Göçebe Halk : Tuvalar
Eser, Moğolistan'ın vahşi batısında, Altay dağlarında yaşayan ve küçük bir topluluk olan göçebe halk Tuva'yı anlatıyor. Yazar Galsan Çinag da bu bölgede yetişmiş biri. Eğitimini Almanya'nın Leipzig kentinde tamamlamış. Kendisi Türkçe konuşan bir halk olan Tuva'nın başındaki kişi. Etnoloji alanında doktora yapmış yakın dostu Amelie Schenk'le yaptığı sohbetleri derleyip kitap haline getirmiş. Kitabın iki yazarı varmış gibi görünse de asıl hikayeyi Galsan Çinag anlatıyor. Amelie Schenk ise genellikle "sen" veya " siz" diye hitap ettiği kişi rolünde ve kitabın bazı bölümlerinde devreye giriyor.
Tuvalar, "Gök babamız, toprak da anamız" diyerek göçebe bir toplum olduklarını belirtirler. Doğa onlar için her şeyden önemlidir. Dağlar, bozkırlar, ırmaklar, buzullar ve ağaçlar onların yaşam alanıdır. Tek renkliliği sevmezler, daima renkli olanları tercih ederler. Kokuya değer verirler. Onlara göre insan havanın, toprağın, suyun kokusunu alabilmelidir. Her an: "Ey Bay Aldayım" yani "Ey zengin Altayım" diyerek şükranlarını dile getirirler. Onlar için en büyük ihsandır Altaylar.
Söyleyecekleri bir söz varsa, konuşmak için değil gerçekten yürekten hissettikleri için cümle kurarlar. Dilleri simgesel açıdan çok kuvvetlidir. Barışçıl insanlardır. Mümkün oldukça bir arada yaşamaya özen gösterirler. Biri öldüğünde bunu ölen kişinin ailesine adaba uygun söylerler. Direkt olarak "öldü" denmez. Tuza gitti denir. Yani ölüme yürüdü.
Tuvalar az pişmiş et yemezler, sütü bile asla çiğ içmezler. Dünya kültür mirasına önemli katkıları vardır: Gırtlak müziği, şamanlık ve destanlar...
Çok sık fotoğraf çektirmezler. Onlara göre fotoğraf çektirmek ruhu yaşlandırır. Aynalardan uzak dururlar. Evlilik konusunda kuralları vardır: kendi boyuna mensup kişilerle asla evlenmezler. Çıkıp gelen misafire asla neden geldiğini sormazlar. Birine hediye verilirken teşekkür beklemezler. Hediyeyi alan da sadece giderken teşekkür eder. Göçebeler aylak olmayı sevmez. Büyüğünden küçüğüne herkes çalışır. Savaşları çok onurludur. Asla aile bireylerine zarar verilmez bilakis sahip çıkılır. Ayı eti onlar için yara tedavisinde kullanılan bir şifadır. Ulad adlı karatavuklarının eti de hastalıkları iyileştirir. Tuvalar çadırda birbirleriyle sessizce, bir dikenli kirpi gibi birleşirler. Velhasıl Tuvalar farklı etnolojiye sahip insanlar topluluğudur.
Tuvalar, 1500 yıl önce Orta Asya'da hüküm sürmüş Toba İmparatorluğu'nun halefleridir. Günümüzde dünyanın üç farklı ülkesinde yaklaşık 300 binden fazla Tuva yaşamaktadır. Bunların çoğu başkenti Kızıl olan bugünkü Tuva Cumhuriyeti'ndedir. Geri kalanlar ise Moğolistan ve Çin'in kuzeybatısındadır.
Kapsamlı bir bilgi derlemesi olan bu kitap farklı bir topluluğu tanımak isteyen okurlar için oldukça dikkat çekici nitelikte.