Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Çağrı ÖNAL
16 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendisi de aynı zamanda avukat olan Özlem Koçak; müvekkiller, dilekçeler derken dosyaların havada uçuştuğu koşuşturmalı bir iş yaşamının ortasında, “mavi bir yaz sabahı gibi” edebiyatın ışığıyla bizleri huzur dolu bir aydınlığa davet ediyor... Okurken oldukça keyif aldım. Sıkıcılıktan uzak, yalın bir dil ve sürükleyici bir anlatım hâkim romana. İlk kitap için oldukça başarılı...

Roman, genç bir avukat olan Deniz’in bir gün savcılıktan gelen bir telefon ile daha önce hiç bilgi sahibi olmadığı bir ceza davasında tanımadığı bir kişinin avukatı olduğunu öğrenmesiyle başlayan ve ofisine kargo süsü verilmiş gizemli bir paketin gelmesiyle devam eden bir dizi olayla başlar. Genç avukat, bir dedektif titizliğiyle peşine düştüğü bu gizemli paket ve dava vekilliği ile birlikte bambaşka maceraların içinde bulur kendini. Deniz ile İlker’in bir karanlığı nasıl aydınlığa kavuşturduklarına dair güzel bir hikâye... İlker, karakter ve eylemleriyle İnce Memed romanını hatırlatmıştır bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Küresel güçler, çok ciddi bütçelerle insanlığı ifsad etmeyi ve bu sayede dünya hakimiyetlerini gerçekleştirmeyi gaye edinmişlerdir. Bu amaçlarına ulaşmak için dini, siyasi, içtimai, hukuki, iktisadi, ferdi, tedrisi ve toplumsal sahalarda çok yönlü faaliyet yürütmekte. İnsanlığı tertemiz fıtrattan saptırmak için pek çok gayri ahlaki ve insanî akımlar türetilmekte ve bilimsellik(!) adı altında insanlığı büyük bir felakete sürüklemektedirler. Bu sahada yazılan en ciddi eserlerden birisi de bu kıymetli eser.
Yanıtla
9
2
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir süredir müzelerde gördüğüm resimlerin, okuduğum kitaplarda sözü geçen resimlerin neyi anlattığını merak ettiğimden, tavsiye üzerine aldım. Kitapları okurken yararlanacağım kaynak olmasının yanı sıra, her resim tablonun boyutlarını, yapılış tarihini, hangi müzede bulunduğu bilgilerini vermesi, kitabın sonuna eklenmiş katalog ve ünlü tabloların yer aldığı müzelerin listesini içermesi nedeniyle, zevkle okunacak, başucu kitabı olarak değerlendiriyorum. Tavsiye ederim. Her ne kadar karekod uygulaması olsa da resimler renkli olmadığı için bir puan kırdım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yusuf hoca öncelikle bu ülkenin içinde bulunduğu ortamı değiştirmeye yönelik dertli bir hoca...
Şuanda içinde bulunduğunuz eğitim sistemi ile önemli şahsiyetlerin yetişmediğini görüyoruz. Yusuf hocada bu sisteme alternatif olarak dijital medrese olarak tâbir ettiği MTO ile insan yetiştirecek insanları yetiştiriyor.

Kitap önce Türkiye'nin içinde bulunduğu hâli, bize ne olduğunu, neyi kaybettiğimizi ve ardından kendi kurduğu sistem olan MTO'yu anlatıyor.

Mto talebesi kendisini önce edeben ardından da ilmen en iyi şekilde yetiştirmeye gayret eden, ileriki yıllarda ülkenin önünü açabilecek şahsiyetlerden biri olacaktır hiç şüphesiz.
Vesselâm...
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cadı Kazanı, yazarın hem kendi hayatını hem kurguyu bir arada yazdığı izlenimi veren bir metin. Kurgu ve gerçek hayatı iç içe yazdığı için neresi kurgu neresi gerçek ayırt etmek için dile bakmak gerekiyor. Kendi hayatından bahsettiği yerlerde laf soktuğunu, açık açık yaşadıklarını ben diliyle anlattığını görüyoruz. İlerleyen yerlerde kurguda da bu dile geçiyor. Kitabının yazım aşamasını da akışa dâhil etmiş. Karşımızda otururken her şeyi tek sohbette anlatan birini dinliyor gibi hissedebilirsiniz. Eseri rahat okumak için erken alışmanız ve tek seferde bitirmeniz gerekebilir. Eğlenceli, bir başkasının hayatına eşlik eder gibi akıp giden bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Emin Keven'in yeni kitabı "Eğitim Şakaya Gelmez", eğitime derinlemesine ve farklı bir bakış sunuyor. Kitap; öğretmen, ebeveyn ve eğitim gönüllüsü bakış açılarıyla, eğitimin tüm paydaşlarını kucaklayan bir bütünlükle kaleme alınmış. Yazar, kendi öğretmenlik ve ebeveynlik deneyimlerini, sıcak ve samimi bir üslupla aktarıyor. Kitabın odak noktası, eğitim süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ve bu zorlukların üstesinden gelinmesi için gerekli motivasyon ve azim. Ayrıca, teknolojinin eğitim üzerindeki etkileri, öğretmenlerin rolleri, velilerin katkıları ve öğrencilerin öğrenme süreçleri gibi pek çok önemli konuyu ele alınıyor. Keven, kitap boyunca okuyucuyu sadece bilgi ile değil, duygusal anlamda da tatmin eden bir yolculuğa çıkarıyor. Eğitimin sadece akademik bir süreç olmadığını, aynı zamanda kişisel gelişim ve toplumsal ilerleme için de vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Okur, Keven'in eserinde, hayatın içinden örnekler ve samimi tavsiyeler bulacaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın kendisini sadece "vatandaş" olarak tanımladığı, diğer aidiyetlerini (dilini, dinini, etnik kökenini) siyaset konusu yapmaya gerek duymadığı bir sistemin kurulacağı ümidini taşıyor yazar. Bu ümidin gerçekleşmesi, bence, dinin, dilin, devletin vb. tüm kavramların yeniden felsefeye konu edilmesi ve yeniden anlamlandırılması ile mümkün olabilir.

Nasıl bir varlık olduğumuzu, yaşadığımız dünyanın sadece bir parçası olduğumuzu, sahibi olmadığımızı, diğer canlıları ve çevreyi koruyacak bir sistem inşa edebilme yeteneğimizin farkına vararak onurlu bir şekilde yaşayabileceğimizi öğrenmemiz gerekiyor.

Yazara teşekkür ediyorum. Zevkle okudum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bebiaçemi'ye (Ninem) söyle, bale yapamayacağım artık, bacaklarımı hissetmiyorum."

Kitap,Gürcü bir bakıcının çatıdan düşme sahnesiyle açılıyor. Yukarıdaki satırları okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu.Kitap boyunca kadın karakterimizin aklından geçenleri okuyoruz. Türkiye'ye neden ve nasıl geldiğinden, aile tarihindeki acılardan, o acıların bugünkü davranışlarını nasıl etkilediğinden bahsediyor.Ama kitabın en vurucu kısmı bence, çatıdan düşmesi değil, neden düştüğü.Türkiye'ye geldikten sonra yaşadığı ötekileşmeyi anlatıyor.Birisi olarak kabul edilebilmen için birilerinden mi olmak gerekiyor? Buralarda bir soru var, kimlerdensin? Ben hiç kimselerdenim." Kitap bana Seray Şahiner'in Antabus kitabını, Patricia Engel'in Sınırsız Ülke kitabını da hatırlattı.Kitabın ismini de kitaba çok yakıştırdığımı söylemeliyim. Sadece çatıdan düşen karakterin hayata son bakışı değil, kitapta başka da son bakışlar var.Onları bulmak da okuyucuya kalıyor.Bu güzel kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Patrick Süskınd'ın "Koku" romanını okuyanlar ve sevenlerin daha çok keyif alacağını düşünüyorum. Bende öyle oldu en azından. Sanki yüzyıllar sonra evrenin bir yerinde koku yerini parfüme bıraktı. "Bu kitapta hayatlarını bir deney olarak yaşayanlar anlatılmaz. Onların okumalarına da gerek yoktur." Tanıtımının cazibesine kapılıp okuduğum bir kitap. Burnumuz o kadar fazla "parfüme" maruz kalıyor ki artık gerçek kokuları duyamıyoruz. Ölümsüzlük peşinde koşarken hırpaladığımız hayat bize kıs kıs bir yerlerden gülüyordur diye düşünmeye başladım kitabı bitirince. Keyif dolu parfümler duymanız dileğiyle
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa bir şekilde yazılmış, yazarın hayatında yazdığı kitapların sonuncusudur.

Bir otobiyografik eser olarak ifade edilebilir mi bilmiyorum ama yazar ana karakter olan Andreas'ı oluştururken kendi hayatından esinlenerek ortaya çıkarmış. Kendisi de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla yurtsuz ilan etmiş ve bir dönem sefil bir hayat yaşamış.

Akıcı bir dille yazılan aziz ayyaş efsanesinde, ana karakterin dindar bir ayyaş olan Andreas'ın Paris’te köprü altında yaşarken yaşam koşullarının değişmesine neden olan mucizevi olaylarla karşılaşmasını anlatılıyor. Okumanız tavsiyemdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir