Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
O kadar muhteşem bir eser ki, okudukça yazarın Nobel almamasına aşırı şaşırıyorum. Dünya edebiyatı alanında uzman bir akademisyen olarak birçok eser okudum ama bu kitap bambaşka. İlk başta kitap aşırı sürükleyici; fakat yalnızca kurgusuyla değil, anlatımsal sanatsallığıyla da resmen keyiften beyninizi patlatacak noktada. Bir noktasında Marquez, bir noktasında Dostoyevski, bir noktasında Mark Twain ve daha birçok yazarın etkisini görüyorsunuz. Fakat bu etkileri o kadar özgün bir şekilde anlatıyor ve edebî türlerin hepsini o kadar ustaca kullanıyor ki, okurken dopamin patlaması yaşamanıza sebep oluyor. Nobel alan tüm yazarları ve Türk edebiyatının hemen hemen bütün yazarlarını okumuş biri olarak diyorum ki, bu kitap bambaşka. Özellikle üçüncü kitabında yazar adeta ilahi bir sanatsallığa ulaşmış. Toplumsal eleştiri, destansılık, masallaştırma, büyülü gerçekçilik, realizm; ne ararsanız hepsi iç içe ama o kadar doğal akıyor ki gerçekten inanamayacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kenan Hulusi Koray’ın "Bir Otelde Yedi Kişi" adlı eseri, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en özgün ve ne yazık ki hak ettiği popülerliğe tam anlamıyla ulaşamamış cevherlerinden biridir.
Kitap özellikle olay örgüsünden ziyade psikolojik derinliğe, mekânın ruhuna ve insan ruhunun yalnızlığı ile yabancılaşmasına değer veren okurlar için eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Yazarın yarattığı merak unsuru ve karakterlerin birbirine karşı beslediği şüphe duygusu, modern insanın içsel huzursuzluğunu zamansız bir dille yansıtır. Kapra Yayınları'nın bu baskısı, edebiyatımızın erken döneminde filizlenen korku, gizem ve psikolojik gerilim türünün öncü adımlarını keşfetmek veya öğrencilere edebiyatımızın farklı bir yüzünü tanıtmak adına oldukça kıymetli bir tercihtir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edebiyat derslerinin salt “eser-tür-yazar” üçlemesiyle ezberletip geçtiği (en azından benim dönemimde öyleydi) yazarlardan birini daha ilk kez beğeniyle okudum. (Bir diğeri Hüseyin Rahmi Gürpınar -öylesine feminist bir manifesto ve mizah olamaz, kendinize bir iyilik yapıp derhal okuyun)
Salah Birsel, dili ironi ve alegoriyle harmanlayıp ustaca kullanıyor, öyle ki gerçek anlamı dışında kullanmayı akıl dahi edemeyeceğimiz kalıplar oluşturuveriyor dil kalıplarına baş kaldırırcasına… Eğitimini de -döneminin lingua francası olan ve eğitimimizde özel öneme sahip Fransızca- Fransız lisesinde, Fransız yazarları ezberleyerek, tamamlıyor, bu bana katıldığım bir eğitim zirvesinde konuşmacılardan birinin “ezberi çok pejoratif gören” yanımızı eleştiren konuşmasını hatırlattı. Ezberci ve entelektüel nesil… Birsel, söylediği her şeyle düşünmeye sevk etti vesselam.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok ilginç bir konu. Kültürler arası yaşam hızı ve zaman algılarındaki farklılıkları inceliyor. Bunun başarı ve mutlulukla bağlantısını sorguluyor. Kitabın yazım tarihi 1997. Keşke daha güncel olsaydı. Tam bir araştırma, detaylı, disiplinler arası, epey deneyden ve olaydan bahsediyor, zengin referansları var. Bu doyurucu akademik alt yapıya rağmen, yazar kendi kişisel seyahat deneyimlerini ve başka yaşamlardan örnekleri dahil ederek gayet anlaşılır, kolay okunur, keyifli bir kitap çıkarmış ortaya. Çok sevdim, çok şaşırdığım oldu. Siz sormadan söyleyeyim: 31 ülke arasında Türkiye yok. Ben yine de severek okudum. Genel olarak insana kendi toplumu ve bireysel yaşantısı için bir mukayese imkanı veriyor, bu da önemli bir farkındalık getiriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
3,5 → 4 Freida bu romanında da okuyucuyu sırlarla dolu bir aile dramının ve bitmek bilmeyen şüphelerin ortasına bırakmayı başarıyor. Bir annenin, oğlunun ağır bir suçla itham edilmesi karşısında yaşadığı çaresizliği ve "Çocuğumu gerçekten ne kadar tanıyorum?" sorusunun yarattığı psikolojik baskıyı oldukça iyi işlemiş. Karakterlerin zihinsel süreçleri ve aile içi gizemler, hikayenin merak dozunu arttırıyor.
McFadden’dan alıştığımız o kısa bölüm tasarımları ve yalın üslup burada da kendini gösteriyor. Kitap, oldukça hızlı ilerliyor ve okuyucuyu sürekli kime inanması gerektiği konusunda manipüle ediyor. Doğru ile yanlışın birbirine karıştığı o çizgi kurguya güzel yedirilmiş.
Karakter derinliği açısından yazarın bazı kitaplarına kıyasla daha zayıf kaldığını hissetsem de sürükleyicilik ve ters köşeler konusunda beklentimi karşıladı. Merak duygusunu koruyan, akıcı ve birkaç oturuşta bitirilecek bir psikolojik gerilim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap; pek çok duyu organına hitap eden ve melankoli duygusunu çağrıştıran türde bir yapıt. Ben, kendi adıma eseri gayet tabii beğendiğimi söyleyebilirim. Yapılan iyiliklerin boş ve tutarsız göründüğü bu cihanda, ne gerek vardı ki zaten? Kim ölüyor, kim can veriyorsa versin...
İnsan bana göre önce zatıalini düşünmeli; sonra diğerlerine fırsat kalırsa iyilik yapmalıdır. Tabii ki bu eser, Hz. Ali'nin "İyilik iyidir," şeklindeki sözüne bir nazire veya alıntı olarak da görülebilir; ama ben hayatı biraz Makyavelist bir bakış açısıyla yaşamanın, çıkarlarınız doğrultusunda daha isabetli olacağının garantisini verebilirim.
Onun haricinde kitap, okumak isteyen herkese tavsiyemdir; (ilk başlardaki abartılı betimlemeler sayılmazsa) gayet akıcı bir dili var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aslı Sökmen Gediz'in ilk öykü kitabı Kelebek Çalısı, on altı öyküden oluşuyor. Anlatım dili sorunsuz, olay örgüsü pek aksamayan metinlerden meydana gelmiş kitap. Terk edenler, geride kalanlar, ölümler... İnsan ilişkilerinin türlü hallerini okuyoruz bu eserde. Ne hacmi kısa öykülerde ne de "Yok Artık Daha Neler" adlı metinde olduğu gibi daha uzunlarında standart bozulmuyor. Kitapta en beğendiğim öykü, eserin de en hacimli metni olan "Yok Artık Daha Neler". Metindeki karakterler, Şermin, Hamit ve Sürme arasındaki bağ iyi kurulmuş. Kitaptaki tek sorun öykülerin üzerine mazinin kokusu sinmiş. Öykü içeriklerine genel olarak baktığımda günümüz gerçekliğinin es geçildiğini gözlemledim. Bu da kitabı -tüm iyi yanlarına rağmen- maalesef geçmişte bırakıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dile kolay tam onüç yıl (1992-2005) emek verilerek kaleme alınmış bir baş yapıt. 2000'li yıllarda kaleme alınmış ilmi-kronolojik üslupla yazılmış, kaynakçası olabildiğince geniş tutulmuş, iki cilt halinde (Mekke ve Medine) Hz. Muhammed'in (sas) peygamberliğini anlatmaya yoğunlaşmış, ayetler ile olay bağlantıları incelikle kurulmuş, ne, nasıl ve niçin olmuş sorularına ikna edici cevaplar sunulmuş. Siyer okumak isteyen herkesin ve her kesimin mutlaka okuması gerekli eserlerin başında yer alması gerektiği aşikar. Yazarın dili ve üslubu sade, akıcı ve anlaşılır. İzah edici, Rasulün ve ashabının örnek alınmasını kolaylaştıran bir tarz olduğundan hayata dokunan yanı da ön planda. Yazara şükranlarımı sunarım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aylar sonra baştan sona bir kitabı okuyup bitirebilmenin sevincini yaşıyorum. Handan Hocam gerçekten hem ebeveynler için hem de toplum için büyük problem olabilecek bir konuyu ele almış. Kitabın girişinde içeriği hakkında bilgi verilmiş, hangi başlıkta nelerin işleneceğinden bahsetmiş... Başından geçen örneklerle ve nokta atışı tespitlerle, tavsiyelerle yol göstermiş. 5 yaşında ve 5 aylık çocukları olan bir anneyim. Yakın çevrem tarafından o daha çocuk, daha yaşı çok küçük denildiği için sınırın ne olduğunu yeni öğrendim diyebilirim. ilk çocuğumda sınır konusunda ciddi problem yaşıyoruz. Bunu çözmek için çabalıyoruz şimdi. Handan Hocam'ın kardaki ayak izlerini izleyerek ikinci yavrumuzda aynı hatayı yapmayacağız inşallah. Emekleri için kendisine çok teşekkür ediyorum. Bebek isteyen, küçük bebeği, çocuğu olanlara mutlaka tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdullah Harmancı 'nın yetişkinlere yazdığı birçok kitabı da okudum. Milyon Kere Trambolin; hayal gücünün önünü açan, arkadaşlığa ve dostluğa dair detayların yer aldığı hikâyelerden oluşuyor. Hiç kimse inanmadı ama o vazgeçmedi. Farklı sıfatlarla nitelendirildi ama hedefi vardı.
Ayrıca halk tarafından değer verilen kişilerin hikâyeleri de yok değil. Verilen değer, farklı bir noktaya konumlandırılmasını sağlıyor. Aklımızdan geçenleri biliyor. Biraz tedirgin olsak da sonra saygı duymaya başlıyoruz.
Geçmişe yolculuk yapılan hikâyede dikkatlerden kaçmıyor.
Anadolu hikayelerine aşina olduğumuz yazarın trambolin kelimesini hikâyenin içine nasıl yerleştirildiğinin cevabı da sizleri bekliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir