Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir cep herkülü, bir küçük dev. Lirik bir dille yazılmış (ve nefis çevrilmiş) ama sağlı sollu geçiriyor surata gerçeğin yumruklarını. Tıp okuyan kuzenime “mutlaka okumalısın, her tıp öğrencisi okumalı” dedim. Arttırıyorum, lütfen bugünün (özellikle erkek) kadım doğum doktorları da okusun. Çünkü sepsis sorunu çözüldü ama empati yapamama sorunu halen devam ediyor. Kısacık bir metinle 2 asır önceki Viyana’ya gidiyor, tıp dünyasında yani erkek cemiyetlerinde dönen hırs ve kibir dolu işleyişe tanıklık ediyor, bu çarkın bir parçası olamayanların nasıl öğütüldüğünü ve bu hengamenin kadın kurbanlarının perişanlıklarını dişlerinizi sıkarak okuyorsunuz. Çok sevdim, iyi ki kitap okuyorum, bu ne güzel bir alemdir.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
A. Maalouf’un son kitabı, “Batı ve Hasımları” alt başlığıyla yayınlanmış, bu alt başlık kitabı çok daha iyi yansıtıyor. “Yolunu yitirmiş insanlığa hızlı bir kuşbakışı atmak” diye tanımlıyor yazar kitabını. “Doğu”yu, Rusya, Çin ve Japonya ile sınırlı tutulurken “Batı”yı ise ABD ile tanımlıyor. Yazar olabildiğince objektif olmaya çalışmış ancak eğitimini aldığı ve kültürünü benimsediği Batı’nın diğer yarısı olan Avrupa etkisi altında kaldığından, kalemin mürekkebi biraz Amerika kokuyor. Ancak buna rağmen yaklaşık son 150 yılın mükemmel bir fotoğrafını yukarıda adı geçen dört ülke üzerinden, son derece derli toplu ve gerçekçi olarak aktarmayı başarmış. Yani mürekkebinin kokusu kitabın değerini düşürmemekte. Oldukça değerli bilgiler edindim, günümüzde Batı (Amerika) ile onun hasımları Doğu (Çin) arasında oluşan bir labirentte sıkışıp kalmış insanlığın şimdisini ve geleceğini çok yalın bir dille anlatmış. Görüşleriyle tam uyum içinde olmak şart değil, ancak kitabı okumak bence şart.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevdiğim yazarın ülkemizde basılan tüm kitaplarını okumuş olmaktan mutluyum. Yeni kitaplarını bekliyorum. 

Yine geçmiş-günümüz , yine duygusal, unutulmaz bir aşk hikâyesini, özgür ruhlara sahip olan kadınları, anneliği ve aitlik duygusunu ele alan bir başyapıt. Yine ağladığım, boğazımın düğüm düğüm olduğu, çok severek okuduğum kadının olduğu her yerin çiçek açtığı bir kitaptı. 
Agnes'in güçlü duruşunu, maceracı yanını, savaşçı ruhunu, pes etmemesini çok sevdim. 

Tek bir düğmeyle çıktığı yetimhaneden, annesini bulmak için Londra'ya, Paris'e ardından hiç bilmediği şehirlere gitmesini sağlayacaktır. 

Çok severek okudum, gönülden tavsiyemdir.

Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
İncigül Akın
17 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap bir kendini bulma yolculuğu olarak başlıyor.Moby Dick’deki erkek karakterlerin değiştirilerek kadın bir karakterin üzerinden kendini bulma,yüzleşme ve barışma olarak devam ediyor.Bir yola çıkış hikayesi olarak başlıyor.Dinah hayatının güzel olduğunu inandığı sırada bazı gerçeklerle yüzleşiyor ve dünyası tepetaklak oluyor.Başka bir dünyanın mümkün olduğuna ve onu kendisinin bulacağına inanarak bir yola çıkıyor.Yolculukta ona komşusu tek bacaklı yaşlı bir adam karavan tamircisi eşlik ediyor.Bilge fakat huysuz bu adamla maceralar ve uzun bir yolculuktan sonra Dinah kendini bul mottosuyla yine bir kuzgun metaforuyla tekrar kendisiyle yüzleşiyor.Kadınların,genç kızların okumasını öneririm.Kitabı sevmiş olsam da biraz daha genç arkadaşların daha çok hoşuna gideceğine inanıyorum.Verdiği mesajlar doğrultusunda da yetişkinlerin daha iyi anlayacağına biraz arada kaldım.Nereye kaçarsan kaç kendinide beraberinde götürürsün, o halde dur ve yüzleş diyerek yorumumu bitiriyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Neil Shubin, kaşiflerinden biri olduğu ünlü ''Tiktaalik Roseae'' fosilini kitabın merkezine koyarak bu önemli evrimsel geçişi, en uzak canlılarla dahi olan şaşırtıcı benzerliklerimizi ve evrimin yeni özellikleri nasıl ortaya çıkardığını anlatıyor. Bir tek içimizdeki balığı değil aynı zamanda bakteriyi, sürüngeni; sünger ve denizanası gibi canlılarla paylaştığımız ortak özellikleri gösteriyor. Bunu yaparken paleontolojiden, genetik araştırmalardan ve deneyimlerinden elde ettiği bilgileri kullanıyor. Temel düzeyde olan bu kitabı bitiren herkes bu ünlü fosilin nasıl keşfedildiğini, karmaşık yapıların nasıl ortaya çıktığını, canlılar arasındaki bağlantıları, evrimin yeni özellikleri nasıl var ettiğini, canlılarda gördüğümüz saçmasapan yapıların neden böyle olduğunu öğrenecek. Ayrıca yazarın evrimsel süreçlere dair daha fazla bilgi verdiği ''Canlılığın Tarihi Fosillerden DNA'ya Dört Milyar Yıllık Karnaval'' adlı kitabını da tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap bir siyasi roman. Türkiye'nin siyasi atmosferini Kars minyatürü üzerinden aksettirmiş. İçinde Kars'ın soğuğu, karı, yoksulluğu, kürtler, solcular, siyasal islamcılar, Batılı modern insanlar ve daha bir çok figür var. Ben Orhan Pamuk'tan okuduğum kitaplar içinde en çok bunu sevdim galiba. Hikayenin sonunu çok sevmesem de, yapmaya çalıştığı şeyi anladığım ve takdir ettiğim bir iş oldu. Orhan Pamuk : "Romancı okurlarının bilmek, anlamak istemediği, hatta tehlikeli bir düşman olarak gördüğü "öteki"nin insanlığını da ortaya koymalıdır."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İdealleri için büyük bir çaba içine girmiş bir Yahudi'nin biyografisi anlatılıyor. Belki de dünyada eşi benzeri görülmemiş bir idea, kitabı okuduktan birkaç ay sonra yazıyorum ve akılda kalan önemli nokta: İnsanlar hayatlarını inandıkları şey uğruna ne kadar harcar? Bir kelime dahi dil ve inanç anlamında ne kadar önemli? İnandıkları şeyler kitleleri etkileyerek adeta dünyanın şekillenmesine etki ediyor. Her ne kadar yanlış bir inanç olsa da doğru bildiklerinden şaşmıyorlar. Müslümanlar olarak verilmek istenen mesajdan ve belki de onların ideasının ne kadarından bizde var sorgulamadan duramıyor insan.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı elime alınca bu kadar çok seveceğimi hiç tahmin etmemiştim. İlk sayfadan son sayfaya kadar sinirden köpürerek ve nefesimi tutarak okudum. Kitaptaki bir karakterden öylesine nefret ettim ki, kitabın içine dalıp parçalayasım geldi. Kitapta asla detay yok, tekrar yok. Yazar duyguları uzun uzun anlatmaktansa o duygulara yol açan atmosferi son derece başarılı bir şekilde hissettirmiş. Hissettikçe öfkeleniyor, öfkelendikçe kitabın içine daha bir gömülüyorsunuz. Bir romantik kitapta süslü cümleler ve duygusal yolculuklar basit anlatımla bile etkileyici olurken, Misafir Öğrenci gibi psikolojik gerilimde bunu hissettirmek zordur. Yazar bunu başarmış. Okuyucuyu doyuran, duygudan duyguya sürükleyen ve sinir katsayımızı artıran harika bir anlatıma sahipti. Elbette bu yazarın azımsanmayacak bir başarısı. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kurgu tekniği ve ifade dili olarak ustalıklı bir eser olmakla ve önemini korumakla birlikte; içerik olarak çok büyük bir kıymete sahip değil. Büyük bir yazara haksızlık yapmak istemem, ama kitap boyunca okunan şey, bir yandan statüsünü korumak diğer yandan da cinsel fantezilerini tatmin etmek isteyen yetişkin bir adamın ikiyüzlülüğü. Yazıldığı dönemde ses getirmesinin en büyük sebebi, o dönem için fazla cüretkar olması. Bu haliyle bugün yayınlanan bir kitap olsaydı, muhtemelen çok da önem atfetmezdik.
Yanıtla
5
4
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Göçebe Halk : Tuvalar
Eser, Moğolistan'ın vahşi batısında, Altay dağlarında yaşayan ve küçük bir topluluk olan göçebe halk Tuva'yı anlatıyor. Yazar Galsan Çinag da bu bölgede yetişmiş biri. Eğitimini Almanya'nın Leipzig kentinde tamamlamış. Kendisi Türkçe konuşan bir halk olan Tuva'nın başındaki kişi. Etnoloji alanında doktora yapmış yakın dostu Amelie Schenk'le yaptığı sohbetleri derleyip kitap haline getirmiş. Kitabın iki yazarı varmış gibi görünse de asıl hikayeyi Galsan Çinag anlatıyor. Amelie Schenk ise genellikle "sen" veya " siz" diye hitap ettiği kişi rolünde ve kitabın bazı bölümlerinde devreye giriyor.

Tuvalar, "Gök babamız, toprak da anamız" diyerek göçebe bir toplum olduklarını belirtirler. Doğa onlar için her şeyden önemlidir. Dağlar, bozkırlar, ırmaklar, buzullar ve ağaçlar onların yaşam alanıdır. Tek renkliliği sevmezler, daima renkli olanları tercih ederler. Kokuya değer verirler. Onlara göre insan havanın, toprağın, suyun kokusunu alabilmelidir. Her an: "Ey Bay Aldayım" yani "Ey zengin Altayım" diyerek şükranlarını dile getirirler. Onlar için en büyük ihsandır Altaylar.

Söyleyecekleri bir söz varsa, konuşmak için değil gerçekten yürekten hissettikleri için cümle kurarlar. Dilleri simgesel açıdan çok kuvvetlidir. Barışçıl insanlardır. Mümkün oldukça bir arada yaşamaya özen gösterirler. Biri öldüğünde bunu ölen kişinin ailesine adaba uygun söylerler. Direkt olarak "öldü" denmez. Tuza gitti denir. Yani ölüme yürüdü.

Tuvalar az pişmiş et yemezler, sütü bile asla çiğ içmezler. Dünya kültür mirasına önemli katkıları vardır: Gırtlak müziği, şamanlık ve destanlar...

Çok sık fotoğraf çektirmezler. Onlara göre fotoğraf çektirmek ruhu yaşlandırır. Aynalardan uzak dururlar. Evlilik konusunda kuralları vardır: kendi boyuna mensup kişilerle asla evlenmezler. Çıkıp gelen misafire asla neden geldiğini sormazlar. Birine hediye verilirken teşekkür beklemezler. Hediyeyi alan da sadece giderken teşekkür eder. Göçebeler aylak olmayı sevmez. Büyüğünden küçüğüne herkes çalışır. Savaşları çok onurludur. Asla aile bireylerine zarar verilmez bilakis sahip çıkılır. Ayı eti onlar için yara tedavisinde kullanılan bir şifadır. Ulad adlı karatavuklarının eti de hastalıkları iyileştirir. Tuvalar çadırda birbirleriyle sessizce, bir dikenli kirpi gibi birleşirler. Velhasıl Tuvalar farklı etnolojiye sahip insanlar topluluğudur.

Tuvalar, 1500 yıl önce Orta Asya'da hüküm sürmüş Toba İmparatorluğu'nun halefleridir. Günümüzde dünyanın üç farklı ülkesinde yaklaşık 300 binden fazla Tuva yaşamaktadır. Bunların çoğu başkenti Kızıl olan bugünkü Tuva Cumhuriyeti'ndedir. Geri kalanlar ise Moğolistan ve Çin'in kuzeybatısındadır.

Kapsamlı bir bilgi derlemesi olan bu kitap farklı bir topluluğu tanımak isteyen okurlar için oldukça dikkat çekici nitelikte.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  2
Bildir