Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba başlarken başlığına karşı biraz önyargılıydım ve ilgimi çekeceğini düşünmüyordum. Ancak daha ilk sayfalardan itibaren fikrim değişti.

Yazarın “Ben dedikoduyu kuramsallaştırıyorum.” sözü ve henüz evli olmamasına rağmen kayınvalide, görümce ilişkileri hakkında kafasında oluşan olumsuz hikâyelerden bahsetmesi özellikle dikkatimi çekti. Çünkü aslında hepimiz daha yaşamadan bazı ilişkiler hakkında çevremizden duyduklarımızla fikir sahibi oluyoruz.

Kitapta kadınların ve genç kızların evlilik süreci; aile, gelinlik, kadın kimliği, güzellik ve toplumun beklentileri üzerinden farklı açılardan ele alınıyor. Görüşmelerden, kaynaklardan ve romanlardan yararlanılması da anlatılanları daha etkileyici hâle getirmiş.

Genel olarak çok beğendim. Başta önyargıyla başladığım bu kitap, ders kapsamında okuduğum en ilgi çekici kitaplardan biri oldu. Okurken birçok yerde durup düşündüm. Bence yalnızca bu alana ilgi duyanların değil, herkesin okuyabileceği bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son yüzyılın değişimlerine ve bunların arkasındaki güçlere karşı koyuş önerilerini akıcı bir dille ve sade bir anlatımla inceleyen harika bir yapıt. Ailenin ifsadı, insanlığın yeniden yapılandırılması projesinin sacayaklarını tespit ve analiz ederek içinde bulunduğumuz tehliyeyi anlatan ve bunların arkasındaki güçlere karşı alınabilecek önlemleri sistematik bir biçimde ortaya konulmakta, siyonist bir merkezin Zukerland ve Alfabetle sosyal medya üzerinden ailenin ifsadı ile insanlığın yeniden yapılandırılması çalışmalarında kadının erkeleştirilmesi, erkeğin/babanın otoritesinin yokedilmesi, cinsel sapkınlıkların yaygınlaştırılıp normalleştirilmesi gibi aile ve insanı yok eden uygulamaların özgürlük peyniri ile tuzaklandığını görmek gerekiyor. İnsanlık uyanmalı, kişi, aile toplum ve devletler düzeyinde savunma ve karşı saldırı imkanları seferber edilmeli diyen yazarın eseri gençler, ebeveynler ve yetişkinlerce dikkatle okunmaya değer tavsiyesini sonuna kadar hakediyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Didem Madak’ın ilk kitabı Grapon Kâğıtları, okuduğum en içten ve yaralayıcı şiir kitaplarından biri. Anne kaybının, çocukluğun kırılganlığının ve yalnızlığın nasıl bu kadar çıplak ve samimi yazılabileceğini gösteriyor.
Dil yine çok sade ve gündelik; ama o sadeliğin altında derin bir acı var. “Keşke gölgesine razı bir fesleğen olsaydım” gibi dizeler uzun süre aklınızda kalıyor. Şiirler, şairin hayatından izler taşıyor ve bunu saklamadan, neredeyse itiraf eder gibi yazıyor. Bu yüzden okurken zaman zaman nefes almak için durmak gerekiyor.
Ah’lar Ağacı’na göre daha ham, daha doğrudan ve daha kederli bir kitap. Didem Madak’ın sesini en çıplak haliyle duymak isteyenler için vazgeçilmez. Şiir seven herkese öneririm ama duygusal olarak yorucu olabileceğini de belirtmek isterim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Didem Madak’ın Ah’lar Ağacı, kısa ama çok yoğun bir şiir kitabı. Dokuz şiirin içinde insanın içini bu kadar derinlemesine yoklayan, hem yaralayan hem de teselli eden başka bir şey bulmak zor.
Şairin dili sade, gündelik ve samimi; ama o sadeliğin altında ağır bir hüzün, pişmanlık, kadınlık hali, kayıplar ve hayata dair bir “ah” var. Özellikle ismini veren şiir, okuduktan sonra uzun süre aklınızdan çıkmıyor. Ahlat ağacı metaforu üzerinden kurduğu o iç hesaplaşma, hem kişisel hem evrensel geliyor.
Didem Madak’ın sesi çok kendine özgü. Ne abartılı bir duygusallığa kaçıyor ne de mesafeli kalıyor. Acıyı da, ironiyi de, yorgunluğu da doğal bir şekilde taşıyor. Şiir severlerin, özellikle de içsel ve samimi bir dil arayanların mutlaka okuması gereken bir kitap. Bitince “keşke daha uzun olsaydı” dedirten nadir eserlerden.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlişkinizde hep ne olmalı diye bakarken aslında ne olmamalı kısmına odaklandınız mı?

Merhaba Sevgili Kârî, bugun sizlere Mustafa Gülcan'ın kaleminden çıkan Bir Bedende İki Hayat adlı kitapla geldim.

Kitap, Alya ile Tuna'nın ortak bir arkadaşları sayesinde başlayan arkadaşlıklarının Edirne sokaklarında dolu dizgin bir aşka dönüşüyle başlıyor. Her ilişkide olduğu gibi ilk başta her ley güzel giderken araya giren kıskançlık krizleri, ayrılıklar, aile kabul edecek mi düşünceleri birbirlerinden uzaklaşmalarına neden oluyor. Sıradan bir aşk hikayesi gibi okurken iç içe geçmiş olayları kimin anlattığını anlamak için biraz dikkatli okumak gerekiyor. Olay örgüsü bir bütün ve nizami bir şekilde ilerlemiyor ve yazar bunu bilerek yapıyor.
Kitabın sonuna geldiğimde 'ben ne okudum ya!' dedim. Aslında yazar bize bir ilişkide ne olmalı diye değil, öyle olmazsa ne olur penceresinden bakmayı öğretiyor.


Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zafer Hoca Hristiyanlık dinini a'dan z'ye kadar tüm yönlerini incelediği bir eser bırakmış. Kitap şu sorunun cevabını arıyor: Hristiyanlık Hz İsa'nın öğretileri ile ve Tanrının takdiri ile oluşan bir din mi yoksa Hz isa öldükten sonra onun havarilerinin ve özellikle Tarsuslu Pavlus denilen adamın çabaları ile oluşturulan bir din mi? Benim Hz İsa hakkında okuduğum ilk kitap bu oldu ve genel anlamda Hz İsa, Havariler, Pavlus, Ferisiler, Saddukiler, o dönemin hakimi Romalılar, O dönemde yaşayan Yahudiler ve dönemi ilgilendiren bir çok konuda bilgi sahibi oldum. Yazar çok kapsamlı ve titizlikle hazırlamış bu kitabı. Bu alana ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gerekir diye düşünüyorum. Asla pişman olmazsınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ismi bile etkileyici ve bir çok mesaj veriyor, sırlarla dolu, acılarla yoğrulmuş bir hayat hikayesi.
kitabın ilk sayfalarına bakayım dedim kitabı bitirmeden bırakamadım.
İnsanların çektiği sıkıntıların nasıl olumlu hale getirilmesi ile ilgili yaklaşımları çok güzel.
Allah inancının hayatta insanı nasıl olumlu hale getirdiğinin çok güzel yaklaşımları ve örnekleri var.
-sayfa 21 deki mesajlar çok önemli… acıdan bal Damıtmayı öğren. Kırıldığı yerden yeşermeye, tam da oradan filiz vermeyi.
Yazar acılarla dolu hayat hikayesini anlatırken aynı zamanda çok iyi gözlenmiş ve tecrübelenmiş toplumsal konulara da değiyor.
Büyük bir farkındalık ve çok yönlülük içerisinde olaylar incelenmiş,irdelenmiş olarak hayat süzgeçinden geçirilerek anlatılmış.
Kitapta eminim herkes kendinden bir parça bulacak. Benzer hissiyatlar içerisinde hayatından örnekler yaşayacak.
Yazar bize psikiyatrik ve psikolojik danışmanlık yapıyor ve hayatımızı kolaylaştıracak, yönlendirecek önerilerde bulunuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun yıllar ta Bosna Savaşı (Soykırımı) yıllarından beri merhum Aliya ile birlikte olan Hüseyin Bey, İzzetbegoviç ile ilgili bugüne kadar elindeki bilgi, belge, arşiv ne varsa bu kitapta toplamış, bu konuda muhtelif zamanlarda yaptığı konuşma ve kaleme aldığı makaleleri de zikretmiş. Aliya'nın düşünce dünyası ve mücadelesi hakkında kendi bakış açısından söylemek istediklerini belirtmiş. Kitaba bir nevi Aliya İzzetbegoviç okuma kılavuzu olarak bakabilirsiniz. Ne yalan söyleyim benim beklentim farklıydı, farklı bir çalışma bekliyordum. Olsun, yazarın birikimi ve kapasitesi çerçevesinde bu konuda elinden geleni yaptığı kanaatindeyim. Aliya İzzetbegoviç fikriyatı ve mücadelesine bir giriş mahiyetinde okunabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hani hep denir ya “yarası olmayanın şiiri olmaz” diye. Altmışlı yaşlarda olan şairin çocukluğundan bu tarafa hüzün ağrıları çektiği olmuştur. Bu hâlin, taşınan umut ile beraber, şiirlerine de sirayet etmiş olduğunu pekâlâ söyleyebiliriz. Son tahlilde, şairin şiirlerinde milletimizin yaşayan dip derin şuuru, mizacı ve aidiyet duygusu ile hafızaya dayalı, çağının tanığı güzel şiirler okumaktayız. Son olarak, sözü yine Özcan Ünlü’ye bırakalım ve en doğru en yerinde tespitlerle Şakir Kurtulmuş’un şiirlerini ve şairliğini anlatsın; “Şakir Kurtulmuş’un şiiri, büyük iddialarla değil derin ve içten bir sesle kurulur. Bu ses, çoğu zaman suyun akışında, bir çocuğun bakışında, bir şehrin yıkıntısında ve bir annenin çağrısında yankılanır” (s.10) İyi okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için alışılmışın dışında, biraz da simgesel bir okuma oldu. Shahrnush Parsipur’un anlatımı yer yer masalsı, yer yer oldukça sert; gerçek ile hayal arasında gidip gelen bir atmosfer var. Bu da kitabı hem ilginç kılıyor hem de zaman zaman anlamayı zorlaştırıyor.
Kitaptaki kadın karakterlerin her biri farklı bir hikâye taşıyor ve hepsinin ortak noktası, kendi özgürlüklerini arama çabaları. Erkek egemen bir dünyada var olmaya çalışmaları, yalnızlıkları ve içsel mücadeleleri oldukça etkileyici. Özellikle bazı sahneler çok güçlüydü; uzun süre aklımda kaldı.
Ama açıkçası herkesin kolayca bağ kurabileceği bir kitap değil. Anlatımın simgesel yapısı ve kopuk gibi duran geçişler bazen beni hikâyeden uzaklaştırdı. Daha net ve akıcı olmasını isterdim.
Genel olarak düşündüğümde, zor ama düşündüren bir kitap. Okuması her zaman keyifli olmasa da, verdiği mesajlar ve yarattığı atmosferle akılda kalıcı bir deneyimdi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir