Yeni rejim penceresinden yazılan bir hatırat. Aile fertlerinin şahsi temayülleri yazarın fikirleri altında sisli kalmış. Vakıa, hatırat dediğin subjektif olur zaten. Harika ve sade bir anlatım. Kitabı bitirdikden sonra arkasında mevcut resimlere -özellikle Şevkiye Hanım'ın resmine- bakıp iç geçirmemek elde değil.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
CUMHURİYET YILLARINI ÇOK GÜZEL ANLATMIŞ. OLAYLARIN ALBÜMLE DESTEKLENMESİ KONUYU DAHA ETKİLEYİCİ HALE GETİRMİŞ. ZAMAN ZAMAN KIZDIM YAZARA OKURKEN ANNEYE BÖYLE DAVRANILMAMALIYDI DEDİM. SONU YÜREĞİMİ BURKTU. OKUMALISINIZ
okurken elimden düşüremediğim sımsıcak bize bizi anlatan güzel bir hikaye.kitabın sonundaki resimleri bakarken karakterleri ne kadar benimsediğimi fark ettim sanki hepsini tanıyormuşum da albüme bakıyormuşum gibi geldi.keşke hiç bitmesin dedirtecek bir kitap
romansı bu anı kitabı bende bir çok kalıcı iz bırakacak. öncelikle yaşanmış hayatlar üzerinden geçtiğimiz yüzyıl hakkında bir fikir sahibi olurken bir ailenin inişli çıkışlı yaşamını hayretle okuyorsunuz. bu arada kitabın orjinalinin ingilizce olması da İrfan Organın bu dile olan hakimiyetini gösterirken Türkçeye çeviren Arın Bayraktaroğu bu anı kitabını resmen romanlaştırmış. kendisini ayrıca tebrik ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
gözlerim her ne zaman kütüphanemdeki raflarda "Bir Türk Ailesinin Öyküsüne" takılsa, bir daha alıp bir müddet yeniden okumaktan kendimi alamadığım, sanki ilk defa okuyormuşcasına yeni baştan heyecanlandığım bir kitap. Soğuk bir Ankara akşamında beni de hikayesine ortak eden İrfan Orga'ya sonsuz teşekkürler...
Yer yer bazı askerlik anıları biz bayanları sıksa da genel anlamda güzel bir kitaptı... 1890 lardan bu yana 5 kuşağı içine alan bir öykü olmuş. Yalnız keşke irfan organın babannesi ve dedesinin tanışma evlenme öykülerine de yer verilseydi. türkiyenin yakın geçmişine ışık tutarken o zaman ki yaşayış şekline de mercek tutmuş oluyor okuyucu. Anlatım çok sade olduğu için hiç zorlanmadım okurken. nerden nereye dedirten trajik bir öykü olmasının yanı sıra kitabın arkasındaki resimlere bakmak bile insanı hüzünlendiriyor. irfanın hayalleri saf ve masumluğu nerelere getirdi onu. bence yurttan uzaklaştırılması ve cezalandırılması büyük haksızlık olmuş. Kitapta tüm adı geçenler için de fatiha okumayı ihmal etmedim. tavsiye ediyorum okumanızı eminim benim kadar etkileneceksiniz...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu romanı 12 sene önce okumuştum ve birdenbire aklıma gelince tekrar okumak için sipariş verdim ve okumaya başladım, o zamanlarki düşüncem neydi hiç hatırlamıyorum ama şu an o kadar etkilendim ki bitirince çevremdekilere okusunlar diye vereceğim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dönemi anlamanıza ve yaşanan olayları varlıklı bir ailenin gözünden bakmanızı sağlıyor İrfan Orga.İsminin pek bilinmemesi çok üzücü gerçekten.Roman havasında aktarıyor yazar yaşananları bu yüzden sıkılmıyorsunuz.Tavsiye ediyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı alalı çok olmuştu. Okumak için neden bu kadar bekledim bilemiyorum. O kadar etkileyici ve buruk ki, elimden bırakamadan daha neler olacak diye merakla okudum. Gerçek bir yaşamöyküsü olması insanın zaman zaman gözyaşlarına hakim olmasına engel olamıyor. Anlatım çok akıcı. Mutlaka okuyun derim ben. Kitabı okuduktan sonra bir şarkı sözü geldi aklıma, tam da bu kitabı özetler nitelikte. "..Küçük hüzünlü bir öykü bu, aşktan ve hayattan yana.."
Osmanlı'nın devrilişiyle yerle bir olan zengin hayatların yıkılıması bir kez daha gözler önüne serilmiş ; tıpkı Nermin Bezmen ve Ayşe Kulin kitaplarında olduğu gibi.Her bir yazar bu yıkılış hikayesinden etkilenen baş kahraman ya da büyük annesi - babası büyük badireler atlatan.Osmanlı'nın son demlerinde insanların kıvranışı acınası bir durum ; özelliklede bu kadar zengin insanların bile sefalete düşüp,hastalıklara yakalanırken; ellerinde satacak yakutlar-altınlar-gümüşler olmayan zavallı gariban kesim kimbilir ne hallere düştü.Keşke bir yazar da bu gariban halkın gözünden o savaş günlerini anlatasa.Bu arada yazarın yazım üslübuna tek kelimeyle hayran kaldım.
İrfan Orga ismini, kadim bir dostumun onun “Bir Türk Ailesinin Öyküsü” kitabından bahis açtığı güne kadar hiç duymamıştım. Bu aralar okumalarımı “yakın tarih ve anı-hatırat” türü ile alakalı eserlere yoğunlaştırdığımdan, eseri hemen sipariş ettim. Ve akıcı-hoş anlatımının da etkisi ile bir solukta bitirdim. Eser, ilk bakışta – elbette dil olarak onun kadar edebi olmasa da – Gündüz Vassaf’ın “Annem Belkıs” ını anımsattı. Nihayetinde 1908 doğumlu İrfan Orga eserinde uzun uzadıya ailesini ve bilhassa anne ve babaannesini anlatıyordu. (Babası daha kendisi 7 yaşında iken Çanakkale’de şehit düşer.) Bir başka yönden ise Ayşe Kulin’in “Adı Aylin” ini hatırlattı bana. Sonuçta, bir Türk subayının yurt dışında devam eden ve biten – hadi “katil uşak” diyerek tadınızı kaçırmayayım ama ufak da bir ipucu vereyim – İrfan Orga’nın da akıbeti, Aylin Radomisli gibi neticeleniyordu. Bir de yabancılarla evlilik bahsi… Ve yine öykü, Ayşe Şasa’nın “Bir Ruh Macerası”nda kaleme aldığı otobiyografisini akla getiriyordu. Üzücü olanı, Ayşe Hanım kadar şanslı-dualı olmaması ve… Hım, kelimeleri doğru seçeyim ki, sizin okuma serüveninizin tadı kaçmasın; Ayşe Hanım gibi değil diyerek geçeyim. Sadece Ayşe Şasa-anne ve İrfan Orga-babaanne ilişkisi çok benzer… Ve belki de, Cahide Sonku “Peçete Kâğıdındaki Hatıralar” ve Belgin Doruk desem daha doğru. Hoş, bu son iki isim daha çok annesinin hayat öyküsüne uyuyor. Dönelim esere. Zengin bir ailede başlayan öykü. Dünya Savaşı ile başlayan zor yıllar. Kuleli-Harbiye. Her şey tamam derken evlilik. Yurtdışı. Ve 62 yıllık bir hayat. Bu eser İngiltere’de 1950’de yayımlanıyor. Ülkemizde ise 1994’de… Eserde bariz tutarsızlıklar var. Bir defa, eserde yayıncının yaptığı değişiklikler göze çarpıyor. Zaten, yaşamak için yazmak zorunda olan ve yazdığının da satması gereken İrfan Orga’nın bu tür telkinlere “sanatım, gururum” diyerek karşı çıkma lüksü bulunmuyor. Ve yayıncı da, esere – aşk, batıl tasvirler, 3 yaşında bir çocuğun hatırlama imkânı olmayan detaylar, İslam’ı kötüleme vd – gibi pek çok bölümü ustalıkla “yediriyor.” Belki de devamını yazmayı planlıyordu, çünkü bitişi onu gösteriyor ama ömrü mü vefa etmedi; umudu mu kırıldı bilmiyorum. Üzücü olanı, yıllardır ve hala yurtdışında bizi, Osmanlı’yı, geleneklerimizi anlatan eserler bunlar oluyor. Halide Edip’in “Sinekli Bakkal” ı oluyor, Orhan Pamuk “Benim Adım Krımızı” sı oluyor. Sonra da “Midnight Express” çekildi diye kızıyoruz. Uzun mesele… Can sıkıcı bahis… İyisi mi; akıcı olan ama vasat çevrilmiş, sübjektifliği asla kulak arkası edilmeden okunabilir bir eser. Bilhassa bir yolculuk için ideal bir eser.
çok çok beğendiğim kitaplar arasına girdi. hüzünle ve sanki yaşayarak okudum. okunması kolay, etkileyici bir kitap. o günlerde neler yaşandığını genel olarak biliyoruz, bu kitapla daha ayrıntıya girip birçok konuda bilgi sahibi olunabilir. herkese tavsiye ederim.
Kitabı bitirdikten sonra niye daha önce bu kitabın adını duymamışım diye hayıflandım.Gerçekten etkileyiciydi,boğazımda düğüm düğüm kaldı sözleri. Bu arada Ayşe Kulin kimden etkilenmiş,onu da anlamama yardımcı oldu.Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum...<br />
Ne kadar büyük bir rahatlıkta,nasıl lüks yaşıyormuşuz diyip halime bir kere daha binlerce kez şükretmeme sebep olan kitap...Bütün anlatılan her bir detayın gerçek olduğunu bilmek, onca yaşanan acıların gerçekliğini bilmek gerçekten çok acıttı içimi... Geçmişimizi savaş sonrası yaşanan sıkıntıları bunları birebir yaşamış birinin ağzından öğrenebileceğiniz çok güzel, çok etkileyici bir kitaptı gerçekten...