Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapla ilgili bir çok inceleme okumuştum çoğunluk yerden yere vurmuş, ben olumsuz yorum yapan arkadaşların neyi satın aldığının farkında olmadığını düşünüyorum. Öncelikle bu tarz derlemeler (fazlaca örneği var sadece korku gerilim türünde değil her türde) çok başarılı olmazlar. Amaç burada her yazardan bir parça okuyup yeni yazarlar keşfetmek olmalıdır, beklentinizi çok yükseltmemelisiniz. Sonuçta yazarlar farklı hikayenin yanında üslup dil her bölümde değişiyor.

12 hikaye ve yanılmıyorsam 13 yazar var derlemede bir hikaye “Ağ” iki yazar tarafından yazılmış. Bu hikayelerden bazılarından keyif alıp bazılarından sıkılmanız doğal. Zevk meselesi örneğin bazı yorumcuların beğendiği Alevlere Doğru bana sıkıcı geldi, Koruyucunun Kılavuzu ise çok iyiydi, Anne Sevgisi, yukarıda sözünü ettiğim Ağ ve Poe ( kıymetlimisss ) tarafından yazılan Gammaz Yürek güzeldi.

Kısacası okuduğum derlemeden keyif aldım. Başarılı buluyorum alınır sindire sindire okunur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anne, baba, eğitimci ya da bir çocuğun büyütülmesi, yetiştirilmesi sürecinde kimler rol alıyorsa herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Oldukça akıcı bir şekilde yazılmış ve sanki evimizin içinde bizi izleyip kağıda aktarılmış gibi hissettiriyor. Herkesin rahatlıkla ve sıkılmadan okuyabileceği bir kitap. Gereksiz bilgilere yer vermeden, örneklerle ve gerçek hayattan kesirlerle zenginleştirilmiş ve herkesin içinde kendinden bir şeyler bulacağı nitelikte bir kitap. Severek takip ettiğim bir yazar ve diğer kitaplarını da okumuş biri olarak bu kitabını da tavsiye ediyorum. Zaman kaybetmeden okumanızı öneriyorum. Çocukla iletişimin, kendimizi doğru şekilde ifade etmenin, karşı tarafın duygularını anlayıp ona farkında olduğumuzu hissettirebilmenin ve sınırlar belirleyip bunları uygulama noktasında kararlı olmamızın önemine değinen ve bu süreçte neler yapabileceğimiz noktasında bizlere rehberlik edebilecek bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2 gün önce elime geçti şu an bitirdim. Kızlarıma okuyorum normalde ama öyle güzel bir dili var ki dayanamayıp önce kendim bitirdim. Cumhuriyet 'in ilk sabahı kitabı da böyleydi. Bu kitapları gerçekten tüm çocukların okumasını sağlamak gerekiyor. İçimizdeki ışığı, tarihimizi, neler yapabileceğimizi unutuyoruz bazen. Böyle kitaplar insana cesaret veriyor. Kim olduğunu, nereden nereye geldiğini ve nereye doğru gitmen gerektiğini yeniden hatırlatıyor adeta. Savrulmadan, dimdik durmayı, yürümeyip koşmayı... Tüm çocuklar bunları bilerek büyümeli...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  16
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk defa bir kitap için böyle hissediyorum. Heyecanla beklediğim çok kitap oldu ama bu çok daha farklı. Ekin kendisi gelecek sanki. Ailesinin göz bebeği Ekin, gidişinle binlerce insanın gönlünde ne ufuklar açılmasına vesile oldun bilsen. Biliyorsundur gerçi. Hepsinden haberdarsındır, müjdeleri alıp kutlama bile yapıyorsundur orda. Annen satırlarıyla bizim bamtelimize dokunuyor. Hem hüznü hem huzuru aynı anda yaşatıyor. Sen burada ailenin göz aydınlığıydın, orada da onlar senin göz aydınlığın olsunlar dilerim. Zira çok dua alıyorlar.
Yanıtla
21
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mert Arık’ı bir öğretmen olarak çok beğenen biri olarak ilkokul ve ortaokul öğrencileri için gönülden tavsiye ettiğim bir kitap Çantamdan Fil Çıktı. Oğlumun da en sevdiği yazarlardan biri olması beni ayrıca çok mutlu ediyor. 5. sınıf Maarif Modele göre hazırlanmış ders kitabında yer alan “Topsuz Basketbol” metni de bu kitaptan alınmış bir metin ve biz bu metni işlerken o kadar eğlendik ki, çocukların unutamayacağı bir metin oldu kendisi. Hayal dünyasını harekete geçiren bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Belli bir olay örgüsü üzerine okumayı sevenler bu kitapta hayal kırıklığına uğrayabilir. Çünkü kitaptaki ana odak noktası olay örgüsü değil. Bir olay örgüsü var, ama karakterin gözünden ilerleyen ve bazılarına pek de çekici gelmeyebilir. Daha ziyade sıradan ve arkadaşı olmayan bir memurun hiç tanımadığı sıradan bir insanı merak etmesi, konuyla ilgili bir yandan fikir yürütüp bir yandan araştırması, araştırırken sınırlarda dolaşması üzerine bir anlatı. Kitabın beni en çok etkileyen kısmı yazarın bizi ana karakteri Don José'nin zihninin kıvrımlarında dolaştırması, çoğu kişinin varlığından bile haberdar olmadığı bir karakterin dışarıya yansıtmadığı duygularını hem derinlemesine hem de ironik bir üslupla etkileyici bir şekilde okura aktarması. Herkese tavsiye edemem, ama çok severek okudum ben. İnsanın iç dünyasını gözler önüne seren metinleri okumayı sevenlere tavsiye derim. Körlük farklı yönden bu farklı yönlerden etkiledi beni. Saramago, üslubuna bayıldığım yazarlardan biri kısacası.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bekle, demeseydi de ve gelmeyeceğini bilseydi bile, yine de beklerdi.
Livaneli’nin eserleri sanki yıllardır içimde cevapsız kalmış cümleleri tamamlar. Kitaplarını okurken içimde çalan ezgilerinde saklı bir sızı, sözlerinde ise kalbimi ısıtan bir bilgelik olur. Ne zaman onu kısa bir röportajında bile dinlesem kendimi unutamayacağım bir hikayenin içinde bulurum. Bekle Beni, okurken içimi hem ısıtan hem acıtan bir roman oldu. 1970'lerde yaşanmış aslında ruhen hala orada yaşadığımız olaylara gidiyoruz. Zülfü Livaneli, aşkı sadece iki insan arasındaki bir duygu olarak değil; bir direniş, bir dayanma biçimi olarak anlatmış. Selim’in Leyla’ya duyduğu sevgi, mektupların arasında büyüyen o bağlılık ve sonra gelen ayrılıklar… Hepsi çok gerçek hissettirdi. Politik baskılar, cezaevi, belirsizlik… Ama tüm bunların içinde hep bir “bekleme” umudu var. O umut, kitabın en sarsıcı kısmı bence. Kitabın baş kahramanı Selim, sadece özgürlüğünden değil, genç eşinden ve bebeklikten bile çıkmamış kızından ayrılarak mahkum oluyor. Bütün bu süreç boyunca eşinin fedakar ve güçlü duruşu, Selim’in hep ailesinin hayali ile hapiste dayanma gücü bulmasını sağlıyor. Romanın aşk hikayesi, 68 kuşağının atmosferinden izler taşıyor. Aşk bireysel bir duygu olmaktan çıkıp, politik bir yük taşıyor. Ayrılıklar, kavuşmalar veya bekleyişler çoğu zaman politik nedenlerle belirleniyor. Aşk ve dava birbiriyle rekabet ediyor. Bu yüzden romandaki ilişkiler çoğunlukla kırgındırlar. Çünkü, onları ayıran hayat değil, zamanın politik gücüdür. Romandaki birçok karakterin ruhsal kırılganlığı, bu ideallerin yarım kalmasından kaynaklanıyor. Beklemek burada metaforiktir. Bitmeyen davalar, dönemeyen insanlar, tamamlanmayan hayatlar, kapanmayan hesaplar… Bu anlamda “Bekle Beni” yalnızca bir kişiye söylenmiş cümle değil, bir kuşağın birbirine sık sık söylediği ve hatta söylemekten hiç vazgeçmediği söz gibiydi. Ne yazık ki bu, o kayıpları büyük kuşağın en büyük trajedisiydi.

Livaneli, karakterlerini içten, gerçekçi ve çoğu zaman olay örgüsü kişisel travmalar, kayıplar ve yeniden doğuş arayışları üzerine kurulu biçimde anlatır. Hikaye; anılar, bekleyişler ve yüzleşmelerle ilerler, müzik ve tarihsel referanslar her anlatımında metnin atmosferini güçlendirir. Livaneli’nin romanındaki karakterler, bu atmosferin ya doğrudan içinde büyümüş, ya da bu kuşağın sonraki yıllarda yarattığı gölgeler altında yaşamış kişilerdir. Bu yüzden Bekle Beni, bireysel bir aşk veya yüzleşme romanı değil; aynı zamanda bir kuşağın travmalarının mirası üzerine kurulu bir anlatıdır. Yazarın bu hassasiyeti de romanın arka planına nüfuz ederken, anlatının merkezinde hep insan ve insanda bıraktığı etkilerle akılda kalıyor. Romandaki her bekleyiş, her suskunluk, her kırılma Türkiye’nin en sancılı dönemlerinden birinin insan ruhuna bıraktığı izdir.

Hikayede bazen olaylar hızlı geçti, bazı karakterleri daha uzun okumak isterdim ama yine de hikayenin duygusu asla havada kalmadı. Özellikle aile olmanın, sevmenin, dayanmanın ortak bir duygu için umudu kaybetmemenin ne demek olduğunu yeniden düşündüren bir romandı. Her şey fiilen geçmiş, psikolojik olarak ne yazık ki hep hatırlanacaksa da sonunda tekrar kavuşmaları ve bir arada olmanın verdiği güçle hayata tekrar sarılmaları bazı hikayelerin yarım kalmaması adına hikayeyi daha anlamlı kıldı. Dürüst olmak gerekirse bu kitabı neden bu kadar çok sevdiğimi tam olarak anlatmaya yetecek kadar yerim yok. Kısacası Zülfü Livaneli’nin eserleri benim için her zaman derin bir nefes gibi. Hem hüzünlü hem umutlu… Sözlerinde yumuşak ama güçlü bir dokunuş var. Kitabı kapattığımda da içimde hem bir hüzün hem de bir, yine iyi ki okumuşum, hissi kaldı. Böyle sakin ama anlamlı, sade, akıcı ve duygusu ölçülü kitapları sevenlere öneririm. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
22
18
Destekliyorum  25
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Belki bir devam kitabı belki değil, karakterler hemen hemen aynı, konu bağımsız değil… Mesajı dokundurmalı ama anlamak için akıl yeterli ama yaşamak için cesaret!

İktidar değişir; güç değişir.Devran döner ama eskiler asla unutulmaz.Unutmayanlar da belki intikam peşine düşer.

Peki haklı olduğunu düşünsen bile doğruyu saklamak ya da katili ele vermemek?

Gülün Hayaleti karanlık bir roman, polisiyenin vermek istediği gizeme sahip, edebi olarak doyurucu. Güncele ve geçmişe bağ kurarak meselesi olan bir kitap duygusu veriyor. Sadece polisiye değil, yaşanmışlıklara bağlı olarak kurban /karakter/ şahitlerin ruhundaki katmanlara tek tek dokunuyor.

Sır ise sır… Dostluksa dostluk ve intikam…

Küçük bir alıntı :
“Acı çekmekten korkmuşlardı. Yaralarını paçavralarla sarmaya çalışmışlardı. Oysa yaraya sarılmak gerekiyordu. Yaradan korkmamak gerekiyordu. Yaranın kapanmasına izin vermemek gerekiyordu. Onlar yaradan kaçmışlardı. Hayaletlere sığınmışlardı. Gülün hayaleti olmuşlardı.”
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Baharın uzak mı, yakın mı olduğu bilinmez. Ama bir gerçek var ki Ekici’nin hikayeleri baharı okurun ayağına getirir. Sevecenliğin ve candanlığın yaşanmışlıkla sarmalandığı bu öykülerin küçük tebessümler yaratmadaki mahareti ise her türlü takdiri hak eder. Üstelik okurda sadece tebessüm oluşturmakla kalmayacak düşündürücü satırların çok şey anlattığını görmek mümkündür. Karakterler ise evlere şenlik… Kahramanlarda öylesine güçlü ve gerçekçi bir tasarım söz konusu ki bazıları satırlardan çıkıp yaşamda karşılaşılan bir tiplemeye dönüşebilir. Malum öykü dilinin her yere girmesi olağandır. Ama Ekici ilk kez bir kitap fuarının içine girerek yazarın gözünden büyük salonların kitapla dolduğu o dünyayı anlatır. Bundan sonra ise özgün trajikomik fuar tespitleri ortaya çıkar. Sonuçta kitap fuarlarının müdavimi olanların Ekici’yi anlayacağına şüphe yoktur. Zaten yazarların büyük sözlerle anlaşılmadığı bir dünya düşünüldüğünde Ekici’nin küçürek öykülerinin başarısı daha iyi anlaşılır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
'Sınırlı hayatımızın son anları her geçen gün daha da yaklaşıyordu. Dünyanın herhangi bir gecesine sadece dayanarak yaşamak mümkün değildi. '

Sanırım kitabın ortalarında geçen bu cümle beni kitabı bitirmeye heveslendirdi. İyi hisset serisinden bir kitap. Bu bağlamda elbette ki roman acının da olduğu ama mutlu anların, tarçın kokularının, ateş böceklerinin ve umudun küçük pencerelerini aralıyor. Yılbaşı yaklaşırken biraz nefes almak isteyenlere, yeni başlangıçlar listenizi oluştururken ufak bir molaya ihtiyaç duyanlara gelsin.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir