Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Cadılık illa nefret,kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım." diyor Kirke...Ve o ilk büyüden sonra bir cadı olarak tek başına yaşamaya mahkum ediliyor adasında.İstenmeyen bir kız...Anne ve babası tarafından ötelenen ve zayıf bir karakter olarak görünen Kirke ileride öylesine güçlü bir kişilik olarak karşımıza çıkıyor ki okudukça büyüleniyoruz adeta.Kalbine sığdırdığı aşkla,evlat sevgisiyle,bir anne olarak göğüs gerdiği zorluklarla şaşırtıyor hepimizi.Başka bir dünya kurma yolunda yanında olanlar önyargıların nasil yok edildiği ile yüzleştiriyor bizi.Vefasızlıklara karşı nasıl cevap verileceğini görünce hayretler içerisinde kalıyoruz.
Bir mitoloji kitabı Kirke.Mitolojode önemli olan tanrı ve tanrıçaları tanıtan ve bir öykü içinde bize Kirke'nin ağzından aktaran bir roman.Her bölüm bir olay aslında.Eğer mitolojiye ilginiz varsa severek okuyacağınız bir kitap.Kirke ile unutulmaz bir mitolojik yolculuktu benim için.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cengiz Aytmatov, Toprak Ana romanında erkekleri askere alınan bozkırın ortasındaki bir Kırgız köyünde geride kalanların çektiği sıkıntıları anlatıyor. Eldeki yetersiz yiyeceğin muhtaç olandan başlanarak dağıtılması, dört gözle beklenen hasat zamanları, umutların hasat zamanına ertelenmesi, savaş yüzünden ürünün hemen hepsinin merkezden istenmesi, boşa çıkan umutlar, yine açlık, sefalet, bir yandan cepheden gelen ölüm haberleri, umutsuz bekleyişler, savaşın uzun sürmesi üzerine aşağı çekilen cepheye çağrılma yaşı, anaların evlatlarını bir bir askere göndermesi, ayrılıklar, gözyaşları... Yani tek kelimeyle ve bütün zulmetiyle; savaş. Cengiz Aytmatov, o her zamanki berrak ve akıcı üslûbuyla bizleri, adeta insanları öğütür gibi harcayan savaş düzeneğinin yarattığı trajedilerle sarsıyor.
Yanıtla
3
3
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cengiz Aytmatov'dan okumuş olduğum üçüncü kitap. Daha önce Beyaz Gemi ve Toprak Ana kitaplarını okumuştum. Ama beni en fazla etkileyen kitabı bu oldu diyebilirim.

Gerçekten de bazen öyle günlerimiz olur ki bir asra bedeldir. Romanın ana karakteri Yedigey'in romanda yaşadıkları tam olarak bu. Roman bittiğinde ilk düşündüğüm şey de, kitabın isminin romana ne kadar yakıştığı oldu. Başka bir kitap ismini asla yakıştıramazdım.

Romanın Yedigey dışında ki karakterleri de çok özel. Ukubala, Kazangap, Abutalip, Zarife... İçimizden biri gibilerdi. Roman aslında oldukça çok yönlü bir anlatım tekniğine sahip. Bilim-kurgu ile efsaneler, masallar o kadar güzel harmanlaşmış ki, okuyucu edebiyata doyuyor tam anlamıyla.

Aytmatov kitabı 1980'de yazmış. Tarihe bakarsak oldukça cesur bir kitap çünkü dönemin Sovyet Rusyası'na oldukça sağlam sistem eleştirileri mevcut.

Okuyanı duygudan duyguya taşıyan, zamanı, mekanı ile kendine özel bu romanı herkese tavsiye ediyorum. Okuyunuz efendim...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkçemizin yozlaşması,Türkçesi olan sözcüklerin yerine yabancı sözcüklerin kullanılması ve bu durumun artık günlük hayatın bir sorunu haline gelmesi bizler için son derece üzücü bir durum.Dilimizin korunması için gerek ebeveyn gerek öğretmen olarak çocuklarımızı bilinçlendirmek asıl sorumluluklarımızdan. Bu sorumluluğumuzu yerine getirirken çocuklara nasihat etmek istenilen düzeyde etkili olmayabiliyor.Dilimizi korumanın önemini çocuklarımızın çok küçük yaşlarda anlayıp dilimizin korunmasını bir vazife olarak görmeleri. Kahramanlarımız bu görevi üstlenmişler.Hem de kendileri isteyerek.Servis şoförlerinin konuşmalarından, dışarıdaki dükkan adlarının hangi dilde olduğunun anlaşılmamasından o kadar rahatsız olmuşlar ki...Artık kendileri de 'taşın altına ellerini koymaya' karar vermişler.Kahramanlarımızın başından geçen olaylar akıcı ve anlaşılır bir dille aktarılmış yazarımız tarafından.
Keyifle okuyacağınız bir eser.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap okuma kulübümüzden bir arkadaş: “Kitabın sonunda bir Anka kuşu bulabilirsiniz.” diye bir yorum yapmıştı. Çok hoşuma gitti bu yorum.

Kitabı okurken yer yer öfkelendim. Herkesin ebeveyn olmaması gerektiğini bir kere daha duyumsadım içimde. Sonradan durup düşündüm, aslında Tara’nın anne ve babası seviyorlardı çocuklarını kendilerine has bir biçimde. Sadece çocuklarının kendi doğrularını körü körüne kabul etmelerini “şiddetle istiyor” ve çoğu kez yaptıkları şiddete gözlerini yumuyor ve kulaklarını tıkıyorlardı.

Tara, sonunda küllerinden doğup, kendini bulmana çok sevindim. Hayatın karşına çıkardığı fırsatları iyi değerlendirip kendin olmayı seçmen ne büyük bir cesaret. Çünkü çoğumuz bize çizilen kadere razı olup kendimizi tanıma yoluna bile girmiyoruz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünya tarihinin görmüş olduğu en büyük zalimlik, insan vicdanının ne kadar katran karası olabileceğini deneyimlediğimiz zaman dilimi içerisinde auschwitz toplama kampındaki bir grup yahudinin yaşam mücadelesini konu alan etkileyici bir kitap. Edita Kraus'un ana karakter olduğu gerçek hikayede yahudilerin insanlık dışı şartlarda bile eğitime, kitaba, bilime, okula sarılarak gerçek kurtuluşun bu yolla sağlanabileceğine inanmışlık ve adanmışlık anlatılıyor. İsrailin bugün dolaylı yada direk dünyayı yönetiyor olması rastgele bir durum değildir diye düşünmeden edemiyor insan. Bugün kendi coğrafyasında aynı mezalimi müslümanlara reva görmesi insan vicdanının katran karası renginin geçen 70-80 yıllık süreçte değişmediğini ve bundan sonrada değişmeyeceğini göstermektedir. Okurunu birçok defa ciddi sorgulamalara iten, dünü, bugünü ve yarını analiz etmek zorunda bırakan başarılı bir eser.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan ruhunun derinliklerine hayatı boyunca yaşayacağı her anın ilk tohumları çocukluk döneminde atılır. İlk iki bölümü olabildiğince sade olmasına rağmen çok tuhaf bir şekilde gerek anlatım gerek hikaye sizi rahatsız ederek tek bir cümleden bile uzaklaşmanıza engel oluyor. Marifet, sadelikten ve göz önündekinden uzaklaşmadan ortaya etkileyici bir eser ortaya koyabilmek. Çok beğendim. İnsan hayatının çok küçük ama olağanüstü önemli zerre ayrıntılarını birçok cümlede hissettim. Bu kitabı okumadan önce çok fazla olumsuz eleştiri okudum iyi ki etkilenmeden sonuna kadar yürüyebildim.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayat bir yolculuk gibi birden fazla yola sahiptir ve bu yolların geri dönüşü yok. Aldığımız her karar, söylediğimiz her söz ve yaptığımız hiçbir eylemi geri almamız mümkün değil. Bu durumda hayatta bir çok pişmanlıklar yaşamamıza sebebiyet vermekte. Bu kitap bize belki de geçmişte aldığımız yanlış bir karar olarak düşündüğümüz yani pişman olduğumuz bir şeyi değiştirsek bile belki de hayal ettiğimiz gibi bir şey çıkmayabileceğini gösteriyor. Geçmişte aldığımız kararları değiştirsek bile şuanda olan biz olamazdık belki başka bir evrende daha farklı kararlar alan biz şimdiki biz ile asla aynı değil.

Herkesin okuması gereken bir kitap. Herkesin alıp okuması gerektiğine inanıyorum ve mümkünse çevrenizdekilere de okutun.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İngiliz gazete yazarının kendi düşüncelerini destekleyen bulgularla yazdığı bu kitap bende farkındalık yarattı. Kitabı basit şekilde özetlersek, neden vegan olunmalının kanıtlarını bize sunuyor. Ama kitap bu kadar basit değil. İnsanların hayvanlara neler yaptığını yüzümüze çarpıyor. Aslında çoğumuzun bildiği gerçekleri tek tek yüzümüze çarpıyor. İnsanlar olarak aşırı tüketiyoruz. Daha bilinçli yaşamamız gerektiğini bize anlatmaya çalışıyor. Kesimhanelerde, çiftliklerde hayvanların nasıl işlem gördüğünü, nasıl davranıldığını bizzat görsek çoğumuz vegan olurduk. Yazar, kendisi deneyimlemek için kesimhane ve çiftliklerde çalışmış. Gazeteci olduğu için birçok Hayvan koruma, Doğa koruma kurumlarıyla konuşarak bilgi toplamış. Kütüphanenizde bulunması gereken kitaplardan.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gezi Yazıları kategorisinde okuduğum 8. kitap oldu. 15 rotanın gezi yazılarını zengin entelektüel birikimiyle esprili, düşün-dürtücü, akıcı ve sürükleyici bir üslupta ele alan yazarla sanki o bir rehber de sizinle sohbet ederek o gezilere çıkmışsınız hissine kapılıyorsunuz. Mekke'ye Giden Yol'dan sonra okuduğum en iyi seyyah anlatısı diyebilirim. Kitabın birkaç küçük kusuru da yok değil. Meşhur seyyahları sayarken Evliya Çelebi'yi zikretmemesi, Kolomb'u dünyayı keşfetmeye çıkan biri olarak zikrederken aslında onun kaşif olmaktan öte derdinin hazineler ve sömürgeler olduğunu zikretmemesi ve bir de akciğer cerrahı olmam hasebiyle kitap boyunca sigaraya övgü ve öykünmesinin negativitesi. Bu kadar kusur bir hukukçu yazarda da bulunabilir dersek, yurtdışı gezi imkanı bulanlar ve bulamayanlar için piyasaya yeni çıkan bu kitabı bir an önce alıp okumanızı ve bir kitap fiyatına rehberiniz Everdi ile oturduğunuz yerde hiç bir zahmete katlanmadan "devr-i alem" yapma fırsatını kaçırmayın derim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir