Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2015 baskısı tükenmişti; (sanırım gözden geçirerek) yeniden yayınladığı için Prof. Kemaloğlu'na müteşekkiriz. Nikolay Mihayloviç Karamzin, Aksel Nimet Murat gibi en güvenilir eserleri eleyerek yaptığı isabetli tespitler, gerçekten Rus- Türk tarihi için değerli çalışmalarından biri olmuştur... Sadece akademik çevrelere değil her ilgi duyana hitap eden, kolay anlaşılır olması bakımından, çalışmanın değeri daha da artmıştır. Gençliğimizin tarih bilincine katkı yapan daha nice eserler dileriz genç profesörümüze. Varol Tümer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İronileriyle güldüren nadir Dostoyevski kitaplarından. Velçaninov'un kitabın girişindeki sıkıntılı hâlleri, Yeraltından Notlar'ı anımsatıyor. Tüm Dostoyevski kitapları gibi hastalıklı karakterleri
ve muhteşem tespitleriyle kesinlikle okunası bir kitap. Uykusuz geçen gecelerde alınıp asla uygulanmayan kararlar ile ilgili olarak da şu muhteşem satırlara sahip:

"Doktor, uykusuz gecelerde düşüncelerin, duyguların değişmesine, hatta ikileşmesine 'aşırı derecede düşünen, duyarlı' her insanda rastlandığını söyledi. Geceleri, uykusuzluğun etkisiyle insanların hayat akışlarını birden ve kökünden değiştirmeleri sık sık olurmuş. Durup dururken son derece kesin kararlar verilirmiş. Şüphesiz bunlar bir dereceye kadar olağan sayılırmış."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar güçlü bir gözlem yeteneğine sahip.

Karakterler değişim dönüşüm yaşarlar, hepsi değildir bazılarıdır bunlar.

Sevmenin, saygının, duygularının yerini, zamanını doğru şekilde yerleştirir.

Kimi hayatımızda olmasını istediğimiz kişilerdir, kimi çevremizde birilerine benzettiğimiz, kimi ihtiyacımız olan özelliklere sahiptir kimi de zerre sevmediğimiz özelliklere...

Elinor ve Marianne... Kitabın asıl karakterleri.
Elinor'un aklını, sağduyusunu kullanarak hareket etmesi...
Marianne'nin duygularını olduğu gibi yansıtması, dolu dolu yaşaması...

*Kitap akıcı ancak herkese hitap etmeyebilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İklim değişikliği, insanların vurdumduymaz ve doğayı hor kullanışını ele alan ve anlatan kitabımız, bu konuları ele alırken bir kız çocuğunun ve bir hayvanın hikayesi ile öyle güzel harmanlıyor ki hiç sıkmadan bu farkındalıkları okuyucuya aktarıyor. Çocuk kitabı denebilir ama bence özellikle yetişkinlerin de okuması gereken bir kitap.
Sevginin, merhametin, mücadelenin ve tek başına da olsan güzel ve doğru olanın peşinden gitmenin ne kadar önemli ve huzur verici duygular olduğunu aktaran bir eser.
İnsanoğlu gerçekten kendine zarar veren, kendi yuvasını harap eden bir varlık. Bu dünyada daha rahat bir hayat yaşamak istiyor ama rahat edeceği dünyanın düzenini, düşmanca bir tavırla altüst ediyor. Kendi kendi ile çelişiyor ama bunun farkına bir türlü varamıyor.
Hepimiz April Wood gibi sadece kendi imkanımız ölçüsünde, yapmamız gerekeni, doğru olanı tercih ettiğimizde dünya çok daha güzel bir yer olacak, zaten güzel de bu güzelliğe halel getirmemiş oluruz.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bizim için Mehmet Alif Ersoy nasıl 'Vatan şairi' olarak anılıyorsa Cezayir halkı için Mufdi Zekeriyya'da devrim şairi olarak aynı değeri taşımaktadır. Bu eserde Mufdi Zekeriyya'nın kaleminin ne kadar güçlü olduğunun kanıtı olan İlyazetul-Cezair eseri yazar tarafından derinlemesine incelenmiş. Eser sadece klasik bir şiir kitabı tercümesi değil aynı zamanda Fransa'nın işgali gibi hem tarihsel hem de edebi yönü araştırılmış ayrıca okuyucunun zihninde canlandırılması için bazı şiirlerin karakalem çalışması yapılmış. Cezayir ve devrim şairinin hayatını, eserinin kıymetini anlamak için akıcı bir üslupla yazılan nadide bir kitap olmuş.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
güzel bir çalışma.yazarın ilmi birikimini ve gayretini çalışmada rahatça görebiliyorsunuz.şimdiye kadar okuduklarımın içinde islamla ilgili yazan hiç bir hıristiyanın çalışması islamı bu kadar objektif ele alamamıştı.hatta diyebilirim ki yazarın islamı temsil etmesi hıristiyanlığı temsilinin ilerisindedir.zira temsil ettiği ekol dışındaki ekollerin işlenen konuya yaklaşımları muhtemelen farklı olacaktır.dili ise akıcı değil muhtemelen tercümeden kaynaklanıyor. karşılaştırdığım yerlerde tercüme başarılı ancak akıcılık sorunu halledilememiş.benzer çalışmalar hz nuh musa ve isa hakkında da yapılırsa çok iyi olur.hz ibrahim ve hz isa hakkında karşılaştırmalı çalışmalar çok ise de hz musa hakkinda oldukça az.dinler tarihi hıristiyanlık yahudilik tevrat incil tefsir konularıyla ilgilenenlere tavsiye ederim.ayrıca iki dinin dünya görüşlerini anlatması açısından son iki asırdır batı dillerinden tercüme edilen roman ve filmlerin tahlili ve sosyolojik etkilerini gözlemlemek açısından da önemli.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülkadir-i Geylâni Hazretleri’nin müridlerinden birisi olan Şeyh San’ân'ın ibretlik hikâyesi bu eser. Aslına bakarsanız kitabın adı başlı başına bütün içeriğin özeti. Henüz böyle bir kitabın varlığından bile bihaberken farkında olmadan her seferinde kendime telkinde bulunduğum ifadeydi bu benim. GÜNEŞ DOĞMAK İÇİN BATAR! kendi basit hayatım için fazla iddialı konuşuyormuşum halbuki.
Kitabı okurken sözlerini bildiğimiz ama hikayesini genellikle bilmediğimiz bir türküsünün derinliklerine sayfa aralıyoruz. Oradan Allah-u Ekber dağlarında soluklanıyoruz. Çeşitli bölgelere ve beldelere İslâmı anlatmak ve tebliğ etmek maksadıyla müridlerini gönderen Geylâni Hazretleri, Şeyh San’ân’a tenbihinin neticesinde başına gelenler ve sadakatin sıcacık elini hissediyoruz.
İçime en çok işleyenlerden birisi de olayların bir kısmının Cennet Vatanımın topraklarında yaşanmış olması.
hasılı 1 saat kendinize vakit ayırın ve bu serüvene şahit olun derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1870 yılındaki büyük Pera yangını ve yangının ardından değişen hayatların üzerine kurgulanmış bir roman.Bir Türk ve bir Rum aile olayların merkezine alınmış ve bu iki ailenin yangından önce arkadaş olmuş kızları Şefika ve Panayota’nın yangından sonra devam eden arkadaşlıkları ve ayrı ayrı özel hayatları hikâyenin iskeletini oluşturmuş.

Baştan sona sıkılmadan okunabilecek bir dili ve kurgusu var. Panayota,Şefika’ya göre hırslı ve gözü kara bir kız,Şefika daha sakin; iki kızın karakterinin irdelenmesi ve duygularının aktarılması noktasında romanı biraz eksik buldum.Fazlaca olay eksenli bir anlatım tercih edilmiş,haliyle zaman zaman ‘Panayota neden durduk yere böyle yaptı ki?’ türünden sorular ortaya çıktı hatta bazı bölümler eksiklik duygusuyla kapandı.

Bunun yanında atmosfer iyi canlandırılmış,1870’lerin İstanbul sosyal yaşamı inandırıcıydı,hatta yazarın dönemle ilgili epey araştırma yaptığını da her satırda hissetmek mümkündü,bu açıdan romanın amacına ulaştığı söylenebilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adına baktığımda; yazarın, bir öğretmen olarak öğrencileriyle yaşadığı tecrübelerden bahsettiğini düşünmüştüm. Ama branşıyla, okumuş olduğu okullar ve deneyimleriyle uzunca bir bölümden sonra (ki kesinlikle onlar da ilgi çekici, keyifli ve akıcıydı) esas mevzulara cesur yaklaşımını okumaya başlayınca, anısal bir kitap değil, herkesin bilip de söyleyemediği, belki de söylese de bu kadar cesurca ve güzel ifade edemediği eğitimin ve dahi içindeki, dışındaki her şeyin bir "oh be iyi ki bunu da demiş, aa bu da doğru" diyerek okuyacağı bol doğru tespit dolu, altını çizmediğim satırın kalmadığı bir dışavurum, içdöküm deneme kitabı olduğunu anladım. Ben sevdim.
"Öğretmen mi? O şimdilerde bir talebe. Daha açık ifadeyle: Öğrencilerinin öğrenmesini talep eden-isteyen-kişi." ( Bir türlü anlatamadıklarımız/Bölüm 3)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gunter Koschorrek bize Kan Kırmızı Karlar kitabında savaştan ve savaş psikolojisinden (objektif bir şekilde) iyi bir şekilde bahsetmiş. Kitabı okurken cidden büyük bir zevk duydum. 2. Dünya Savaşı meraklılarının okuması gereken bir başka kitap. 2. Dünya Savaşı'na dair güvenilir bir kaynak olarak kullanabileceğiniz bir eser. (ki zaten bu hususu Gunter Koschorrek kitabın giriş bölümünde bahsediyor. "... Bizzat yaşadığım unutulmaz tecrübelerin, izlenimlerimin ve fikirlerimin tasvirlerini içeren bu kitap güvenilir bir kaynaktır...") Başka bir şey daha diyecek olursam kitapta anlatılan olaylar çok güzel bir dille anlatılmış. Ancak kitapta canımı sıkan bir şey Erwin Bartmann'ın "Vatan ve Führer" kitabından farklı olarak savaştan önceki hayatına değinmemiş yani kitap 1942'den başlıyor. Keşke Gunter Koschorrek savaştan önceki hayatından da bahsetseymiş eğer öyle olsaydı bence daha güzel bir eser olacaktı. İyisiyle kötüsüyle güzel bir kitaptı herkese öneririm ve iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir