Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Levent ve arkadaşları “Türkiye’yi Geziyorum” serisinin Sivas bölümünde bizlere şehirle ilgili tüm bilgileri eğlenceli maceralarla anlatıyorlar.

Sadece bir çocuk kitabı olarak değerlendirirseniz yanılırsınız. Geziye gittiğinizde kesinlikle bir rehber kitap olarak size yardımcı olabilir Levent. Mesela Sivas’ı hiç bilmeyen birisi olarak şehre gezmeye gittiniz. Nereleri gezmelisiniz, internetten aramaya gerek yok. “Levent Sivas’ta” size tüm bilgileri veriyor.

Öncelikle gezeceğiniz yer, Levent’in öğretmeninin de ilk durağı olan Kongre Müzesi. Sivas’ın meşhur medreseleri Şifaiye, Çifte Minare, Gök Medrese ile ilgili tarihi bilgileri öğreniyoruz. Bunun yanı sıra köftesi, peskütan çorbası ve kazan simidi yememiz gerektiğini de bize herkes söylemez.

Sadece şehir merkezi değil, ilçeleri ile ilgili de güzel bilgiler kitapta mevcut, hepsini anlatmayalım; sizler okuyun. Büyükler okurken şehri öğrenecek, küçükler de öğrenirken eğlenecek…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Takipçileri Hayati İnanç ve Bekir Develi'nin sohbetlerine aşinadırlar. Kitap bu iki gönül dostunun sohbetlerinden oluşuyor, üstelik bu güzel sohbete sizde davetlisiniz.

"Bana yol gösterme, elimi tut, birlikte gidelim." Syf.126

Konular genel olarak günlük yaşantımızda gözden kaçırdığımız ya da ufak zannettiğimiz büyük meselelerden oluşuyor. Yanlış değerlendirildiğinde zamanın ve teknolojinin kaybettirdikleri, samimiyet ve samimiyetsizlik, ruhumuza neyin, nelerin şifa olabileceğini bir kez daha hatırlatıyorlar bizlere. Alın çayınızı kahvenizi sizde katılın aralarına.

Altını çizerek okuduğum şu güzel satırlarla bitireyim o zaman.

"Boş zamanlarımda okuyorum diyor. Abi sen dolu zamanlarında ne yapıyorsun? Bundan daha ciddi, daha dolu ne olabilir? Okumak başlı başına bir iştir, ciddi bir iştir, bir hayat tarzıdır." Syf.115

Okuyunuz efendim.
Yanıtla
5
2
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"aynı cümle içinde metnin dışına çıkıp tekrar geri dönerek hikâyeyi devam ettirebilmek şüphesiz bir yetenek idi. bay verne'in bu akrobatik yeteneğinden cesaret ve ilham alarak izninizle ben de bir dolaşıp geleceğim." diyor algör. yazarlardan romanlara filmlerden anılara gezip dolaşıyor. hikâyelerin arka yüzüne bakarak ilerliyor. verne'in anlatısına sömürgecilik üzerinden eleştirel gözle bakarken zamanda tozuyan karakterler ve editöryal birimden gönderilen notlar ile kendisine yönelik eleştirileri yumuşatıyor göğsünde. dickens, conrad, woolf, colette ve kipling gibi misafirlerle zenginleşmiş bir anlatı ya da deneme desek daha doğru olacak galiba. tanıdık bir topluluğu ziyaret emek gibi. herkesi içine çekebilir mi çok emin değilim. viktorya döneminin romanlarını bilenler için çok keyifli, haz dolu bir okuma sunuyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eric Emmanuel Schmitt'in okuduğum ikinci kitabı, ilki Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu kitabıydı. Her iki kitapta da dil çok sade, sayfa sayısı çok az, bir kahve içimlik sürede bitirilesi...
Farklılıkların saygınlığı, sevilebilirliği, makul bulunurluğu, aslolanın karşılıklı hoşgörü olduğunun anlatıldığı kısacık bir kitap. Başlangıç ve gelişme kısmı tatmin edici ölçüdeyken sonu biraz duvara çarpma hızıyla bitirilmiş olsa da şans verilebilecek bir anlatı.
Ben bu kitabı okurken Romain Gary'nin Émile Ajar takma adıyla yazdığı Onca Yoksulluk Varken isimli kitabını hatırladım sıkça. Filmi de çekilen bu kitabı okuyup sevdiyseniz, bu kitabı da seversiniz.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Toni Morrison farklı kültürlerde 'öteki' olmayı yahut 'ötekileştirilmeyi' anlatan Nobel ve Pulitzer Ödüllü bir yazar.Avrupa'da Orta Doğu'lu,Doğu Asya'da Avrupalı,ABD'de Afro Amerikan,İslami ülkede inançsız,Hristiyan bir ülkede Müslüman...Fark etmiyor 'öteki olmak' mutlaka birilerinin canını yakıyor.Bu hikaye ırksal kodlamaların bizde ne kadar yer ettiğini anlamak için adeta bir bulmaca gibi.Şöyle ki: Kitap iki kız çocuğunun aileleri tarafından devlet yurduna bırakılmaları ve birbirleriyle kurdukları dostluğu anlatıyor.Fakat bunu anlatırken asla hangi çocuğun hangi ırktan olduğunu belirtmeden.Farklı bir coğrafyada yaşıyor olmamıza rağmen zaman zaman maruz kaldığımız Amerikan kültürünün etkisiyle hangi çocuğun hangi ırktan olduğuna dair varsayımlarda bulunduğumu fark ettim.Kitap bu açıdan çok ustalıklı kaleme alınmış ancak aslında uzun bir metnin özetinin özeti hissini veriyor,"böyle birden bitmemeliydi" dedirtiyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Erhan Genç öykü konusunda mahir bir kalem ve öykü yazımı eğitiminde iyi bir öğretmendir. öykücülük anlamında ilk öykü kitabı bu kitaptır. Özellikle okudum ki ilk öykülerinin lezzeti nasıl merakım giderilsin istedim.

Öyküler atmosfer açısından başarılı kurgulanmış, olayların göz önünde canlanmasına yardımcı olmakta. Mesajlar çok iyi yedirilmiş. Bir kaç öyküde öykü kahramanları ortak, bu öykülerin gerçek hayattan ilham alınarak yazıldığını göstermekte.

Anadolu insanının anlatıldığı güzel bir öykü kitabı okuyacaksınız elinize aldığınızda. Dili akıp gidecek. Ağzımızda hoş bir tad bırakıp tekrar okunmayı bekleyecek.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sabahattin Ali'nin güzel bir romanıdır. Eserin içeriğinde psikoloji, sosyoloji, felsefe, dönemin düşünce yapısı gibi bir çok unsuru içerisinde barındırmaktadır. Özellikle bireyler üzerinden insanların içsel çelişkileri, bunalımlarını, toplumun bireye bakışını, bireyin toplumu algılama biçimi ve toplumla çelişkileri ustaca anlatılmıştır. Bireyin karakterinin ihtiyaçları karşısında yozlaşmaya uğradığı ve bu yüzden yaşadığı içsel sıkıntıların davranış bozukluğuna yol açtığı ve daha sonra toplumsal yozlaşmanın artarak devam ettiği mesajı verilmiştir. eser bu yönü ile günümüz toplumunun yozlaşmasına da vurgu yapmaktadır. Yani ihtiyaçlar ahlaki yozlaşmanın en temel kaynağı olduğu anlatılmaktadır. Konu hakkında roman okumayı seven arkadaşlara tavsiye ederim. Ayrıca böyle bir eseri hediye olarak alma fırsatını sunan kitapyurduna çok teşekkür ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Pınar Kür, edebiyat enstrümanı ile toplumsal bir kadına bakış portresi çiziyor ve bu çizimi toplumun 3 farklı katmanı ile 3 farklı bakış açısı kullanarak bize sunuyor ve önyargılı olmamanın ne kadar önemli olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. Roman bizim toplumumuzdaki kadına bakışı anlatırken, aslında sosyal ve ekonomik seviyenin değişiminin, insanın içindeki canavarı ve içgüdüleri köreltmeye yetmediğini, bastırılmış dürtülerin zayıflığı bulduğu yerde nasıl bir volkan gibi patladığını, yargıların ve düşüncelerin köklerinin çocukluk yıllarındaki yaşanmışlıklar ile bağlantısını bize net bir dille anlatıyor.

Metnin yazım dili ve noktalamaları kitabın başında biraz bizi zorlasa da, sayfalar aktıkça nerede virgül var nerede nokta var rahatça anlayıp okuyabiliyorsunuz. Bu yazım dili bana biraz da José Saramago'yu anımsattı desem herhalde çok yanılmış olmam.

Türk edebiyatı hakkında fikir sahibi olabilmek için okunması gereken eserlerden birisi olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserde yanında 2 kızla yazarın yanına gelen yaşlı ama güzel bir kadın yazara kurduğu Kokotlar Mektebinden bahseder yazarla aşk, kadın erkek ilişkileri üzerine felsefeye girişirler yazar ilk başta yadırgar ama daha sonra kendini olayların akışına bırakır.. Kitabın genelinde insanın cinselliği ve zevkleri üzerine felsefi muhakemeler mevcut, yaşlı insanların ilişki arayışında olmaları, iki gencin birbirine kavuşmak için verdiği mücadele harika anlatılmış çok beğendim bu fiyata bu eseri kaçırmayın derim..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nâmütenâhi, Cihan Kamar’ın ikinci kitabı. Kitaptaki şiirler serbest ölçüyle yazılmış. Oldukça akıcı, yalın bir dili var kitabın genelinde. Bazı şiirlerde ise imge denenmiş. Her iki türü de sevenin ağzına bal çalan şiirler. Kelimelerin benzerliklerinden faydalanarak ufak kelime oyunları da yapılmış. Serbestin ötesinde, yeniyi deneyen şiirler okuyacaksınız. Çoğu şiirin ortak özelliği devrik cümlelerin yaygın kullanılması. Bu bazı şairlere göre şiirin gerekliliği iken çok sık kullanıldığında yorucu olabiliyor. Nâmütenâhi’de devrik cümle çok olmasına karşın bir şekilde yoruculuğun da önüne geçilmiş. Şiirler kısa kısa. Hâliyle nicelik bakımından doyuracak kadar var içinde. Bir şiir defteri havası veriyor. Kendinden beslenen bir kalem olduğu anlaşılıyor. Etki altında olmaması özgünlüğünü ortaya koyar nitelikte. Ayrıca güneş birkaç şiirde bir imge gibi işlenmiş. Okurken içiniz ısınsın diyedir belki de…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir