Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, İslam'ın ortaya çıkışından Osmanlı'nın kuruluşuna kadar geçen süreci sosyo-ekonomik ve siyasi bağlamda analiz eden önemli bir çalışma. Yazar, sosyo-ekonomik dengeleri açıklarken sıklıkla Marksist bir yaklaşım sergilemekte. 1970 yılında yazıldığı için modern tarihçilikte güncelliğini yitirmiş bazı tezler içerse de bu durum eserin geneline hakim değil. Yazarın detaylı anlatım dili, okuma sırasında anlamayı zaman zaman zorlaştırabiliyor. Buna rağmen, eser dikkatli bir şekilde okunduğunda klasik İslam dünyasının tarihine dair önemli bir perspektif sunmakta.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kısa bir kitap ama gayet akıcı. bir yandan iletişim araçlarının yetersiz olduğu bir zamanda insanlar uzakta ne düşünür nasıl vesveseye kapılır küçük bir hikayede okuyoruz.
Hikaye Halet ile onun güzel eşi Sara arasında tutkulu başlayan, Halet'in şüpheleri ile trajik bir duruma evrilen aşk hikayesini anlatmakta. Kısa ve akıcı olması nedeniyle çok kısa sürede okunabilen kitabın Ön sözünde hem yazarı, edebiyata bakışını, eserlerini tanımak hem döneminde ve sonrasında Selahattin Enis'e ilişkin değerlendirmeleri öğrenmek hem de kitap üzerine olan değerlendirmeleri nedeniyle önemli olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba başlarken biraz hayal kırıklığına uğradığımı hissettim önce, müzik, arya, opera ile devam edeceğini düşündüm, bir müzisyen değildim çünkü ve haliyle sıkılacağımı sandım. Yine de ilerledim ön yargıyla ama önyargım bir tutkuya, kitabı elimden bırakamamaya dönüştü.. Mozart, Beethoven, orkestra müziği, siyasi ve sosyolojik bağlamda nasıl bir arada düşünülebilir? Dil, ulus, gelenek ve göreneklerle yoğrulmuş bir dünyada bir an tüm bunlardan sıyrılarak, müziğe sığınarak yepyeni bir yaşam inşa edilebilir mi? Hem de bambaşka bir ülkede, bambaşka bir dilde.. Bu yaşam masum, saf, sadakatle yoğrulmuş ve bir aşk ile de taçlanabilmişse, nerede ve nasıl yaşandığının bir önemi var mı? Kitap bitti ama kitabın içerisinde yer alan kitap, film önerileri ve aryalarla yolculuk devam ediyor, Duygusu ise hala yoğunluğunu koruyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısaca, "Bir evliyanın yaşantısı nasıl olur?" ve "Kendi yaşantıma ne katarak kendimi Rabb'ime daha çok sevdirebilirim?" gibi sorulara yanıt arıyorsanız, birçok Allah dostu ile kafanızda bir şema çizilmesini sağlayan bir eser olarak nitelendirebilirim Tezkiretü'l-Evliyâ'yı.

Aslen Feridüddin Attar tarafından yazılmış bu eser, Mehmed Zahid Kotku tarafından çevrilmiştir. Kitap dilinin biraz ağır bir dili olduğunu söyleyebilirim ama bu ağırlık, kitabın derinliğinin kaybedilmesinin önüne geçmiş. Önünüzde bir lügatin açık olması veya internetten bir lügatı kullanmanız birçok anlamanızı kolaylaştıracaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadının göğsüne iliştirilen bir A harfi ile alenen tahkir edilerek suçu ile orantısız şekilde insanlık onurunun günbegün çiğnenmesi, erkeğin ise aynı süreçte gizli kalarak vicdanî yükü altında ruhunun peyderpey ezilmesi isyan ettirirken bunun yedi yıl sürmesi yedi ölümcül günahı akla getirmektedir. Her ne kadar zina olayı tek kişilik bir günah olmasa da ne hikmetse taraflardan kadın olana yüklenilmekte, günah keçisi bellenmekte, kadın cinsiyetinin şeytanın uzantısı sayılması hastalığından onulamamaktadır. Roman, kadına salt kadın olmasından kaynaklı ezeli bir hınç, damgalama ve toplumdan aforoz etmenin nasıl tüm aklî unsurları saf dışı edip ona her türlü muamelenin merhamet ve hakkaniyet sınırları dışında bırakılabileceğinin, bundan âdeta barbarca bir haz duyulabileceğinin zavallılığını ürpertici şekilde hissettirmektedir.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
•Yıllaaar yıllar öncesinden gelen bir ağıtın, bir mektubun, bir bekleyişin çağrısı! Hatti İmparatorluğu'ndaki soylu ailelerden birinin kızı olan Ninatta'nın, Nuvanza'ya olan karşılıksız aşkıyla başlayan mektubumuz ilerleyen zamanlarda yasak aşka dönüşür. Sonucunda bazı canlar verilir, bazı bedeller ödenir. Uzun sürgün yıllarının ve uzun bekleyişlerin ardından tanrılar tarafından lânetlerinin kaldırılması için işaretler beklenir. Kentin şehirlerine on iki bilezik saklanır Nuvanza tarafından, ilk bileziği Ninatta'ya verir. Çünkü tanrılar sonlarını müjdelemiştir ikisine de ve bilezikleri bulup takan kişiyle mutluluğa kavuşacaklardır.
• Aşırı akıcı, gerçekçi ve masalsı bir dille yazılmış olan bu kitabı okumak çok güzeldi. Şiirsel bir anlatımı da olduğu için nasıl bittiğini anlayamadım. Herkese tavsiye ederim, iyi okumalar!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Atıf Bey ve Diğer Muhteremler” romanı, @husnuarkan‘ın alışagelmiş, dokunduran düşündüren okuru eserin içine çekerken, özellikle işlemek istediği konu/yu/ları alt metin olarak okuruna sunan bir eser.

1964 , Orta Anadolu ilk defa ağır ceza davası açan bir avukat babası ve abisini öldürmekle suçlanan bir “çocuk” ve hikayenin orasından burasından anlatının içine düşen enteresan karakterler

@husnuarkan ‘ın ironik anlatımı ile zenginleşen eserin belki sıkıcı yanı () az da olsa ağır akması. Bu durumun Hüsnü Arkan’ın özellikle tasarladığı bir durum olduğuna eminim

Teşekkürler @husnuarkan ve @sia_kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İslam Dünyasının en tartıştığı konuların başında İslam terakkiye engel mi yoksa değil mi? sorusudur. Özellikle 19. yüzyılda Avrupa Medeniyetinin gelişmesiyle İslam dünyası biz neden gelişemedik sorusunu ayrıntılı olarak tartışmışlardır. Bu eser bu konu üzerinde ufuk açıcı bir eserdir. Eserin ana teması İslam bilim tarihinde Müslümanların akıl ve bilimi nasıl algıladığı ve bu husustaki Müslüman düşünürlerin fikirleri ayrıntılı bir şekilde irdelenmektedir. Örneğin İbn-i Hayy'ın kendini bilimsel alanda geliştirmesi ve örnek şahsiyet olması, İbn-i Rüşd'ün akıl ile bilim barıştırması ve İslam Biliminin durağanlaşmasının sebebini selefi anlayışa bağlamaktadır. Eserde sadece Selefilik değil, mutezilenin akıl anlayışı ve diğer İslam Düşünürlerinin aydınlanma ve bilim üzerine görüşleri mukayeseli olarak anlatılmıştır. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ABD'nin ve ABD'nin temelini oluşturan Avrupa'nın sadece Amerika kıtasında yaptığı soykırımları anlatan ve Batı'nın aslında ne tarihte ne de günümüzde medeni, insani olduğunu kanıtları ile ortaya koyan muhteşem bir eser. Günümüzde de maalesef farklı coğrafyalarda yaşanan soykırımların aslında Amerika kıtasının keşfinde de kullanılan soykırım yöntemlerine benzer şekilde yapıldığını gözler önüne seriyor bu güzel kitap. Aslında daha çok Batı medeniyetine aşık ve Avrupa'ya toz kondurmayan içimizdeki insanların öncelikle okuyup aydınlanması gereken bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
12 Eylül faşizminden beden ve özellikle ruh sağlığını koruyarak çıkan Fethiye Çetin hapishane ve yargılanma anılarını anlatıyor. Öne çıkardığı kavramlar, işkence ve direniş. Anlattıklarının büyük bir kısmı bildiğimiz olaylar buna karşın insanı yeniden o meşum günlere götürüyor. Kitapta kendi iç muhasebesini yaptığı bölümler çok samimi ve etkileyici. Mutlak kötülük olarak tanımladığı 12 Eylül’ün, anlattığı insanlık dışı uygulamalarıyla Kenan Evren cuntasının eseri olduğunu vurguluyor. 12 Eylül için çıkarılan bilançolarda kötülüğü anlatmak için ardı ardına rakamlar sıralandığını; şu kadar kişi öldü, şu kadar kişi idam edildi, şu kadar kişi sakat kaldı gibi. Halbuki bu kişilerin her birinin bir insan, bir ana kuzusu olduğunun, her birinin hayalleri olduğunun altını çiziyor. Tüm dünyada ülkelerinde onarılmaz yaralar açan, insanların kanlarını ellerine bulaştıran Evren, Pinochet, Franco, Stalin gibi diktatörlerin yataklarında ecelleriyle ölmesini kabul edemiyorum, öfkemi soğutamıyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir