Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken aklıma daha önce okuduğum Elif Şafak kitabı "On Dakika Otuz Sekiz Saniye" kitabı geldi. Elif Şafak da Irmak Zileli de bir kişinin ölmek üzereyken hissettiği şeyleri yazmışlar. Son Bakış kitabı "Bilinç Akışı" tekniği ile yazılmış. Çokça devrik cümle kurulmuş, hatta kitabın tamamı devrik cümlelerden oluşuyor diyebilirim. Bilinç Akışı anlatım tekniği ile yazıldığı için bir cümle neredeyse bir paragraf uzunluğunda olmuş. Sürekli virgülle ayrılmış bitmeyen cümleler var. Tekrar eden kelimeler insanın sinirlerini hoplatabilir, örneğin "tık, tık, tık," gibi. Hikâye çok dokunaklı, Gürcü bir kız, sevdiği adamla ülkesinden ayrılıyor. Türkiye'ye geliyor, sevgilisi İranlı bir şair ve aranan bir adam. Yakalanıyor ve roman kahramanı tek kalıyor. Gurbet, yabancılık, ötekileştirme, başka bir ülkede varlığının kabullenilmemesi, geçmişte yaşanmış acılar, bir ailenin acı kaderi gibi durumları etkili bir şekilde anlatıyor. Okuması zor, bazen sıkıcı ama bittiğinde içinize oturan bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
93 Harbi Osmanlı Devleti açısından son derece yıkıcı bir etki yaratmıştır. Savaş Doğu ve Batı Cephesi olarak iki yönlü olmuştur. Hatıratımız savaşın Batı Cephesini Birinci elden anlatmaktadır. Eserin ana konusu Rus ve Bulgar mezalimini oluşturmaktadır. Ayrıca savaşı kaybetme nedenleri de birinci elden aktarılmıştır. Mezalimlerden örnek vermek gerekirse cami ve mekteplere doldurulan erkek, kadın ve çocuklar hepsi birden öldürüldü. Cesetler Kıptilere taşıtıp kerpiç kuyusuna atmışlar. Kavak Köyünde anne ve babası ve yakınları öldürülen İbiş adlı bir çocuk insaflı bir Bulgar tarafından kurtarılmıştır. Daha nice acıklı hikayeler bulunmaktadır. Savaşın kaybedilmesini Rusların savaşa çok iyi hazırlanması, şimendifer hatlarının azami derece kullanılması, Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda iç isyanlarla uğraşması ve Yemen gibi uzak diyarlardan asker getirememesi olarak özetlenebilir. Konu hakkında araştırma yapacak arkadaşların mutlaka yararlanması gereken bir eserdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta Yourcenar'ın kelimelerle taçlandırdığı rüyalarını okurken aynı zamanda rüya'nın neliği üzerine çeşitli notlarına da tanıklık ederiz. Yourcenar'ın rüyaları ilk bakışta birer mensur şiir olarak düşünülse de yazar bu yanılgıyı kitabın 116. sayfasında bertaraf ediyor.
Yourcenar'ın rüyaları öylesine renkli ve kelimeleri öylesine büyülü ki, okurken bir hikâye okuyoruz izlenimine bile kapılmak mümkün. Zira, kaçımız gördüğümüz rüyaları kopukluk olmadan ve anlamsızlık barındırmadan aktarabildik veya aktarabiliyoruz? Kendi rüyalarımı düşündüğümde, bu sorunun yanıtının epey olumsuz olduğunu düşünüyorum.
Kitaptaki rüyaları okurken metinlere nüfuz edebilmek oldukça meşakkatli, zira metinler bir rüyanın karmaşıklığı kadar karmaşık. Yine de eser, farklı bir rüya anlatımı için ve Yourcenar'ın büyülü kelimelerle dolu dünyasına dahil olmak için okunası.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugüne kadar kuantum fiziği hakkında okuduğum anlatımı en güçlü kitap diyebilirim. Öğretici bir metin olmasının yanı sıra sentez yapmamıza da yol açıyor. Bazı öğretilerle ve dinle bağlantı kurarak anlatması ilgimi uyandırdı. Klasik fizikten farklı olarak, farklılıklarıyla da ele alınan kuantumu incelerken alakası yokmuş gibi görünen anlatılarla desteklenmesi ustaca olmuş. En çarpıcı kompozisyonlardan biri Simurg efsanesinin Süperpozisyon olarak okunmuş olması. Simurg, hem tek bir kuştur hem de otuz kuşun birleşimidir, hepsidir. Süperpozisyonun anlaşılması için harika bir örnek. Kuantumla tasavvufun paralel işlenmesi okur için zihin açıcı. Bir ders kitabı niteliğinde, onun ötesinde öğretiler sunan ve bakış açısı kazandıran, dili çok iyi kullanan bir yazarla karşılaşmak beni çok mutlu etti. Kuantumla, süperpozisyonla evliyaların aynı anda birden fazla yerde olabilmesine dahi olur gözle bakmaya başlayabilir okur. Okurunu bulacağından şüphem yok. Kusursuz bir eser.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı uzun zamandır alıp okumak istiyordum ama olumsuz yorumlardan etkilendiğim için erteledim. 2. el aldım. Kötüyse param
boşa gitmesin diye. Bitirdikten sonra yorum yapmak istedim. 1. Bu kitap diğer okuduğum İskandinav Polisiyelerinden çokta farklı değil.2. Bu tarzda çok kitap okuduğum için isim karmaşası bence yoktu. 3. Karakter analizi dozundaydı. 4. Bence olması gerektiği gibiydi. Bu kitabın sıkıntısı Sebastian BERGMAN'ın karakter olarak rahatsız edici olması. Zaten bu polisiyelerin ortak özelliği mutlaka travma geçirmiş bir dedektif olmasıdır. Bundan etkilenip kendilerini içkiye ve uyuşturucuya vururlar(Herry HOLE örneği.) Bu kitapta ise profil uzmanının kadın avcısı olması. Sonuçta ben kitabı çok çok iyi buldum. Son sayfa da ayrı bir sürprizdi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçerik vermeden kitaptan bahsedeyim. Yazar henüz 21'inde 1943 te Gestapo tarafından tutuklanır. İlk durağı Pawiak Hapishanesidir. Oradan Auschwitz ve Dacau ya götürülür sırayla. İşte bu kamplarda sevgilisine yazdığı mektuplar bu kitabın temelini oluşturur. 15 hikaye var kitapta. Bazıları uzunca, uzun olanları bölüm bölüm gidiyor. Arka tarafında bazı kamp terimleri için özel sözlük ve sayfa altlarında bir yığın dipnot var. Bir süre sonra alışıyorsunuz ama başlarda sıkıyor insanı. Kitap kurgu değil çok garip detaylar var o anı yaşatan. Hatta bir "Akşam Yemeği " hikayesi var ki okuduğumda dengesiz yakalandım ağzım yüzüm değişti. Çok duygusal bir insan Borowski, maşallah kalemi de fena değil okutuyor kendini. "Buyrun Gaza Baylar Bayanlar", "Bizim Burada, Auscwitz' de", "İnsanlar ki Yürüyordular ", "Akşam Yemeği ", "Susku", " Çocukla Buluşma " hikayeleri beni etkiledi. Zaten daha ilk hikayeden dağıtıyor insanı. Konuya meraklı iseniz mutlaka okunması ve edinilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anadolu Mayasının Türkistandan gelen gönlü esas alan Kademden Hateme inen Kelamın yansıması olduğu izah edilmiş. Felsefi tabirlerle ve bol tırnaklı anlatımla ifade etmeye çalışılan Grek-Latin-Kilise dünyasının yığınlaştırılmış bireyi ile Gönlü esas alan Anadolu mayasının ferdi bireyin karşılaştırıldığı yapıtı okumak için felsefi, dini, psikolojik, sosyolojik, tarihi bilgi şart. Felsefi kavramların ve filozofların görüşlerinin anlatıldığı yerlerde bıktırıcı anlatım var. Anadolu mayasını İslam oluşturur. Kültür ve tohumun maya ile karşılaştırılmasında Türkçenin rolü dile getirilmiş. Batı-İslam karşılaştırılmasında başka yerde bulunmayacak bir tespit yapılıyor: Anadolu Vahhabileri  kavramsallaştırması ile dinler arası diyolog savunucuları eleştirilmekte olup bu diyalog saçmalığını derinlemesine eleştirmektedir. Eser dil olarak zaman zaman ağırlaşmakla birlikte Anadolu Mayasının bu topraklarda nasıl kökleştiğini ve Anadolunun geleceğinin bu maya olduğunu büyük bir sevinçle görebilirsiniz.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı ordusunun Filistin'deki son yıllarına, ordu komutanı Cemal Paşa'nın yanında bizzat şahitlik eden Falih Rıfkı'nın hatıralarını ilk ağızdan anlattığı eseri, Zeytindağı, günümüzde o topraklarda yaşanan gelişmeleri ve geçmişi yorumlamak adına önemli bir klasik eser. Hatıralarda, sadece Filistin değil, Kanal Harekatı'ndan Hicaz bölgesine çok geniş bir coğrafyada yaşananlar anlatılıyor. Kitabın sonunda çölde harp eden iki askerimizin defterlerinde yazılanlar da aktarılmış (s. 130 vd).

"Biz Kudüs'te kirada oturuyoruz. Halep'ten bu tarafa geçmeyen şey, yalnız Türk kağıdı değil, ne Türkçe ne de Türk geçiyor. Floransa ne kadar bizden değilse Kudüs de o kadar bizim değildi. Sokaklarda turistler gibi dolaşıyoruz..." (s. 42)
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki kuzen var: Eren ve Eray. Bu çocuklar sürekli e-posta üzerinde yazışıyorlar ve birbirlerine öyküler
gönderiyorlar. Çok eğlenceli! Eren bir gün "Atasözleri Hayat Buluyor" diye bir projeye
katılıyor ve kuzeninden yardım istiyor. Sonra başlıyorlar öykü yazmaya. Her öykünün sonunda bir atasözü var. Bazen de öykü bir atasözünden yola çıkıyor.
Neler yok ki bu öykülerde? Aile hayatı, okul maceraları, teknoloji, tarih, doğa... Hatta uzaya bile çıkıyorlar! Bir de sosyal medya hakkında yazıyorlar. Ama sadece modern şeyler değil, köy hayatı ve eski meslekler gibi geleneksel konular da var.
Hem eğleniyorsunuz hem de bir sürü şey öğreniyorsunuz bu kitapla.
Bu kitap sayesinde hem Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu görüyoruz hem de kültürümüzü daha iyi tanıyoruz.
Üstelik günlük hayatımızda karşılaştığımız durumları okuyup atasözleriyle bağlantı kurunca dilimizi daha iyi kullanmayı öğreniyoruz.
Bence bu kitabı mutlaka okumalısınız. Hem eğlenecek hem de çok şey öğreneceksiniz!
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1946 doğumlu 78 yaşındaki Prof. Dr. Hasan Köni hocamız köşesine çekilmek yerine bizlere katkıda bulunmak için çalışmaya devam ediyor. 1970 yılında Mülkiye mezuniyeti ile Uluslararası İlişkiler uzmanlığına adım atan hocamızdan ders alanlar ne kadar da şanslılar. Onlara gıpta ediyorum. Çoğumuz günlük telaşelerimiz içinde boğulmuş durumdayız, para kazanma, çocukların eğitimi, iş, güç, anne, baba, büyükler, küçükler derken rüzgarların önünde savrulan yapraklar gibiyiz. Peki bu rüzgarlar nasıl oluşuyor hiç düşündünüz mü? Hasan Hoca orta büyüklükte başı beladan kurtulmayan ülkenin yurttaşları olan bizlere hayatımızı etkileyen rüzgarların nasıl oluştuğunu anlatıyor. Hoca, Amerika’nın gücünü kaybetmeye başladığını, Çin’in bütün dünyada biz farkında olmasak da güç gösterisi yaptığını, tarafların kozlarını paylaşmak için büyük savaşa hazırlandığını, Türkiye’nin denge politikası ile yeni düzende yerini aradığını belgeleriyle dipnotlu olarak yazmış. Kitabı çok beğendim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir