Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Frankenstein romanıyla daha çok tanınan Mary Shelly, bu romanında oluşturduğu distopik evrenine otobiyografik öğeleri de eklemiş. Özellikle eşinin şiirleri ve ölümüyle ilgili dipnotlar yazarı, bir kadın ve eş olarak tanıma imkanı sunuyor okura.

Merak ettiğim bir klasikti. Üstelik gotik edebiyata özgü bilimkurgunun alt türü olan apokaliptik romanın da ilk örneği. Çok uzatılmış hissetmem dışında sevdim kitabı. Çok da rahat okunuyor. Birkaç kurgu hatası da vardı ama onları görmezden geldim: 2090’larda atla yolculuk mesela:) Genel hava da 1800’leri çağrıştırdı bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doktorasını "beyin cinsiyeti " üzerine yapmış olan Serkan Karaismailoğlu, tam da doktora teziyle ilgili okunması keyifli bir kitap yazmış. Bilimsel bilgi ve araştırmaları okuyucuyu hiç sıkmadan günlük bir dil ile, günlük hayatla bağlantılar kurarak aktarmış. Kadın ve erkeklerin çatışan birçok düşünce ve davranışının altında, beyinden gelen farklılıklar olduğunu vurguluyor.
"Oysaki beynimizdeki yapılanmanın farklı gelişmesi, aslında günlük hayatımızda yaşadığımız birçok anlaşmazlığın temelini oluşturmaktadır. O nedenle eğer birbirimizin beyinlerini yeterince iyi tanırsak davranışlarımızı da bu doğrultuda oluşturabilir ve birbirimize daha çok tolerens gösterebiliriz. " diye ekliyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yorumlarda çizimlerden bahsedilmiş.. yetişkin ile bir çocuğun dünyaya bakışı farklıdır.. 7 yaş kızım çizimlere dikkatle baktı ve çok farklı dedi. ve benim okumamı istedi ben okurken o resimleri inceleyecekmiş.. velhasıl hiç kodlamadan zihnimizi bırakın çocuk dalsın kitabın içine... sizce dünyadaki en güzel şey nedir? sadece size ait bir bulut mu? yoksa bir gülümseme mi? özgürlük mü? kara bulutlar , kasvet içinde aklınızın bir karış havada olduğunu düşünen insanları duymamak mı? velhasıl son söz çok seveceksiniz..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyada olağanüstü bir ilgi uyandıran bu romanın yankıları hâlâ sürüyor. Filmi de dünyada büyük yankılar uyandırdı. Bu romanın başarısında, kuşkusuz, yazarın ortaçağ konusunda derin ve dolaysız bilgisinin büyük payı var. Tam anlamıyla ve her bakımdan ortaçağ dünyasını yansıtmakla birlikte Gülün Adı kesinlikle çağdaş bir roman; çağdaş romana yepyeni ve uzun soluk getiren özgün bir roman. Bir anlamda ortaçağda geçen, Hıristiyanlık düşüncesini tartışan tarihsel bir roman, bir anlamda da ustaca kurulmuş polisiye ve sürükleyici bir öykü.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir koşturmaca içerisinde yaşıyoruz. Vaktimiz olmuyor durup dinlemeye kendimizi, birbirimizi. Şükrü Erbaş'ı okurken duruyorsunuz, muhasebesini yapıyorsunuz zaman zaman hayatınızın. Kalabalıklar içerisindeki yalnızlığınızı fark ediyorsunuz bir kez daha. "Kalabalık öyle bir korunak ki gizlenmek için duvarlar gerekmiyor. Yalnız değilsiniz ya da yalnızlardan oluşan kocaman bir örgütün bir üyesi de sizsiniz." diyor Şükrü Erbaş. ve "Sevmeyi özledim biliyor musun? kayıtsız şartsız bir gülüşü (...) 'Nerde kaldın' ayazını değil 'hoş geldin ' iyiliğini"
Çok beğendim. Kendimi buldum sanki. Yalnız hüznü sevmiyorsanız yorar sizi.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çağımız toplumlarının en büyük sorunlarından biri (en önemlisi de desek yanlış olmaz sanırım) şüphesiz TÜKETİM’dir. Bilinçsiz ve çılgınca yapılan tüketim. Küçüğünden büyüğüne, ucuzundan pahalısına, her geçen gün ihtiyacımız olmayan ürünlere milyonlarca lirayı bir anlık haz duygusuna yenik düşerek bir çırpıda harcıyoruz. O telefonun kırmızısına veya o tişörtün mavisine sahip olunca her şeyin yoluna gireceğini, kalıcı mutluluğa erişeceğimizi sanıyoruz. Ama tabi öyle olmuyor, tam tersi daha fazla harcama yaptıkça daha mutsuz insanlar olup çıkıyoruz. Tam da dünyaca ünlü şirketlerin, markaların istediği gibi tüketim çılgını bireyler haline geliyoruz. Peki neden kendimize dur diyemiyoruz? Elimizdekilerle mutlu olmayı, aza tamah etmeyi bilmiyoruz? Kim bilir belki kalıcı mutluluk azdadır…

Matt Haig, sosyal medya kullanımından uyku düzenine, tüketimden insanın en kıymetli varlık oluşuna dair birçok konuyu bu başucu niteliğindeki eserinde bir araya getirmiş ve biz değerli okurlarına sunmuş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşam kitabında katıksız bir şimdi yok. Önceki sayfada yazılı sözcükleri her daim görebiliyorsun, mürekkepli gölgeleriyle karşındaki şeyi karartıyorlar. En azından bulanıklaştırıyorlar.
.

Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmemiz gerekir. Kendimizle güpegündüz, ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerek.

.

Şu an imkânsız görünen şey bir gün mümkün olacak. Fakat kötü zamanları iyi zamanlardan ayırma sakın. Işığı karanlık sayesinde görebiliriz. Bize bu tezatlık lazım. Gündüz vakti yıldızları göremeyiz, değil mi?

yazar diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da mükemmel bir hikaye çıkarmış ortaya. gerçekten güzeldi. elinizden düşüremeyeceğiniz, akıcı diliyle bir çırpıda okuyabileceğiniz harika bir eser..
Yanıtla
11
1
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seyahat etmeyi seviyorsanız kitabın adını görür görmez alırsınız diye tahmin ediyorum.E zaten sakin, yavaş terimine de aşinasınızdır.Sakin şehir (cittaslow) unvanı alan yerler, bizlerin de seyahat alışkanlıklarını değiştirdi.(Benim ki 30 dan sonra değişti. Sindire sindire gezmek, sokaklarda kaybolmak durup o havayı solumak gibi... Az zamana çok şey sığdırmak gençkendi.Her gittiğim yerde saatlerce gün batımını izlemek istiyorum,kahvemi içerken insanları gözlemlemek ) Tamam kitaba dönüyorum.Tavsiyem; bir seyahatinizde okumaya başlayın. Açıklama ve terimler hoşunuza gidecektir ve lügatınıza yeni bir kelime eklenecek: flanör.Günlük kısımlarını seyahatte kahve molalarımda keyifle okudum, hayaller kurdum.Okurken kafamı kaldırıp etrafıma bakarken kendimi yazarla sohbet ederken buldum.Bir roman okur gibi değil, çayınıza kahvenize eşlik eden bir tatlı gibi okumanızı tavsiye ederim.Bilmediğim bir şehirde oturup bir başkasının anılarına şahitlik ediyor olmak güzeldi.Umarım keyif alırsınız…
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  2
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yola çıkış nedeni ile varılan yer çok farklı olabilir. Bu kitapta, Hristiyan iken İslam'a düşmanlığından dolayı İslam'a dair olumsuz ne var ise araştırmalar yaparak bunu ortaya koymaya çalışan birinin çalışmaları süresince elde ettiği verilerin-bilgilerin, önceden öğrenmiş olduğu belki de hatalı-eksik, yanlış ve ön yargılardan kaynaklanan pek çok fikri boşa çıkardığını görmüş ve sürecin sonunda İslam'ı yerden yere vurmak şöyle dursun Müslüman olmanın kapıları kendisine açılmıştır. Bu kitapta böyle bir çıkış ve varışın serüvenini okuyorsunuz. Kitabı Müslüman olanlara dinlerini daha iyi öğrenmeleri için, İslam'a düşman olanlara da gerçeği görmeleri için mutlaka okumalarını öneriyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arka kapak yazısını okumakla, kitaba sımsıkı sarılmaya başlıyorsunuz. Bir kasabanın hüzünleri ve sevdaları yüreğinizi burkarken, kadim kültürümüzün parçalarından olan gizemli bilgiler, hocalardan sırlar, toplumdan sızan adetler, medet umulan türbeler, dallar çaputlar da hikayeyi besleyen fantastik unsurlar oluyor. Sahipleri olan defineler, cinlerin koruduğu hamamlar, kiliselerin yıkıntıları altından bizlere fısıldanan korkulu hikayeler. İşte Naime Hanım bizi geçmişte gezdirirken, hayatın acılarının yok sayılamayacağını, kapıların ardında yaşananların birer dünya olduğunu tertemiz bir dille ve muazzam bir edebiyat ile sunmuş. Geçmişe dönüşler, anılar, gizem, fantastik boyut, güçlü tasvirler ve benzetmeler başarılı bir öykücü olan yazarımızın romanda da maharetli olduğunu ispatı olmuş. Kapılar açıldıkça büyüyen hikayeyle, kahraman sayısı çok da olsa, bunları birbirine bağlan kurgu, okuyucuyu yormadan bütünlük oluşturmuş ki yazarı tebrik ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir