Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Yeniaras Hocamızın Alp Er Tunga kitabından sonra okuduğum için tam anlamıyla birbirini tamamlayan eserler oldu. Kitaptaki görseller, tarih sayfalarında yer alan özlü sözler ve tabiki de gerçek bilgiler ışığında yazılan bu eşsiz roman için Emrullah Hocamıza teşekkürlerimi sunuyorum. Unutma Türk Milleti atalarımız olan Sakalar hepimize okullarda öğretildiği gibi devlet kuramayan küçük bir Türk topluluğu değildir. Nice kurultaylar yapıp, nice hanlar hatunlar nezdinde teşkilatlı bir devlettir. Alp Er Tunga Tomris Han ve nice Türk hükümdarlarının ruhu şad olsun...
Teşekkürler Emrullah Özdemir Hocam.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Heyhat! Bu kitap Dağlarca hayattayken yayınlanmalıydı ve bu kitabı Dağlarca da okumalıydı dünya gözüyle! Ama olsun, göklerde bir yerlerde “şairler adası”nda okur artık…

Ne güzel bir çalışma. “Tıpkı Yahya Kemal için olduğu gibi Fazıl Hüsnü Dağlarca için de bir enstitü kurulmalıdır.” önerisi yerine getirilmeli Haydar Ergülen’in.

Birbirinden güzel cümleler ve inceliklerle dolu kitap, bir çırpıda okunuveriyor. Altını çizdiğim cümlelerden biri: “Bazı şairler ölmez uzaydaki yerlerini alırlar,demeli.”
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kusursuzca Kusurlu serisinin 9. kitabı ve diğer kitaplarda çokça adı geçen gizemli-esrarengiz-geçmişi meçhul olan, gözü kara, korkusuz ve oldukça tehlikeli olan Kai'nin hikayesiydi. Zaman zaman insanın yüreğine dokunan bir kurgusu olmasının yanında tam da mafya serisi olmanın hakkını veren bir kitaptı. Duyguların anlatımı çok güzeldi, okurken su gibi akıyordu, sıkmıyordu ve merak uyandırıyordu. Gereksiz uzatmalar da yoktu. Yetişkin içerik ve şiddet içeriği olduğunu söylemeliyim. Bunu bilerek okuyun.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
edebiyata adım atan bütün yeni, heyecan dolu yazarlar.. hepinizin heyecanı, hepinizdeki bu anlatma arzusu, hikâyelerle dolu zihniniz ne kıymetli... inşallah sizler dünyanın bütün zorluklarına rağmen hikâyelerinizle hayatı daha çok anlamak, insanı anlamak için bir vesile, bir daha bakmak için bir bahane, bir sebep olur yazdıklarınız.. ibrahim bunu yapıyor çünkü ve bence bir ilk eser olarak çok da güzel yapıyor...ne mutlu anlatacak hikâyeleri olan yazarlara, ne mutlu onların zihinlerine, kalemlerine tutunarak yol alan bizlere, okurlara...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın hacmi küçük olmasına rağmen tek bir cümle bile dakikalarca sizi düşündürebilir. İronik, felsefi, ölüm, yaşam ve öfke konulu bildiğimiz Şule Gürbüz kalemi. Kısacık kitapta altını çizdiğim, üzerine düşündüğüm o kadar çok alıntı var ki. Bu kitapta bir kambur üzerinden -ki kadın mı erkek mi o bile net değil- onun başka bir yerde görsek “deli saçması” diyeceğimiz sayıklamalarını anlatıyor bizlere. Kambur, çirkin, kel, herkese ve her şeye karşı öfkeli. Bizlerden nefret ediyor. Hatta sorsalar tüm insanların kambur olması mı yoksa kamburluğunun düzelmesi mi diye? Tüm insanları kambur görmeyi tercih edeceğini söylüyor. Dünyaya karşı öfkeli ancak bazı sözleri o kadar doğru ve yerli yerinde ki. Hem yaşamayı bu kadar istemeyip yaşamdan tiksinip hem de bu sözleri nasıl edebilir? İnsan hayret ediyor. Diğer hayret edilecek konu ise yazarın bu kitabı 18 yaşında yayınlamış olması. Velhasıl “insan ara sıra evini yakmalı -ve çıkıp seyretmeli.” :) Okuyun, okutun.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İbrahim Kalın yıllar evvel "İslam ve Batı" isimli eseriyle dikkatimi çekmişti. Sonrasında peş peşe pek çok kitabı yayımlandı. Söyleşilerinden oluşan bu kitap diğer kitapları için bir giriş mahiyetinde. Genel itibariyle İbrahim Kalın'ın düşünce evrenini, merak duyduğu, üzerine düşündüğü ve yazdığı meseleleri okur bu kitaptan öğrenip sonrasında diğer eserlerine yönelebilir. İbrahim Kalın'ın özgürlük, medeniyet, doğu-batı, gelenek, modernizm, varlık-yokluk gibi temel kavramları pergelin bir ucunu bu topraklara sabitleyip diğer ucuyla başta batı medeniyeti olmak üzere dünya tarihine etki etmiş tüm medeniyetleri göz önünde bulundurarak irdelemesi takdire şayan. Söyleşilerdeki sorular güzel seçilmiş.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap bir serinin başlangıç kitabı. Veda, Umut, Hayat, Hüzün, Hayal ve Hazandan oluşan 6 kitaplık bir serisinde olduğu gibi yine tarihsel bilgisini konuşturmuş. İkinci Dünya Savaşında Türk Diplomatlarının Hitler in kıyımında Yahudileri nasıl kurtardığını çok güzel bir üslupla anlatması gerçekten müthiş. Orada önceden hayatını okuduğum, Behiç Erkin, Numan Memencioğlu gibi tarihi şahsiyetlerin isminin geçmesi gerçekten çok etkileyiciydi.

Romanda emekli bir son Osmanlı Paşasının kızının bir Yahudi ile evlenmesi ve Türk kızını ailesi reddetmesi sahnesi, Ayşe Kulin in büyük teyzesi Sabahat ın bir Ermeni ile evli olması (Umut adlı otobiyografik romanında anlatmıştı.), romanda yazarın kendi hayatından izler taşıdığını gösteriyor. Bu bir tekrar mıdır? Bence hayır, çünkü her sanatçı kendi yaşadığı dönemin tanığıdır ve bu anlamda sanatçılar, yazarlar vs. bu anlamda bana yaşayıp yazan tarihçilerdir..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye de biyografik ve otobiyografik romanın kurucusu, öncüsü denirse hiç şüphesiz Ayşe Kulin derim. Yazarı rahmetli vali Recep Yazıcıoğlu nun Erzincan valilliği dönemini anlatan ve 2005 de dizisi de yapılan, Köprü romanı ile tanıdım ve çok hoşuma gitti. Bu kitap bir serinin başlangıç kitabı. Veda, Umut, Hayat, Hüzün, Hayal ve Hazandan oluşan 6 kitaplık bir seri. Farklı farklı zamanlarda okunsa da olur fakat ailenin Osmanlı'nın son zamanlarından gelip Ayşe Kulin in hayatıyla nasıl bütünleştiğini daha iyi anlayabilmeniz için sırayla okumanız tavsiyemdir.

Sade ve akıcı bir dille anlattığı yazarın kitabı, dedesinin eski Osmanlı Maliye Nazarından olması ve eski nazarın daha doğrusu köklü bir ailenin Cumhuriyet ile birlikte, aile ile aslında toplumun nasıl değiştiğini anlamamız açısından ve de eski ve yeniyi tarihsel anlamda harmanlamamız açısından önemli bir eser. Bu anlamda bana göre tarihsel bir belge niteliği de taşır roman..
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bekleme Odası, Paris’te başlayan ve okuru adeta bir film senaryosunun içine çeken bir hikâyeyle açılıyor. Roman, Oliver Nathan adlı bir karakter üzerinden, birçoğumuzun hayatında en az bir kez hissettiği o tanıdık ikilemi ele alıyor: Olduğumuz yerde kalmak mı, yoksa bilinmeyene doğru bir adım atmak mı?Yazar, bu kişisel çatışmayı öyle ustalıkla işliyor ki, hikâye bireysellikten sıyrılarak evrensel bir sorgulamaya dönüşüyor. Nathan’ın Cenavi ile karşılaşması, romana bambaşka bir dinamizm katıyor; diyaloglar öyle akıcı ve doğal ki, “Keşke bu muhabbet hiç bitmese” dedirtiyor. Romanın finali ise benim için tam anlamıyla bir sürpriz ters köşe gibi oldu. Hem şaşırtıcı hem de içsel bir huzur veren bu sonun uzun süre etkisi altında kaldım. En son yine yazarın kaleminden 3 yıl önce okuduğum Azad romanında böyle hissetmiştim. Serhat Kaya’nın, romanlarında anlattığı hikayeyi bir sinema filmi gibi kurguladığı hissine kapılmamak elde değil; her sahne gözünüzün önünde canlanıyor, tavsiye ediyorum.
Yanıtla
798
3
Destekliyorum  14
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Selim hoca mükemmel bir iş çıkarmış. Kitap kendini o kadar içine çekiyor ki. Kızım (10) okudu ben (41) ve oğlum (6) heyecanla dinledik. Bir cuma akşamı, okul sonrası yatana kadar okuyup bitirdik. İçinde hem tarihimiz, hem eğlence, hem heyecan, hem de sevgi var. Velilerin ve özellikle öğretmenlerin bu kitabı almalarını şiddetle tavsiye ederim. Okulların bitmesine az bir zaman kaldı. Mükemmel bir karne hediyesi olacaktır. Selim hoca selam verdi, borçlu çıktı. Artık kendisinden çocuk kitapları da bekliyoruz :)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir