Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sabahattin Ali’nin okuduğum dördüncü eseri ve şu ana kadar beni en çok etkileyen romanı oldu. Karakter derinlikleri beklentimin çok üzerindeydi; her biri özenle işlenmiş ve oldukça gerçekçiydi. Geniş karakter yelpazesiyle sürükleyici bir anlatıma sahip olan bu romanı, kısıtlı zamanıma ve uykuma rağmen birkaç gün içinde bitirdim. Özellikle sonu, alışılmışın dışında ve beklenmedikti; bu da esere olan hayranlığımı artırdı. Kitabın finaliyle okurda bıraktığı etki oldukça güçlü. Ben bu romanı kesinlikle tavsiye ediyorum. Ancak benim gibi hızlıca değil, sindirerek okunursa çok daha fazla anlam kazanacağını düşünüyorum. Hem edebi dili hem de toplumsal ve psikolojik derinliğiyle Sabahattin Ali’nin bu eseri, Türk edebiyatında özel bir yere sahip. Gerçek bir edebi deneyim yaşamak isteyenler için kaçırılmayacak bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe'nin devam kitabı. Okumaya serinin ilk kitabından başlanması olaylar ve kişiler arasındaki bağlantıyı kurmak adına çok önemli. Kahramanımız Mafalda, 13 yaşına gelmiş ve görme yetisini tamamen kaybetmiştir. Gözlerini kaybetmesi ve hayatında bazı şeylerin yolunda gitmemesi bile onun o yaşama sevincini, kendisi ve sevdikleri için mücadele hırsını içinden alamıyor. Yapacakları ve hayallerinin listesini her durumda, bazen sil baştan başlayarak bile yeniden şekillendiriyor. Asla pes etmiyor. Tam bir yaşama tutunma öyküsü. Dili sade, akıcı ve anlaşır, ortaokul seviyesine hitap etse de her yaştan okurun gönlünü kazanır cinsten.
Gülümseten, hüzünlendiren, hayatın ta kendisi gibi...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın 4. kitabını okudum ve tüm külliyatını tamamlamak istiyorum. Eski Türkçeyi çok kullanmasına rağmen (dönemine göre kendi dili zaten.) akıcılığı sizi yormuyor. Dipnotlardan kelime anlamlarına bakabiliyorsunuz. Konusuna bakacak olursak iki dostun mektuplaşması ile başlıyor hikaye. fakat bu mektuplaşma karşılıklı cevaplaşma niteliği değil de bir iç döküş gibi. An karakterin bu mektuplaşma sonrasında kendi iç dünyasına yolculuğunu keşfediyorsunuz. Aşkına duymuş olduğu kırıklık onu ilahi aşka yönlendiriyor. Ölmeden ölmeyi gösteriyor bize. Ayrıca kitapta psikolojik tahliller çok başarılı. Karakterlerin analizlerini çok iyi yapılıyor. Okuduğunuzda iç dünyanıza dair keşfetme merakınız oluşacaktır. Tavsiye ediyorum. sevgilerle
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
27 Mayıs "İhtilâli"nin ardından doğup, temel eğitimini doğal olarak "ilerlemeci, aydınlanmacı, laik cumhuriyet" anlayışı üzerinden alıp; Cumhuriyetçi bir aile kökeninden gelip de gençliğinizde Deniz'lerin, Mahir'lerin anti-emperyalist sosyalist milliyetçi yapısından etkilendikten yıllar sonra, Cumhuriyet'in yanlış temeller üzerine kurulduğunu öğrenmek gerçekten çok can acıtıcı oluyor..

Kabullenmesi bizim kuşak için çok zor ama; tarihsel kanıtlar yüzyıllardır bir arada yaşadığımız halkların sürgünü, katli ve mallarına el koyma temelinde hâlen vatandaşı olduğumuz ülkenin yükseldiğini gösteriyor..

Ümit Kurt'un bu çalışması, İttihat ve Terakki anlayışı ve kadrolarının Cumhuriyet'in kuruluşu ve yerleşmesindeki ağırlığını çok net bir şekilde ortaya koyuyor.

Aynı anlayışın "devlet aklı" olarak hâkim olduğu ülkemizde huzursuzluk ve ölümlerin önü alınamıyor; kardeşçe yaşamanın yolu bulunamıyor ne yazık ki..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kızkardeşin ablasının kocasını ayartıp evlenmesi konusu medyada öyle işlendi ki,anı kitabı olmanın boyutunu aşıp sansasyon beklentisi doğdu,öyle başladım kitaba.Okuyunca beklenen aşk hikayesinin birkaç cümleye sıkıştırıldığını görüp şaşırdığımı inkar edemem.

Beklentileri bir tarafa bırakıp sağduyulu bakınca belki bu noktada Neşe Hanım'ı takdir etmek gerekir diye düşündüm,medyanın üstüne gittiği konu halkın ilgisini çekecek halen hafızalardan silinmemiş eski bir rezaletti ve herkes kendi doğrusunu arıyordu, Neşe Hanım'sa merak edilen bir konuyu 'kol kırılır yen içinde kalır' olgunluğuyla geçiştirmişti.

Kızkardeşi bir tarafa bırakırsak kitapta ilgi çekici pek çok olay var. Mesela oğlunun ölümüyle ilgili satırları okurken gözlerim doldu. Usta bir edebiyatçı duygusunu nasıl geçirirse Neşe Karaböcek de öyle geçirmiş, çok takdir ettim.

Kolayca diyebilirim ki, Neşe Karaböcek'in hayatı gerçekten bir romanmış.Kitabı okurken bunu çok iyi anlıyorsunuz, üstelik anlatımı da tertemiz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Toplumsal Eleştiri Ve Farkındalık Metni...
Kıymetli okurlara, kitap değerlendirmesini sunmadan önce, kitabın yazarını tanıtmayı faydalı buluyorum. Francesco Filippi, 1981 yılında İtalya’da doğdu. Filippi, ele aldığı çalışmalarında bilhassa geçmişle ilgili ilişkilerin yalnızca akademik değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu savunan bir yazardır. Geçmiş ilişkilerin analizi ve toplumsal bellek çerçevesinde, özellikle XX. yüzyıl dünyasının İtalya ve Avrupa’sına ilişkin çalışmalara yönelmiştir. Ayrıca, tarihin ideolojik manipülasyonlarda kullanılmasına da karşı bir tutum sergilemektedir. Yazar, modern toplumun totaliter rejimlere dair hafızasında oluşan puslu nostaljik atmosferi dağıtmaya çalışıyor. Mussolini’ye dair pozitif söylemler, sadece tarihsel bir yanılgı değil, günümüz politikalarında otoriterliğe verilen bilinçli ya da bilinçsiz desteğin önemli bir işaretidir.

Filippi, eserinde Mussolini dönemine dair sıkça bahsi geçen “iyi” şeylerin, mesela trenlerin zamanında çalışması, emeklilik sisteminin getirilmesi, altyapı yatırımları aslında nasıl bir propaganda ürünü olduğunu, ya da bu “iyiliklerin” bedelinin ne olduğunu açıklamayı hedefliyor. Örneğin, trenlerin “zamanında” işlemesinin otoriter bir rejim tarafından nasıl sağlandığı ve bu görüntünün ardındaki gerçekler titizlikle açıklanıyor. Bu nedenle faşist rejimlere dair yaygın yanlış anlamaları ve mitleri çürütmeyi amaçlayan önemli bir eserdir. Filippi’nin yazı dili açık ve akıcı. Kitap akademik bir titizliğe sahip olsa da geniş okuyucu kitlesine hitap edecek kadar erişilebilir bir seviyede olduğunu hissettiriyor. Yazarın okurla doğrudan diyalog kurması, sıkça karşılaşılan yanlış kanılara doğrudan cevap vermesi, adeta bir tartışma zemininde bir okuma konforu sunuyor.

Bu eser, sadece Mussolini dönemini değil, günümüze de benzer şekilde yansıyan “tarihi aklama” girişimlerini de hatırlamaya sevk ediyor. Kitap, tarihsel amnezinin sadece geçmişi unutmak değil, geleceğe dair düşünce biçimlerini de çarpıtabileceği ihtimalini güçlü biçimde ortaya koyuyor. “Ama Mussolini İyi Şeyler De Yaptı” yalnızca bir tarih kitabı çerçevesinde değil; aynı zamanda bir toplumsal eleştiri ve farkındalık metni olarak değerlendirmek gerekiyor. Faşizmi “iyi ile” yıkamak isteyen tutumlara karşı tarihsel gerçekliği savunan, kaynaklara dayanan ve ideolojik buğuyu dağıtmanın başarılı bir örneğidir. Okuyucuların, günümüzün politik iklimini de göz önünde bulundurarak, tarihsel sorumluluk bilinciyle yaklaşması gereken değerli bir eser. İncelemeyi bahane ile, bu değerli eseri dilimize kazandırarak okuma keyfini bizden esirgemeyen değerli Burak Yazıcı’ya teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum. Bir teşekkür ve tebrik de eseri yayınlama ve bizlere ulaştırma yükünü omuzlayan Runik Kitap ekibine en iyi dileklerle, daha nice kaliteli yayınlara…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan doğunca hayat parantezi ne zaman kapanacağı belli olmayacak şekilde açılıyor.O parantez nerde, ne zaman kapanır kimse bilemiyor.Merhum Akif Emre de hayatta iken iki dosya hazırlamış, birine "İstanbul" adını vermiş diğerine "Erguvanname." Arzu etmiş ki dosyanın içindekiler kitap hacmine ulaşınca bu dosyaları kitap haline getireyim.Ama 1957'nin Mart ayına açılan parantez, onun için 2017 Mayıs'ında kapanıvermiş kimseye haber vermeden.İşte kitap fani oluşumuzun hikayesi aslında.Kitabın İstanbul bölümünde Akif Emre'nin 1997 ve 2016 yılları arasında yazdığı 32 adet İstanbul yazıları yer alıyor. 2. Bölüm ise "Erguvanname." Yazarın 2002-2017 yılları arasında erguvanların açtığı mevsimde yazdığı 9 adet erguvan yazısı bulunuyor.Merhumun fotoğraf makinasından yansıyan karelerle zenginleştirilmiş kitapta bir fanilik hikayesi yatıyor aslında.Kısaca hepimiz ölümlüyüz ve hepimiz açılan parantezin kapanma vaktini bekliyoruz.Parantez kapandığında dosyalar,resimler,dizinler hepsi yarım kalacak.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck'in 1940 yılında Pulitzer Ödülü'ne layık görülen romanı Gazap Üzümleri, Joad ailesi üzerinden 1929 Büyük Dünya Buhranı'nı anlatmaktadır. ABD'den başlayarak o dönemde tüm dünyayı ekonomik anlamda çökerten bu olayı oldukça gerçekçi bir dille yansıtan Gazap Üzümleri için John Steinbeck'in en önemli romanıdır desem sanırım yanlış olmaz.

Milyonlarca insanın göç etmek zorunda kaldığı, gıda fiyatlarında büyük bir düşüşün yaşandığı, sanayinin yüksek olduğu şehirlerde yoğun işsizlik görülen bu zaman diliminde Joad ailesinin zorlu göç yolculuğunu anlatmıştır John Steinbeck. İnsanların olması gerektiğinin çok altında bir ücretle karın tokluğuna çalışmak zorunda kaldıkları, verimli topraklarda yetişen portakalların, üzümlerin çürümeye bırakıldığı, domuzların boğazlanarak öldürüldüğü üzücü bir dönemi anlatır roman. Bundandır ki çok özel bir eserdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Lisa Jewell'i Üst Kattaki Aile ve Aileden Kalanlar kitaplarıyla tanıdım. Bu iki muhteşem kitabin üzerine yeni bir kitabının daha çevrildiğini duyunca tabii ki hemen aldım. Bir Anda Oldu da önceki kitapları gibi akıcı ve sürükleyici. Kıza neler olduğunu baştan belli etmesine rağmen, nasıl ve neden olduğunu meraktan kitabi sonuna kadar soluksuz okuyorsunuz. Sizi sıkacak gereksiz bilgi ve ayrıntılar asla yok. Yani Lisa Jewell size iyi bir hikaye okutarak kalbinize dokunuyor. Şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın en sevdiğim yönü; hikâyeyi gereksiz düğümlerle boğmaması, sadece dekor olsun diye karakter eklememesi ve her olayın altına sağlam bir hikâye yerleştirmesi. İşte ben tam da böyle yazarları seviyorum. Ne anlattığını bilen, neyi neden kurduğunu hissettiren kalemleri…Cara Hunter bu kitapta yine son ana kadar sürprizlerle örülü bir kurgu sunuyor. Anlatımı öylesine dengeli ki, her cümle tam yerli yerinde. Ne fazlası var ne eksiği. Hikâyeyi kendine has bir zarafetle büyütüyor, incelikli dokunuşlarla derinleştiriyor ve sürpriz bir sonla bitiriyor. Bir çay ya da kahve hazırlayın, rahat bir köşeye kurulun ve bu kitabı elinize alın. Sonra da dedektif Adam Fawley’in dünyasına açılan o pencereye usulca adım atın.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir