Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Adalet, mülkün temelidir."

Öyle midir?

Aslında günümüz siyasal yazıtlarını okumadan önce iyi bir Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet tarihi okumak gerekir. Günümüze kadar gelen bütün kronolojik sürece hakim olduktan sonra adaletsizliğin, devlet otoritesinin yok oluş sürecine hakim olmak lazım.

Yoksa bu kitabı okurken "Yok ya, bu kadarda gözün içine sokula sokula adaletsiz olmaz. Bu komutan yalan söylüyor!" dersiniz. Lakin buz gibi, açık açık yapılmış hukuksuzlar anlatıyor. Genelkurmay'da hukuk alanında görev yapan bir subayın başına gelen ve onun bakış açısıyla okuduğunuz bu kitap ülkemizin geldiği durumun özetidir. Bu kitabı okurken sinirlenecek ve isyan edeceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhsan Oktay Anar derin entellektüel bilgisini, mizah üslubu ile sos misali kullanıp göze batmayacak şekilde harmanlayarak sunan özgün bir yazar. Bu kitabında bilimin gerçek bilgiye ulaşmak için elzem olduğunu vurgularken arka planda da yaşadığımız sıkıntıların bilime koşulsuz güven nedeni ile oluştuğunu aktarıyor adeta. Kitapta bir çok metafor arasında insanın kibrinin hayal, hedef amaçları kisvesinde nasıl gizlendiğini ve insanın hırsının gözünü kör etmesi ile içini yakan ateşin sıçrayarak gelecek nesillerde de yangına neden olmasını arzulayışının zararlarını anlatıyor adeta...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayşegül Dede’nin öğrencilere kazandırdığı kitap demek istiyorum. Kitaptaki karekodlarla çocuklar kitabı okurken yazarın kendisinin de seslendirdiği kitabın içeriğine uygun şarkıları dinleyebiliyor, ilgili görselleri takip edebiliyorlar.
Keloğlan hikayelerinde olan keloğlanın aklını kullanarak serüvenlere çıkışı gayet başarılı olmuş.
Kitapta çocuklara kültürümüzün tanıtılması, doğa ve hayvan sevgisi oldukça ustaca işlenmiş.
Kitabında kahraman olarak geçmişten Keloğlan’ı ve eski zamanları anlatırken, karekodlarla teknolojiyi de kitaba dahil ederek zamanlar arasında tatlı geçişler sunmuş okuyucuya. Teşekkürler Ayşegül Dede.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Azteklerin tarihini Avrupalıların değil, kendi perspektiflerinden okumak inanılmaz iyi bir bakış açısı sunuyor. kitabı yazan Camilla Townsand a saygı duydum. kitap için söyleyebileceğim tek olumsuz yön aslında kitaba ve yazara karşı değil daha çok bizlerin bu kültüre uzak olması ve bağlamları çok anlayamaması olur. Son sayfalara doğru Aztek medeniyetine duyduğum saygı birden üzüntü ile birleşti ve sonunda maalesef insan olmaktan utandım. Böylesine bir medeniyet yıllarca avrupa tarafından cani olarak gösterildi ve yaptıkları sanki hakmış gibi anlatıldı. Avrupanın o iki yüzlülüğü yine sahnede. Okuyun arkadaşlar okuyun…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meredith,romanın ana karakteridir.Yaşadığı travma yüzünden tam üç yıl boyunca evden çıkmaz.Bu agorafobi değildir.Yazar,Meredith’in içinde bulunduğu ruh halini ayrıntılarla ve çok güzel betimlemelerle anlatır. Aslında Meredith ‘in evden dışarı adım atmamasının kökleri vardır.Romanda bahsedilen ağır olay,travmaya sebep olan olayların son halkasıdır.Geçmişiyle yüzleşmeye giren Meredith’in yaşamı belli bir disiplin, plan ve programları içerir.Örnek vermem gerekirse,internette geçireceği zaman bellidir.

Meredith,insanlarla ilişki kurar;yaşadığı şey sosyal fobi de değildir.Evinin ziyaretçileri vardır.

Geçmişe dönüşlerin olduğu romanda her karakter ayrıntılı bir biçimde işlenirken,aslında romandaki tüm karakterlerin ağır,büyük küçük zor yaşanmışlıkları bulunur. Meredith  evden çıkabilecek mi sorusu son sayfalara kadar sürerken,roman bu soruya yanıt verir.Roman,anne ve çocuk ilişkisine de değinir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhur, kelimesinin Osmanlı da daha çok ne zaman ortaya çıktığı tarihsel süreçte nasıl anlamlar yüklendiği, monarşinin ve padişahların, cumhur ve cumhuriyet karşısında duruşlarını, bazı devlet adamlarının zamanla cumhuriyet fikrine yönelmesini izah ediyor. Cumhuriyet fikrinin zaten Osmanlıda son 17-19 yüzyıl ya da en geç ortaya çıktığı biliniyor. Ama burada sorulması gereken kimin cumhuriyeti, ya da cumhuriyet yönetiminden ne anladığı. Atatürk'ten öncede cumhuriyet fikrini savunan aydınlar var. Ama birebir aynı olduğunu söylemek mümkün değil. kitap bu tarz kavramlar üzerinde duruyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek karakterlerden oluşan Teke Şenliğinin Dominik Cumhuriyeti'nde katledilen 50 bin insanı gözler önüne seren gerçek bir hikayesi var. Sadece insan katletmekle kalınmış sanıyorsanız yanılırsınız ülkenin kadınlarının da kabusu olmuş Trujillo.

Kitapta kurgu olan tek olay baba ve kızı Uraina Cobral'ın hikayesi diğer yaşananlar neredeyse bire bir aynı. 31 yıllık bir diktatör Turujillo 30 Mayıs 1961'de bir suikastla öldürülüyor fakat sanmayın ki kabus bitti...

Okuyun derim ben biraz ağzınızın tadı kaçsa da, biraz havsalanız zorlansa da okuyun. Tabeladaki Ülke ve Şehir isimleri değişmiş ama insanlık tarihinde acılar, trajediler, aynı yaşanmış. Lehçeler, isimler, ten ve göz renkleri değişmiş. Aranızda bizden bir dizi hatırlayanlarda çıkacaktır muhakkak "Öyle bir geçer Zaman ki" Aras Bulut İymenli Mete'nin yaşadığı işkence sahneleri kitapla bire bir gibi geldi bana. Sabırlı okumalar şimdiden.

Yanıtla
2
1
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayat anlardan ibaret derler ama yanılırlar, hayat aslında sonlardan ibarettir." cümlesiyle başlayan kitap Üç bahtsız güzelin ve Servi Ninenin hikayesiyle devam ediyor.

Severek okudum, yer yer gülümsedim, yer yer çok düşündüm. Arlin hanımın zekice işlediği mizahi bir dili var bu ayrı bir keyif veriyor okura.

Insan, ne kadar yüreği dağlansa da sevdiği için "Öldü!" diyebiliyor da, "Yaşamadı!" demeye dili varmıyor. Diyerek bitişe doğru ilerliyor.

Çok sevdim Arlin Çiçekçi'nin kalemini. Hem keyifle, hem merakla okunacak heyecanlı bir maceraya tanıklık etmek isterseniz, Servi Nine ve Üç Güzeller'e siz de şans verin derim sayın okuyucu :)

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu zamana kadar çoğu kez duyduğumuz ancak bir türlü somut olarak ispat edilemeyen "Uzayda yalnız değiliz" tezini doğrular nitelikte insanlıktan asırlarca ileride yaşayan uzaylılar Prof.Andrew'in tüm galaksinin sonunu getirmesi muhtemel bir matematik hipotezini çözmesiyle ayağa kalkıyor ve gerçekleşmesi muhtemel bir felaketi önlemek adına insan formunda aramıza karışıyor.
Ölümsüzlüğü keşfetmiş, acıyı yok etmiş, son teknolojiyi kullanan ve aile kavramı olmayan bu uzaylı, bizi yani insanlığımızı her ne kadar en korkunç yanlarımızla eleştirsede, zamanla o beğenmediği insanlığa ısınıyor ve aşık olma, üzülme, sahiplenme gibi başka hiçbir yerde olmayan kavramların aslında bizi biz yapan duygular olduğuna vurgu yapıyor ve zamanla bizden biri haline dönüşüyor.
Konu basit ancak bir o kadarsa düşündürücü ve sorgulayıcı nitelikte. İnsan olmak nedir? Şan,şöhret,para peşinde koşmak mı? İnsan olmak değer vermek, sevmek, acı çekmektir ve bir insanın ulaşabileceği en yüksek makam insan olabilmektir.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dini söylem ve kitaplarıyla bilinen Mahmut Elgörmüş, bu kitabında çok farklı bir noktaya değinerek okuyucuya kendi yaşamındaki deneyim ve anılarını aktarıyor. Türkiye üzerinde farklı farklı il ve ilçelerde yaşadığı olayları gayet sade bir dille anlatan Elgörmüş, okuyucuya birlikte yaşadığımız toplum içerisinde görülmeyen, göz ardı edilen ama en çok görülüp, en çok önem verilmesi gereken hayatları kendi tecrübeleriyle birlikte aktarıyor. Her insanın hayatında mutlaka sahip olması gereken pencereyi açmak için bir adım atan yazar, attığı bu adımı da kendi hayatındaki eylemlerini göstererek sağlamlaştırıyor. Eser aslında tüm insanlığın genel gösterimini din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın küçük bir kitle ile çok başarılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Her insan mutlaka bir dönem yolda kalır, önemli olan yolu aştıktan sonra tüm yolda kalanları ardında bırakıp gitmek yerine el uzatıp, yola dahil etmek.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir