Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"İnsan ailesini seçemez ama hikayesini anlatmayı seçebilir."

Yazar kendi hayatından esinlendiğini söylediği için zamanında çok ses getirmiş ve birçok ödül almış bir kitap. Ölüm ve miras meselesi gibi başlarken Bergljot'un saramadığı yaraları, babasının istismarına susan anne ve kardeşleriyle hesaplaşmaları ile devam ediyor.

Böyle bir konu ancak bu kadar yalın bir dille, okuyucuyu irrite etmeden ve ajite etmeden işlenebilir. Tetikleyici olmakla birlikte gayet akıcı okunabilir de bir kitap.

Metin geçişlerinde Freud ve Jung'dan alıntılar, Bosna Savaşı ve Filistin meselesi, roman, film örnekleri var. Bunlar da metni çok zenginleştirmiş.

"...ve şöyle düşündüm: Artık evden taşınmak zorundayım! Hemen sonra da şöyle düşündüm: Ama yapamam, daha beş yaşındayım."

İyi okumalar :)
Yanıtla
5
2
Destekliyorum  9
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
13 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, karakterin tangoda partnerlerinden birine bir şeyler hissetmesiyle başlayıp bunun beklentili bir aşka dönüşünün, ardından doğan hayal kırıklığının yazdırdıklarının derlemesi. Önce itiraflar şeklinde başlıyor. Arada iki üç şiir var. Daha sonra âşık olduğu karaktere yazdığı mektuplar yer alıyor. Sonda da onun için yazılan şiirler. Bu gerçek bir platonik âşık. Her dansı, her yolculuğu, çaya eşlik etmeyi en ince detayına kadar hatırlayıp yazan bir karakterimiz var. Bu gerçek hayattan alınma da olabilir kurgu da olabilir. Kurgu olması da rahatsız etmez çünkü çok gerçekçi anlatılanlar. Âşık olunan karaktere “sen” diye hitap ettiği için ne karakterin adını biliyoruz ne kendisinin. Hatta arkadaşlarının bile adlarını söylemiyor. Bu yazılıp gönderilmeyen mektupların belki de adrese kitapla ulaşacağının işaretidir. Mektupları kargoya verdiğini söylüyor, ulaşıp ulaşmadığı bilinmiyor. Ulaşmadıysa belki bu kitabı okur da artık anlar kendisine âşık olduğunu, kadının. Yer yer üzüleceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum ekonomi kitapları içerisinde ilk 3’e girecek bir kitaptır. Yalnız bu kitabı sadece bir kere okuyup zengin olma hayali kuranlar kesinlikle almamalıdırlar. Bu kitap yılda bir kaç kez okunup, içerisindekiler iyice sindirilip ve yazarın söylediği etkinlikler kesinlikle yapılmalıdır. Zengin olmak için yazarın yazdığı bütün önerilere uyunca kişinin zengin olacağı belirtiliyor. Sadece bir öğüt yapılsa zengin olunmaz deniliyor. Aslında bildiğimiz şeylerden bahsediyor. Ama zaman zaman insanı şaşırtan bilgiler de mevcut. Aslında düşünerek zengin olunuyormuş, sadece bakış açısını değiştirince ve önerilere uyunca sanki biz zengin oluruz dedirtiyor. Kitabı herkese değil sadece parayla ilgisi olanlara kesin okumalarını tavsiye ediyorum.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  2
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın başında, ilk bölümde her hangi bir ülke ismi yok. Serap, çöl, kum, kum tepecikleri, kamp, baraka, asker, komutan.... gibi kelimelerle bir savaş içinde olduğunu anlıyoruz.
Ancak ikinci bölümde İsrailli gazeteci ve Filistinli araştırmacı ile coğrafi yer isimleri belirtiliyor.
Bir sürü küçük ayrıntı var : köpek ve köpek havlaması, köpek sadık bir hayvan sonuçta, örümcek, örümcek ağı, bariyer, sınır oluşturuyor, zifiri karanlık, yeni dökülmüş asfalt kokusu, kızın nahoş kokusu, bedenin titremesi, titremeye kontrol etmeye çalışmak. Çiçek isimleri verilen sokaklar savaşla tezat oluşturmaktadır.
Bir genç kızın savaşta taciz, tecavüz ve katli olası kabul edilebilir mi? İkinci bölümde araştırmacı kızın başına gelenler mübah olabilir mi?
Bol bol küçük ayrıntının yer aldığı, düşündürücü bir coğrafyanın romanı.
"Zafer tankların değil insanların olacak"
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevgili Mert Başaran’ı tasarruf ve yatırım gibi pek çok konuda sosyal medyadan tanıyorsunuzdur muhtemelen. Kaleme aldığı bu eserde hayat hikayesinden bahsediyor Mert bey. Başarısızlıklarından, para yönetiminde çok iyi olan dedesinin aksine tam zıttı bir babaya sahip oluşundan, parayla nasıl tanıştığından, gereksiz harcamalara, kredi kartlarına kadar birçok günümüz tüketim çağı sorunlarına değiniyor. Sistemin finansal köle aradığına ve bu kölelikten kurtulmanın yollarını asla öğrenmemizi istemediklerine değiniyor. Bitcoinden borsaya, altına, gayrimenkul gibi bir çok yatırım araçlarına nasıl doğru yatırım yapılması gerektiğini anlatıyor.
“Altını yanlış yerden alırsanız zarar edersiniz, bakırı doğru yerden alırsanız da kâr.”

Kısacası başucu kitabı yapmamızı istiyor Mert bey. Borsada büyük bir düşüş mü oldu, birisi size şu kağıt uçacak hadi alalım diyerek tüyo mu verdi vs gibi konularda hemen açıp tekrardan okumamızı istiyor kitabı. Bence son derece haklı da….
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaptaki şiirlerin bazıları kapalı anlatıma bazılarıysa gayet açık bir anlatıma sahip.
Şiir dilini deniyor, denedikçe farklı bir üslupla bizi tanıştırıyor. Dizeler, sıradan olanın içindeki güçlü hisleri kalbimize damlatıyor.
ALINTILAR
İlker Amca son doğum gününü dilim kekle kutluyor
İnsan bir zaman sonra bir yaşına dönüyor.
Olduğundan bir mumdur
“Sıkıntı şiirinden”

Ulaşamadıkça kilitlendiğin yerde tekrarların en dibine açık bırakabileceğim her sürgüye doğru sürün
“Saplantı şiirinden”

Bir hasta için saklanan çilekleri yemişim
Yeni çilekler yetiştiremeden onlar
Bir hasta ölmüş
“Başkalarının albümünden” şiiri
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ABD'nin kurucu belgesi Bağımsızlık Bildirisi'nde, idealleri süslemekten, hamasi demagoji havası pompalayarak vicdanları teselli etmekten ve ağızlara bir parmak bal çalmaktan öteye geçemeyen, tüm insanların eşit yaratıldığına dair o açık hükme rağmen insanoğlunun hemcinsine katıksız zulmünün kurumsallaşmış ve tescillenmiş adıdır kölelik. Doymak bilmez iştahı ve arzularıyla sömürgeciliğin ana yakıtı olagelen bu ırksal üstünlük temelli tahakküm öyle had tanımaz noktalara taşınmış, pervasız, hak bilmez, merhametsiz boyutlara erişmiştir ki ayakları altında ezdiklerini yok sayıp dünyayı ve ahireti kendi lehine parselleme küstahlığından geri durmamıştır. Yazar tüm bu çarpık, akıl ve insanlık dışı manzaraları bizzat görüp dinlemiş biri olarak vicdanının isyankâr sesini yükselterek sorumluluk duygusu, suça ortak olmama ve günah çıkartma güdüsüyle tarihe not düşerek halkını kölelik realitesiyle yüzleştirip buna tanık tutuyor, aklıselime davet ederek erdemli davranışların fitilini ateşliyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan oğlu küçük ayrıntılara önem vermez. Doğamız gereği hep genel resme bakarak hareket ederiz. Sadece bizim için olmuş veya olmamış. Bu güzel kitapta ise ayrıntı katilin grubun üyelerinden bazılarının güvenlerini, sevgisini kazanmak için onların her istediğini yapan cılız değersiz bir kişi olarak gözüküyor, tabi bu avını elinde tutmak ve olacaklardan sıyrılmak için büründüğü kişiliğidir. İşte önemsiz veya değersiz olduğunu hissettiğimiz küçük ipucular bizim hayatımızı şekillendirdiğini bilelim.️
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
rachel cusk ile tanışma kitabım oldu, üçlemesinden önce bu kitabını okumanın daha doğru olacağını düşünmüştüm, iyi ki de bu tercihi yapmışım.

karakterin gözünden, iç monologları sevmek benim için daha zor oluyor aslında, ama yazarın bu eserde yapmaya çalıştığı her şey harikaydı.

okuyucu sıkmadan, bilimsel tanımlardan uzak nasıl felsefe yapılır, işte böyle. karakterin, çocukluğundan gelen, yetişkinliği ve hatta eş ve annelik deneyimi içinde sıkıştığı sorularla yaşadığı yaşamından; eh biraz da pesimist bir bakış açısından yavaş yavaş açılmasını görüyoruz. kitap bittiğinde, kendi soruları ya da endişeleri hâlâ bitmemiş olsa da, okur olarak “ öğrenecek” deme hakkını buldum kendimde.

başkası bize ne kadar cevap verebilir, başkasında cevap ya da çözülmeler aramak ne kadar doğru ve hatta adil, bunları da soruyor okur kendine.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Antolojide dikkatimi celp eden şeyin, şairlerin çoğunluğunun 2000 sonrası doğumlu olduğudur. Antolojiyi hazırlayan, aynı zamanda şiirleriyle de yer alan Aykutalp Balkan 2001, Mertali Mermer'de 2002 doğumludur. Hatta öyle ki antoloji de kırk yaş üstü şair çok az olduğunu görmekteyiz. Kuşak sınıflandırmalarına pek inanmam ama yine de değinecek olursam; Z kuşağı doğumlarının başlangıç ve bitiş yılları 1990 yılı ve 2010 yılları arasındadır. Z kuşağının tipik özellikleri, küçük yaşlardan beri dijital ortamlarda yetişmişler ve teknoloji çağının merkezindedirler. 2010 yılı sonrası Alfa kuşağı doğumlulara el vermişlerdir. Hatta, 2008, 2009 ve 2010 doğumlu şair, şair adaylarının şiirlerini okumak, duygularına tercüman olmak ayrı bir güzellik olsa gerek. Bizden sonraki nesiller aşkı nasıl görüyor, yalnızlığı, ölümü, toplumsal bazı hadiseleri -deprem, pandemi vs.- nasıl değerlendiriyorlar? gibi sorulara cevaplar buluyoruz. İyi okumalar.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  5
Bildir