Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Artık kimseden bir beklentim yoktu, kendimden beklentim ise çoktu.” Birbirini çok seven iki arkadaş; varlıklı bir ailenin çocuğu olan Taiyang ile atık fabrikasında çalışan fakir Yue’ nin hayat hikâyesine ortak oluyoruz bu kitapta. O kadar gerçekçi, hayatın içinden ki… çocukların o tertemiz dünyasıyla yetişkinlerin kirli dünyası arasında ezilip kalıyoruz. Kelimeler boğazımızda düğümleniyor. Kitap boyunca hayat bu kadar zor olmamalı, diye sorguluyorsunuz. Oradan gerçekler size cevap veriyor: Ama hayat bu kadar zor! Acımasız bir de… Sevgi hakikaten kurtaracak mı bizi? Ya da biz gerçekten kurtarmasına yetebilecek kadar çok sevmeyi başarabilecek miyiz? Okuyalım, okutalım.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  11
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserlerinde genellikle yoksulluk sebebiyle köyden kente göçe, sosyal ve toplumsal çöküntüye yer veren Orhan Kemal; “Baba Evi – Avare Yıllar” kitabında da, yaşadığı ve tanık olduğu olayları ustalıkla aktarmaktadır.
Güçlü ve güzel günlerin ardından, babasının siyasi sorunları sebebiyle yaşadıkları sürgünün getirdiği açlık ve yokluk sınavında, kahramanın sırtına vurulan acımasız yüklerin, işsizliğin pençesinde merak edilen dış dünyanın, kendisini çevreleyen arkadaşlıkların ve aşkın anlatıldığı okunması gereken bir eser.
Adana’da başlayan ve Beyrut-İstanbul sokakları sonrasında Adana’da sonlanan eserde kendisine biçilmek istenen geleceği reddedip sokaklarda yaşayan, para kazanmak için girdiği her işte çıkmazlarla karşılaşarak paydos eden kahramanımız bulduğu aşkı elde etmek için çabalayacak mı?
Toplumsal gerçekçi anlatımıyla, yaşadıkları hayatın altında ezilen insanların geleceğe dair umut dolu beklentilerini göz önüne seren eser, insan-toplum ilişkilerini halk diliyle aktarmıştır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Diana ilkokula giden, gelişimi yaşıtlarına göre biraz geç ilerleyen bir kız çocuğu. Anne ve babasının şiddetini kimse ispat edemiyor. Ona hiç kimse ulaşamıyor, onu düştüğü bu durumdan kimse kurtaramıyor. Diana’nın anneannesi, küçük teyze, öğretmen hanım, sosyal hizmet görevlileri, müdür, abi Arthur, zaman zaman anne ve baba. Bu karakterlerin konuşmalarından öğreniyoruz olayları. “Ben çok sakarım.” Bu cümle aslında Diana'nın kendisine yapılan şiddeti saklamak için anne ve babasıyla yaptığı ağız birliğinin açıklaması. Kitap boyunca bir gölge gibi gezinen Arthur romanın sonunda “Aynı çocukluğu yaşamadık.” dediğinde aslında açıkça ifade edilmeyen şiddetin boyutunu maalesef tokat gibi çarpıyor yüzümüze. “Beni ağlama hakkından yoksun bıraktılar!” cümlesini okuduktan sonra kaç çocuğun bu durumda olduğunu düşündüm, acaba aynı acı ile şu an yaşamına devam eden kaç çocuk var ya da vardı?... Maalesef ki her aile mükemmel değil, her çocuk da mutlu değil!
Okuduktan sonra etkisi uzun sürecek...
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeryüzü denilen bir gezegenin en büyük kara parçası olan Anakara'da geçiyor roman. Anakara'nın bilge şairi Bendag, en büyük şairlerinden Moottah ve en iyi polisi Gamenn arasında üç hikaye etrafında birleşiyor.

Kitap içinde şiir olmayan bir şiir kitabı gibi adeta! Her satırda, paragrafta, karakterlerin konuşmalarında bir şiir okumuş gibi oluyorsunuz.15 yılda yazılmış olduğunu öğrendiğimde daha da etkilendim. O kadar büyük bir sabır ve emekle yazıldığı belli ki bu yüzden insanda okuduktan sonra muhteşem bir etki bırakıyor. Kitabın ilk bölümlerinde biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim ancak hikayeyi, karakterleri çözümlemeye başladıktan sonra bu yolculuk o kadar keyifle geçti ki… Hüzünlendim, sevindim, hayal kırıklığına uğradım zaman zaman…

Okuyacak olanlara ütopik romanlar arasında benim için zirvede olan bu romanı tavsiye ediyorum. Hayatımızdan şiir eksik olmasın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Youngju isimli baş karakterimiz, hayatının sıkıntılı bir dönemindeyken en sevdiği şey olan kitaplara sığınır ve hayalini gerçekleştirerek kitabevi açar. Başlarda kendi ruh halinden dolayı müşteri çekemese de, günden güne yaralarını sardıkça kitabevinin de yükselişini okuruz. Youngju'nun kendini ve kitabevini geliştirmek için bulduğu fikirleri, etrafındaki insanlarla birbirlerine olan katkılarını keyifle okudum. Kahvenin tarihçesi, çekirdeklerin özellikleri, işleniş süreci gibi faydalı bilgiler de öğreniyorsunuz. Günümüzün o "hırslı" ve "başarı odaklı" dünyasına karşın, "kendi huzurlarını tercih etme cesaretini gösteren" insanları okumak bana çok iyi geldi. Roman 10-20 sayfalık bölümler halinde. Her bölümde başka bir faydalı diyalog bulunuyor. Beklentiyi çok yüksek tutmamak lazım ama göründüğünden daha derin bir kitap olduğunu da kesinlikle söylemeliyim. Bence ağır okumalardan yorulduğunuz zaman mutlaka bir şans verin, illa kendinizden bir şey bulursunuz.
Yanıtla
32
2
Destekliyorum  30
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra sosyalizmin çöktüğü son Avrupa ülkesi olan Arnavutluk’ta, bu tarihi değişimin öncesini ve sonrasını birinci ağızdan, yazarın ağzından, yaşadıklarını, hatırladıklarını, duyduklarını kronolojik sıra ile anlattığı anılarıyla okuyoruz. Basit ve sade anlatımlı dili ile okuru yormadan adeta dünyada bir dönemin panoramasını roman olarak aktarıyor yazar. Siyasi ve felsefi sorgulamalarla çocukluğuna denk gelen sosyalizmi ve gençliğinde yaşadığı liberalizm yıllarını tarafsız ve biraz da duygusal bir dille anlatıyor Lea Ypi.

Kaderin cilvesi değil, kendi seçimi ile İngiltere'de London School of Economics’te siyaset teorisi dersinde öğrencilerine Marksizm’i anlatan yazar, kitabın sonundaki “sondeyiş” bölümünde bu seçiminin nedenini anlatıyor, “özgür” ve “özgürlük” kavramlarını bir de bu açıdan okumak çarpıcı oldu. Babaanne Nini şahane bir karakter. Kitabı çok beğendim, kesinlikle okunacaklar listesine alınmalı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sorunları nasıl anladığımız veya algıladığımız (kişisel/toplumsal algı) önemli. Yapılması gereken şey ; akıl ve zekâ araçlarını kullanarak zihni eğitip sorunların üstesinden gelmektir. Peki zihni nasıl eğitiriz; sorunun çözümü için kişiyi yönlendirme yerine ilgili konuyu derinlemesine sorgulama ve o konuyu nasıl var ettiğine dair düşüncelerini tespit edip çözümü kendisinin bulmasını sağlama.(zihnini eğiterek). Bu hususla ilgili detaylı bilgilerde “ZİHİN KODLAMA” eğitimde veriliyor. Kendi hayatındaki sorunların çözümü yine insanın kendisinde.
Aynı zamanda zihin kodlama eğitiminin de kurucusu olan yazarın hayat hikâyesi ve yaşadığı zorluklar ile başa çıkma başarısı/becerisi etkileyici ve ilham verici.
Kitapta bahsedilen zihin kodlama eğitimin, somut çıktısı olan geri bildirimler gayet çarpıcı ve etkileyici. Bu da bize eğitilen zihinle neler yapılabileceğini gösteriyor.
Her konuda olduğu gibi anlamak ve değişim kişiye bağlı.
Okumaya değer bir eser. Kaçırmayın lütfen.
Yanıtla
13
2
Destekliyorum  47
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kapı benim szabo'dan okuduğum ikinci kitaptı.iza'nın şarkısı gibi bu da nefis bir kitaptı.
szabo benim iki eserinde de gözlemlediğim kadarıyla romanlarının temeline bir çatışma koyuyor; genç ve yaşlı çatışması, taşralı ve şehirli çatışması gibi.genellikle çatışma içerisindeki karakterleri okurken içimizden taraf tutma eğiliminde oluruz.szabo'yu başarılı ve farklı yapan şey onun karakterlerini okurken böyle bir şey yapmıyor oluşumuz.tüm karakterler kendince iyi niyetiyle doğru bildiği şeyi yaptıkları için hepsine tarafsız ve mesafeli bir gözle sadece olayı okuyoruz, karakterlerden birini diğerinden kayırmıyoruz.bu; kapı'da da, iza'nın şarkısı'nda da böyleydi ve ben bu anlatımı çok sevdim.
bu anlatım yapılırken savaşın izlerini, macaristan'ın sosyoekonomik yapısını ve dönemin şartlarını metne yedirilmiş bir biçimde okumak kitabı her anlamda doyurucu kılıyor.
daha çok kitabını dilimizde okuyabilsek keşke.sırf szabo ve sandor marai kitaplarını okuyabilmek için macarca öğrenesim var.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Masallarla Yolculuk” kitabındaki masallar, okurken hem tebessüm ettiren hem de duygularınıza dokunan eşsiz masallarla dolu. Özellikle Şaşkın Yılan ve Şifacı Maviş, insana derin mesajlar veren iki harika masal. Şaşkın Yılan, yargılamadan önce anlamayı ve empati kurmayı öğreterek hem çocuklara hoşgörünün önemini vurguluyor hem de yetişkinleri ön yargılarını sorgulamaya davet ediyor. Yılanın kimliğini keşfetme yolculuğu, doğanın bir parçası olan bu sevimli karakterin şaşkın halleriyle keyifli ve düşündürücü bir deneyim sunuyor.
Şifacı Maviş ise sevginin dönüştürücü ve iyileştirici gücünü anlatan, büyüleyici bir masal. Maviş’in başkalarının yaralarını şifalandırırken kendini de bulması, okuyucunun kalbine dokunan güçlü bir umut mesajı taşıyor. Bu masal, sevginin iyileştirici gücüyle dolu, sıcak bir yolculuğa davet ediyor. On iki farklı masalın tek bir kitapta toplanması ise her bir masalı ayrı bir dünyaya açılan kapıya dönüştürüyor. Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  113
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Eğer kozasında kelebek olmayı bekleyen bir tırtılın sabrına ve yeni doğmuş bir bebeğin güvenine sahip olabilseydik ve bir sonbahar yaprağı gibi kendimizi rüzgâra bırakmayı bilseydik hayatımız çok daha keyifli olabilirdi. Ama çoğunlukla bir şeylerin başka türlü, daha iyi, daha kesin, daha güzel, daha kolay ya da sadece eskiden oldukları gibi olmalarını isteriz.” Çok güzel bir kitap daha bitirdim. Öğrencilerimle denemek isteyeceğim bir sürü dikkat, nefes, rahatlama aslında kısaca ifade etmek gerekirse “an”da olma/ kalma etkinlikleri var. Kitapta bir de ses CD’si vardı. CD’yi çalıştıramayınca yayınevine yazdım ve bir link paylaştırlar. Linki de buraya bırakıyorum. Belki ses dosyalarını dinlemek isterseniz. Kitapla kalın. “Denizi kontrol edemezsiniz. Dalgaları engelleyemezsiniz ama sörf yapmayı öğrenebilirsiniz.” (https://m.soundcloud.com/pegasusyayinlari/1-boeluem?in=pegasusyayinlari%2Fsets%2Fbir-kurbaga-gibi-sakin-ve-dikkatli-cd-eline-snel)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir