Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğu Yücel, oldukça ilginç bir konu ve yaratıcı bir kurguya sahip bu romanında, oldukça sıradan hatta silik sayılabilecek bir insan olan ana karakterimiz Mitat’ın bir gece diyafonun düğmesine basmasıyla birlikte gelişen olaylar silsilesini konu almaktadır. Alper Canıgüz ve Murat Menteş’i okumayı sevenlerin kesinlikle severek okuyacağını düşündüğüm bir roman. Bir film senaryosu okuyormuş hissiyatını veren bu roman, okuyucuyu sürekli akıl yürütüp olayları çözmeye yönlendiriyor. Farklı bir kurgu okumak isteyenlerin okumasını kesinlikle tavsiye ederim.

Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: "Acelesi olan herkes, yavaş yürüyen yabancılardan az ya da çok nefret eder… Beyaz yalan gibi beyaz nefret.”

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Stefan Zweig’ın en etkileyici novellalarından biri olan bu eser, tıp eğitimi almak adına Viyana’ya giden bir gencin oraya uyum sağlama ve bir yetişkin olabilme çabasını anlatmaktadır. Okuması oldukça kolay ve akıcı bir eserdi. Zweig’ın diğer eserlerinde de ortak olarak gördüğümüz üzere, ana karakterin psikolojik tahlilleri çok başarılı şekilde okuyucuya aktarılmıştı. İnsanın hiç bilmediği bir yere gittiğinde yaşadığı o ait olamama hissi, okuyucunun kendi iç dünyasında karakterle bağ kurmasını sağlayacak şekilde gerçekçi aktarılmıştı. Ana karakterimiz Berger’in bu hisle başa çıkma mücadelesi ve hayata tekrar bağlanma çabasını okumak çok etkileyiciydi. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

Kitaptan güzel bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: "Hüzünle sevinç, umutla düş kırıklığı sürekli iç içeydi; belirsiz bir duygu, ama daima yabancı olmak ve alışamamak…”

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oldukça çarpıcı bir roman olan Otomatik Portakal’da Anthony Burgess, işlediği suçlardan dolayı hapse atılan Alex'in üzerinde denenen bir tedaviyi ve bu tedavi sonucunda yaşadıklarını konu almaktadır. Okuyucuyu oldukça etkileyen ve sorgulatan bir eser olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. Distopya türünün çok iyi bir örneği olan bu romanda, yazarın oluşturduğu korku atmosferi oldukça çarpıcı ve okuyucuyu diken üstünde hissettirmekte çok başarılıydı. Eser, iyi ve kötü olmak üzerine kendinizi sorgulamanıza neden oluyor. “Gerçekten iyi olmayı biz mi seçiyoruz, yoksa içimizdeki ilkel dürtüler kötü olmamızı isterken sadece topluma uymak ve bir parçası olmak adına mı iyi oluyoruz?” sorusu üzerine oldukça düşündüren bir eserdi. Kesinlikle okumanızı öneririm.

Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: "Seni bir makine biçimine sokmuşlar. Seçme hakkını elinden almışlar. Toplumun kabullendiği davranış türlerine boyun eğmek zorundasın.”

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok eğlenceli ve şaşırtıcı bir romandı. Roman, Hector'un bir sabah gazetede hayatının bir bölümünü satan bir adamın ilanını görmesi üzerine başlayan olaylar silsilesini konu almaktadır. Alper Canıgüz'ün kalemine alışkın olanların bileceği üzere, konu ve karakterler hem çok çarpıcı hem de akıl karıştırıcıydı. Özellikle iki farklı dünya arasında gidip gelen bir anlatım olması çok etkileyiciydi. Okuması oldukça eğlenceli ve akıcı bir romandı. Psikolojiye ilgisi olan ve absürt komedi severlerin kesinlikle okumasını tavsiye ederim.

Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: "Öncelikle şunu bilmelisiniz ki, düşleriniz ancak ve ancak onlara inanacak kadar güçlüyseniz gerçekleşir."

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oldukça etkileyici bir eser olan Zweig'ın bu öyküsü, XV. Louis dönemi Fransa'sında sarayın oldukça etkili ve güçlü bir figürü olan aristokrat Madame de Prie'nin gözden düşmesi sonucu Normandiya'ya sürgün edilmesine karar verilmesiyle birlikte yaşadığı süreci anlatmaktadır. Oldukça hırslı ve iktidar sahibi olmaya kendini adamış bir kadının elindeki bu gücü kaybetmesi sonucunda yaşadığı içsel çatışmalar ve ruhsal çöküntü oldukça çarpıcı bir biçimde anlatılmıştır. Zweig'ın çoğu eserinde gördüğümüz gibi, ana karakterimizin psikolojik tahlili çok çarpıcı şekilde okuyuculara aktarılmıştır. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

Kitaptan bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum: "Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti, çünkü hiç yalnız kalmamıştı."

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Christopher Knight 20 yaşında evden ayrılıp 27 yıl boyunca ormanda tek başına kimseyle konuşmadan bir yaşam sürüyor. Bazı ihtiyaçları için girdiği evlerden hırsızlık yaparken yakalanmasıyla münzevi hayatı son buluyor.Michael Finkel gazeteci ve münzevi yaşama meraklı biri olarak hikayeyi yazıya döküyor. Münzevinin düşüncelerine yönelik bir şey bulamadım, felsefik değil diyenlere katılmıyorum. Knight zaten kendi de bu yolculuğa neden çıktığını, kendini neden ormanın ortasında bulduğunu bilmiyor. Planladığı bir durum değil. Orada yaşadıklarını, hapiste hissettiklerini, modern yaşam ve orman hayatı karşılaştırmasını yaptığı sohbetlerden kaleme alan yazar çok iyi iş çıkarmış.Büyük büyük laflar, bilgelik peşinde olan bu durumu pazarlayan biri değil Knight.Kitapta Henry David Thoreau'ya ve farklı münzevilere de atıflar var örneğin Knight Thoreau'nun gerçek bir münzevi olduğunu düşünmüyor, daha çok kendi durumunun ve macerasının pazarlamasını yapan biri olarak görüyor.Çok keyifli ve samimi..
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Suikastlar yalnızca kişilere yapılmaz. Bazen fikirler, bazen ideolojiler, bazen de projeler suikastlarin hedefi ve kurbanlarıdır...
Her şey aslında O GÜN başlamadı. O GÜN yalnızca bazı (!) şeylerin sonucu ya da belki de devamıydı..
İlk satırdan itibaren hayretengiz bir ruh haletine büründüm. Yakın tarih sandığımız bir olayın Ulu Hakan Abdülhamid Han dönemine kadar varıyor olması bile bu olayın öyle sıradan, basit, satır arası denilemeyecek bir olay olduğunun ispatı. Zira satır arası demek, Sümen altı etmek/etmeye çalışmak tarihe atılacak en büyük kara leke, kanlı imza olur.
Selman Kayabaşı gerçekten muazzam bir kalem. Rahmetli Muhsin Başkan'ın suikastını merak ederken tarihin bilinmeyen dehlizlerine düşüyorsunuz.
Okul sıralarında 2 cümle dahi edilmeden geçilen onlarca şeyin aslında tarihimizin mihenk taşları olduğunu gördükçe derdi artıyor insanın. Evet okumak bir şey, lakin her şey o bir şeyden çıkıyor. Ve yine evet derdi olan okur, derdi yoksa da dert sahibi olur...
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir cümleyi dört beş satırda ahengi bozmadan verebilen Halid Ziya...
Birbirine bağlı ve uzun, tek bir yüklemle biten cümleler, ortamdaki atmosferi her detayıyla hissettiren kelimeler, duyguları yaşatırcasına içine çeken yoğun paragraflar gerçekten etkileyiciydi.
Tabii ki bu, duygu analizlerini sevenler için daha cezbedici nitelikte bir eser. Bunu da belirtmek icap eder.
Zamanında bu şekilde iletişim kurulmuş olması insanların kelime zenginliğinin göstergesi nitelikte.
Üslûbun güzelliği
"ne muazzam bir saygı, sevgi ve muhabbeti ifade ediş tarzıdır böyle" dedirtiyor insana.
Duyguları ifadede harika seviyelerde olduğunu gösterircesine içine çekiyor, konunun merkezine alıyor insanı. Aşkı, acıyı, sevgiyi, tükenişi, hasreti ilmek ilmek veriyor kalbe.
Bu günden sıyrılıp mazinin atmosferinde nefes almak nasıl bir duygudur acaba diye merak edenler varsa tereddüt etmeden bu kitabı okuyabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Erva Kara'nın ilk öykü kitabı, "Rüyalar", "Kadınlar" ve "Uyanış" olmak üzere üç ayrı bölümden, toplamda 15 öyküden oluşan bir eser. "Rüyalar" kısmında birbiriyle ilintili beş öyküde masalsı dili görebiliyoruz. "Kadınlar" bölümünde günümüz meseleleri nispeten daha normal bir anlatımla devam ederken "Uyanış" bölümündeyse bu ikisinin dilinden karma bir anlatıma sahip. Öykülerde genel olarak kadın ve ebeveyn meselesi ön planda.

Bir ilk kitap için yazarın dilini, öykü kurgularını genel olarak başarılı bulduğumu söylemeliyim. Bölümlendirme kullanarak kurgu matematiğine de kafa yoran bir öykücü var karşımızda. Özellikle "Nehirler Boyunca Kadınlar" öyküsündeki "Boğulma 1:" ifadesiyle başlayan anlatımdaki biçimselliği sevdim ve bence bu öykü gayet başarılıydı. Bunun haricinde ilk kısmın son öyküsü olan "Bengisu" ve son kısımda laytmotiflerle örülmüş "Güneş Öpmüş Saçlarını" da ayrıca beğendiğimi söylemeliyim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap Anadolu'nun fethi ve öncesinde yapılan keşif akınlarını, dönemin farklı kaynaklarını inceleyerek çok güzel bir şekilde aktarmış. Bu kitaptaki olay esasında şu: Örneğin Ani fethedildiğinde Roma tarihçileri bu olay üzerinde durmazken(Bizans, o sıralarda başkentte birçok problemle uğraşıyor), ermeni tarihçiler kendileri için büyük önem arz eden Ani'nin fethini geniş bir şekilde anlatmışlardır. Yani Anadolu Fethi ve öncesinde gerçekleşen Türkmen akınlarına dönemin tarihçileri(Romalı, ermeni, Süryani) daha çok kendi açılarından bakmışlar ve bu da fetih ve akınların farklı şekillerde değerlendirilmesine neden olmuştur. Bu farklı değerlendirmeleri karşılaştırması ve detaylı şekilde incelemesi nedeniyle bu kitap ayrıca bir değer ifade ediyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir