Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevdiğinin Gardiyanı Olma
Yazar ile ilk tanışmam “Masal Masal İçinde” kitabı ile olmuştu. O zamanlar küçük olsam da masal anlatısına ve olay örgüsüne bayılarak okuduğum eserin her bölümünde daha fazla şaşırmıştım. O zamanlardan kafamda oluşan Ahmet Ümit imajı ile diğer eserlerinde de sık sık karşılaştım. “Bir Aşk Masalı” ile bir kez daha okurunu heyecan dolu bir masalın içine sürüklemeyi başarmış. Kitapta sık sık tekrar eden beş rakamı ise benim için adeta sürpriz oldu. Uğurlu sayımın çiftlerin birliğini ifade eden yegane sayı olduğunu düşünmesi gönlümü okşadı. Bunların yanı sıra esere yakından bir bakış atacak olursak; beş prens aynı rüya için beş farklı maceraya atılıyor. Maceralarındaki en önemli beş erdem ise kararlılık, cesaret, iyilik, tutku ve özgürlük. Bunlarla her prensin bölümünü okurken ayrı ayrı karşılaşıyoruz. Kimi zaman umutsuzluğa düşseler de aşklarının peşinden gitmekten vazgeçmeyen cesur prensleri bekleyen olaylar zinciri okurun kitabı adeta bir solukta bitirmesini sağlıyor. Prensler hayatlarının aşklarına kavuşabilecek mi? Çıktıkları yolculuk onların hayatını ne yönde etkileyecek? Sevgilerinin gücü zorlukları aşmaya yetecek mi? Bütün sorulara bir bir yanıt bulurken kendimizi mistik bir masalın içinde hissedeceğiz.
Zaman zaman tekrara düştüğü için bazı bölümlerin sonlarını tahmin edebilmek kitabın keyifsiz taraflarından olsa da kesinlikle okumaya değer bir eser. Zira kitabın son bölümünde olaylar hiç beklemediğimiz bir noktaya ulaşarak sonuca varıyor.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugüne kadar kuantum fiziği hakkında okuduğum anlatımı en güçlü kitap diyebilirim. Öğretici bir metin olmasının yanı sıra sentez yapmamıza da yol açıyor. Bazı öğretilerle ve dinle bağlantı kurarak anlatması ilgimi uyandırdı. Klasik fizikten farklı olarak, farklılıklarıyla da ele alınan kuantumu incelerken alakası yokmuş gibi görünen anlatılarla desteklenmesi ustaca olmuş. En çarpıcı kompozisyonlardan biri Simurg efsanesinin Süperpozisyon olarak okunmuş olması. Simurg, hem tek bir kuştur hem de otuz kuşun birleşimidir, hepsidir. Süperpozisyonun anlaşılması için harika bir örnek. Kuantumla tasavvufun paralel işlenmesi okur için zihin açıcı. Bir ders kitabı niteliğinde, onun ötesinde öğretiler sunan ve bakış açısı kazandıran, dili çok iyi kullanan bir yazarla karşılaşmak beni çok mutlu etti. Kuantumla, süperpozisyonla evliyaların aynı anda birden fazla yerde olabilmesine dahi olur gözle bakmaya başlayabilir okur. Okurunu bulacağından şüphem yok. Kusursuz bir eser.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı uzun zamandır alıp okumak istiyordum ama olumsuz yorumlardan etkilendiğim için erteledim. 2. el aldım. Kötüyse param
boşa gitmesin diye. Bitirdikten sonra yorum yapmak istedim. 1. Bu kitap diğer okuduğum İskandinav Polisiyelerinden çokta farklı değil.2. Bu tarzda çok kitap okuduğum için isim karmaşası bence yoktu. 3. Karakter analizi dozundaydı. 4. Bence olması gerektiği gibiydi. Bu kitabın sıkıntısı Sebastian BERGMAN'ın karakter olarak rahatsız edici olması. Zaten bu polisiyelerin ortak özelliği mutlaka travma geçirmiş bir dedektif olmasıdır. Bundan etkilenip kendilerini içkiye ve uyuşturucuya vururlar(Herry HOLE örneği.) Bu kitapta ise profil uzmanının kadın avcısı olması. Sonuçta ben kitabı çok çok iyi buldum. Son sayfa da ayrı bir sürprizdi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçerik vermeden kitaptan bahsedeyim. Yazar henüz 21'inde 1943 te Gestapo tarafından tutuklanır. İlk durağı Pawiak Hapishanesidir. Oradan Auschwitz ve Dacau ya götürülür sırayla. İşte bu kamplarda sevgilisine yazdığı mektuplar bu kitabın temelini oluşturur. 15 hikaye var kitapta. Bazıları uzunca, uzun olanları bölüm bölüm gidiyor. Arka tarafında bazı kamp terimleri için özel sözlük ve sayfa altlarında bir yığın dipnot var. Bir süre sonra alışıyorsunuz ama başlarda sıkıyor insanı. Kitap kurgu değil çok garip detaylar var o anı yaşatan. Hatta bir "Akşam Yemeği " hikayesi var ki okuduğumda dengesiz yakalandım ağzım yüzüm değişti. Çok duygusal bir insan Borowski, maşallah kalemi de fena değil okutuyor kendini. "Buyrun Gaza Baylar Bayanlar", "Bizim Burada, Auscwitz' de", "İnsanlar ki Yürüyordular ", "Akşam Yemeği ", "Susku", " Çocukla Buluşma " hikayeleri beni etkiledi. Zaten daha ilk hikayeden dağıtıyor insanı. Konuya meraklı iseniz mutlaka okunması ve edinilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anadolu Mayasının Türkistandan gelen gönlü esas alan Kademden Hateme inen Kelamın yansıması olduğu izah edilmiş. Felsefi tabirlerle ve bol tırnaklı anlatımla ifade etmeye çalışılan Grek-Latin-Kilise dünyasının yığınlaştırılmış bireyi ile Gönlü esas alan Anadolu mayasının ferdi bireyin karşılaştırıldığı yapıtı okumak için felsefi, dini, psikolojik, sosyolojik, tarihi bilgi şart. Felsefi kavramların ve filozofların görüşlerinin anlatıldığı yerlerde bıktırıcı anlatım var. Anadolu mayasını İslam oluşturur. Kültür ve tohumun maya ile karşılaştırılmasında Türkçenin rolü dile getirilmiş. Batı-İslam karşılaştırılmasında başka yerde bulunmayacak bir tespit yapılıyor: Anadolu Vahhabileri  kavramsallaştırması ile dinler arası diyolog savunucuları eleştirilmekte olup bu diyalog saçmalığını derinlemesine eleştirmektedir. Eser dil olarak zaman zaman ağırlaşmakla birlikte Anadolu Mayasının bu topraklarda nasıl kökleştiğini ve Anadolunun geleceğinin bu maya olduğunu büyük bir sevinçle görebilirsiniz.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı ordusunun Filistin'deki son yıllarına, ordu komutanı Cemal Paşa'nın yanında bizzat şahitlik eden Falih Rıfkı'nın hatıralarını ilk ağızdan anlattığı eseri, Zeytindağı, günümüzde o topraklarda yaşanan gelişmeleri ve geçmişi yorumlamak adına önemli bir klasik eser. Hatıralarda, sadece Filistin değil, Kanal Harekatı'ndan Hicaz bölgesine çok geniş bir coğrafyada yaşananlar anlatılıyor. Kitabın sonunda çölde harp eden iki askerimizin defterlerinde yazılanlar da aktarılmış (s. 130 vd).

"Biz Kudüs'te kirada oturuyoruz. Halep'ten bu tarafa geçmeyen şey, yalnız Türk kağıdı değil, ne Türkçe ne de Türk geçiyor. Floransa ne kadar bizden değilse Kudüs de o kadar bizim değildi. Sokaklarda turistler gibi dolaşıyoruz..." (s. 42)
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki kuzen var: Eren ve Eray. Bu çocuklar sürekli e-posta üzerinde yazışıyorlar ve birbirlerine öyküler
gönderiyorlar. Çok eğlenceli! Eren bir gün "Atasözleri Hayat Buluyor" diye bir projeye
katılıyor ve kuzeninden yardım istiyor. Sonra başlıyorlar öykü yazmaya. Her öykünün sonunda bir atasözü var. Bazen de öykü bir atasözünden yola çıkıyor.
Neler yok ki bu öykülerde? Aile hayatı, okul maceraları, teknoloji, tarih, doğa... Hatta uzaya bile çıkıyorlar! Bir de sosyal medya hakkında yazıyorlar. Ama sadece modern şeyler değil, köy hayatı ve eski meslekler gibi geleneksel konular da var.
Hem eğleniyorsunuz hem de bir sürü şey öğreniyorsunuz bu kitapla.
Bu kitap sayesinde hem Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu görüyoruz hem de kültürümüzü daha iyi tanıyoruz.
Üstelik günlük hayatımızda karşılaştığımız durumları okuyup atasözleriyle bağlantı kurunca dilimizi daha iyi kullanmayı öğreniyoruz.
Bence bu kitabı mutlaka okumalısınız. Hem eğlenecek hem de çok şey öğreneceksiniz!
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1946 doğumlu 78 yaşındaki Prof. Dr. Hasan Köni hocamız köşesine çekilmek yerine bizlere katkıda bulunmak için çalışmaya devam ediyor. 1970 yılında Mülkiye mezuniyeti ile Uluslararası İlişkiler uzmanlığına adım atan hocamızdan ders alanlar ne kadar da şanslılar. Onlara gıpta ediyorum. Çoğumuz günlük telaşelerimiz içinde boğulmuş durumdayız, para kazanma, çocukların eğitimi, iş, güç, anne, baba, büyükler, küçükler derken rüzgarların önünde savrulan yapraklar gibiyiz. Peki bu rüzgarlar nasıl oluşuyor hiç düşündünüz mü? Hasan Hoca orta büyüklükte başı beladan kurtulmayan ülkenin yurttaşları olan bizlere hayatımızı etkileyen rüzgarların nasıl oluştuğunu anlatıyor. Hoca, Amerika’nın gücünü kaybetmeye başladığını, Çin’in bütün dünyada biz farkında olmasak da güç gösterisi yaptığını, tarafların kozlarını paylaşmak için büyük savaşa hazırlandığını, Türkiye’nin denge politikası ile yeni düzende yerini aradığını belgeleriyle dipnotlu olarak yazmış. Kitabı çok beğendim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
mustafa canıvar
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rüyaların psikolojik hastalık kabul edildiği ve insanı suçtan kurtarmanın tek çaresinin onu özgürlükten kurtarmak olduğunu düşünen roman, bilmediğimiz bir yüzyılda, bilmediğimiz zaman ve mekanda geçerken evlerin, giysilerin, düşüncelerin aynı olduğu bir düzene sahiptir. Sanayi Uygarlığı, bilmediğimiz zaman ve mekânın en belirgin özelliğidir.

Hayal gücünün hastalık olarak kabul edildiği tek devlet zeminine kurulu romanda örgütlenmekse suç kabul edilir. Bu tek devlette birçok şey bir numaraya indirgenir. İnsanların ismi yoktur, birer sayı olarak anılırlar. İnsan kendinden ve doğadan ayrılmıştır .Romanın adı olan “biz” haline getirilmiştir.

Romandaki mekanın en belirgin özelliği, insanların içinde yaşadıkları ve gözlemlendikleri cam duvarlar arasındaki alanlardır. Bir devrim ardından oluşan bir düzende insanlar her an bir sistem tarafından denetlenir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
#2022nobelödüllüyazar Annie Ernaux okumalarına devam ediyorum. Çok mutluyum iki kitabı kaldı ☺ Daha önce okuduğum #olay ın önce okunması gerekiyormuş. Önemli değil bağlantıyı kitabı okuyan kurabiliyor. 

Yeni okuyacaksınız önce #olay sonra #boşdolaplar ı okuyabilirsiniz. 

Boş Dolaplar yazarın ilk romanı. Ben kalemiyle #yalıntutku ile tanışıp tüm kitaplarını okuma kararı almıştım. 

Diğer kitaplarda olduğu gibi anlatıcı kendisi değil, otobiyografik karakteri Denise Lesur. Üniversitede, merdiven altı bir yerde kürtaj olmasıyla başlıyor. Sert, sarsıcı bir giriş. Geriye dönüşlerle çocukluğu ve ergenlik yıllarıyla hesaplaşıyor. Dahil olmak istediği burjuva sınıfa karşı büyüdüğü kültür eğitimsiz ve baskıcı. Tam bir çatışma hali. Aileyle çatışma, zaman zaman yoklayan suçluluk duygusuyla içsel çatışma. Hem yabancılaşma hem mutluluk.

Yine muhteşem bir okuma oldu. Kesinlikle yazar ve kitapları okunmalı. Gönülden tavsiyemdir.

Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir