Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap öncelikle akademik bir metin değil, geniş kitlelere hitap eden bir "kişisel finans" rehberi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kişisel finans tavsiyeleri, genellikle yazarın başarılı olduğu spesifik piyasa koşulları (örneğin, yüksek enflasyonist bir şekilde borçlanarak varlıkları sürdürebilmek) serbestçe bağımsız olabilir. Bu stratejiler evrensel ve zamandan bağımsız ekonomik kanunlar değildir; Ekonomik konjonktür değiştikçe, bu yöntemler risk/getiri profilini radikal biçimde değiştirebilir. Sonuç olarak bu kitap, finansal okuryazarlığa bir giriş kapısı olarak faydalı bir motivasyona sahip olduğunu değerlendiriyorum. Dolayısıyla finansal piyasalarda "uyurken" para kazanmak, genellikle "uyanıkken" elde edilen, bilgili ve disiplinli kararların bir sonucudur. Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
25
6
Destekliyorum  16
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yarasını birbirinden tanıyan, aynı yaraya iki karşı taraf olarak ortak olan iki insanın öyküsü. Aynı yerden kanayan yaralarını sarmaya çalışan iki yaralı yürek... Selime Teyze ve "kadersiz" Meltem...

Bir sedire oturmuş, ellerinde çay bardakları Kaz Dağları'nın eteklerinde, yeşilin, sakinliğin huzuruna sığınmışlar ve kendiliğinden dökülüvermiş sırlar...

Gittikçe azalan sabırsızlığımız, tahammülsüzlüğümüz, yaş alanlarımıza yitirdiğimiz sevgimiz saygımız, çarpıcı bir şekilde kendimizle yüzleşmeye davet ediyor satır aralarında bizleri.

Çok bizden, çok içten, hüzünlü, hayat kadar gerçek bir öykü. Öyle akıcı ki elinden bırakmak istemiyor insan... Kalemine, yüreğine sağlık Şermin Yaşar, bizden öykülerin daim, okurun bol olsun.
Yanıtla
13
1
Destekliyorum  31
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugün sizlere sosyal medya üzerine yazılmış gerilim yüklü birkitap ile geldim.
Hedef sosyal medya fenomenleri.
Canlı yayın açılıyor ve sosyal medya fenomenlerinin kaderini ise izleyiciler belirliyor.
Ağlayan emoji yaşasın,
Gülen emoji ölsün
Her bir sosyal medya fenomeni tuzağa düşürülerek bir şekilde hayatlarına veda ediyor.
Bütün olayların arkasında ise Ces@ diye bir ekip var.
Bütün bu olayların içinde bide Elif adında bir kız ve polis memuru Emre var. Polis memuru Emre Elifi korumaya çalışıyor gibi görünürken bir anda her şey değişmeye başlıyor.
Sayfa sonlarına doğru ise bütün yerler değişiyor bir anda. Sonunda ise bir ters köşe yiyoruz
Kitapta aslında bazı mesajlarda yok değil. Sosyal medyanın ne kadar zararlı olabileceğini gözler önüne de sermiş kitabımız. Bence okuyun buna değer
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Japonların tarihlerinde en çok okudukları kitaplardan birisi olan Samurayın Kızı’nın en kritik kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum. Bir romandan ötedir. 1871’de başlayan Meiji restorasyonları sırasında küçük bir çocuk olan yazarın, Japonya’dan ABD’ye gelin gitmesinin gerçek hikayesini okurken, restorasyonların Japonya’daki yansımaları, Japonların (özellikle samurayların) hayata bakışı, ABD kültürü ile karşılaştırmaları, bazen güldürür bazen hüzünlendirir ama çokça memleketimizdeki ahlaki pratikleri düşündürür. Kitaptaki “insanın yaptığı işten aldığı hazzı herhangi bir şeyle değiştirmeye değer mi, birinin gururunu iki paralık etmesi insanın ya da ulusun ruhunun gelişmesinin bittiğini gösterir” cümlesi ve anlatılan yaşam pratikleri, (Osmangazi Köprüsünde intihar eden Japon mühendis gibi örneklerle birlikte) Japon meslek/iş şerefi kavramını gösterir. Coğrafya kader değildir, bir toplum kendini ahlaki olarak geliştirerek değişince başarı kaçınılmazdır’ın ispatıdır Japonya. Helal olsun.
Yanıtla
12
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazardan okuduğum ikinci kitap. Osman çok şahsına münhasır bir kitaptı. Bu öykü kitabında ise yazar -bence- tamamen kendi hayatından kesitleri sunmuş bizlere. Abisinin ölümü onu çok derinden etkilemiş ki abisinden bahsettiği kısımlarda benim de gözlerimi doldurdu. Benim de abim var ve kız çocukları için abi demek sonsuz bir güven demek. Onu hastane odasında hayal etmek bile dehşet verici.

Yazarın bana kalırsa en önemli yanı zaman zaman hepimizin yaşadığı derin duyguları basit cümlelerle ifade edebilme yeteneği. Ve tabii ki mizahi üslubu. Hepimiz aşk acısı çekmişiz; benzer şeyler hissetmişizdir. Ama bunu bir başkasının da yaşadığını görmek insanı mutlu ediyor. Edebiyat zaten bunun için çok güzel. Bu tarz kitaplarda bu tanıdıklık halini görmeyi seviyorum. İlerleyen zamanlarda üçüncü kitabını da okuyacağım. Çapraz okuma yapmak veya ara ara açıp okumak için çok ideal.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap 1948 yılında yayımlanmış. Steinbeck'in analizleri, Capa'nın fotoğraflarıyla Rusya Günlüğü bize derin analizler sunmuyor, amacı da o değil.

Bugün için bilmediğimiz bilgiler vermiyor. Kitap yayımlandıktan sonra sert eleştirilere maruz kalmış, Sovyet yanlısı olmakla suçlanmış. FBI tarafından "komünizme sempatik davranmakla" fişlenmiş.

Gezi, insan merkezli gözlem açısından bir değeri olsa da pek ciddiye alınmamış, diplomatik açıdan hiçbir işe yaramamış. Steinbeck'in Türkler üzerine yaptığı yorumları gereksiz buldum. Bu kısa yorumlara kitabın yayımlandığı yıl yani 1948 yılında Yakup Kadri gibi isimler köşe yazılarında cevap vermişler.

Döneme ilginiz varsa merakınızı giderecek birincil elden gözlemler içeriyor. Çoğunlukla gündelik yaşama odaklı gözlemler. Zaten birçok kısıt var, Capa'nın fotoğrafları destekleyici. Savaş sonrası ayağa kalkmaya çalışan bir ülkenin, sıkı kontrol altında kısıtlı analizi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce hiç bakmadığım bir çerçeveden, okumadığım bir dönemden çıkmış bir kitap. Maria ile hayatımız çok başkaydı kitabı heyecanla okumama sebebiyet verdi bu durum çünkü biliyordum ki
Maria'nın bir sonraki adimi hep benim seçeceğim yolun dışına atılacaktı. Hayatta sevdiği şeylerden kim ne derse desin çekinmeyen, tutkulu, yetenekli bir insan. Birçok ilke de imza atmış biri. Ama bir taraftan da o kadar sevgisiz kalmış, bağ kuramamış ki hayatta insanlarla, şaşırdığım, her şeyden hızlıca vazgeçip sadece kendi yolundan gitmesinin bir sebebi de bu sevgisizlik olmuş bence.
Kitap zaman atlamaları konusunda biraz sıkıntılı bence her zaman atlamasında anı hayal etmeniz biraz zaman alıyor (benim için bilmediğim bir dönemi hayal etmek de zor ama ilginçti) ama hikayenin sürükleyici olduğunu düşünüyorum. Gerçek bir hikaye olması da ilgi çekici. Şans verebilirsiniz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklarla kurallar üzerine konuşmak istiyorsanız güzel bir başlatıcı olabilir bu kitap. Yazar, ”Kurallar çiğnenmek içindir” mantalitesini örnekler üzerinden çürüterek kuralsızlığın sonucu oluşabilecek kaosa çocukların dünyasından somut örnekler vermiş. Hikaye sınıf ortamı ve serviste geçiyor. Yani çocukların gözünde hayatın ta içinden. Tesadüfen yorumlarını okuyup aldığım bu kitabı oğlumla birlikte okuduk ve beğendik. Dili sade ve anlaşılır. Akıcı bir kitap. Hiç sıkmadı. 3-4 ve 5. sınıf seviyelerine uygun.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  17
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
O masmavi gözleriyle karşımdaydı sanki. Anlatıyordu anlattıkça, anlattıkça derinleşiyordu, derinleştikçe yüreğinin en saklı köşesine misafir ediyordu beni. Kendi çocuk kalbine sığdıramadıkları, ilk aşkı, unutamadığı gençlik hatıralarıydı bu kez paylaştıkları. Apayrı bir Mustafa Kemal vardı karşımda. Başarılarının yanında başaramadıkları, söylediklerinin yanında söyleyemedikleri, itiraf etmekten kaçınsa da kasımın soğuğunda yüzleşmekten kaçamadığı gerçekleri...Evliliği, evlat edindiği sekiz çocuğu, onların hayatları, müdahaleleri, müdahale edemedikleri...Onu bizden ayıracak çaresiz hastalık, yataktan kalkamayış, ölümü beklerken bellekten silinemeyenler, en derin düşünceler...Ondan onu tüm samimiyeti ile dinlemek sıcacık etti yüreğimizi bizden onu alıp götüren kasıma inat...Sonsuz özlemle, sevgiyle...
Yanıtla
15
1
Destekliyorum  20
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu roman, klasik anlatım kalıplarını reddediyor.
Zaman çizgisi kırık; olaylar doğrusal değil, adeta bir film montajı gibi sahneler arasında geçiş yapıyor. Bu da esere hem esrarlı bir hava hem de sinematografik bir yoğunluk kazandırıyor.

Atmosfer, siyah-beyaz bir düş hissi veriyor: soğuk ama büyüleyici.
Romantizm geri planda tutulmuş, çünkü aşk burada bir diyalog değil — bir mimari, bir atmosfer.
Karakterlerin birbirine olan bağı, kelimelerle değil, yaratılan alanlarla ve sessizliklerle ifade ediliyor.

“Sana mektuplar yazmak isterdim… ama söylemek istediklerimi kelimelere dökemem. Bunun yerine, sana rüyalar inşa ettim.”

Yazarın amacı bir hikâye anlatmaktan çok, bir duygu inşa etmek. Bu yönüyle roman, hem edebi hem görsel olarak okurda uzun süre yankı bırakıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir