini planlaması gibi çok ince düşünülmüş ve işlenmiş.Kitabı okurken Lüpen'in dedektif Ganimard ile giriştiği zihin oyunlarına hayran kalmadan kendimi alıkoyamadım. kitap zeka, tarih ve sanatın birleştiği noktada konumlanır ve okuyucusunu bu keşif yolculuğuna davet eder. Lüpen'in adalet algısına yaptığı meydan okumalar onu sıradan bir suçludan daha fazlası haline getirmektedir. Bu hikaye sadece bir polisiye macerası değil aynı zamanda bir karakterin çok yönlü dehasını, adalet anlayışını ve estetik bakış açısını gözler önüne serer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhtimaller üzere yaşadığımız bu dünyada,belki bir gün biz de Hüseyin Kılıç’ın herhangi bir hikayesinde baş kahraman oluruz.:)Neden olmasın ki,küçük ihtimaller bazen büyük sonuçlarla çıkmaz mı karşımıza?Zaten Hüseyin Hoca’nın bakışları hep bir hikaye kahramanı arıyor gibi:)..Tevafuken fuarda tanıştığımız,yeni kitapları okuma merakımdan yolumuzun kesiştiği,arka kapak yazısını okuyup birkaç sayfasını da inceleyince doğru stantta,doğru kişiyle muhatap olduğumu anladığım ve kitabı bitirince “şaka gibi” dedirten harika bir öykü kitabı..bağımsız hikayelerden oluşan,her hikayede “acaba sonu nereye varacak?” diye düşüneceğiniz,özgün bir üslupla yazılmış;güldüren,şaşırtan öyküleri çok sevdim..sıradanmış gibi gözüken ama sıradanlığı sıra dışı bir kitap..okunmalı,damakta bırakacağı egzotik meyve tadına mutlaka varılmalı:)..iyi ki yazmış hocamız,tebrikler ve teşekkürler..:)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap başlangıçta yavan ve basit bir aşk hikayesi gibi başlıyor ama ilerledikçe gerçeklerin acı tokadı suratınıza çarpınca kalbiniz sıkışıyor, içiniz acıyor. Suada'nın çaresizliğini acılarını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Sizin okurken dayanamadığınız şeyleri bu insanlar yıllarca yaşadı. 20. yüzyılın sonlarında Avrupa'nın ortasında milyonlarca insanın gözü önünde hiçbir neden yokken yüz binlerce insan öldürüldü, binlerce kadın yıllarca tecavüze uğradı, binlerce babası belli olmayan çocuk doğdu. Ama kitabı okuyunca ne olursa olsun umudun hep var olduğunu ve asla pes etmemek gerektiğini acı bir mutlu sonla öğreniyorsunuz. Birileri yaşar birileri yazar birileri de okur ki gerçekler bilinsin...
Yanıtla
15
1
Destekliyorum  22
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Masalsı bir yolculuk
"Bir Aşk Masalı”, beş farklı ülkenin beş prensinin de aşk uğruna düştüğü çileli yolu anlatan masalsı bir macera şeklinde. Kaf dağları, zümrüdü anka kuşu, çöl bedevileri gibi masal türüne ait olan enstrümanlar ana hikayeyle harmanlanmış ve ortaya bir solukta okunabilecek keyifli bir kitap çıkıvermiş.

Yazarın “aşk”ı masalsı bir edayla yazmasının sebebi, aşk denen kavramın biraz da soyut oluşu sanırım. Çünkü Ahmet Ümit’e göre aşk, hayallerin mantığımızın dışına çıktığı yer. Hayaller limitsiz olduğundan aşk da bu limitsizlikte özgürce yaşanabilmekte.

Ahmet Ümit bir söyleşisinde konu olarak aşkı seçmesinin bir nedeni olduğunu söylüyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin artması onu oldukça rahatsız etmiş ve bunu bir masalla anlatarak içinde biriken öfkeyi farklı bir yolla dışarı vurmuş. Masal boyunca seçim yapan taraf olarak “kadın”ı belirlemesi de bu söylemini doğruluyor. Hayallerinde gördüğü güzeli bulmak için çileli bir yola çıkan prenslerin masal boyunca kadını metalaştırması cezasız kalmıyor elbette.

Binbir gece masallarını andıran formuyla okurunu derin hülyalarda gezdiren bu güzel kitabın genel panoraması çok başarılı. Ahmet Ümit’in yaratıcı kimliğini “masal”da görmek de varmış. Kalemine sağlık.


Yanıtla
3
2
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta biri hariç 17 hikaye, 1908 ile 1919 yılları arasında kaleme alınmış olup yazar fikirleri nedeniyle cumhuriyet döneminde yurtdışına sürgüne gönderildiği gibi (gurbet hikayeleri) birinci emperyalistlerarası paylaşım kavgasında da ittihat ve terakki tarafından Anadolu’ya sürgüne gönderilmiş ve beş yıl farklı illerde görev yapmıştır. Her bir hikayesi biribirinden ayrı güzel hikayelerini topladığı bu kitapta en beğendiğim” yatık emine, cer hocası ve bir saldırı”yı zikretmiş olayım. Dili, anlatımı, hikaye kurgusu çok sağlam olan yazarın hikayeleri o dönem Anadolu’yu ve insanını psikolojik ve sosyolıjik açılardan çok iyi ve derinden tahlil etmiştir. Çoğu hüzünlü ve yürek yakıcı olan bu enfes hikayeleri mutlaka okumanızı öneririm. Türk hikayeciliğinin ustalarının en önde gelenlerinden biri olan yazarın cumhuriyet öncesi ve sonrası müesses nizama eyvallah etmeyen ve insanımızı eğrisi doğrusu, varlığı yokluğu, günahı sevabı ile çözümleyişi bu gün bile geçerliliğini korumaktadır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux'un okuduğum ikinci kitabı. Babasının hayatı ve onunla olan ilişkisini ele alan bu kitapta Ernaux her zamanki cesur detayları yakın ve vurucu dille anlatmayı başarmış. Ve yine bir döneme toplumsal ve sosyolojik açıdan ışık tutmayı başarmış. Yazarın tüm kitaplarını okumak hedefim. Aşağıdaki satırlarsa anne baba tutumunun çocuk gelişimi üzerindeki önemini pek çok pedagoji kitabından çok daha vurucu şekilde anlatan, beni en çok etkileyen satırlardan biriydi:

"Ebeveynlerle çocuklar arasındaki nezaket benim için çok uzun bir süre muamma olarak kaldı. İyi eğitimli insanların sıradan bir selamlaşmada bile son derece kibar davranmalarını "anlamam" da yıllar aldı. Utanıyordum bunca saygıyı hak etmiyordum, bana özel bir sempati beslediklerini sanıyordum. Sonra sonra, insanı sıkboğaz eden bir ilgiyle sorulan bu soruların, tebessümlerin ağzı kapalı yemek yemekten ya da usulca sümkürmekten farklı bir anlamı olmadığını kavradım."
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Delikanlı, Dostoyevski yazınında Karamazov Kardeşlerden önce yazılmış olmasıyla belki de onun gölgesinde kalan ve kıymeti az bilinen kitapları arasında yer alıyor kanımca. Versilov karakteri üzerinden baba sorunu ve kimlik arayışı içindeki Dolgurukiy'in maceralarını okumak keyifli ve hüzünlü aynı zamanda. Batılılaşma sürecinde Rus toplumu tasviri, psikolojik tahlil ve tespitleri, iyimser denebilecek sonu ile umut aşılayan nadir Dostoyevski kitaplarından biri olmasının yanısıra Karamazov Kardeşler'deki baba sorununun öncülü niteliğinde olduğunu da söylemek mümkün.

"O zaman bir öncekiyle taban tabana zıt bir davranışta bulunmaya her an hazırdır. Böyle karşıtlıklar içinde geçer ömrü. Zamanımızda çok insan böyle dengesizlik yüzünden batağa saplanmıştır. Oysa kendilerinin hiçbir suçu yoktur bunda. Bir suçları varsa o da zamanından önce dünyaya gelmiş olmalarıdır."
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güçlü betimlemeleri sayesinde gitmediğim topraklara gitmiş gibi oldum. Kitabı elimden
bıraktığımda hakkında daha fazla bilgi edinmek istedim ve belgeseller baktım. Kitabın dili çok ağır değildi.
Günümüzde kullanılmayan kelimeler alt bilgi olarak verilmişti. Bu da kitap okurken ilgimizi
başka bir yöne kaydırmamızı engellemekteydi.
Yayınlanmamak üzere yazıldığı için içindeki bilgilerin süslenmemesi, tarihi bir kaynak
niteliği de taşımaktadır. O dönemde yaşanan sıkıntıları, insanların neler düşündüklerini, firar
edenlerin neler yaptıklarını, Jöntürkleri, gelenekleri, eski beraberliği, dağılışı vb. anlatmıştır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meyyale'nin ardından şimdide Nevbahar... Meyyale'nin torunu Nevbahar... Hayatının hiçbir anında mutlu olmamış Nevbahar... Yazarın Meyyale kitabına göre daha romansı bir yapısı vardı. İlk sayfalar geçen kitabın özeti niteliğinde araya uzun zaman koyanlar varsa ikinci eseri okumak için çok güzel bir hatırlatma. Ama ben bu tip kitapları ardı ardına okumayı tercih edenlerdenim. Kuşaklar arası anlatıma devam edilmiş. Ancak bu kitapta Mustafa Kemal ve askerlerine çok daha fazla yer verilmiş. Geçen kitapta Osmanlı vardı burada Mustafa Kemal. Milli mücadele ruhu daha çok işlenmiş. Daha önce de dediğim ben bu tarz kitapları çok seviyorum. İlk kitapta da bu kitapta da arşiv olarak kullanılan resimleri çok beğendim. Herkesi anlatılandan ziyade resimleriyle görmek canlandırmamız açısından çok daha iyiydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir