Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu şaheser, bir eğitim kitabından öte, üst düzey bir UYANIŞ kitabıdır. Şiddetin ve ezilmenin ne olduğunu, sahipler sınıfını ve ötekiler’in kim olduklarını, burjuvazinin niyeti ve aksiyonlarını, halkın uyanışı için doğru yolun neler olmadığını (propaganda, kendisinden gibi görünen yalancı lider vs.) ve ne olduğunu (eğitimci diyalog ve düşünmenin geliştirilmesi için iletişim), kavrayışla gerçekleşecek meydan okuma yükümlülüğünü, insan sevgisi temelli eylemi, kesitleri değil süreci görmenin önemini, inandırıldığımız mitleri, birlik olmanın nasıl engellendiğini, burjuvanın manipülasyonlarını, eğitimin genel ezilmişliğin devamı haline getirildiğini, kültür devriminin yapıtaşlarını ve halkla birlikte sevgi temelli uyanışın nasıl olacağını MUHTEŞEM anlatır. Arka mahallelerdeki çocukluğunun yanı sıra Erich Fromm, Rousseau ve Dewey gibi üstatları okumanın önemini de anlatır bizlere. Özeti çıkartılamayan, insanı uyutmayan kitaplardandır, Helal Olsun. Uyanmak isteyen herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Baldırı Çıplak Hayırseverler, gücü elinde tutanların çalışanların üzerinden nasıl geçindiklerini anlatan, çok etkileyici olduğu kadar çarpıcıda bir sistem eleştirisi.

Romanda işçi sınıfının işverenler, efendiler ve patronlar tarafından nasıl da insafsız bir şekilde sömürüldüklerini okuyoruz.

Sokaklar iş arayan ana ve babalar ile aç susuz gezen çocuklarla doludur ve insanlar büyük bir gelecek kaygısı içerisindedirler. Her günleri ayrı bir yaşam savaşı, ayrı bir hezeyandır.

Yazar insanların çaresizliğini, gelecek kaygılarını, hayatlarını yaşayamamalarını çok etkileyici bir şekilde kaleme almış.

Kesinlikle okunması ve okutulması gereken bir eser.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin ana paradigması, bilimsel faaliyetlerin bilinenin aksine teolojiye ve romantizme karşı mücadele şeklinde değil bunlarla iç içe geliştiği şeklindedir. Eser, çeviri olmasına nazaran oldukça anlaşılır dille yazılmıştır. Ana çerçeve olarak tema şeklinden ziyade bilim adamlarının hayatlarından yola çıkarak bilimsel buluşların nasıl ortaya çıktığı anlatılmaya çalışılmıştır. Örnek vermek gerekirse Genç Banks'ın cennet arama şevkiyle bilimsel seyahatler yaptığı ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Herschel'in astronomi merakı ve kraldan bu hususta ödemek almak için yaptığı mücadeleler ve aletin yapım aşaması anlatılmıştır. Davy'ın balıkçılık ve kalay madenleriyle uğraşırken rotayı gazları tanımaya ve yeni buluşlar için yoğun çalışmaları ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Bilimle ilgili okuma ve araştırma yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Avrupa son bir kaç yüzyıldır sömürgeciliğin ve kapitalizmin getirisiyle dünyaya hükmetmeye başladı. Gözü dönen Avrupa tüm olumlu ve başarılı etkinlikleri kendine mal ederken olumsuzlukları da doğuya itelemeye çalıştı. Ancak hem tarih hem bilim hem sanat aslında bunun böyle olmadığını bunlarda tüm toplumların etkisi olduğunu gösteriyordu. İşte burada Avrupa kendine bir yol buldu aklınca. Tüm olumlulukları bilimi sanatı tarihi hepsini Atina'ya dayandırarak kendilerinin de Atina'nın varisi olduğunu söyleyerek dolaylı yoldan da olsa her şeyin başlangıcının Avrupa olduğunu iddia ettiler. Ortaya bir Atina efsanesi attılar ve herkesi buna inandırmaya zorladılar. Maalesef birçoğu da bunu kabul etti. Bu kitap işte bunun böyle olmadığını Atina'nın nasıl uydurulduğunu ve insanların nasıl kandırıldığını harika bir şekilde anlatıyor. Avrupamerkezciliğe indirilmiş harika bir tokattır bu kitap. Birçok ülkede de sırf bu yüzden yasaklanmıştır.
Yanıtla
16
3
Destekliyorum  4
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genellikle kişisel gelişim kitabı okuyan birisi değilim ama Dört Anlaşma'yı iyi ki okudum diyebilirim. Kitabın başında Toltek kültüründen bahsedilmesini çok hoş buldum; bilgilendirici ve farkındalık yaratan bir bölüm.

Kitabın isminde de geçen Dört anlaşma bölümünde verilen tavsiyelerse aslında her insanın farkında olduğu ama bir türlü gerçekleştiremediği konuları anlatmakta. Ama bunları sadece "şu konu üzerinde çalışmalısınız" ya da "bunu yaparsanız başarılı olursunuz" şeklinde sunmaktansa konuları Toltek kültürü ile bağdaştırarak ve çeşitli örnekler vererek açıklamasını; konuları birbiri ile bağdaştırmasını faydalı buldum.

Kitabı yeni bitirdim ve biran önce uygulamaya koyulmak istiyorum.
Herkese tavsiye ederim...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sanatçının sürgüne gönderilişi ve sürgün zamanları. Eseri okurken yazarın sürgüne giderken geçtiği beldeler, o dönemin insan manzaraları, yaşam koşulları gözümde canlandı sanki. Düşünsel kaygıları, zorlu şartları umutlar yaratarak lehine çevirmesi, yaşamı ve ölümünün başkalarının iki dudağı arasına sıkışması, elinden kayıp gideceğini düşündüğü yaşamının, sanki kendisine ikinci bir yaşam şansı verilmiş gibi daha güzele evrilmesi... bunun değerini bilip kendisine ve ailesine yepyeni ve çok güzel bir yaşam yaratması... Yazarın eserinin yanında güçlü kişiliğinden de çok etkilendim. Farkına varmadan çok güzellikler kattı bana bu eser. Çok beğendim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hasan Ali Yücel hem merak etmişimdir yaşamını. Devlet Konservatuarı'nın kurulmasında onun sayesinde olması, Türkiye'nin Unesco'ya girişi onun çabaları sonucunda olması ve tabiki Köy Enstitüleri'nin kurulması, dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesine verdiği katkılar. Ülkemizin önemli şairlerinden Can Yücel'in babası olması. Köy Enstitüleri gerçek bir eğitim anlayışıdır. Bu eğitim sisteminden hiç kopmasaydık ve o Enstitüler hiç kapanmadan çoğalsaydı şu an ülkenin geleceği noktayı hayal etmek bile çok keyifli...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zarifoğlu Rilke ile yaşamının ortak noktaları olduğunu görüyor, şiirlerini seviyor ve onun hakkında bitirme tezi yazmaya niyet ediyor. Enteresan olan şairin şiirleri hakkında değil de tek romanı hakkında tezini yazmaya başlaması. Bunun nedeni de Rilke'nin romanında kendi hayatından bahsetmesi ve Zarifoğlu'nun da şairin hayatıyla kendi hayatı arasında paralellik olduğunu düşünmesi. Anne babasının ayrılması gibi. Romanda ölüm korkusu, büyük şehir korkusu gibi konular ağırlıklı. Bu kitabı okumak için Malte Laudris Brigge'nin notları adlı romanı okumuş olmak şart değil, sonrasında da okunabilir. Rilke'nin mektupları diğer deneme ve şiirlerini okumuş olmak çocukluğu hakkında bilgi sahibi olmak da yeterli oluyor anlamak için. Çok akıcı ve keyifli bir kitap. Konusu ölüm, korkular ve ölüm korkusu ağırlıklı olsa da. Zarifoğlu ve Rilke sevenler için mutlaka okunması gereken bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Sade'ı Yakmalı mı?" (*Faut-il brûler Sade?*), Fransız filozof ve yazar Simone de Beauvoir’ın, ünlü Fransız yazar Marquis de Sade’ın eserleri ve düşünceleri üzerine yazdığı derinlemesine bir incelemedir. Beauvoir bu makalesinde, Sade’ın yaşam tarzını ve ahlaki sınırları zorlayan yazılarını ele alırken, onun özgürlük ve bireysellik üzerine fikirlerini tartışır. Sade’ın eserleri, dönemin ahlak anlayışına aykırı gelse de, Beauvoir onu basit bir sapkın olarak değil, insan doğasını ve özgürlüğü radikal biçimde sorgulayan bir düşünür olarak değerlendirir. Bu eseri okurken, Sade’ın hem eleştirilip hem de bir filozof olarak ciddiye alınması gerektiği fikrine kapılabilirsiniz. Düşünsel özgürlüğe ve ahlak felsefesine ilgi duyanlar için ilginç bir okuma olabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Zor Zamanlar “ zor kitap … karmaşık bir sürü isim bir sürü olay. Emperyalizmin gölgesinde Sovyet komünizmi ile Amerikan kapitalizmi arasına sıkışmış o küçücük ülkelerde egemenlik mücadelesine giren Askerlerin ( çünkü halkı kimse önemsemiyor ; halka rağmen halkçı gibi ) anlatısı…

Güçlü bir kadın ve onun ekseninde birçok erkek .

Olaylar öyle çok ki bir ucundan anlatmaya başlasam sayfalarca anlatılır, her Llosa kitabı gibi sizi içine alana kadar epey inletiyor

Demokrasi getireceğim deyip askeri diktaya yönetimi teslim etmek , medya ve manipülasyonlar, olağan akışına bırakılmamış tamamen çıkarlara yönelik bir yönetim tarzı…

Velhasıl , zor…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir