Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, nasıl daha iyi yaşamalıyız? Temel sorusu üzerinden; okulda öğretilmeyen yaşam becerilerini, duygusal zekânın önemini, dikkat ve odaklanma becerisini, eleştirel düşünmeyi, zaman yönetimi ile bir yaşamı yeniden inşa etme konularını ele alıyor. Aynı zamanda düşünmenin ve dönüşmenin de yollarını gösteriyor. #bahareriş anlatılan konuları başarı hikâyeleriyle ve önemli araştırmalar ile destekliyor.
Sosyal medyada veya başka şekilde harcanan saatlerin/zamanın nasıl kullanılacağı ve faydalı hale getirileceği açıklanıyor.
Bence kişisel gelişim kitabı olmayıp araştırmaya dayanan bir eğitim kitabı.
Eserin üslubu sade ve anlaşılır, zaman zaman esprili geçişler de var. Özellikle de gençlere yol gösterici ve faydalı bir eser. Kitabı dikkatli okumak ve not almak lazım. Herkese önerimdir.

Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarların, Gazetecilerin yeri olan Bab-ı Ali den manzaralar. Anı tarzında diyebileceğimiz kitapta yazar Gazetecilik günlerine ve tanıdığı ünlü yazarlara değiniyor. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale Savaşı'nda görev yaptıktan sonra Güzel Sanatlar'a girerek karikatüristlik yapmış, çeşitli gazetelere fıkralar yazmış.
Can Yayınları'ndan çıkan bu eser aslında onun gazetelere yazdığı fıkraların, hatıralarının ve onunla yapılan söyleşilerin bir derlemesidir.
Özellikle Osmanlı son döneminin hatıralarını, ünlü isimlerin nüktedanlı anlarını okumak isteyenler için oldukça keyifli bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okul öncesi öğretmeninin tavsiyesiydi. Güzel ve akıcı bir dili var sıkılmadan okuyabilirsiniz. İçerik oldukça faydalı, ancak çocuk gelişimi konusunda çok fazla okumuş olmam sebebiyle ortalama seviyede bu konuda çok okuyanlar açısından ortalama seviyede diyebilirim.
Okuduklarınız hep aynı şeyler tekrar ediliyor gibi hissediyorsanız bu konuda farklı bir bakış açısı olan "Neyi Nasıl Söylemeli? Aklı Karışmış Ebeveynlere Pratik Öneriler - Betsy Brown Braun " kitabını önerebilirim. Bol kitap kokulu bir gün geçirmeniz dileğiyle :)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın dilini ve anlatım tarzını beğendim. Eser genelde diyalog halinde ilerliyor yazar çok fazla araya girip okuru rahatsız etmiyor. Bu eser diğer klasiklere oranla çok daha fazla karakter içermektedir. ben eseri okurken mahallede dedikodu yapan teyzeleri dinliyormuş gibi hissettim. Azra isimli karakterin arkadaşları tarafından Azo, Nerkis isimli karakterin arkadaşları tarafından Neri olarak anılması samimi bir üslup verdiği gibi birazda mahalle ağzını andırmadı değil. Kitaplarda çok fazla diyalog hakim olduğu için çok kolay okunuyor. Zamanın roman yazım tarzına örnek Yesari bu yüzden.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserdeki kahramanımız Çeşmemeydanlı Salim küçük yaşta kimsesiz kalmış İstanbul sokaklarında kendi başına büyümüş hayat mücadelesi veren dürüst, yürekli, katakullisi olmayan , esprili argo dili olan biraz asabi bir külhanbeyidir.Ekmek parası için gurbete çıkar, gemi yolculuğuyla başlayan hikayede karşılaştığı peşin hükümlü insanların yüzünden başı dertten kurtulmaz fakat yinede iyilik yapmaktan kendini alıkoyamaz. O kadar sade akıcı bir dille anlatılmışki sayfaların bittiğini anlamıyorsunuz.Bir çok yerinde kendi hayatınızdan kesitler buluyorsunuz. İyi niyetle kendi halinizde bir şeyler yaparken karşınızdaki insan tam tersine kötü biriyse her zaman haksızlığa uğruyorsunuz aynı Çeşmemeydanlı Salim gibi. Kalemine, yüreğine sağlık Mahmut Yesari, bütün eserlerin gibi bu da harikaydı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Naciye Sultan(!)’ın hatıralarını okurken özellikle dikkatimi çeken;
aziz milletimizin cepheden cepheye koşup nasıl debelendiği, cephe gerisindeki halkımızın ne felaketlerle karşılaştığı bu feci süreçte “ Her şeye rağmen hayatımın en mesut zamanlarını yaşıyordum.” cümlesi oldu. Bir saraylı, saray adabı ile büyümüş bir elit olarak bu kadar toplumdan uzak, bu denli bir fanusun içinde olması okuyucuyu 19.yy da saraylı ve toplum gerçeğiyle yüzleştiriyor. Vatanın içinde bulunduğu yok olma tehlikesi bir yana Naciye Sultan(!)’ın tek derdi Paşa’sını bulmak.
Bu anlamda hatıraları okurken dönemin toplumsal tabakasının tahlilini çok acı bir şekilde görebiliyorsunuz.
Tarihi, dönemleri, hadiseleri anlamak için hatıratlar çok önemli bir yer tutar. Bu eser de onlardan biri. İçerdiği bilgiler döneme yukarıda anlattığım kadın bakış açısıyla bakması açısından çok önemli.
Hatıratı okuduktan sonra “Selam olsun Kara Fatmalara, Selam olsun nice Şerife Bacılara” diyorsunuz. O kadar acı.
Yanıtla
1
3
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarık Tufan, Bir Adam Koşarak Girdi Şehre kitabında insanın içsel çatışmalarını ve hayatın zorlu yolculuğunu sade ama etkileyici bir dille anlatıyor. Kitap, şehirde kaybolmuş hayatları ve aidiyet arayışını işlerken, okuyucuyu derin bir sorgulamaya davet ediyor.

Her karakter, kendi hikayesiyle şehre bir parça anlam katıyor. Şehir bazen bir sığınak, bazen de insanın yalnızlığını daha da derinleştiren bir yer olarak karşımıza çıkıyor. Tufan’ın güçlü gözlemleri ve duyguları doğrudan aktaran dili, okuru hikayelere kolayca çekiyor.

Kısa ama etkileyici, düşündüren ve insanı içine çeken bir kitap. Hayatın içindeki karmaşayı anlamlandırmak isteyen herkese tavsiye edilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşamak Cesaret İster, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde farkındalık yaratmayı hedefleyen bir kitap. Özdil, geçmiş ve günümüz Türkiye’sine dair keskin gözlemler yaparak, okuyucularına cesaretle adım atma ve kendi hayatlarının sorumluluğunu alma çağrısında bulunuyor. Toplumun çelişkilerini ve bireyin içinde bulunduğu sıkışmışlık halini ele alırken, okuyucunun kendi yaşamını sorgulamasına olanak tanıyor.

Eğer güncel meseleler ve hayatın anlamı üzerine eleştirel ve düşündürücü bir perspektif arıyorsanız, Yılmaz Özdil’in bu eseri sizi etkileyebilir. Kitap, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde cesaretin ne anlama geldiğini yeniden tanımlama fırsatı sunuyor.
Yanıtla
19
14
Destekliyorum  18
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cafer solgun, titiz bir çalışma ile hazırladığı kitabında, çok önemli bir yaraya parmak basmış.

Öncelikle diyor ki; Diyanet işleri başkanı, başbakan (şimdi cumhurbaşkanı) tarafından atanıyor, bütçesi onu atayan tarafından yapılıyor. Din, toplumları kontrol altında tutmak için önemli bir araç, bu durumda DİB; tabi ki dinin gereğini değil, kendisini oraya atayıp bütçesini belirleyenin dediğini yapacaktır. Bu önceden de böyleydi, şimdi de böyle olmaya devam ediyor, böyle giderse de aynen devam edecektir.
DİB dini değil, siyasi bir kurumdur, kurulurken de böyle kuruldu, siyaset ve ideoloji değiştikçe DİB de ona paralel olarak değişti.
Hal böyleyken, ne ilginçtir ki, diyanetin siyaset üstü bir kurum haline getirilmesi konusu, kimsenin gündeminde olmuyor.
DİB gerçeğini yakından görmek isteyenler için güzel bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap absürt polisiye-psiko-mizah denilebilecek bir türü kapsıyor. Bu tarz kitaplar genellikle sosyal eleştiriler içerir. Günlük yaşamın kurallarını yok sayar. Ciddi bir olay anlatılırken araya mizah katılarak okuru güldürmeyi başarır. Örneğin ceset parçalanırken saksağanın bir parmağı alıp kaçması gibi. Okuru günlük yaşamın monotonluğundan uzaklaştıran, güldüren, eğlendiren, mantıksız bulduğumuz tuhaf davranışlara mizah ekleyerek okura keyifli saatler geçirmesini sağlayan aykırı bir polisiyeydi. Bölüm başlarında yazılan psikolojik analizler, hayata olan bakışımızı sorgulatan cinsten. Ben çok keyif alarak okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir