Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fotoğrafları konuşturmak!
Yazar, sahaflardan topladığı fotoğrafları büyük bir başarıyla konuşturuyor kitaptaki öykülerde. Öyküler okuyucuları derin bir aşka, üzüntüye, hastalığa kısacası her türlü duygu ve yaşanmışlığa götürüyor. Bir hayat hikâyesinden diğerine geçerken derin bir düşünceye dalıyor insan. ‘‘Bu hayatları gerçekten yaşayanlar var mıdır acaba?’’ Cevabı net olarak bilmesek bile herkes içinden evet diyor.

Yazar her bir öyküyü öyle incelikte işliyor ki kitap bittiğinde ‘‘Bu kadar çabuk mu?’’ diyorsunuz. Hem okumaya doyamıyorsunuz hem de her öykü sizi doyuruyor. Sade ve anlaşılır dille yazılmış bu kitap okuyucularını geçmişe götürecek ve farklı farklı hikâyelerle duygulara boğacak. Şimdiden keyifli okumalar!
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta bazı bildiğim bilgiler vardı ama onları bile yazar çok farklı tarzda anlatıyor. Öncelikle glikozun zararlarını anlattı. En son tavsiyeleri 10 gündür uygulamaya başladım. Zaten uygulamayı düşünmeyenler kitabı okumalarına gerek yok. Değişim isteyenler okuyup uygulayabilirler. Ayrıca yazar youtu.be de videoları varmış ben onları izlemedim ve kitabı okumaya karar verdim. İyi ki okumuşum. Şimdi yemek yediğimde tavsiyelere uymayınca kendimi rahatsız ediyorum. O zaman suyun içine 1 yemek kaşığı elma sirkesini pipetle içme tavsiyesine uyup vicdanımı rahatlatıyorum. Kendini değiştirmek, sağlıklı yaşamak isteyen herkese kitabı tavsiye ederim. 
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarih ve felsefeye olan merakımla, son zamanlarda mitoloji üzerine kitaplar da almaya başladım. Bir süredir İlyada ve Odysseia’yı okuyorum. . Bu nedenle , arkadaşın tavsiyesi ile, Azra ERHAT'ın Mitoloji Sözlüğünü de aldım. Kitap kronolojik yazılmadığı için eleştiriler almış, ancak ben kitaba mitoloji kitabı olarak bakmadığım için, alfabetik tarzda yazılması benim hoşuma gitti. Ayrıca, sayfalarını karıştırırken, birçok yeni karakterle karşılaşmam, okumaya çalıştığım, İlyada ve Odysseia’yı .bölüm bölüm anlatması, her bölümü kısaca özetlemiesi, beklentilerimi karşıladı. Her kütüphane de olmalı diye düşünüyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
02 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arka kapağından bir beklentim oluşarak okuduğum kitaplardan oldu. “Bize kendimizi hatırlatacak, parçası olduğunu unuttuğumuz toplumun vicdanını uyandıracak, içimizdekileri yansıtacak bir şeyler var. Yansıtıcılar... Tüm bunlar nasıl başladı, nasıl işliyor, neden oluyor, henüz bilmiyorum ve hayatımda ilk defa bilmediğim bir şey beni korkutmuyor çünkü onlar bize unuttuklarımızı hatırlatacaklar. Düşleri süsleyecek, yaşadığımız insanlığın bir parçası olduğumuzu hatırlatacaklar. Fakat beni bu sefer bildiklerim korkutuyor, insanın dizginlenemeyen o hırsı korkutuyor.” Oldukça etkileyici bir dil bekledim ve umduğumu buldum. Yansıtıcı ne, bir ayna mı, insana hatalarını ve doğrularını gösteren bir varlık mı? Kendimizi gördüğümüz herhangi bir şey mi? Tanrı mı? Yazarın teknik açıdan donanımlı olduğu metnin kurgusundan, anlatım yöntem ve tekniklerden faydalanmasından anlaşılıyor. Bölümlü kurguları seviyorum karmaşadan kurtarıyor zihni. Kitabın sonunda bir de sözlüğü var. Okurunu bulacaktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
02 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mevlüt Sağlam'ın "Düştüm Yollara" kitabı, Anadolu topraklarının mânilerini günümüze taşıyor. Karadeniz'in yemyeşil tabiatı, geleneksel yaşam biçimleri ve insan ilişkilerinin sıcaklığını özlem dolu dizelerle aktaran Sağlam, halk edebiyatımızın unutulmaz ozanlarından esinlenerek yarattığı eserinde, yaşamın ve doğanın iç içe geçtiği bir dünya sunuyor. Prof. Dr. Yakup Çelik'in ifadeleriyle Sağlam'ın, Yunus Emre'nin garipliği, Karacaoğlan'ın doğallığı ve Âşık Veysel'in merhameti gibi değerleri harmanladığına tanık oluyoruz. Tanıtımda da yer verilen "Mavi Yıldız" mânisi ise, insanı Anadolu'nun bağrına çekiyor, doğanın ve insanın iç içe geçtiği bir tabloyu gözler önüne seriyor. Sağlam'ın mânileri, okuru hem bir yolculuğa çıkarıyor hem de okura huzurlu bir sığınak sunuyor. Bu eser, halk şiirini seven okurlar için vazgeçilmez bir kaynak olacak.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben kitabı polisiye diye almıştım. Aksine kendimi bir yasak aşkı okurken buldum. Yazar aşk olarak başlayan bazı eylemlerin yıkıcı olabileceğini ve insanları dönüşü olmayan bir yola sürüklediğini gayet güzel bir şekilde kaleme almış. Bir de toplumun bakış açısını ve ahlâkî durumları irdelemiş. Ben beğendim. Bence gayet güzel bir kitap. Fakat kitap Japonya'nın çevre tasvirleriyle ve iç monologlarla dolu. İçsel konuşmalar bazı okurları memnun etmeyebilir. Hele hele polisiye diye alıp farklı bir kurguya sahip olduğunu fark eden bazı okurları hiç memnun etmeyecektir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anna Karenina benim için Tolstoy'un birçok hikayesi ve romanlarını okuyup demirbaş olarak sonlara sakladığım bir yapıt. Eser içerisinde birçok ana karakter ve sayısız yan karakter barındırmakta ve okuyucu ana karakterler arasından baş karakter seçimini kendi tahliline göre seçebilmekte. Bence eserin baş karakteri isminde yazan Anna değil Tolstoy'un kendi karakterini, yaşamından izleri, duygularını yüklediği Levin'dir. Kitabı okurken Levin'e dair bölümlerin gelmesini sabırsızlıkla bekler bir halde buldum kendimi çünkü satırları okurken Tolstoy'un aslında kendisini anlattığını görmüştüm. Özellikle ikinci cildin son pasajları beni son derece tatmin etti ki İtiraflarım eserinin bir başka versiyonunu okur gibi hissettim kendimi. Bu yapıttaki karakterleri tek tek analiz etmek küçük bir kitap ortaya çıkarabilir, Tolstoy okurlarına önerim bu eseri sonlara saklamanız olacaktır. Baskı ve çeviri kusursuz denilebilecek kadar kaliteli, gönül rahatlığıyla tercih edilebilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konusu, dili, konuyu işleyiş biçimi, metinlerarasılığı kaliteli ve keyifli. Adının Karşı Roman oluşu, yazarın daha önce yazdığı mecralar ve bu kitabının yayınlandığı yayınevi üzerinden değerlendirildiğinde okuyucunun merakını cezbetmesi ve okunması kaçınılmaz. Suya sabuna dokunmadan yazılan övgü yazılarında değinilmemiş iki eleştiri noktası var: cinsellik içeren kısımlar acemice yazıldığından yaşanmamış hissi veriyor ve okuyucuya geçmiyor. Seküler, tedavi edici, Anadolu'yu bilmeyen sevgili karakteri oryantalizmin doruklarında ve çok inandırıcı olamıyor. Romanın kalitesini aşağı çeken bu iki unsur dışında savunma fikri güzel, mutlaka okunması gereken bir roman.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İslam anlayışını idrak etmek
Türk öykücülüğünün ve deneme yazarlığının gelmiş geçmiş en usta kalemlerinden ve ayrıca 7 güzel adam oluşumunun da nadide bireylerinden biri olan Rasim Özdenören, bu eserinde, Müslümanlık üzerine derin düşünce denizine daldırıyor okurunu. Günümüz dünyasında asıl problemin, problem diye uğraşılan konular olmadığını, asıl problemin kafa yapısından doğduğunu ifade eden genel bir panorama çiziyor.

Rasim Özdenören'e göre, günümüz insanı Batı uygarlığının şartlandırmasına göre yaşamayı tercih ediyor. Bu yaşam şekli de insanın mutlak hakikati görmesine engel oluyor. Kapitalizmin getirileri, insanın nefsani yanlarını kabartıyor ve insan yetinme duygusunu kaybediyor. Yetinme duygusu yok olunca da açgözlülük ve doymazlık psikozu başlıyor. Hal böyle olunca da insan mutlak hakikat değerlerini unutuyor. Bunun yanı sıra demokratikleşmenin getirdiği kaypaklaşma sebebiyle bürokratların sözlerine sadık kalmaması ve halkın materyalistik olarak açlıkla korkutulması yine insanı birtakım gerçekliklerden uzaklaştırıyor.
Batı uygarlığı altında ezilen insan, yüce yaratıcı Allah'ın kesin emirlerini içeren İslam dininden uzaklaşmaya ve kendinde kaybolmaya başlıyor.

İnsanoğlunun kendini gözden geçirmesi ve Müslümanlık üzerine bir muhasabe yapabilmesi açısından kıymetli görüşlerini anlatan Rasim Özdenören, bundan sonrası için ne yapılması gerektiği ile ilgili harika anektodlar paylaşıyor. "Her şeyden önce ilk Müslümanlar nasıl Müslüman olmuşsa, onların yolu izlenmeli ve önyargılar, cehalet zihni ve insani alışkanlıklarımız bir kenara bırakılmalı ve başlangıç noktasında durabilme denenmeli" diyor... Yani İslam'ın öğretileri esas alınarak yaşamaya başlamalı.

Mevcut görevimiz ise İslam'ın bize emrettiklerini sorgulamadan, Allah'ın rızası için yapmaktır. Bilime, fenne, ahlaka her şeye İslam'ın kazandırdığı zihniyetle bakmalı ve bu bakış benimsenmelidir. Yapılan ameller sorgulanmamalı ve cennet, cehennem idraki yapılmamalıdır. Bir amel sırf hüküm olduğu için yapılmalıdır. Sadece iyiliği yapmakla mükellef olunmamalı ayrıca kötülüğü ortadan kaldırmak için de çaba gösterilmelidir. Aksi takdirde kötü bir dünyada iyi bir Müslüman olmak da İslam'ın öngörüsüne terstir. Müslümanım diyenin müslümanca tutum ve davranışlarda bulunması şarttır ancak bir Müslümanın zaaflarını da eleştirmek doğru değildir. Bunun yerine o Müslümana doğruyu ifade etmek gereklidir.

Özdenören, bu eserinde, İslam hakkında önemli sorunları, tasavvufi bir yaklaşımla müthiş bir perspektiften aktarıyor. Düşünce dünyasının en etkili denemelerinden biri olduğu aşikar.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gençlik Heyecanları ve Üniversite Hayatı
Sonunda büyüyüp genç kız olan Anne artık 18 yaşındadır. Tanıdık bir isimle birlikte Redmond’da üniversiteye başlar. Bu onun en büyük arzularından biri olsa da Avonlea’yı özlemekten kendini alamaz ve oradan ayrılmakta ne kadar zorlansa da bir yandan da yeni yaşam koşullarına hızlıca uyum sağlayıp alışacağından emindir. Marilla başta olmak üzere geride bıraktığı arkadaşları ve özellikle ikizler hakkında çokça endişe sahibidir. Yine de tatillerde onların yanına dönebileceği bir ailesi olduğu için kendini şanslı sayar. Sevgi ve heyecan içerisinde kendisini bekleyen insanların olması ona yaşayabileceği bütün maceralardan daha önemli görünür. Arkadaşları sırayla nişanlanırken, o, bu gibi konulara kafa yoramayacak kadar meşguldür. Aldığı birçok evlenme teklifine rağmen kimseye kapılmayan ve mantıklı davranmaya çalışan Anne’ye o sırada kalbinin başka sürprizleri vardır. Yeşeren yeni duygularına bir anlam bulmaya çalışırken kendisinin de yeni ve bilmediği yönleriyle karşılaşır. Geçmişinden izler bulur ve saklayabileceği hatıralara kavuştuğu için çok mutludur. Öte yandan yakınlarını kaybetmenin acısını bir kez daha tadar ve içindeki burukluğu hayatın neşeli yönlerini görmeye çalışarak atlatır. Genel olarak bakıldığında Anne için bu kitapta yaşanan her şey “yeni”. Kendisi ve duygularıyla yeni baştan tanışır. Okuyucu, kendisini, kahramanımızın yaptığı seçimlere şaşırmayıp “İşte bu tam Anne’nin yapabileceği bir şey.” derken bulabilir. İçimizden biri olmaması imkansız.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir