Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Feriddün Attar'ın Mantuku't Tayr'ın özeti mahiyetinde bir kitap. Konusu itibarıyla çocukların anlaması çok zor. Ancak kuşların dünyası, yolculuğu, ideale yolculuğun zorluklarını anlatıyor. Kitap Hüdhüd ve önderlik ettiği kuşların Simurg’a (büyük padişaha) ulaşma yolunda ki serüvenlerinden bahsediyor. Esasında çocuk kitabı olarak geçer ama büyük, küçük fark etmeksizin her yaş grubuna hitap ettiğini söyleyebilirim. Bu eseri okudukça insana çok şey katıyor. Çocuklarımıza en güzel verebileceğimiz örnek rol model olarak biz okuyup onlara da kitap okuma alışkanlığı kazanmasını sağlamalıyız. Bu vesileyle okuyalım ve okutalım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sokullu Mehmed Paşa'nın son ve en görkemli zamanlarında, bir ramazan günü başlayan hikayemiz gerçek bir tarihi olay olan 1577 büyük kuyruklu yıldızının (C/1577V1) ışığı altında, kargaşa ortamına sürüklenen halkı ve aynı zamanda Azdahak örgütünün payitahtta haklın dini ve vicdani değerleri ile oynayıp, art arda cinayetler işleyerek büyük kurtarıcıyı getirme çabasını soluksuz bir serüven olarak anlatmakta.

Büyük kurtarıcıyı getirmek maksadı tabi ki de bir yerlerden tanıdık geliyor. Günümüz Evanjelist yapılanmasının benzeri olan Azdahak isimli bir örgütün hiç bir dine inancı olmamakla beraber büyük kurtarıcı için her şeyi mübah görmesi ve işin sapkınlığa varması aslında günümüze, tam da bugünlere işaret ederken mazlumlar ve zalimlerin hikayesi maalesef hep aynı.

İskender Hoca'nın herhangi bir kitabı bittiğinde, bütün serüven yanında hayata dair gerçeklerden de bazı bilgiler edinildiğini okumuştum ve aynel yakın gördüm. Bunu su gibi akan kelimelerinde sizin de görmeniz dileğiyle.
Yanıtla
14
0
Destekliyorum  37
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan çok sevdiği bir yazarın kitabını nasıl anlatır️.
Her sene başında acaba bu romanda ne yazmış diye heyecanla bekleyen biri o kitaba ulaşıp okumayı bitirdiğinde duygularını nasıl ifade eder️.
Ben de öyle bir haldeyim.
Bu kitabında da, tıpkı A-71 de olduğu gibi beni yine şaşırttı.
Öyle sürükleyici tarihsel bir hafiye / polisiye roman yazmış ki elimden bırakamadım️. Osmanlı’nın 1500’lü yıllarında geçen roman her zamanki gibi o usta İskender Pala üslubu ile bizi hem bilgilendiriyor hem de sürükleyici kurgusuyla heyecanlandırıp merak uyandırıyor; tarihe ışık tutarken bize adeta bugünkü Ortadoğu dedirtiyor. Mazlumlar ve zalimlerin hep var olduğunu muazzam bir kurguyla hatırlatıyor.
Velhasıl kitap dostlarım takılıyoruz o kapaktaki kuyruklu yıldızın peşine, caaanımm İskender Pala kaleminin ardından biz de keyifle sürükleniyoruz...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  33
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Konusu itibariyle ilgimi çekmesinden dolayı aldığım bir eserdi.Yazarın ilk kitabı ama her şeyden öte yüreği buruk bir babanın kitabı,eseri okurken bunu özellikle dikkate almanızı öneririm.Yazar önsöz kısmında hayatından kesitlerini paylaşıyor ve bu durumun eserine de yansıdığına şahit oluyoruz.
Hikayesi itibariyle bir Jeolog bilim adamı olan ana karakterimiz 1999 istanbul depremini de bi zati yaşıyor.Sonrasında meydana gelen gelişmeler ışığında bir gizli teşkilat ile bağlantılı olarak Türkiye'nin deprem gerçeğine dokunuşlar yapmak istiyor.Bunun yanı sıra dış güçlerin uyguladığı bazı gizli çalışmalarla da mücadele eden karakterimiz zaman zaman aksiyonu yükselen zaman zamansa kendi iç dünyasına yelken açtığı bir hikayede buluyoruz kendimizi.Japonya ile de bağlantılı bölümleri mevcut olmasıyla birlikte kimi bölümler arası geçişte ve ağırlık verilen konular arasında hem kopukluk hem de yoğunluk farkı buldum.bunu da ilk eseri olmasına bağlıyorum.İlgisini çekenlere öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, iki çocuğu merkeze alarak acı bir gerçeğe parmak basıyor. Sosyal konumunuz ne olursa olsun, insan olmayı başaramamışsanız koskoca bir hiçsiniz. Makamınızın, zenginliğinizin zerre kadar değeri yoktur. Kitap bu fikri etkileyici bir üslupla okuyucuya aktarıyor. Gençlik romanı olmasına rağmen asıl hitap ettiği kesim yetişkinler... Dönüp geriye baktığımızda (tabii ki bu bakış bilinçli ve eleştirel olmalı) kaçırdıklarımızı, ertelediklerimizi, kırdıklarımızı, görmezden geldiklerimizi, yapabilecekken yapmadıklarımızı göreceğiz. Tüm bunlar olması gereken zamanda yapılırsa kıymetli olur. Pişman olmak, hatalardan ders çıkarmak güzel bir erdemdir. Hatalardan arınarak güzel bir yaşama yelken açmak her zaman mümkündür, ama kaybedilenleri geri getirmek mümkün değildir. O halde attığımız her adıma dikkat edelim, ailemizi, çocuklarımızı, çevremizi ihmal etmeyelim.

Yanıtla
3
0
Destekliyorum  26
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yıkılmış kadın benim de beauvoir'le tanışma kitabım oldu. kitapta merkezinde kadınların yer aldığı üç farklı hikaye var. üç farklı kadının hikayesi üzerinden aşk, aile, evlilik, annelik, sevgi, sadakat, aldatılma gibi konuları işliyor yazar.
bu üç kadın bambaşka hayatlara, değer yargılarına, eşlere, ailelere, kariyerlere, karakterlere sahipler ama deneyimleri ve acıları çok benzer. tüm bu hikayelerin ortak noktası okuyucuya kadın olmanın ne kadar benzer ve trajik bir deneyim olduğunu sezdirmesi.
bütün öyküler bir oturuşta okunup aktı gitti. kadınların derinlikli ve karmaşık iç dünyasına dair bir şeyler okumayı seviyorum.
kadınların yaşadıkları karşısında aldıkları pozisyonlar yer yer okuyucuyu sinirlendirse de feminist edebiyat üzerine bir şeyler okumak isteyenlere tavsiye ederim. üç kadın da tüm kadınlardan bir parça taşıyor sanki.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alein Kentigerna okumayı özlemişim. Eski bir arkadaşla yeniden buluşma hissiyle başladım kitaba. Harikaydı. Yazar kitapta okuyucuya yalnızca suçun çözülme sürecini değil, aynı zamanda suçlunun psikolojik durumuna da yer vermiş. Bizler cinayetlerin ardındaki gizemi araştırırken, cinayetle ilgili olabilecek her isim üzerinde uzun uzun düşünüp neden ve nasılları tartıyoruz. Kitabı çok beğendim. Çok hızlı aktı sayfalar. Birkaç hata var fakat kendimi akışa nasıl kaptırdıysam artık, bu sefer hataları görmezden geldim. Kesinlikle tavsiyemdir
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitabı iki saatlik bir oturuşta bitirdim ve çok sevdim.yazar çok yalın, çok duru öyle dingin dingin anlatmış ve çevirmen de öyle su gibi çevirmiş ki çok başarılı bir işbirliğiydi.
arka planda büyük bir deprem,bir diktatörün iktidar süreci,dönemin politikasının insanları nasıl ayrıştırdığı ve aralarına sızdığı meseleleri ve tabii ki insan ilişkileri,bir de aile meselesi var.çok az sayfayla yapmış yazar bunu.okuyucuya acılarla yoğrulmuş bir dönemi bu kadar kendiliğinden,okuyucuyu yönlendirmeden,olduğu gibi,çok içten bir anlatımla sunmasını çok sevdim.
ilk kez şilili bir yazar okudum ve toplumun yaşadığı acılar,ülkeyi dönüştüren devrimler ve siyasi ortam bakımından çok benzediğimizi fark ettim.depremle başlıyor hikaye.
insanın çocuk aklıyla garipsediği ve yargıladığı şeylere bir bakmışsın dönüşüverdiğini fark etmek çok vurucuydu.
son tahlilde bence kitabı başarılı yapan bu kadar sakin ve dingin bir anlatımla okuyucunun omzuna böyle bir duygu yükü bırakması. tavsiye ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2015 baskısı tükenmişti; (sanırım gözden geçirerek) yeniden yayınladığı için Prof. Kemaloğlu'na müteşekkiriz. Nikolay Mihayloviç Karamzin, Aksel Nimet Murat gibi en güvenilir eserleri eleyerek yaptığı isabetli tespitler, gerçekten Rus- Türk tarihi için değerli çalışmalarından biri olmuştur... Sadece akademik çevrelere değil her ilgi duyana hitap eden, kolay anlaşılır olması bakımından, çalışmanın değeri daha da artmıştır. Gençliğimizin tarih bilincine katkı yapan daha nice eserler dileriz genç profesörümüze. Varol Tümer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İronileriyle güldüren nadir Dostoyevski kitaplarından. Velçaninov'un kitabın girişindeki sıkıntılı hâlleri, Yeraltından Notlar'ı anımsatıyor. Tüm Dostoyevski kitapları gibi hastalıklı karakterleri
ve muhteşem tespitleriyle kesinlikle okunası bir kitap. Uykusuz geçen gecelerde alınıp asla uygulanmayan kararlar ile ilgili olarak da şu muhteşem satırlara sahip:

"Doktor, uykusuz gecelerde düşüncelerin, duyguların değişmesine, hatta ikileşmesine 'aşırı derecede düşünen, duyarlı' her insanda rastlandığını söyledi. Geceleri, uykusuzluğun etkisiyle insanların hayat akışlarını birden ve kökünden değiştirmeleri sık sık olurmuş. Durup dururken son derece kesin kararlar verilirmiş. Şüphesiz bunlar bir dereceye kadar olağan sayılırmış."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir