Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın kahramanlarıyla ayrılık yaşadım, ölüm yaşadım, annesizliğimi tekrar yaşadım, yoksulluğu yaşadım, yalnızlığı yaşadım, bir çocukluk anılarımdaki hüzünleri yaşadım…
Geçmişime gittim geldim bir ara, hepsi o kadar tanıdık ki. Akrabalarımız, çocukluk arkadaşlarımız, komşumuz, teyzelerimiz, teyze kızlarımız…Onların öykülerini dinler gibi dinledim satırları. Anılarım canlandı her bir öyküde.
Sahi bizler de birer koleksiyoncu değil miyiz ? Hayatımızdan amansız göçüp gidenlerin koleksiyoncusu…
Şermin Yaşar bana ahh dedittirdin kalemine sağlık. Sahi Şermin Yaşar ile tanışmayan kaldı mı ?
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zeze şeker portakalında olduğu gibi burada da sizin de bir zamanlar sessiz çocuk dünyanızda dalıp gittiğiniz düşleri kurduğunuz hayalleri, yerli yersiz anlam veremediğiniz insan davranışlarını, iyileri, kötüleri, duyguları, özlemi, kırgınlıkları vb bir insanın ömründe yaşadığı her ne varsa size tekrar anımsatıyor, yüreğinizin bir köşesinde o hisleri tekrar kıpırdatıyor, gülümsetiyor ve bazen de hüzünlendiriyor. Yazar mükemmel bir anlatımla kaleme dökmüş hayatının bir evresini. kesinlikle tavsiye ediyorum. iyi okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğan Cüceloğlu severler buraya!
Doğan Cüceloğlu eserlerini her zaman severek okuduğum için alırken çok fazla incelemeye gerek duymadım. Ancak sonradan fark ettim ki içeriği, diğer kitaplara göre daha teorik bir bakış açısıyla yazılmış. Bu yüzden bir süredir erteliyordum. İyi ki de öyle yapmışım.
Cüceloğlu'nun üslubunu, düşüncelerini anlamadan, bilmeden bu kitabı okumak size biraz sıkıcı gelebilir. Özellikle ilk defa okuyacak olanlar kesinlikle bu eserden başlamamalı. Yoksa Doğan hocanın kitapları hakkında yanılgıya düşebilirsiniz.
Kitabın içeriğine gelecek olursak, iletişim sorunlarını, bu sorunların nasıl giderileceğini ve algılama sistemini gayet güzel bir dille anlatmış. Teorik bir bakış açısıyla yazıldığından dolayı benim için ders kitabı niteliğinde oldu. Psikoloji ve Cüceloğlu severlere tavsiyemdir.
Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Reza Aslan'ın nasıl bir hayat yaşayıp, nasıl bir eğitim aldığını öğrenirseniz bu kitaba daha hak ettiği bir gözle yaklaşabilirsiniz. Bence Reza, çok fazla yorum yapmadan, kaynaklar üzerinden okuyucuya aktarmak istediğini aktarabilmiş. Eğer İsa öncesi yakın Yahudi ve Filistin topraklarındaki siyasi ve sosyal durum hakkında bilgi edinmek istiyorsanız bu kitaba bakmanızı öneririm. Sadece Zelotları anlatan bir kitap değil. O zamanki, tarihe yön veren bir çok olaya değiniyor. Kitapta bir çok kaynak da var. Bunlar da size yardımcı olacaktır. İsa'nın bir Zelot olma fikri ilgi çekici. Reza Aslan ihtimaller üzerinden bu konuya da farklı bir bakış açısı getirmiş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türklerin tarihi üzerine çok kapsamlı bir çalışma, özellikle tarihseverlere mutlaka öneriyorum. Ancak özellikle Türk tarihi üzerine mutlaka bir altyapınızın olması gerekiyor çünkü yazar, okuyucunun anlattığı dönem hakkındaki birçok olayı bildiğini farzederek anlatıyor. Hiç tarihle yada Türk tarihi ile ilgilenmemiş ve bu konudaki okumasını ilk bu kitaptan başlayanlar için zor olabilir. Genel olarak çok yoğun ve çok çarpıcı konularla süregiden bir kitap. Mutlaka okunmalı...Emeği geçen herkese çok teşekkürler...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bahar Hanım'ın harika fikri, incelikli çalışması, bilgi birikimi, yazma becerisi ortaya çok harika bir kitap çıkarmış. Kitabın ilk bölümünde geçmişte çocuklarla bilim insanı, yazar, ünlü vb arasında yazılmış mektuplar yer alıyor. Kimi zaman kendi çocuğuna, kimi zaman gazete dergi aracılığıyla gelen hayran çocuklara çok güzel mektuplar yazılmış. İnsan imreniyor. Sonra yazarımızın önerisi ile Türk bilim insanı, yazar, vb lardan çocuklara mektuplar yer alıyor. Beni ilk kısım daha çok etkiledi, gerçek olmalarından belki, belki daha az öğüt içermesinden. Mektuplar öylece aktarılıp bırakılmamış, yazarımız mektupların öncesinde kısa bilgi veriyor, mektuptaki konular, sorularla ilgili sohbetler ekliyor. Sanki mektubu alıp bizimle sohbet ediyor. Bu yönteme ayrıca bayıldım. Kaleminize sağlık, enerjiniz bol olsun Bahar hanım
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güvendiğim bir kitap kurdu tarafından önerilmişti. Filmi de varmış ama bende öncelik kitaptır. Başlarda biraz sıkıldım, çok uzun betimlemeler vardı, kişilerin ruh hali, on dakikalık zaman diliminde yaptıkları işler o kadar detaylı anlatılıyordu ki sıkmıştı beni, ama sonra olaylar başlayıp da her bir detayda o ilk sayfaların anlattıkları yerini bulunca vay be dedim, bu nasıl bir anlatım. Konusu, karakterler filan halihazırda pek çok yerde anlatılmıştır ben burda bahsetmeyeceğim. Duyguları okuyucuya çok iyi aktaran, öğrenmem ne işime yarayacak ki diye düşünülen her şeyi hayatta bir karşılığı olduğunu gösteren, hareketlerimizin ve sözlerimizin nasıl sonuçlar doğuracağını çok çok iyi düşünmemiz gerektiğini aklımıza kazıyan bir kitap olmuş. Filmi daha sonra izledim başarılı bir aktarım olmuş o da ama kitapların verdiği his ve detay filmlerde hep azcık eksik kalıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikaye öyle yavaş ve ince işlenmiş ki, okurken film izliyormuş gibi hissettirdi. Çok sade ve basit anlatımı; özellikle de tenis oynayan kadınlar, sıradan ailelerin günlük meseleleri gibi konularla modern bir zamanda geçiyor olması bana çok keyif verdi. Bilim kurgu ve gerilim güzel bir dengede işlenmiş. Yazar günümüzdeki kadın erkek rolleri anlayışına da çok etkileyici bir eleştiri getirmiş. Birkaç olay sonrasında sonu tahmin edilebilir bile olsa sürükleyici ve merak uyandırıcı, ve sonunun aynı anda hem okuyucunun hayal gücüne bırakılmış olması, hem de kesin bir sonuca bağlanmış olması çok şaşırtıcı ve etkileyici.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu tür kitapları okuduğumda aklıma ve kalbime gelen şey insanın, kemâle ne kadar müştak olduğudur. Onu elde edemesem de -hatta buna niyetim olmasa da- bu iştiyak kalbimin en derin köşelerinden birinde mevcut. Ve ne zaman böyle kitaplar okursam o iştiyak kendisini gün yüzüne çıkarıyor. Belki de ahlâkî olarak eğitimimiz, buna göre yapılsa ve her öykünün ruhumuzda bıraktığı izin üzerine bir şeyler bina edilebilseydi, bugün belki de ruhumda şehirler kurulu olacaktı. Öyle olsa bile bu iştiyakın bitmemesi gerektiği aşikâr. Çünkü kendini yeterli görmek en büyük noksaniyet örneğidir. Ama burada işler karışıyor. Demek ki zirve, son nokta, kâmil insan gibi sıfatlar; sahip olmak için değil, kendini her daim o yolda yürümeye adamak için varlar. Kemâl mertebelere ulaşmak değil de kemâl mertebelerinde yol almak var. İşte bu yüzden olmalı ki, ister yeryüzündeki en noksan insan olsun, ister bütün insanların ‘kâmil insan’ diyerek gösterdiği kimse olsun, hiç kimsenin kemâle iştiyakı bitmiyor, bitmemeli.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Diriliş Medeniyetinin Manifestosu
Bu kitap, Sezai Karakoç’un 1975 ve 1976 yıllarında Diriliş dergisinde yayımlanan yazılarından oluşmaktadır. 'Amentü' kelimesi Arapçada 'İnandım' ve 'İman ettim' anlamına gelmektedir. Nasıl ki, Amentü Duası imanın esaslarını anlatıyorsa ve bir Müslümanın kalpten inandım diyerek tasdik etmesi gereken şartları ifade ediyorsa, bu kitapta da yazarın kendi ifadesiyle diriliş sitesinin imarı için diriliş neslinin hangi noktada yer alması ve nasıl bir yol izlemesi gerektiği ifade ediliyor diyebiliriz.

Fikir-zihniyet, özgürlük, hakikat, ekonomi, erdem, barış, medeniyet-uygarlık, tarih-sosyoloji, saygı ve sevgi gibi birçok konuda Müslümanın tutumu ve takınması gereken tavır işleniyor. Çünkü yazarın ideası olan -ki bu ideanın sadece yazara değil, büyük bir inanç sistemine ait olduğunu düşünüyorum- diriliş sitesinde, diriliş medeniyetinde toplumu ve bireyi etkileyecek birçok mekanizmanın nasıl işleyeceğine ya da işlemesi gerektiğine dair cevaplar veriyor. Okurken birçok noktada yalnız olmadığımı bir kez daha anladım ve yazarak ya da konuşarak bu kadar güzel ifade edemeyeceğim birçok fikrin ne kadar güzel yazıya döküldüğünü gördüm.

Sezai Karakoç’un daha önce okumuş olduğum kitaplarında da Diriliş Nesli ve Diriliş Medeniyeti sıkça değinilen fikirlerdi. Bu kitaba dair naçizane ufak bir eleştiride bulunmam gerekirse, 68 sayfadan oluşan bu kitap aslında 50 sayfada bitebilirdi. Yazar sanıyorum ki, konuyu pekiştirmek ve zihinlerde daha iyi somutlaştırmak adına birbirine benzeyen ya da birbirini özetleyen çok fazla cümle kurmuş. Belki de daha önce okuduğum iki kitabının zihnimde çok yer etmesinden ve sürekli okurken önceki kitaplarından yazıları hatırlamamdan dolayı böyle hissettim.

Okuduğum bazı incelemelerde, kitapta kullanılan dilin ağır olduğu şeklinde eleştiriler gördüm; ancak bu eleştirilere katılmıyorum. Sadece biraz yavaş okumayı gerektiren bir dili var diyebilirim. Yazarın düşünceleri o kadar yoğun ki, zihinlerde somutlaştırmak adına ortaya koyduğu yazılar yavaş yavaş işlendiği için bir düşünce havuzunda buluyorsunuz kendinizi. Kitabın dilinin ağır olduğu yönündeki eleştirileri buna yoruyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir