Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roma Ordusunda Kullanılan Savaş Aletleri Üzerine Geniş Bir İnceleme
Kıymetli okurlara, kitap değerlendirmesini sunmadan önce, kitabın yazarını tanıtmayı her zaman öncelikli olarak faydalı buluyorum. M.C. Bishop ve J.C.N. Coulston, Roma askeri tarihi ve arkeolojisi alanında uzmanlığı bulunan, tanınmış akademisyenlerdir. M.C. Bishop, Roma askeri yapıları, savaş aletleri ve zırhları üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen bir isimdir. Bilhassa, antik dönem savaş teknolojileri ve Roma ordusunun operasyonel yapısı üzerine yayımladığı çok sayıda makale ve kitapla tanınmaktadır. J. C. N. Coulston ise, Roma ordusunun arkeolojik kalıntıları ve bu ordunun savaş taktikleri üzerine yaptığı araştırmalarla bilinir. Özellikle Roma İmparatorluğu’nun geniş sınırlarını koruma stratejileri ve savunma teknolojileri üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde akademi camiasında saygın bir konumdadır. Her iki yazar da Roma askeri tarihi üzerine geniş bir bilgi birikimine sahip olup, saha araştırmaları ve arkeolojik kazılardan edindikleri deneyimleri bu kitapta bir araya getirmişlerdir.

Roma Ordusunda Kullanılan Savaş Aletleri, Roma İmparatorluğu’nun askeri gücünü anlamak isteyenler için kaleme alınan kıymetli bir çalışmadır. Bu kitap, Roma ordusunun savaş aletleri, zırh sistemleri, savunma yapıları ve kuşatma makineleri gibi konularda derinlemesine bir analiz sunmaktadır. Yazarlar, Roma İmparatorluğu’nun kuruluşundan çöküşüne kadar geçen süreçte, ordunun hangi savaş teknolojilerini geliştirdiğini ve bunları nasıl kullandığını aktarırken, savaş alanında Roma ordusunun üstünlüğünü sağlamasına katkı sağlayan temel faktörleri gözler önüne seriyor.

Kitap, Roma ordusunun çeşitli dönemlerde kullandığı silahlar – mızraklar, kılıçlar, mancınıklar, yaylar – gibi temel savaş aletlerinden, daha karmaşık kuşatma makinelerine ve savunma sistemlerine kadar uzanan geniş bir inceleme sunmaktadır. Ayrıca bölümler içerisinde çeşitli kalıntı görselleri bulunması, okuyucuların Roma askeri teknolojisine dair daha somut bir fikir edinmelerini sağlamakta ve eser, görselleriyle Roma ordusunun askeri donanımını ve mimari dehasını daha yakından tanıma fırsatı sunmaktadır. Ayrıca, Roma’nın askeri stratejilerini anlamak için yalnızca teknik detaylarla sınırlı kalmayıp, savaş alanında kullanılan bu aletlerin tasarımı, geliştirilmesi ve uygulanışı hakkında da bilgiler veriyor. Roma ordusunun bu savaş aletlerini nasıl etkili bir şekilde kullandığı, stratejik yeniliklerin tarih boyunca nasıl evrildiği ve bu teknolojilerin Roma’nın büyük başarısındaki rolü ayrıntılı olarak ele alınıyor.

Yazarlar, Roma İmparatorluğu’nun en bilinen çatışmaları olan Kartaca Savaşları ve Galya Savaşları’ndan, İmparatorluğun çöküş sürecine kadar her aşamada kullanılan aletlerin rolünü ve Roma’nın askeri zaferlerinde nasıl belirleyici olduklarını titizlikle ele alıyor. Kitap aynı zamanda, askeri mimari ve mühendislik dehasının Roma ordusuna nasıl üstünlük sağladığını ve antik dönemin en etkili savaş gücünü nasıl oluşturduğunu da ortaya koyuyor.

Bu kitap, yalnızca akademik değil, aynı zamanda genel okuyucunun da ilgisini çekecek bir üslupla yazılmıştır. Bishop ve Coulston, sade ve anlaşılır anlatımları sayesinde, karmaşık teknik detayları bile kolayca anlaşılır hale getirerek, Roma ordusunun gücünün ardındaki teknik incelikleri okuyucuya başarıyla aktarıyor. İncelemeyi bahane ile, bu değerli eseri dilimize kazandırarak bu başarılı aktarıma katkı sağlayan Samet Özgüler’e teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum. Bir teşekkür ve tebrik de eseri yayınlama ve bizlere ulaştırma yükünü omuzlayan Selenge Yayınları’na diyerek daha nice kaliteli yayınlar diliyorum…
Yanıtla
2
2
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten emek ve özenle hazırlanmış bir eser. Muharrir de Kültür Bakanlığı sanatçılarından olunca netice farklı oluyor haliyle. Eserde Millî Şâirimiz hakkında birbirinden güzel detaylara rastlıyorsunuz. Dünyaya gelen herkes bir şekilde yaşıyor ama sanatçılar dünyayı bir başka görüyor ve hissediyor; hele manevî yolculuğunda mertebe kat eden, "kâmil insan" olabilmeyi de başarmış sanatçı bir başka oluyor. Eser, sade hususî meraka hizmet etmekten dilinin akıcılığı sayesinde sıyrılmış diyebilirim. Mehmet Âkif'in Neyzen Tevfik ile dostluğunun bu mertebede olduğuna da bu eser sayesinde şahit oldum. Yazanın, emeği geçenlerin eline sağlık...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tatlı mektuplar ve acı gerçekler. Bana göre birinin mektuplarını okumak o insanı tanımak için en açık yoldur. İnsan mektuplarında hiç olmadığı kadar düşünceli, saf ve gerçektir. Çünkü mektuplar düşünülen şeylerdir. Şimdi ise bir karı-kocanın mahremini ve özelini okuyoruz. Tevfik İleri'nin siyasi yaşamı hakkında çok fazla bilgi olmadığı için yargı kılıcını boş yere sallamayacağım. Mektuplardan yola çıkarak eş ve kader arkadaşı olmanın iyi ve kötü günde ne demek olduğunu anlıyoruz. Artık iki insanı tek insan olarak okuyoruz. Kitap çok iyiydi. Hatta belki bir eşe ve sevgiliye hediye edilecek kadar romantik. Hatta tavsiye olarak Tevfik İleri'nin mektuplarında bahsettiği Refik Halid'in 2000 Yılın Sevgilisi kitabıyla hediye edilirse çok daha romantik olur.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açmak için bekleyen çiçekleri güneşle buluşturan Sezer Öğretmenin 2. hikayesi.

Sezer öğretmenim, müzik dükkanında başlayan ve sahnelerde konserlere kadar ilerleyen süreçte Siyah İnci adını verdiği gitarının dilinden anlattığı, öğrencilerin çok severek okuyacağı bir çocuk kitabı yazmış.

İlkokul öğrencilerinin saf sevgisi, yaratıcılıkları, Minik Notalar olana kadar geçirdikleri süreci yazar akıcı bir dille anlatmış. Öğrencilerin ve öğretmenlerin hayallerine tutulmaları, hayallerini gerçekleştirmek için çalışmaları ve çalıştıkları zaman emeklerinin karşılığını bir şekilde aldığını anlatan güzel bir kitap olmuş.
Yanıtla
18
0
Destekliyorum  23
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan bazen ne olduğunu, ne yaptığını bilmez. Samimi bir arkadaşın, dostun veya büyüğün seni ensenden yakalar ve gel buraya der. Gözlerinin içine bakarak; "Hayırdır neyin var?" diye sorar ya... İşte Kamil hoca o samimi dost arkadaş uyaran ve bazen fırça atan bi ağabey... Toplum olarak duygusal oluşumuz çoğu zaman olaylara bilimsel olmayan yönlerden baktığımız için bir türlü işin içinden çıkamıyoruz. Kitapta diyor ki; istersen burdan bi bak. Demokrat bi yaklaşımla. zorlayıcı bir tavrı yok. sadece benim dediğimde doğru demiyor.Zevkle okudum. Eleştiri olarak kitapta karikatür çizimleri olmalıydı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okudukça derinleşen bir kitap. Dava inancı ile yola çıkan gençlerin nereden nereye geldiğini birbiriyle ilintili hikayeler şeklinde anlatmış yazar. İnandığı değerler uğruna sonuna kadar mücadele eden insanların yaşadığı sıkıntıları ve zamanla düzene boyun eğen, alışan insanların yollarını çizmiş Mustafa Kutlu. Tam da bu yüzden "Ya tahammül, ya sefer " demiş. İlk okumada karakterler ve olaylar karmaşa yaratsa da, okundukça taşlar yerine oturuyor bir bir. Siyasi, dini ve felsefi dokundurmalar yapan bir kitap olduğunu da söyleyebiliriz rahatlıkla.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ONU OKUMAK ;

Vatanına sevdalıyken “vatan haini” damgasını yiyen birinden, “vatanı” dinlemek,

Sürgüne gönderilip, bedeni başka topraklarda bırakılmak zorunda kalan birinden “hasreti“ dinlemek,

Tek ekmeği kaleminden çıkan dizeleri olan birinden , yasaklanan şiirlerinde “özgürlüğü” dinlemek,

Uzak yakın yaşadığı birçok sevda hikayesinin büyüsünü, yani “aşkı” dinlemek,

Memleketi, aşkı, sevdayı, özgürlüğü , hapisliği, Mehmet’i, yurdu,toprağı, hasreti dinlemek.

Onun hayatını anlatmaya gerek yok. Otobiyografi şiirinde zaten onu da bir başkasına bırakmamış kendi bir güzel anlatmış.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir bankanın çocuklar için çıkardığı ve ücretsiz dağıttığı ( ya da müşterilerine hediye ettiği) bir dergi vardı. Bankaya girer, memurlara dil dökerdik. Çoğu zaman elimiz boş çıksak da bazen dergiyi kapmayı başarırdık. Her satırına kadar yalayıp yutardık dergiyi. Yine aynı yıllarda haftalık yayımlanan iki farklı dergiyi ise üç beş arkadaş aramızda topladığımız para ile satın alırdık. Bir önceki bölümlerin devamını okumak için sabırsızlanırdık.
Bütün bunlar ilkokul yıllarında gerçekleşti. Şimdilerde ise çocuklara kitap okutmakta oldukça zorlanıyoruz. Teknolojinin hayatımızdan neler götürdüğünü görmek üzücü... Fahrenheit 451'e bu gözle bakıyorum. Kitapta kitaplara düşman bir otoritenin vahşetine tanık oluyoruz. Günümüzde bu otoritenin yerini dijital cihazlar almış durumda. Cep telefonu, tablet, bilgisayar... Bunlara harcanan zamana bakınca kitaplar için ağlamamak mümkün değil. İnsan ister istemez soruyor: Bizleri kitapların olmayacağı bir dünya mı bekliyor?
Mükemmel bir kitap...
Yanıtla
12
0
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Ulu Tanrım,perişan hâldeyim”
Bu kitap Norveç edebiyatının ilk modern romanı.Knut Hamsun’un çocukluğunun yoksulluk içinde geçtiğini düşünürsek hayatını kitaba yansıtmış diye düşünüyorum.Bu kitapta içsel monolog tarzını kullanmış.Açlık psikolojisini çok iyi anlatmış.Lakin karakterimiz çok sinir bozucu.Kendi halini kimseye anlatmıyor ve yalan söylüyor,saçma sapan bir gurura sahip.Kendini dışlanmış hissediyor ya da insanları kendinden dışlıyor.Hem dengesiz hem de melankolik bir ruh hali.Aynı zamanda onurlu ve dürüst davranmaya çalışan bir kişilik.Sonuç itibarıyla kitabı beğendim ve yazım tarzı güzel.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın gözlemlerini kaleme aktarma meziyeti fazla iyi. Kurguda ve olay akışında hiçbir şey yapay gelmiyor. Karakterler ve davranış biçimleri sırıtmıyor. Film izler gibi bir okuma yapayım, macera ve aksiyona doyayım, içinde bir fiske cinayet, bir tutam kaçırılma, biraz polisiye, azıcık da Türkiye olsa hiç fena olmaz diyorsanız, aradığınız kan bulundu. Maggie Bird ile Martini kulübünün dolu dolu casusluk hikayesine hoş geldiniz. Özellikle İstanbul’u bu yazarların kaleminden okumak -hele bir de övgüyle bahsediliyorsa- ayrı bir haz veriyor. İkinci kitabı fazla beklemeyiz umarım.
Yanıtla
11
1
Destekliyorum  6
Bildir