Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tasavvuf alanına ilgisi olan ve aklına takılan bazı konularda bilgi edinmek isteyenlere yönelik çok güzel bir kaynak kitap. Tasavvufun temel kavramları, ilk dönemlerden itibaren gelişim süreci, en çok bilinen mutasavvıflar ve eserleri hakkında temel bilgiler, tasavvuf konusunda tartışılan meselelere dair sorular ve cevapları anlaşılır bir dille anlatılmış.
Her konunun başında detaylı bir şekilde bahsedilecek konu ile ilgili akla takılan sorular veriliyor ve sonrasında açıklanıyor. Her biri alanında uzman olan akademisyenlerin (Prof. Dr. Halil İbrahim Şimşek, Prof. Dr. Zafer Erginli, Prof. Dr. Abdurrezzak Tek, Prof. Dr. Kadir Özköse) yazılarından oluşan bu eser tasavvufa ilgisi olanların kütüphanesinde bulunması gerekenlerden. İstifadeli okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir kurgu, muazzam bir atmosfer. Metin Köse, Demir Atlar Ülkesi ile okuyucuyu adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Belgesel roman tadında yazılmış bu eserde, adeta amfora kaplarına zeytinyağı doldurmak, Öküşne’den denize bakmak, Amasra sokaklarında kaldırım taşlarını saymak istiyorsunuz. Tarihi ete kemiğe büründürmüş. Kitabı okurken bazen yüksek bütçeli bir filmin içinde, hatta tam olarak başroldeymiş gibi hissediyorsunuz. Sannos ve Mela’nın birlikte ölümleri hafızama kazınırken, Kraliçe Amastris’in o güçlü duruşuna hayran kaldım. Tarihi ve edebiyatı sevenlerin kaçırmaması gereken imza bir eser. Teşekkürler Metin KÖSE. Amasra`yı eylül başında yepyeni bir gözle ziyaret edeceğim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı elinize ilk aldığınızda bir intikam tragedyası okuyacağınızı düşünecek ancak sayfalar değiştikçe aile bağları, vicdan duygusu, güç hırsı ve insan ilişkileri etrafında şekillenen bir metinle karşılaşacaksınız.

Orestes'in içinde bulunduğu durumun bir tarafında annesini öldürmüş olmanın yarattığı psikolojik yıkım ve fiziksel çöküntü, diğer tarafında ise babası Agamemnon'un ölümünden sonra içine düştüğü yalnızlık ve güç kaybı var. Babası yaşıyor olsaydı toplumun ve aile büyüklerinin ona karşı tutumunun çok daha farklı olacağının bilincinde olan Orestes'in dilinin ve yüreğinin çok farklı konuştuğunu hissedebiliyorsunuz.

Amcası Menelaos'un iktidar hırsı uğruna yeğenlerini gözden çıkarması aile bağlarının nasıl değersizleşebileceğini gösterirken, Pylades'in dostluğu eserde benim için en kıymetli noktalardan biri oldu.

4 yıldız vermemin sebebi ise finali, son parça yerine tam oturmuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar okunur ve biter, bazıları ise son sayfasından sonra da içinizde yaşamaya devam eder. Fırat “Deli” Akıyor benim için böyle bir kitap oldu.

Deli Süleyman’ın hayatı üzerinden hırsı, parayı, ihaneti, kayıpları ve pişmanlığı anlatırken, insana hayatındaki gerçek değerleri de sorgulatıyor.

Kitabın bende bıraktığı en güçlü düşünce: “İnsan bazen sahip olduklarını kaybettiğinde, aslında hayatında neyin gerçekten kıymetli olduğunu fark ediyor.” Ve ister istemez şu soruyu soruyoruz: “Bunca şeyin sonunda geriye gerçekten ne kalıyor?”

İnanç Özgen’den okuduğum son kitap oldu. Tüm kitaplarını okudum ve her birinde kendimden bir parça buldum. Kimi zaman duygulandım, kimi zaman gülümsedim, kimi zaman düşündüm.

Şimdi yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyorum. Kalemine ve yüreğine sağlık İnanç hocam. Bende bıraktığın güzel izler için teşekkür ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Etmiyorum'da Jeju Adası katliamından edebiyatın gücü ile dünyayı haberdar eden Han Kang bu defa da Çocuk Geliyor ile Güney Kore'nin başka bir travması ile karşımıza çıkıyor. Gwangju ayaklanmasını konu ediyor bu roman.
Okuduklarımıza maalesef ülke olarak yabancı değiliz. Aynı yıl 12 Eylül darbesiyle benzer travmalar yaşadı ülkemiz. Zaman zaman da edebiyat vasıtasıyla yaşanan acılar unutturulmamaya çalışıldı. Yakın dönemde sevgili yazarımız Polat Ozluoglu Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar'da bence çok başarılı aktarmış. Çocuk Geliyor'u okurken zihnimi iki romanı kıyaslamaktan alıkoyamadım. Dilerim Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar en kısa zamanda çevrilerek dünya okuru ile buluşur.

Han Kang altı bölümde başta 15 yaşında hayatını bu olayda kaybeden Dong_ho'yu merkeze alarak hem o gün hem çeşitli yıllarda olayların etkisini çeşitli bakış açıları ile aktarıyor. Sonda ise yazar romanın yazılma sürecini anlatmış. Romanda geride kalanın vicdan azabı ile yaşadığı duygusu merkeze alınmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geçen ay Vitrenco Latronico'nun Kusursuzluk romanını okuyunca Georges Perec'in Şeyler'ini bu ayki listeme ekledim. Latronico Kusursuzluk'u Şeyler'den esinlenerek yazmış. Kusursuzluk'un başarılı bir metin olduğunu söyleyebilirim. Ana hatları ile Şeyler'den yararlanarak 60'lı yılları günümüze taşımış Latronico.

Şeyler'de 20'li yaşlarında özgürlüklerinden ödün vermek istemedikleri için mesai kavramı olan bir işe gitmek istemeyen anketler yapan şirketlerle çalışarak 60'lı yıllarda günübirlik yaşayan çeşitli eşya ve kıyafetler alarak mutlu olan Jerome ve Sylvie'nın hikâyesini okuyoruz. Paris'te başlayan hikâye Tunus'ta devam ediyor. İki farklı dünyada da can sıkıntıları geçmiyor çiftin. Nedeni Kusursuzluk'ta da ele alınan "amaçsızlık". "Zaman zaman önceki kuşakların hem kendileri hem de yaşadıkları dünya hakkında daha kesin bir bilince sahip olduklarını düşünüyorlardı. (s.55)"
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eseri okurken yalnızca eski İstanbul’un giyim kuşamını değil, aynı zamanda dönemin günlük hayatını ve insanlarının dünyasını da yakından tanıma fırsatı buldum.

Tanzimat’tan Meşrutiyet’e, oradan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların ve erkeklerin nasıl giyindiğini, hangi bakım alışkanlıklarına sahip olduğunu ve kullandıkları aksesuarları öğrenmek benim için oldukça ilgi çekiciydi.

Saç ve yüz bakımından şemsiye, tarak, baston ve eldiven gibi daha pek çok aksesuara kadar verilen ayrıntılar, anlatılan dönemi zihnimde daha canlı hâle getirdi. Özellikle giyim kuşam üzerinden İstanbul’un geçirdiği sosyal ve kültürel değişimi görmek eseri benim için daha da anlamlı kıldı.

Eski İstanbul’a, dönemin yaşam tarzına ve geçmişin gündelik ayrıntılarına merak duyanların keyifle okuyabileceği, bilgi edinirken aynı zamanda nostaljik bir İstanbul atmosferi hissettiren bir eser olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uketsunun kitaplarını okurken en sevdiğim şey hikayenin başında size her şeyi açık açık vermemesi. Kitaba ilk başladığımda karşıma çıkan olayların ve binaların birbirleriyle nasıl bir bağlantısı olduğunu anlamaya çalıştım.Bence kitabı güzel yapan şey sadece gizem unsuru değil okuru da gizemi çözmeye dahil etmesi. Kitabın atmosferi de benim için ayrıca başarılıydı. Çok fazla abartılı korku unsuru kullanılmadan sıradan görünen mekanların giderek tekinsiz bir hale gelmesi hoşuma gitti ama gizem çözmeyi, ipuçlarını takip etmeyi ve yazarın okurla adeta oyun oynamasını seviyorsanız kesinlikle şans vermenizi öneririm. Uketsunun anlatım tarzını seviyorsanız bence okunması gereken kitaplardan biri. Ben okurken hem merak ettim hem de bol bol teori ürettim. Kitap bittikten sonra da bazı ayrıntıları tekrar düşünüp demek bunun sebebi buymuş dediğim yerler oldu. Gizem ve gerilim sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  6
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek hayvan hikâyelerinden oluşan bu kitabı okurken bazen içim burkuldu, bazen yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu. Her hikâye farklı bir yaşanmışlığı anlatıyor ama hepsinin ortak noktası sevgi, merhamet ve vicdan…
Hayvanseverlere zaman zaman “deli” gözüyle bakılır ya, bence bu kitap tam tersini çok güzel anlatıyor. Bir canlının aç kalmasına, üşümesine, acı çekmesine kayıtsız kalamamak delilik değil; vicdan sahibi olmak. Onların da korktuğunu, sevdiğini, bağlandığını ve yaşamaya hakkı olduğunu unutmamak gerekiyor.
Özellikle hayvanların yaşam hakkının böylesine çok tartışıldığı günlerde bu kitabın daha fazla kişiye ulaşmasını isterim. Keşke yalnızca hayvanseverler değil, karar verme yetkisi olan herkes okusa… Belki o zaman bazı kararlar alınırken onların da birer “can” olduğu biraz daha fazla hatırlanır.
Bazı hikâyelerde gözlerim doldu, bazılarında ise hâlâ güzel insanların var olduğunu bilmek içimi ısıttı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Rahmi Gürpınarın romanı klasik Türk edebiyatına ilgi duyanların mutlaka değerlendirmesi gerektiğini düşündüğüm eserlerden biri. Polisiye ve gizem unsurlarını mizah toplum eleştirisini bir araya getirerek oldukça farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Kitabı okurken özellikle Hüseyin Rahmi’nin insanları ve toplumu gözlemleme biçimi dikkatimi çekti. Olayların arkasındaki gizemi merak ederken insan ilişkilerini batıl inançlarını ve toplumsal alışkanlıklarını sorgulamak mümkün. Gizem polisiye ve toplumsal gözlem içeren eserlerden hoşlanıyorsanız kesinlikle listenize eklenebilecek bir kitap. Özellikle Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın diğer eserlerini okumaya başlamak isteyenler için de güzel bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Gizemiyle merak uyandıran mizahıyla düşündüren ve dönemin toplumunu başarılı bir şekilde yansıtan bir eser. Benim için kitabı değerli kılan da tam olarak bu çok yönlülüğü oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir