Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nabizade Nazım maalesef ömrü en kısa edebiyatçılarımızdan. Daha önce Karabibik ve Zehra adlı eserlerini okumuş çok beğenmiştim. Hala Güzel beş ayrı hikâyeden oluşuyor. Hikâyelerin dört tanesi aşkı anlatıyor.Kitapta aşkın kavuşulduğu zaman alevinin söndüğünü düşünende var,büyük aşk ve mutluluktan sonra araya giren mesafenin bitirdiği aşkda var. Herkesin hissettikleri, yaşadıkları değiştiği gibi aşka karşı tutumlarıda değişiyor. Farklı bakış açısıyla hikaye edilen aşklardan oluşan bu eseri diğer yazdığı eserlere göre biraz daha zor okunur birazda sıkıcı buldum. Yinede böyle kıymetli yazarlarımızın bütün eserlerini okumak çok keyif verici, bir asır önce yaşayan kişilerin hissettiklerini, yaşayışlarını, yorumlarını okumak ,öğrenmek ilgi çekici ve öğretici oluyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Işık bile bana garip geliyor.
Aşırı aydınlık.
Sağlıklı bir gökyüzünde ortaya çıkmayacak kadar keskin renkler.
Kendimi dışarıdaki insanlardan çok köpeğime yakın hissediyorum."
kitaptan küçük bir alıntı her ne kadar arka kapakta Angola ve bağımsızlık hakkındaymış ve yer yer savaş mücadele savrulma fakirlik gibi gibi görünse de oldukça şiirsel, okuması gayet eğlenceli, tarih kitabı gibi değil bir film gibi, ama :"Yaşayanlar tarafından unutulmaksa ölüye daha fazla acı verir" gibi bir cümle ile sizi bir anda da paramparça edebilecek, biraz kitabı kapatıp düşündürecek.
Şöyle bir paragraf; jorge amando yu yaktığında Ilheus ve sao salvador u artık ziyaret etmeyi bırakmıştı. Joyce un Ulysses ini yakarken Dublin i kaybetmişti. Kapanda üç kaplandan kurtulduğun eski Havana yı ateşe vermişti" işte böyle de tanıdıklarınıza üzüleceğiniz bir AH bırakacak özel bir kitap.
Teoremimize de gelecek olursak, unutmak ölmektir diyor. okuyup tartışmak lazım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçindekiler bölümü olsa hepsinin ayrı ayrı kategorilendiği muazzam bir sözlük olabilirdi. zihin, ruh, arzu, korku, güzellik, hayal kurmak...Mesela:
"Hiçbir şey sabit değil, her şey hareket halinde evrende, şekillerin hepsi geçici duraklar" diyerek bize Heraklitos'u ,
Nesnelerin beklenmedik karşılaşmalarından hayatının gidişatını değiştirdiğinden bahsederken Newton'u,
Arzunun, deliliğin ya da yaratıcılığın denklemini çözen birinin Nobel ödülü almasını isterken bütün matematikçilere,
Bilim adamları, filozoflar ve sanatçılar bedene sıkışmışlıktan sezgi veya düşünceyle kurtuldukları zaman yaratıyor ve icat ediyorlar derken de yeterince küçümseyici, adeta tarihte adı geçen herkese kafa tutulur bir yazım şekliyle, bolca aşk, bolca yalnızlık, farklılıklar ve Almodovar Teoremine bile bence budur diyerek ve hangi yüz zaman içerisinde bir maske olmaz diye sorarak, terimlerin hem iç içe olduğu hem de bence yeniden adlandırıldığı, yeniden canlandığı bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Gecenin sonuna yolculuk, iki dünya savaşı çıkarmış bir yüzyılda aynaya yansıyan insan ruhunun bir nevi yazınsal otopsisidir.”
Kitabın ilk dikkat çeken tarafı, yazarın kendine has kullandığı kelimeler. Dipnotlarla eşgüdümlü olarak okunması gerek. İçerik olarak; savaşın insan psikolojisine yansıması, bu psikoloji içerisinde normal bir yaşam sürmeye çalışan karakterlerin bocalaması. Bardamu, yaşamı boyunca oradan oraya sürüklenen ancak hiçbir şekilde güzeli ve iyiyi bulamayan, mutlu olamayan modern insan profilini yansıtıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  11
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vatan Yahut Silistre İslam Bey ile Zekiye Hanım'ın başrollerini paylaştığı, Sıtkı Bey, Abdullah Çavuş ve nice gönüllülerin kadroyu tamamladığı bir tiyatro eseridir. Oyun Manastır'lı bir kız olan Zekiye'nin feryadı ile başlar ve soluksuzca devam eder. Oyunun hızlı akışını izleyici de sabırsızlıkla soluk soluğa yaşar. Bir yandan İslam Bey ile Zekiye Hanım'ın yaşadıklarını anlatan Namık Kemal bir yandan da Osmanlı Devleti'nin son demlerinden bir kesit sunar izleyicilere. İçerisinde vatan sevgisi, aşk, özlem, hasret gibi duygular ön plana çıkarken aynı zamanda Osmanlıcılık, hükümete eleştiriler, düşmana eleştiriler gibi siyasi öğelere de yer verilen bir tiyatro eseri olarak karşımıza çıkar Vatan Yahut Silistre. Abdullah Çavuş'un gülümseten deyimiyle "Okusak ne olur sanki 'kıyamet mi kopar.'"Kapra Yayıncılığa uygun fiyat ve kaliteli hizmeti için teşekkürler.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zor zamanlar güçlü insanlar, kolay zamanlar ise zayıf insanlar yetiştirir.İlk iki kitapta milletin zor zamanlarına şahit olduk.Hep savaşla geçti vakit:Düşmanla savaş, kötülükle savaş, zorbalıkla savaş... Bu üçüncü kitapta da karakterlerin kendileriyle olan savaşı anlatılıyor.Zor zamanların yetiştirdiği Kamil Bey, Ramiz Bey gibi karakterlerin savaş sonrasında yeni zamanlara ayak uyduramayışını (veya ayak uydurmak istememeleri) gözler önüne seriliyor.
Savaşın bitişinden sonra, görece,kolay zamanlarda yetişen zayıf insanları da anlatıyor Kemal Tahir.Fiziksel zayıflık değil ama... Karakter olarak zayıf,kaypak insanları anlatıyor. Her şeye rağmen doğru olanları,doğru kalanları da anlatıyor, günün adamlarını, gücün adamlarını da anlatıyor.
Hürriyet yönetim biçiminden öte bir şeydir.Savaş zamanı,hapisteyken bile,hür olan Kamil Bey, Ramiz Bey savaştan sonra bir nevi mahpus oluyorlar.Nefislerinin kölesi olanların hürriyet naraları atmalarının saçma olduğu da ortaya çıkıyor eserde.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Borsa ile ilgili temel kavramları, önyargıları ve bunun altında yatan nedenleri, buna yönelik pratikten kaynaklanan çözüm önerilerini anlatıyor. Borsanın zaman içindeki değişimini, dar bir gruptan toplumsal bir tabana yayılmasını güzel bir şekilde anlatıyor. Küçük yatırımcının başarılı olma yollarını anlatıyor. Oldukça eski tarihlere ait örnekler, özellikle ABD borsası ile ilgili olması biraz dezavantaj. Ancak ana fikir ve bunun işlenme biçimi, oldukça başarılı örneklerle zenginleştirilmesi bu kitabın okunması için yeterli.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok değil daha birkaç yıldır ders kitaplarında kendine yer bulan 1. Dünya Şavaşı’nda Çanakkale’den sonra İngilizlerin hezimete uğradığı bir destandır Kut’ül Amare.

1952 yılına kadar ülkemizde Kut Bayramı olarak kutlanan ve ders kitaplarında yer alan bu destan, Türkiye’nin NATO’ya katılımıyla bir anda unutulup gitti. Ta ki bundan birkaç yıl öncesine kadar.

İngilizlerin Orta Doğu’da altın ve devlet kurma sözü verdikleri Arap toplumlarıyla Osmanlı Devleti’ne karşı oluşturdukları ittifakın anlatıldığı bu cephede Halil Paşa ve askerlerinin kahramanlıkları anlatılmaktadır.
Kut’ül Amare, hüzünlü olaylar yaşanmasına rağmen General Toeshend ve İngiliz askerlerinin hatta devlet kurma hayaliyle saf değiştiren Arap kabilelerinin nasıl kaybettiklerinin hikayesidir.

Ne kadar unutturulmaya çalışılsa da Milli Tarih bilincimizi tazeleyen romanların yazarı İsmail Bilgin’den yine mükemmel bir tarihi roman.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Küçük Ağaç; 5 yaşında hem öksüz hem de yetim kaldıktan sonra büyükbabası ve büyükannesiyle yaşamaya başlar. Büyükbabanın ve büyükannenin rehberliğinde doğayı, hayatın işleyişini ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir.

Bu bilge insanlar, beyaz adamın gözünde “okumamış” yerliler olabilir, ama en güçlü olanı değil, en zayıf ve en yavaş geyikleri avlayacak kadar doğaya ve insana dair derin bir anlayışa sahiptirler. Çocuk yetiştirme konusunda usta olan bu bilge kişiler, Küçük Ağaç’a sevginin temelinin anlayış olduğunu öğretirler. Büyükannenin dediği gibi, “Anlamadığın şeyi sevemezsin.”

Yıllarca teorik bir kitap sanıp ertelediğim “Küçük Ağaç’ın Eğitimi,” bir çocuğun büyüme hikayesinden çok daha fazlası. Hayata dair büyük dersler içeren, derinlemesine düşündüren bir eser… Üstelik çok da akıcı… Bu eserde, büyükbaba ve büyükanne gibi karakterlerin bilgeliği, doğa ile olan uyumu ve insana verdikleri değer beni fazlasıyla etkiledi.
Tüm ebeveyn ve eğitimcilere tavsiyedir
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  17
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde İslam öncesi tıbbi çalışmalardan başlayıp Hz peygamber Dönemi, dört halife ve Abbasîler dönemi tıbbi çalışmalarını detaylı bir şekilde anlatmaktadır. İslam tıbbına kaynaklık eden Antik Dönem tıbbı ve tıbbi eserleri anlatılmış İskenderiye ekolu hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra İslam Dönemi tıpçıları ve Hz Peygamberin tıbba bakış açısı hakkında bilgi verilmiştir. İkinci Bölümde ise İslam'ın Doğu bölgesindeki tıbbi faaliyetler anlatılmıştır. Genellikle tercüme faaliyetlerine yazılan eserlerin kısa özetleri ile İslam tıbbının inkişaf dönemi detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca İbn-i Sina ve Yükselme Dönemi ile ilgili bilgilerde bu bölümde bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise Kuzey Afrika'daki ve Endülüs'teki tabipler ve eserleri hakkında bilgiler mevcuttur. Konuyla ilgili araştırma yapmak ve bilgi edinmek isteyen arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir