Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
İncigül Akın
05 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap Gürcü bir kadının yaşadıklarını,psikolojik tahlillerini,toplumun kadın ve yabancı bir kadına bakış açışını anlatıyor.Gürcü bir kadın olan Tamara memleketinde yaşadıkları sonunda İst.a gelip zengin çocuklu bir kadının yanında işe başlıyor bu süreçte yaşananları hep patron hem de ev yardımcısı Tamara’nın gözünden okuyoruz.Kitap genel olarak huzursuz bir bakış açısıyla işlenmiş diğer kitabınıda okuyup beğendiğim için aldım.Sürekli ani bir olay bekledim kitapda.Evin sahibi pilot Devinin Tamara’ya karşı güvensizliği,huzursuzluğu iş beğenmemesi güzel işlenmiş.Devin kendi bakış açısından bakarken onun çocukluğuna inilip tahlil yapılmasıda çok hoşuma gitti.Kitabın sonundaki sürprizde hoşuma gitti fakat ben daha farklı bir son beklerdim.Çerezlik kafa dağıtmalık fakat tahlilleri derin bir kitap ararsanız iki kitap da tavsiyemdir.Yazar kendiside eleman istihdam ettiği için yeni kitaplarında farklı Gürcü kadın hikayelerini bekliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zeynep Hanım'ın cesur ve özgün ruhu, bu kitabı okurken beni derinden etkiledi. O dönemde bir kadının tek başına Avrupa'yı gezmesi ve gözlemlerini bu kadar açık sözlü bir şekilde paylaşması, gerçekten takdire şayan. Zeynep Hanım, sadece bir gezgin değil, aynı zamanda bir düşünür, bir yazar ve bir sanatçıydı. Mektuplarında, Avrupa'daki farklı kültürleri, sanat eserlerini ve sosyal yaşamı kendi özgün bakış açısıyla yorumluyor.
Kitap, 19. yüzyılın sonlarında Avrupa'ya dair eşsiz bir pencere açıyor. Zeynep Hanım'ın gözlemleri sayesinde, o dönemde Avrupa'da yaşanan değişimleri, farklı toplumların yaşam tarzlarını ve düşünce yapılarını daha yakından tanıyoruz. Özellikle kadınların toplumsal konumu ve hakları konusundaki görüşleri, günümüzde bile hala güncelliğini koruyan önemli sorulara ışık tutuyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sonlara doğru akmaya başlayan bir kitaptı. Ele aldığı gelecek beni düşünmeye sevk etti. Kadınlar doğum yapmazsa geleceğin olmayacağını ve bu durumun sadece geleceği değil şimdiki zamanı da etkilediğini fark ettim. Kitaptaki insanlar çocukların yokluğundan ve yeni bir dünyanın yeşermeyeceğini bildiklerinden dolayı depresiftiler. Genç nüfusun giderek yaşlı nüfusa kaymasıyla devletlerin ne kadar zor duruma düştüğünü de kitap ele alıyordu. Bizim dünyamızda doğum oranlarının düşüyor olması acaba kitaptaki dünyadaki gibi bir duruma düşer miyiz diye düşünmeme yol açtı. Belki de bizim geleceğimize çok yakın bir kitap ama farkında değiliz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her kitabını bitirdiğimde neden bu yazarla bu kadar geç tanıştığımı kendi kendime sürekli soruyorum. Kar, yazarın bitirdiğim 4. kitabı olmakla beraber en hızlı da okuduğum kitabı oldu. Orhan PAMUK kitaplarına başlayacak olanlar için ilk tercih olabilir. Ayrıca kitabın kurgusunu da çok beğendim.
Kitapta; tarafsız olarak dönemin siyası görüşlerini, Şair Ka’nın dünyasını ve saplantılarını, Kars’ın mimarı ve sosyal yapısını çok doyurucu bir şekilde yazar bize anlatmış. Yazar kitaba anlatıcı olmayan Orhan’ı da eklemiş ve sonsöz bölümde hikâyenin nasıl oluştuğu ile ilgili doyurucu bilgiler de vermiştir. Kitabı okuyorken sürekli Ka’ya ait bir şiir ile karşılaşmayı beklemedim ama maalesef umduğumu bulamadım. Ayrıca Masumiyet Müzesi’ndeki Kemal ile Şair Ka’yı birbirlerine çok yakın buldum. Kitabı okuduktan sonra Kars’a gidip kitapta geçen mekânları, caddeleri, tarihi binaları gezme isteği uyandı bende.
Genel olarak kitabı çok beğendim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üç kitaplık serinin Korku Avcısı 2. kitabı sonra Kanlı Selfi geliyor. Bu kitaba gelirsek ; Bir kilise sunağında bulunan, göğsünde 3 yazan bir ölü rahip. Satılık bir villada korkunç bir şekilde öldürülmüş emlak satıcısı (sırtında 4 yazıyor) diğer vakaları ve aralarında bağı bulmaksa Dedektif Robert Hunter'a kalıyor. Konusu, kurgusu, olay örgüsü muhteşem .Yazarın değişik bir tarzı var. İlk kitapta anlayamamıştım. Ama bu kitapta anladım. Kanlı Selfi' de teyit etmiş oldu. Birbirine paralel iki olay var ön planda olan daha çarpıcı arka planda olansa bonus gibi bişey. Bu değişik tarz nedeniyle daha da keyif aldım. Benim için üst düzeyde bir kitaptı.(Not: Yazarın kitaplarında şiddet dozu çok yüksek. Bu seriyi okurken bilmekte fayda var diye düşünüyorum.) Yazarın başka kitapları varsa mutlaka çevrilmeli.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şehirlerin, şiirlerin ve çiçeklerin en güzeli İstanbul ve Lale.

Sultanların, şehzadelerin, vezirlerin ve daha nicesinin, bir devre ismini vermiş Türk’ün çiçeği lalenin altmışaltı ilmekli hikayesi. Hem de bu devrin sonunu getirecek isyanın eşiğinde.

İskender Pala’nın su gibi akan dili, Lale devrinin son dönemini aşk, özlem, hüzün ve ölüm gibi duygularla yansıtıyor. Bitmesini istemeyeceğiniz bir serüvende güzelim beyitlerin tadı damaklarda kalacak, biriken sorulara bir katre olsun cevap bulmak için sayfalar akıp gidecek.

İyi okumalar.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhuriyet Dönemi en önemli inkılaplarından birisi harf devrimidir. bu konu hakkında malesef kapsamlı bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. Bu yüzden temkinli yaklaşmak çapraz okuma yapmak kaidesiyle dönemin hatıratları önemli bir yere sahiptir. Abdülkadir İnan hatıraları da o dönemde yaşananlar hakkında önemli bilgiler vermektedir. Eser, genel olarak o dönemde kurululan Türk Dil Komisyonunun çalışmaları, yabancı sefirler ve yaptıkları çalışmalar, dilimizin sadeleşmesi ve dilimize kazandırılacak sözcüklerin seçimi, tren yolculuğu, yemek masalarında geçen ilginç olaylara kadar birçok hadise anlatılmakla beraber dönemin aydınları da konu hakkında hem fikir olamamışlardır. Örnek vermek gerekirse Falih Rıfkı Atay, değişimin "uydurma" sonucu Türkçenin 20 yılda anlaşılamayacak kadar felakete uğrayacağını beyan etmiş. Nurullah Ataç ise dil devriminin büyük bir kazanç olarak görmektedir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öykülerin tamamına yakını bir rüya, aslında daha çok bir karabasan anlatısı gibi. Korku duygusu yoğun şekilde kullanılmış ama bu bir korku öyküleri kitabı değil. Öykülerde korku duygusu bizi korkutmak için değil de öykü kahramanının yaşadığı korkuyu anlamamıza yarayacak bir araç olarak kullanılmış daha çok.

Hep anılardan hep yitirilmişlerden doğan bir korku, bir yarı delilik hali kol geziyor öykülerde. Yitirilen, bazen yakınlar, bazen bir hayat bazense kişinin kendisi. Bu yitirme duygusu kitapta çok baskın ve oldukça da etkili şekilde aktarılmış.

Yazarın gayet düzgün bir dili var.

Öyküler metaforlara boğulmamış.

İkinci tekilden yazılan birkaç öykü de iyi kotarılmış.

Kapağı da çok beğendim.

Okunmaya değer bir kitap.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizde "Felsefece Düşünmenin Yolları" adlı felsefeye giriş kitabıyla tanınan mantıkçı ve filozof Bochenski'nin otorite kavramı hakkındaki uygulamalı mantık kitabıdır. Kendi felsefesini "analitik felsefe" olarak tanımlayan filozof, analitik felsefenin esasının "dil analizi" olduğunu bununla kastettiği şeyin ise "uygulamalı mantık" olduğu belirtiyor.

Kategorik olarak bir ilişki olan otoritenin mantıki yapısını, toplumsal gerçeklikte neye tekabül ettiğini analiz ediyor. "Temellendirilmiş otorite" kavramıyla meşru ve gayrimeşru otoriterler arasındaki farkı ortaya koyan filozof, bir yandan otoritenin toplumsal gerçeklik için vazgeçilmez olduğunu ve onun çeşitlerini gösterirken diğer yandan da otoritenin suistimal edildiği durumlar için eleştirel bir kavramsal çerçeve sunuyor.

Bir mantıkçı nasıl felsefi analiz yapar ve mantık felsefede ne işe yarar görmek için ideal bir kitaptır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Analitik felsefenin son yıllarında felsefenin mahiyetine ve gene analitik felsefe geleneğinin ne olduğuna dair tartışmalar artmıştır. İkinci konuya dair birçok makale ve kitap yazılmıştır fakat bu kitap şu ana kadar yazılmış en kapsamlı analitik felsefe soruşturmasıdır denilebilir. Yazar önsözde bu literatür hakkında bir değerlendirme yaparak kitaba başlıyor ve kitap boyunca Türkçeye maalesef yeteri kadar çevrilmemiş analitik felsefe literatürü hakkında da bilgi veriyor. Yazar önce tarihsel arka planı sunuyor arkasından analitik felsefenin ne olduğunu belirlemek için ortaya konulan temaları ele alıyor. Her birinin analitik felsefeyle ilgili olduğunu ama onu tanımlamak için yetersiz olduğunu gösteriyor. Çağdaşı birçok yazar gibi analitik felsefenin bir tanımının yapılamayacağını ancak onun betimlenebileceğini savunuyor.
Kitabı, kendisi de analitik felsefe geleneği içinde çalışan Baran Kaplan çevirdiği için ortaya güvenilir bir Türkçe kaynak çıkmış.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir