Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken bana hissettirdiği şey, zamanın aslında sandığımız kadar bize ait olmadığı oldu. Bir günün, hatta bir günden bile kısa bir anın insanın bütün hayatını yeniden şekillendirebileceği fikri, sayfalar ilerledikçe daha ağır ama gerçek bir duyguya dönüştü. Hikâye yüksek sesle değil, sessizce konuşuyor; okuru sarsmaktan çok içinden yakalıyor.
Kitap boyunca karakterin iç dünyasına tanıklık ederken, kendi ertelediğim cümleleri ve “sonra söylerim” dediğim duyguları düşündüm. Yazarın dili sade ama derin; abartıdan uzak olduğu için duygular daha gerçek geliyor. Bazı cümleler özellikle durup altını çizme isteği uyandırıyor.
Bence bu kitap hızlı tüketilecek bir roman değil. Yorgun olduğunda, yalnız kalmak istediğinde ya da zihnini biraz susturmak istediğinde okunmalı. Bitirdiğinde büyük bir olaydan çok, içte kalan bir farkındalık bırakıyor: Hayat uzun planlardan değil, fark edilen küçük anlardan oluşuyor. Ve bazen her şey, bir gün ya da bir günden daha az sürede değişebiliyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar Jeneffer Clement, Jean Michel Basquiat’nın sevgilisi Suzanne Mallouk’un arkadaşıymış. Zamanın doğasına uygun ‘cool’ bir duruşla yazmış kitabını da. Kah kendi anlatıyor kah Suzanne’ı konuşturuyor. Ferah sayfalar ve sade bir dil kullanılarak yazılmış olmasına rağmen uyuşturucu ve başta aids olmak üzere cinsel yolla bulaşan hastalıklarla tüketilen hayatları okurken duygusal olarak zorlanmadım desem yalan olur.
Siyahilerin sanat dünyasına kabul edilmesi ve eserlerinin müzelerde sergilenmesinde Basquiat çok önemli bir figür. Keith Haring de grafitti için aynı öneme sahip. Maalesef biri uyuşturucunun diğeri aidsin pençesine düşüp genç yaşta hayata veda ediyorlar. Kitapta bahsi geçen Andy Warhol da var. Ben hiç birisinin meraklısı değilim ama bahsi geçen tablolara internetten bakarak kitabı ilgiyle okudum.
Meraklısına tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Youtube videolarıyla bir çok kişinin sevgisini kazanmış kiminin Cihat amcası, kiminin Cihat dedesi hayatı boyunca edindiği deneyimleri, aldığı dersleri, Türkiye ve dünya ekonomilerini günlük takip edip her gün izleyicileriyle paylaşmaktadır. Kendine tarz bir üslubu ve jargonu vardır, ben severek takip ederim kendisini. Akbaba, leşber, Yatiad, Sebati Gözüfar, yarım ekmek arası çeyrek ekmek diyerek neleri kastettiğini bir süre dinledikten sonra anlarsınız.
Bu kitabının ilk yarısında getiri sağlayan yöntemleri sıralamış ama benim en sevdiğim kısım hayat hikayelerini paylaştığı diğer yarısı. Videolarında ve kitaplarında kısa kısa dinlediğimiz hikayeler almasını bilene büyük ders. Zekası, farklı bakış açısı ve tasarruf önerileriyle kimsenin anlatmadığını anlatan samimi, cesur ve güzel bir insan.
Zürafa sokak bir günde Vatikan olmaz.
Çözümsüzlük yoktur, imkansız görünen durumlarda kararlılık ve yaratıcılık başarıyı getirir.
Yanıtla
16
2
Destekliyorum  10
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin 5.kitabı da bitti. Bence serinin en heyecanlı en güzel kitabıydı. Kitabın başında serinin tamamını okuyamayanlar için Adam Fawley ve ekibi tanıtılmış çok şık bir düşünce. Ekip bu sefer iki farklı olayla uğraşıyor. Genç bir adamın kadın olan öğretim görevlisini tacizle suçlaması diğer taraftan Adem Fawley'in cinayetle suçlanması .Bu olaylara Gavin Parrie nin salınması ve Alex'in zor geçen hamileliği eklenince olaylar çok daha heyecan verici oluyor. Seri sıkılmadan keyifle okunan her kitapta ters köşeyle biten akıcı ve kendine has anlatımıyla çok güzel. Özellikle ben araya serpiştirilen sosyal medya yorumlarına, gazetede olaylarla ilgili yorum kısımlarını çok sevdim. Değişik bir seri okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Sudan Sebepler” yabancısı olmadığımız, şahit olduğumuz veya büyüklerimizden dinlediğimiz öykülerden mükellef bir Anadolu portresi çiziyor bize.
Rızası sorulmadan evlendirilen gençlerin, Deli iken Veli olan meczupların, nişanlısını görmek için Çin Seddi gibi duvarlara tırmanan delikanlıların, parasız yatılı pansiyonlardaki talebelerin, karın kapattığı yollarda kurtlarla mücadele eden; “Sudan Sebepler” ile maaile kavgaya tutuşan köylülerin hikayeleri…
Yazar, öyküleriyle gerçekten uzak bir Anadolu güzellemesi yapmamış merhamet ve kadirşinaslıkta mahir olan Anadolu insanının zaman zaman cehaletten ileri gelen zalim veya incelikten uzak yönlerini de yansıtmış eserlerinde.
Bu eserin, yazarın en güzel eseri olmadığını hissediyorum. Çünkü hem okunmayı bekleyen farklı kitaplar var sırada benim açımdan. Hem de inanıyorum ki yazarın kaleme alacağı yeni kitaplar…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Felsefi düşünme deneme ve toplumsal siyasi eleştiri içeren ismi gibi ütopik bir kitap. Rönesans ve Hümanizmin etkisiyle yazılmış hayali “Ütopya Adası” üzerinden ideal bir toplum düzenini anlatarak dönemin Avrupa’sındaki sosyal, ekonomik ve siyasi sorunları eleştiriyor. Okurken aynı türdeki “Güneş Ülkesi” kitabına da çok benzettim.
Yazar dönemin bozuk düzeni, adaletsizliği ve eşitsizliğini eleştiriyor. İnsanların adil bir sistem içinde yaşarsa daha mutlu olacaklarını herkesin eşit şartlarda çalışmasını özel mülkiyetin olmamasını ve eğitimin toplumun temel taşı olması gerektiğini dile getirip Ütopya’yı kusursuz bir model olarak sunmaktan çok mevcut düzenin hatalarını göstererek çağının gerçeklerini ustaca eleştiriyor. Bu eser yazarın vicdanının sesi ve “Aslında yönetim böyle olmamalı” demek istediği siyasi ve ahlaki eleştirisi.En güçlü yönlerinden biri, okuyucuyu “mükemmel toplum gerçekten mümkün mü?” üzerine düşündürmesi bu nedenle bu kitabı proje ödevi olarak vermeyi düşünüyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, kitabın dilini akıcı ve anlaşılır buldum. Çok ufak tefek çeviri hataları olsa da okunmasına engel olmuyor. Dini düşünceyi, kökenini ve etkileşimde olduğu kavramları, bu kavramlar ile ilgili söylenen argümanları da inceleyerek bilişsel bilim, psikoloji, antropoloji disiplinleri ile inceliyor. Tanrı, inanç, ibadet, ve benzeri kavramlardan tutunda neredeyse değinmediği ve incelemediği hiçbir kavram yok. Bu kavramları nasıl düşündüğümüz zihnimizde nasıl oluştu sosyal hayatımıza nasıl yansıdığı bilişsel bilimin ışığında inceleniyor. Konu başlıklarının sürekli değişmesi, farklı konulara değinilmesi zihninizi aktif ve kitabı daha okunabilir kılıyor. Konuya ilgiliyseniz tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zamanın Doğasına Dair Çarpıcı Karşıtlık
"Kızgın Rüzgarların Ülkesinde", sadece bir seyahatname veya etnografik çalışma değil, iki ayrı varoluş halinin, iki zaman algısının ve iki bilgelik yolunun iç içe geçtiği şiirsel bir manifesto gibi duruyor. Galsan Tschinag'ın sesi, sanki Altay Dağları'ndan esen kadim bir rüzgarla geliyor ve modern dünyanın "okumuş" insanının yüzüne çarpıyor.

Kitabın özünde şu var: Batı'nın (veya modern kent insanının) "bilgisi" ile göçebenin "bilgeliği" arasındaki kadim bir hesaplaşma/değil, diyalog arayışı. Tschinag, okura şunu fısıldıyor adeta: "Siz kitaplarla, teknolojiyle, soyut kavramlarla donanmış haldeyken, biz dağlarla, rüzgarla, atların kişnemesiyle ve ateşin etrafında anlatılan hikayelerle öğrendik. Sizin 'ilerleme' dediğiniz şey, sizi yurtsuz bıraktı. Bizim 'göç' dediğimiz şey ise, her adımda yurdu yeniden keşfetti."

Kitaptan aklımda kalan şu sahne çok güçlü: Yazar, bir yandan Tuva halkının Sovyetler döneminde yaşadığı kültürel erozyonu, çobanlıktan koparılışın trajedisini anlatırken; diğer yandan bu kopuşu yaşamış modern okura, aslında kaybettiği bir şeyi hatırlatıyor: Dinleme becerisini ve anlatının iyileştirici gücünü.

Bu kitap, bir vicdan muhasebesi için davetiye gibi. Okurken insan kendini, "Acaba ben hangi taraftayım? Yoksa her ikisinin arasında sıkışmış, her iki dünyanın da nimetlerinden ve yüklerinden pay alan biri miyim?" diye sorarken buluyor. Tschinag, yargılamıyor; sadece "Biz böyleyiz, siz öylesiniz. Gelin, birbirimizin hikayesini, sözünü kesmeden dinleyelim," diyor. Belki de kitabın en büyük mesajı bu: "Sözü kesmeyin. Çünkü kesilen her söz, boğulan bir nehir, kaybolan bir bilgelik ve iyileşmeyen bir yaradır."
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir yayınevinin ilk şubesi olan Kichijoji kısa bir süre sonra kapanacaktır. Müdürlüğe terfi eden Riko ve kitapçının diğer çalışanları kitabevini tekrar canlandırmak için yollar denerler.Tüm bunlar olurken Riko hasta babasıyla ilgilenmeye,zor astlarıyla işbirliği yapmaya ve sektördeki cinsiyet ayrımcılığı ile başetmeye etmeye çalışmaktadır. Bu süreçte en büyük destekçisi ve aynı zamanda en anlaşamadığı çalışanı Aki'nin tutumu önemli bir rol oynayacaktır.Kitabı çok beğenmiş olmamın sebebi gerçekçi bir bakış açısı sunması.Kitabevinin tozlu rafları, minnoş kedi masalları yok. Aksine çalışanların yaşadığı zorluklar, kitabevlerinin ayakta kalmaları için gerekli olan satış rakamları, huysuz müşteriler, editörlerin çalışma şartları,kadının çalışma hayatındaki yeri ve işyerinde kadının kadına yaptığı eziyetlerle dolu.Bu alanda yeterince güzelleme var zaten bir de diğer taraftan bakalım olaylara derseniz soluksuz bir okuma olacaktır. 2026 listenize eklemeyi unutmayın. Mutlu yıllar...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı uzun yıllar okumamak için direndim çünkü herkesin elindeydi, popüler kültür kitabıydı yani benim gözümde. En son dayanamayıp bir okuyalım bakalım neymiş bu kitap dedim. Ve ne olduğunu gördüm. Gerçekten herkesin elinde olmasının, bu kadar popüler olmasının haklı bir nedeni varmış. Hikaye çok absürt daha önce anlatılmayan bir şeyi anlatmıyor aksine hayattan, çok sık karşılaşabileceğimiz, hepimizin başına gelebilecek olayları ve hayatı aktarıyor ama bunu öyle sade ve yalın bir şekilde anlatıyor ki bu anlatım etkiliyor sizi. Abartısız ama gerçekçi bir hikaye. Doğru zamanda okumuş olmanın verdiği mutluluk ve keyif de ayrı tabii ki. Çok beğendim şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  15
Bildir