Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilge Karasu'nun 1975 - 1976 yıllarında yazdığı ama ancak 1985 senesinde yayımlanabilen romanı Gece, 12 Mart Muhtırası sonrasındaki zamanda gelişen ülkenin kaotik ortamını "gece" ve "gecenin işçileri" üstünden anlattığı bir metindir. Nasıl anlattığı kısmında romanın üstkurmaca olduğunu, yazarın dipnotlar aracılığıyla romanın yazılış sürecini metne dahil ettiğini, ayrıca gece metaforu üstünden alegori yapıldığını, bunun bir distopik ve ayrıca dört başı mamur bir postmodern anlatı olduğunu söyleyebiliriz. Ne anlattığı kısmındaysa çok daha özel bir eserle karşı karşıyayız. Dönemin ölümler, kıyımlarla çevrili zamanını, boğucu ortamı gece ve gündüz metaforları üstünden çok başarılı bir şekilde anlatmış yazar. Postmodern edebiyatı hem teknik hem de fikir anlamında sonuna kadar hissettiğiniz, edebiyatımızın en özel ve farklı romanlarından biri Gece.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dün bugün yarın...Bir cellat, aksak bir hırsız, yarı deli bir ressam /yazar, bir dedektif. Bu kişilerin hikayeleri birbirine paralel. Karakterlerden biri Osmanlının 4. Murad döneminde babası gibi bir cellattır. Karakterlerden sanatçı olan  bugünde, karakterlerden dedektif olansa gelecekte yaşıyor. Ortada bir ejder madalyonu ve adı Aynalı Ejder olan tarikat bulunuyor, bir de bir cinayet. Bu madalyon kitaptaki karakterleri buluşturan bir ayrıntı ki romanın tam merkezinde yer alıyor. Karakterler tabii ki karşılaşmıyor fakat birbirlerine sirayet ediyorlar. Yer yer mitlerin olduğu, mistik öğelerin kullanıldığı  büyülüğü gerçekçiliğe yaklaşan fakat daha çok post modern olan, yalın bir dile sahip etkileyici bir romandı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Heyecan dozu yüksek ve okuması çok keyifli bir polisiye-gerilim. Gerritsen yine zekice kurgulanmış bir cinayet gizemi ve güçlü bir atmosferle bana çok keyifli bir okuma süreci yaşattı. Ana karakter, trajik geçmişiyle yüzleşirken beni hem duygusal hem de meraklı bir yolculuğa çıkarttı. Gerritsen’in bilimsel detayları ve insan psikolojisini ustaca anlatması hikayeye ayrıca derinlik katmış. Olay örgüsü öyle güzel kurgulanmış ki her sayfada bir sonraki adımı merak ettim. Beklenmedik sürprizlerle dolu final ise beni gerçekten şaşırttı. Polisiye ve gerilim seven biri olarak bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sistem bize aynadaki aksimizi yaratmamız zorunluluğu mu getiriyor yoksa biz kaçtıklarımızı aynadaki aksimizin yaptığı ortaya atıp gerçekten mi kaçıyoruz .

Gerçek ne, dünya ne , biz kimiz? Bunca benzer içinde hangisi gerçek olan?

Yazarımız Naomi’nin Wolf olanının benzerliğinden başlayarak küresel sorunlar ( covid , iklim değişikliği ,ekonomik eşitsizlik ve her daim geçer akçe siyasi kutuplaşma) ile ilgili görüşlerini sunarken bu kadar ciddi konuda bile zaman zaman gülümsetiyor.

Değişen dünyaya uyum mu sağlamalıyız yoksa çatışmalı mıyız ? Çatışırsak eğer ne tarafta yer alacağız . Yürüyen düzen mi insanın iyiliğine olmayan düzenin karşısında mı ?

Peki bu hacimli kitapta ne gibi çözümler var Gücümüz kadar karşı durabileceğimiz sosyal adaletsizliğe karşı durabileceğimiz kadar!

Yazara kulak verip , onun kadar umutlu bir bakış açımız olabilir mi?

Herkes kendi kültürü ,sosyal statüsü, maddi gücü kadar karşı durabilir !
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın gerçekten içine girebilmem 100. sayfadan sonra oldu ama kitap bittiğinde buna hiç üzülmedim. Her okurun deneyimi farklı olacaktır tabii ama benim karakterle bağ kurabilmem biraz zaman aldı…

Medya danışmanlığı veren bir şirketin ortağı olan eski gazeteci bir kadın, art arda gelen sonlarla yüzleşirken; kendi hayatında da taş kesilmiş halde olduğunun farkına varıyor.

Üstüne, zorunlulukla yüklenen yeni projesi gün geçtikçe açılıyor. Hayata, ailesine, ilişkisine ve işine bağlanabilmesi için bir araç haline geliyor.

Kitap bittiğinde, kitabın başındaki o soğukluk yerini sıcaklığa bırakıyor; okuduğuma memnunum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yayımlandıktan sonra unutulmuş ve yaklaşık seksen yıl sonra ortaya çıkmış bu kitap. kayıp zamanın izinde'yi okuyup proust'a özlem duyan okurlar için büyük bir müjde olsa gerek. ben kayıp zamanın izinde'den önce proust'un üslubuna biraz aşina olabilmek için alıp okudum ve şükür ki şansım yaver gitti.
sosyeteden seçkin bir hanımefendinin; kendi sınıfından, önceleri özel bir ilgi duymadığı bir adamın uzun bir yolculuğa çıkacağını öğrendiğinde birdenbire ona aşık olduğunu fark etmesini konu alıyor bu 28 sayfalık öykü. kadının aşkını fark etmesini de daha önce hiç nefessizlik deneyimi yaşamayan bir çocuğun havasız kaldığında nefesin ne kadar hayati bir şey olduğunu fark etmesine benzetmiş proust. çiçekler, aşk ve kadınlar arasında sıkı bir bağ kurmuş ve metne hep bunun izlerini serpiştirmiş. bu kısacık öyküyü öyle bir söyleyiş güzelliğiyle yazmış ki tadı damağımda kaldı.
öykü hakkında yazılmış oldukça kapsamlı önsözü öyküyü bitirdikten sonra okursanız öykünün sürprizi bozulmayacaktır.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir kitap halinde gelen eserin içerisinde Çiftlik, Park, Ev ve Cami'den oluşan 4 minik kitap bulunmakta.Her kitapta 22 tane resim bulunmakta.Minik kitapların hepsinin toplandığı büyük ana kitap içerisinde bulunan cırt cırtlar sayesinde kitaplar özenli bir şekilde durmakta.Ayrica büyük kitabın içerisinde Okul, Kitapçı,Hastane, Market, Cafe gibi yerlerden ve yollardan oluşan bir harita da bulunmakta.Bir de bu yolda kullanılabilecek minik bir araba bulunmakta.Bebeklerin ilgisini çekecek bu eserin kalitesi ise oldukça iyi.Kitaplar kalın karton kapaktan oluşuyor. Kolay kolay aşınma, yıpranma yapmayacak bir ürün.Bebeğim 3 aylıkken satın almış olduğumuz bu ürünü severek, ilgiyle inceliyor.Resimlerin güzel ve kaliteli olması da ayrıca dikkatini çekiyor.Özellikle çiftlik kitabındaki hayvanlar bebeklerin heyecanını artıyor.Çok memnun kaldığım bu kaliteli ve güzel bir içeriğe sahip bu eseri almak isteyenlere gönül rahatlığıyla ile tavsiye ederim güzel günler dilerim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adı Böyle Küçük Şeyler olsa da, ele aldığı konu itibariyle pek de öyle sayılmaz. İrlanda' da Katolik Kilisesi ve devlet işbirliği ile kurulan, toplum tarafından dışlanmış, ötekileştirilmiş kadınların ve kız çocuklarının ücretsiz olarak çalıştırıldığı ve işkence gördüğü sözüm ona ıslahevleri olan Magdelene çamaşırhanelerinin hikayesini okuyoruz Claire Keegan' ın 86 sayfalık novellasında. Küçük bir İrlanda kasabasında yaşayan Bill Furlong adındaki kömür tacirinin Noel arifesinde kiliseye kömür götürmesiyle karşılaştığı bir durum karşısında takındığı tavır etrafında geziniyor hikaye. Kitabı bir çırpıda okudum ama filmini henüz izlemedim; ilk fırsatta izleyeceğim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikâyelerin her biri farklı olaylardan ve nesnelerden bahsediyor. Kitabı okurken “yazarın bu kitabı yazma amacı ne?” sorusunu kendime sordum ve cevabı bize yazar ölüm gerçeğini düşündürtmeye çalıştığı kanısına vardım.
Bu kitabı size anlatmak o kadar zor ki! Çünkü okuduğunuz ve ya okuyacağınız hiç bir kitaba benzemiyor. Kitap tamamen orijinal.
Kendimi vererek hikâyeleri okuduğum zaman, hikâyelerde bilmediğim ne kadar çok kelimenin olduğunu anladım.
Hikâyelerin her birindeki tanrı farklı dinlerdeki tanrılar. Tanrılara hep insanı motifler yüklemiş ve hikâyelerin çoğunda tanrıların canı sıkılıyor.
“Ölüm sonrası yaşamda Tanrı’yla karşılaşırsınız. Şaşkınlık ve sevinçle fark edersiniz ki O insanın tasavvur ettiğinden çok farklıdır. Tüm dinlerin sözünü ettiği nitelikleri taşır ama hiçbirinin yakalayamadık ilahi bir ihtişama sahiptir. Kör adamın tasvir ettiği fildir o: bütünü hiç anlamadan tarif edilmiş parçalardan oluşur.”
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Geçmişi bir yük gibi sırtında taşıyanlarımızın defteri çok ağır..." diyor yazar.
Bu kitabı okuyup bitirdikten sonra beni etkileyen aklıma takılı kalan şey şuydu biz hiç fark etmesek de istemesek de  geçmişte aldığımız yaraların etkisinden kurtulamıyor muyuz? Zamanında beğenmediğimiz eleştirdiğimiz anne babamızın özelliklerini yıllar sonra hiç fark etmeden biz de mi uygulamaya başlıyoruz ya da biz istemeden de olsa  çok küçükken aldığımız yaraların izleri büyürken de tüm hayatımızı mı şekillendiriyor ? Bu döngüyü kırmak elimizdeyken sırf geçmiş yaşantılarımızdan ötürü bu döngüyü kırmaktan mutlu olacakken olmaktan mı kaçıyoruz?
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir