Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadir Daniş aslında romanları ve çevirileriyle tanınıyor. Ben olsam herkese ahir zamanda naat yazmayaduran deli divaneyi tanıtmak isterdim. Mesela 12 rebiülevvel gelse de herkese bu kitaptan hediye etsem. Bu benim bir iki naatı okuduktan sonraki hayalim ve ruh halimdi. Bu kitap, arka kapağını ve internet ortamına fışkıran coşku demetlerini gördüğüm an tuttu yakaladı beni. Şiirin feyzi de vardır ve bulunduğu kaptan taşar. Portakal bahçesi gibisin ey şair. Kokusu da güzel, tadı da güzel bu şiirlerin. Aynı mümin gibi. Önceleri her aşk gibi bu mahrem ilişkiyi sergilemenin meşruiyetini sorguladımsa da kucak dolusu teşekkürler sana. Efendimizle kurduğun sımsıkı ve sımsıcak bağa kalbimizi davet ettiğin için. Ve Fabrik'e de başarılar...
...
"yeni salavat biçimleri geliştiriyorum
ey ki
bakışlarını sırtımda, soluğunu ensemde,
avcunu omzumda duyduğum
ki ey, sıradağlara bakar gibi baktığım
...
one hundred loving salawats, every day
böyle söyledi şeyhim.
aşkım."
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Etkileyici, sinirleri test edici gerginlikte, çağdaş toplumları diktatörlük rejimlerine karşı uyarıcı niteliği taşıyan, geleceğe ait yani distopik bir roman. Yazar kurmacasını İrlanda üzerinde yapmış ancak rahatlıkla ülkemize, herhangi bir Avrupa ülkesine, ABD ve Çin’e rahatlıkla uyarlanabilir. Hatta şu anda Gazze’de çok benzeri yaşanmakta. Bir kısım anlatılara ülkemizde hiç yabancı olmasak da yine de çok geriyor insanı, hatta benim gibi kırılgan ve hassas bir dönemde okursanız (ki okumayın veya erteleyin) uykunuz dahil bazı duygu ve davranışlarınızda olumsuz etki yaratabilir. 240 sayfayı uzun sürede okumam bu nedenledir. Yazarın dilini, kurgusunu, hayal gücünü oldukça güçlü buldum. Uygun ruh halinde okunmasını öneririm.
Yanıtla
9
2
Destekliyorum  11
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nurettin Topçu'nun bu eseri, özellikle bireyin toplum içindeki yerini, özgürlüğünü ve sorumluluğunu sorgulayan derinlikli bir felsefi metin. Bu kitapta "isyankar" bir ahlak anlayışını benimseyerek, insanın sadece toplumsal normlara veya bireysel egoya değil, aynı zamanda kendini aşan bir ideale, daha yüksek bir amaca yönelmesi gerektiğini savunuyor. Kitap, sadece felsefi bir yaklaşım değil, aynı zamanda ahlaki ve manevi bir direnişin ifadesi. Buradaki isyan, başkaldırıdan çok, insanın içsel bir arayışa yönelmesi olarak tanımlanabilir. Yani toplumun dayattığı değerler, biçimler ve kalıplar karşısında birey, kendi öz varlığını keşfederek, özgürleşmeye ve gerçek insan olma yolunda isyana kalkar. Nihilist bir başkaldırı değil, daha çok anlam arayışıdır bu isyan. İnsanın hem bireysel hem de toplumsal düzeyde kendini aşarak daha yüksek bir ideale ulaşma yolunda bir rehber niteliğinde.
Yanıtla
18
0
Destekliyorum  35
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilindiği üzere Toplum Sözleşmesi, 18. yüzyılın en önemli siyaset felsefesi eserlerinden biridir ve modern demokratik düşüncenin temellerini atmada büyük bir rol oynamıştır. Eserde yazar, insanların özgürlüklerini nasıl koruyarak toplumda bir arada yaşayabileceklerini ve adil bir hükümetin nasıl olması gerektiğini sorguluyor. Temel fikir, toplumun üyeleri arasında bir "sözleşme" yapılarak, bireysel özgürlüklerin toplumsal düzenle dengelenmesi gerektiği üzerine kurulu. En ünlü ifadesi, "İnsanlar doğduklarında özgürdür, ama her yerde zincirlidir" sözü. Yazara göre insanların doğuştan sahip oldukları özgürlük, toplumun kurallarına ve siyasi sistemlerine katıldıkça kısıtlanır. Ancak doğru bir toplum sözleşmesi ile bu özgürlükler yeniden güvence altına alınabilir. Kısacası, bireylerin özgürlüğü ile toplumsal düzen arasındaki dengeyi arayan önemli bir felsefi eser.
Yanıtla
13
0
Destekliyorum  31
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, finansal başarıya giden yol hakkında çok değerli öğütler sunan klasik bir eser niteliğinde. Babil'in en zengin adamı olarak bilinen Arkad'ın küçük bir kasaba halkına finansal zeka ve başarıya ulaşmanın yollarını öğretmesini konu alıyor. Ancak buradaki öğretiler sadece bir kişinin hayatını değiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda finansal disiplini, tasarrufu ve doğru yatırım yapma anlayışını da sistematik bir biçimde açıklıyor. Öğretiler yedi altın kural üzerinden sunuluyor. Her bireyin finansal durumunu iyileştirmek için uygulayabileceği pratik ve basit adımlardan bahsediliyor. Finansal okuryazarlık konusunda değerli bir kaynak. Hedeflere ulaşmanın sadece zengin olmakla ilgili değil, aynı zamanda uzun vadeli düşünme, disiplinli olma ve doğru planı takip etme ile mümkün olduğunu anlatıyor. Hem yeni başlayanlar hem de deneyimli yatırımcılar için değerli dersler barındıran ve kişisel finans konusunda bir yol haritası sunan başyapıt.
Yanıtla
12
0
Destekliyorum  30
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Varoluş sancıları içerisinde olduğunu tahmin ettiğimiz Vladimir ve Estragon sahnede neredeyse hiçbir şey yapmadan yalnızca Godot'yu bekliyorlar fakat bu bekleyiş, temelinde absürt felsefenin yer aldığı alt metinlerle dolu. Bu tiyatro metni aslında insanın doğum ile ölüm serüvenini anlatan bir bakış açısına sahip. Kitabın alt metnindeki ilk varsayım 20. yüzyılda iki savaş arasında kalan insanla birlikte absürt felsefenin ortaya çıkışı. Absürt felsefenin ana sorularından biri ''hayatın anlamı nedir?'' idi ve bu felsefe anlayışıyla birlikte de absürt tiyatro ortaya çıktı. Kitap aslen ''yarına kalmamız için bir nedenimiz olmalı'' fikri üzerine kurulu. Tekdüze ilerleyen diyalogların temelinde hayatın monotonluğu yatmakta, konuşmalar sık sık yarıda kalmakta ve anlamsızlaşmaktadır. Kitaba başlamadan önce benim de fazlasıyla merak ettiğim Godot'nun kim olduğunu bilmiyoruz. Kimine göre yaşama umudu, kimine göre Tanrı. Sonuç olarak Godot hiç gelmiyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Serdar AKBAŞ
23 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Önder Hocanın önsözde belirttiği gibi; hayvancılık işletmelerinde sürdürülebilirlik, karlılık ve seleksiyonda başarı için sağlıklı buzağı beslemenin önemi ve yöntemlerini içeren bilimsel ve tecrübi içeriği ile, akademik çalışanından her seviyedeki yetiştiricinin bütün sorularına cevap verecek yeterlilikte, ayrıntılı, anlaşılır ve çok kapsamlı bir eser ortaya çıkmış. Özellikle kuru dönem, gebelik ve doğum, yemler bilgisi, rumen mikroflorası, barınaklar, davranışlar, hastalıklar ve sağlık koruma faaliyetleri hakkındaki bölümlerin her biri ayrı bir kitap niteliğinde. Öğrencisinden hocasına, KOBİ'sinden büyük üreticisine başvuru kaynağı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romanın satır aralarında, kudem ekmeği, ilk futbol takımı, köpek balığı eti, ilk asvalt gibi ilginç bilgiler öğrenmemiz ilgi çekiciliği artırıyor. Bir sonraki bölümde daha önce duymadığım bir bilgi var mıdır diye sabırsızlandım..
Yazar romanın satır aralarında, Yemen'in siyasî durumu, kuzey ve güneyin birbirine bakışını akıcı bir üslupla işlemiş..
Yemen'in kültürünü ve sosyolojisi başarılı bir şekilde aktarmıştır.
Otobiyografik bir roman olsa da, çuval meselesini çok merak etmesem de yalın ayaklı çocuğun ölümünün kurgu olmasını isterdim.. Yazarın, çocuğun ölümü sonrasındaki ruhi bunalımını hücrelerimde hissettim.. Kurgu da olsa hala binlerce çocuk aynı kaderi paylaşıyor..
Yazarın tasvirleri o kadar iyi ki Mustafa Kutlu esintisi hissettim...
İmzalı değildi roman belki bir gün imzalatır ve aklımdaki soruları sorarım...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saint-Joseph -German muhitinde M. Charlus’un farklı yönünü tanıyoruz.
-Balbec’e dönüş.
-Grant Otel günleri.
Birinci kitapta tanıştığımız Mme Verdürinlerin ;Balbec de kiraladıkları evlerinin, salonundayız.
İnsanların düşünceleri ve eylemleri arasında ki farklılıklar.
Taşralılık şehirlilik.
Anlatıcının Albertina’ yı tanımaya başlaması ,şüpheleri.Anlatıcının ifadesi ile “ kadın erkekler, erkek kadınlar :birbirlerini toplum içinde tanımaları ve kendini saklamaları “
Tabiki Besteciler,ressamlar ve yazarların eserlerini kullanarak tanımlama. Aklımda kalanlar
Wagner, Debussy, Beethoven :
Ay ışığı
Yıldızlı gece
Balzac’n “insanlık komedisi”
Anlatıcı ;ayrılmaya karar verdiği Albertina ile aniden evlenmek istiyor.Swann’ın Odet ile evlenmesi gibi .Bunun ile ilgili yorumum ‘Swann’ların tarafından edindiğim izlenim ve Albertina Kayıp’ı okuduktan sonra.
İyi okumalar
23 Kasım 2024
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kurgu bakımından yavaş ilerleyen,ama ayrıntılar ile yazılan her cümleyi yaşatan bir anlatıma sahip olduğu için baş kahramanı gözünüzde çok net canlandırabilirsiniz.
Ve eğer kokularla alakalı açıklamalar gerçeğe dayalı ise,- ki gerçek olduğunu düşünüyorum- o zaman,kokulara karşı merakı ve kokularla alakalı mesleği olanlar için veya hobi olarak çiçeklerle ilgilenenler için çok daha ilgi çekici gelebilir.
Belki romanın filmini izlemek daha keyiflidir.Henüz izlemedim ama roman olarak her okuyucuya hitap edebileceğini düşünmüyorum.
Kitap aslında sıradan olmayan bir anlatıma sahip olsa da,tam olarak tanımlayamadığım bir şeyler kitaba olan ilgiyi azaltabiliyor.Bu düşüncem kitabın kötü olmasından değil, aksine Rus Klasiklerini okuyormuş gibi bir etkiye de kapılabiliyorsunuz.
Belki de sonbaharda okuduğum için bu şekilde düşündürmüş olabilir.
Tüm bunların dışında, anlatım bakımından çok zengin cümlelere sahip bir yazarın kitabını okuduğum için mutlu olduğumu söylemek isterim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir