Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikmet Hükümenoğlu’nun Körburun’u, İstanbul açıklarında hayalî bir adada geçiyor ama yazar anlatımıyla adayı gerçek kılıyor. Meral, Hayri, Neriman Abla ve adanın Türk-Rum halkı zamanla iç içe geçen hayatlar yaşıyor. 80’li, 90’lı yıllara uzanan romanda sadece bireylerin değil, Türkiye’nin de dönüşümüne tanık oluyoruz. 6-7 Eylül, 1964 Tehciri, darbeler… Her şey karakterlerin yaşamlarına dokunuyor.

Yetmişe yakın karakterin olduğu kitapta hiç kimse fazlalık değil. Yazarın da dediği gibi: “Rolleri ne kadar küçük olursa olsun, karton karakter olmasınlar diye çok uğraştım.” Seher’in, Niko’nun, Neriman Abla’nın, Meral’in ve daha nicelerinin hikâyeleri içimize işliyor.

Su gibi aktı, her satırına değdi. Atmosferi, dili, ruhuyla çok güçlüydü. Keşke dizisi ya da filmi çekilse…
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayşe Hanım'ın Kadınlığın Keşfi'nden sonra hemen okumaya başladığım eseriydi. Bu kitabında da çeşitli "kadın hastalıklarından" dolayı tedavi olmaya gelen birbirinden farklı kadınların hikayelerine tanık oluyoruz. Geçmeyen rahim kanamalarını, rahmin gözyaşları olarak betimlemesi, alanında ne kadar değerli bir doktor olduğunu vurguluyor Ayşe Hanım. Her hanımın kendinden bir parça bulabileceği, sorularına cevap bulabileceği, aynı dertten mustarip hanımların da olduğunu görüp kaygılanmaması gerektiğini anlayabileceği terapi niteliğinde bir eser.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Stefan Zweig'ın usta kaleminden etkileyici bir novella.
Kısa fakat oldukça dokunaklı.
Taşradan Viyana' ya tıp okumaya gelen 18 yasındaki narin, hassas delikanlı Bertold, Viyana'daki yaşamın onun hayallerindeki gibi olmadığını ilk geldiği yağmurlu günde anlıyor.
Kitap kahramanımızın kendini arama yolculuğuna şahit ediyor bizi. Kiraladığı oda, diğer odadaki kalan öğrenci, ev sahibi ve hasta kızı arasında gelişen durumları ve kahramanın ruh halini çok başarı bir şekilde aktarmış. Ben beğendim, tavsiye ediyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1988 yapımı, yönetmen Jean-Jacques Annaud'ın Cesar ödüllü L'ours filmi çok iyi bir filmdi. Yıllar sonra Avantür kitap bu filme konu olan Ayı romanını dilimize kazandırdı. Kitabı gördüğümde bir başyapıt okuyacağımı düşünmemiştim. Filmi çok iyiydi ama kitabı tam bir başyapıt. Thor ile Muskwa'nın destansı hikayesi. Yazarın kalemi çok güçlü,1916 yılında yazılan bu şaheser hem tam bir macera kitabı hem de tam bir edebi zevk veriyor okura. 100 yıl öncesinde insanın vahşiliğini, doğaya, hayvanlara bakış açısını çok güzel irdeliyor. Yazarın tarzı Jack London'a çok benziyor bu yüzden. Kurgu, atmosfer yaratma ve detaylar çok iyi. Elbette bunda otobiyografik bir kitap olması büyük katkı sağlıyor. Ve elbette çeviri muhteşem, soluksuz okunuyor kitap. Çeviriyi yapan Zeynep Şirin hanım çok iyi iş çıkarmış tebrik ediyorum. Bu güzel kitabı tüm okurlara tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap tam anlamıyla bir iç döküş. Hani insan annesini kaybettikten sonra keşke demeye başlar ya Fournier bunu sayfalarca “keşke” demeden anlatıyor. Sessizce, sakin sakin ama insanın adeta burnunun direğini sızlatarak.

Annesine biraz sitemli, ama bir o kadar da sevgi dolu. O kuzeyli kadın, sert duruşunun arkasında kırılgan bir kalp taşıyor. Yazar da bunu fark etmiş ama geç kalmış, tıpkı çoğumuzun bazı şeyleri geç fark etmesi gibi.

Bölümlerden oluşuyor kitap, kısa kısa ama hepsi de bir o kadar anlam dolu. Tüm anılar bir kabulleniş ve sevgi dolu bir yüzleşme ile, tatlı bir hüzünle, pişmanlıklarla anlatılıyor.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlkokul 5. sınıftayken öğretmenimizin tavsiyesiyle tanıştım Oz Büyücüsü ile. Babama söylediğimde, kütüphaneye gidip yaşımı sorarak bu kitabı almıştı. O andan itibaren kitaplarla kurduğum bağın ilk halkası oldu. Akıcı dili, renkli karakterleri ve sürükleyici hikâyesiyle çocukluğumda en çok iz bırakan kitap hâlâ bu. Yıllar sonra tekrar okumak istedim ve alanında en güvenilir yayınevlerinden biri olan İş Bankası Yayınları’ndan sipariş verdim. Bir solukta bitirdim. Her yaştan okuyucuya hitap eden bu klasik, hem eğlenceli hem de hayal gücünü besleyici. Oz Büyücüsü, kitap okumaya başlamak isteyen herkes için mükemmel bir ilk adım olabilir. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı'nın hangi dönemi olduğunu belirtmeden bir hadımağasının Afrika'dan getirilişini ve sarayda başına gelenleri anlatıyor. Tarih bilgisi olan birisi hangi padişah dönemi olduğunu hemen anlar.

Olaylar çok çarpıcı ve duygusal açıdan rahatsız edici, yazar bu konuda çok başarılı, hepsini okura geçiriyor. Konu o kadar zengin ve ilgi çekici ki Livaneli neden usturuplu bir kurgu yapmamış da hadımağasının anılarını anlatır gibi parça parça işleyip bitirmiş anlayamadım.

Sonuç olarak doya doya okunması gereken bir konu kısa bölümlerle geçiştirilmiş. Kitabın son sayfasını eksiklik duygusuyla kapattım. Buna rağmen unutulmayacak bir eser olarak hafızamda yer etti.
Yanıtla
7
3
Destekliyorum  16
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üç farklı zamanda yaşayan kişilerinin yaptıklarının en sonunda bir noktada kesişmesi olarak adlandırabileceğim bir eser. Kurguyu ve anlatımı biraz dağınık bulsam da derli toplu cümleler okumayı kolaylaştırıyor.

Bunun yanında yazarın eser boyunca o kesişmeyi sağlayan kişilerin içine odaklanacağına yan karakterlerle gereksiz yan konular oluşturmasını pek sevemedim. Hele 1868 de yaşanan olayların kitabın bütünlüğüne bir katkısı olmadı sadece A.Vefik Paşa ve Zor Nikah adlı tiyatro oyununu yazma sürecini okumuş olduk.

Şu da bir gerçek ki ilk roman olması itibariyle yazar takdir edilmeye layık, gerçekten başarılı bir ilk roman, bu noktada hemfikirim, en iyi ilk roman ödülü alma konusunda da bu çerçevede itirazım yok fakat 2024 Orhan Kemal Ödülü eğer bu esere verildiyse ben orada oturur düşünürüm. Hayır kötü bir eser olduğundan değil, Orhan Kemal adının ve onu Orhan Kemal yapan eserleriyle kıyaslanacak beklentilerden dolayı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çukurova tarihine dair 33 makaleden oluşuyor. "Adana'nın Türkleşmesi ve Ramazanoğulları" bölümüyle başlıyor. Ramazanoğullarının soyu, vakfı ve şecereleri gibi konular başta olmak üzere birçok yönüyle incelenmiş. Ramazanoğulları dışında bölgenin önde gelen a'yan aileleri hakkında da makaleler mevcut. Ayrıca Adana tarihi konusunda Osmanlı arşiv belgelerine yansıyan ilgi çekici makaleler de var. Son üç makale de Çukurova tarihiyle ilgili yayımlanan 3 kitabın tanıtımına ayrılmış. Zengin kaynakçası ve herkesin anlayabileceği sade bir dille yazılmış olan bu eser, Çukurova ve Adana tarihine ilgi duyanlar başta olmak üzere gencinden yaşlısına birçok tarihseverin keyifle okuyacağı bir kitap olmuş. Çukurova tarihine de önemli bir katkı sunacağını düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hanzade Servi'nin okuduğum ilk kitabı. Ana kurgu ve ana karakterlerin dışında, yan öykülerin ve birçok yardımcı karakterlerin olduğu bir fantastik dünya. Ölümü ertelemeye ve öne almaya hiçbir insanın ve o insanların hiçbir gizil yeteneklerinin gücü muktedir olamaz. Ana öykü, mutlu sonla bitse de bir kaç yan öykü için aynı şeyi diyemeyeceğim.
Bence eser ; insan hayatında ve hayata bakış açımızda birtakım boşlukları doldurabilecek bir eser. Andaç'ın Kanakar'a gelme süreci bana avukatın; Kont Dracula'nın malikanesine yaptığı ziyareti yaşattı. Yazar ; ölüler, mezarlık, sonsuz hayata sahip olma arzusu, sevgi, güçlü aile ve arkadaşlık bağları gibi motifler ile kurgusunu bezemiş. Ben ;kitabın ortaokul 7 ve 8'lere de okutulabilir olduğunu düşünüyorum. Mezarlık ve ölüler dünyası zâhiren ürkütse de bu iki motif etrafında güzel ve akıcı kurgular yaratılabiliyor. İşte "Hortlaklar Geçidi" de bu güzel kurgulardan biridir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir