Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnceleme bakımından konunun alanına giren hemen her cenah incelenmiş. İran konusu ana hatlarıyla irdelenmiş. Eleştirceğimiz noktalar var. Özellikle tercüme eserler noktasındaki ayrım üzerine düşünülmesi gereken bir konu. Osmanlı’nın son dönem uygulaması özellikle son Şeyhülislam Mısır’a gittiğinde oradaki uygulamanın daha mantık ana derslerini bile bilmemesi felsefi konularda oldukça acemi yaklaşmaları üzerine çok güzel bir kitap seti var bu ve benzeri birikimlerimiz görmezden gelinmiş. Yani tercüme eserlerden önce de bizim İslami düşünce noktasında aydınımız aslında genel konulara hakimdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemindeki maddi manevi durumlar malumdur.Çeviri eserlerde aydınlanma kısmındaki çözümlemesine katılmamakla beraber İslamcı camianın iran konusu özelinde ayrışmaları ve hatta dönünüşümü oldukça iyi incelenmiş.Yer yer kitabı içerisinde tekrarlar olsada konu bütünlüğü korunmuş.Üzerine tartışılması gereken konuya ilgi duyan okurların kütüphanesinde olması gereken eserlerden
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı bir yazım tekniği var ve gerçekten ilgi çekici bir deneyim. Açıklamada hikayelerin ayrı ayrı okunması önerilmiş ama ben eş zamanlı okudum ve zorlayıcı değildi. Böyle okunmasını daha doğru buluyorum. Kitabı okurken bazı çelişkiler hissettim kadın ve erkek yaşananlara tabi farklı açılardan bakabilir ama ikisinin eş zamanlı yaşadığı olaylarda ikisi de bambaşka şeyler anlatmış hani bu bakış açısı değil biri yalan söylüyor gibi olmuş ve bu sadece kafamı karıştırdı. Onun dışında karakterler ve hissettirdikleri sahiciydi. Zaman zaman veya sürekli herkesin hissedebileceği boşluk duygusu güzel anlatılmış. Başka kitaplarına da şans vereceğim. Kitaptan sevdiğim bir alıntıyla yorumumu bitiriyorum. ‘Anladım, hayatım benim olmazsa orta malı olur’
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farklı türlerin harmanlandığı bir eser diyebiliriz. Cansız varlıklar konuşuyor, kitap özetlerini ya da tahlillerini hatırlatan yazılar var. Bir anlamda konu çeşitliliği fazla. Bu da, ister istemez, türler arası bağlantıları akla getiriyor. Anlatılanlarına yabancı değiliz. Karşılaşabileceğimiz durumlar veya olaylar anlatılmış. Hayatı, çevremizi bir bütün hâlinde anlatıyor. Yazarın üslubu , eseri bambaşka bir noktaya taşıyor. Oldukça akıcı bir eserdir. Bölümlerden oluşuyor. Cansız varlıkların önemli bir yer tuttuğunu gözlemliyoruz. Fabl türünü akla getiriyor. Anlatılanların ders verme amacı taşıyıp taşımadığı ayrı bir konu ama bazı çıkarımlar yapmak mümkündür. Yazarlara, kitaplara dair anlatılanlar ayrı bir bölümde toplamıştır. Kimi zaman bir tahlil yazısını hatırlatıyor. Kimi zaman eser özetlerini hatırlatıyor. Bu kitap bittiğinde, farklı türde birkaç kitap okumuş hissine kapılabilirsiniz. Türler arası bağlantılar güçlüdür . En azından çağrışımlara kapı aralayacaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir ruh hâli notları, ruh hâli defteri, "Bir Mevsimlik İnsan". Konuşma dilimize yakın, tanıdık, daha içe dönük,bu yüzden sahici bir duyarlığa sahip.Sonbahar,kış,ilkbahar,yaz;okuma,yazma,yalnızlık,düşünme ve modern hayat içinde kaybolma duygusu,şiirlerin ana eksenini oluşturuyor.Şair,insanın hem doğayla hem şehirle hem de kendi iç sesiyle kurduğu ilişkiyi açık,anlaşılır bir şiir dili kurarak yazıyor. Kitaptaki tamamını referans alarak diyebilirim ki şair karmaşık imge örgülerinden çok,herkesin hayatında karşılığı olabilecek duygulara yaslanıyor.Kitap iki farklı tarzda şiirlerden oluşuyor;ölçülü,uyaklı, geleneksel söyleyişe yaklaşanlar ve kısa dizelerle kurulan daha serbest,çağdaş parçalar.Mevsim şiirlerinde klasik tını belirginleşirken, odalar,satırlar,kayboluş ve modern insan şiirlerinde asıl olması gereken serbest yapı daha güçlü hissediliyor.Modern insan kalıplara, kafiyelere gelmez.Kendiliğinden yazılmalı.Bilinçli yapıldıysa güzel, denk geldiyse daha da güzel.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır etkisinden çıkamadığım bir roman okumadım derken imdadıma yetişen bir roman. Metnin dili oldukça şiirsel, olaya bağlı değişen ve dönüşen bir dil var. Kendini kuruyor. Romanın atmosferi Baybars, Kâmil Bey, Lale Hanım, Emine ve Sedat etrafında örülüyor. Her bir karakterin kaderi, aile bağları, kaybı, hicreti ve sadakati işleniyor. Ateş, su, yol, sır, sürgün ve dönüş gibi imgeler sürekli kullanılıyor ama derinleşerek. Bunlar yalnızca süsleyici sözcükler değil; romanın anlamını veren anahtar kelimeler. Baybars’ın karanlıkla, suyla, çağrıyla ve kaderle ilişkisi; Kâmil Bey’in taşıdığı sır, emanet; Emine ile Sedat çizgisinde beliren gurbet, hasret ve ölüm duygusu, metnin olay örgüsünü kuruyor. Her bölüm, sevdiğimiz, özlediğimiz alıntılarla açılıyor. Dizelerle bölüm arasında dil ya da anlam bağı aramanız çok insani olacak ama bazılarında sadece “ruh” ortaklığı var. Bir bağ aramak yerine bu güzel eserin tadına varmalı. Yazarı tebrik ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap okuma grubumuzda seçildiği için okudum. Heyecan dozu hayli yüksek, merak ögesi diri tutulmuş, bir dönemin siyasi panoramasını sağlam bir zemine oturtmuş, iyi ki okudum dediğim kitaplardan.
(Bundan sonra yazacaklarım Spoiler olabilir)
Son sahnenin hüznü kaldı, farklı bitebilirdi diye çok düşündüm.
Kişinin bilinci yerinde değilken beden bütünlüğüne, sırf ondan bir parça taşımak için (o kişi ne kadar sevilirse sevilsin) yahut bizden bir parça taşısın diye; bu denli müdahale edilebilir mi... Kitapta itiraz ettiğim ikinci yerdi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayfer Tunç'un dili sade, akıcı, anlaşılır. Süslü cümleler yok ama anlam çok derin. Bir erkek ve bir kadının yazdığı günlükleri okuyoruz. Onların kendi iç dünyalarında geziyor, zihinlerine sızıyoruz. Çocukluk, gençlik, aile, iş, aşk, arkadaşlık, yalnızlık, pişmanlık, fedakarlık, hayal kırıklığı, umutsuzluk, kıskançlık, iç hesaplaşma gibi konulara temas ediyoruz. Kitabın sol tarafı erkeğin, sağ tarafı ise kadının yazdığı günlük. Ve siz okurken soldan sağa geçemiyorsunuz. Önce solu okumalı sonra sağa geçmelisiniz. Bu yönüyle de kitap türünün tek örneği sanırım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçimizde bir yerlerde "kırılan bir şeyleri", kendi çocuklarımıza "daha doğru" ebeveynlik yapmaya çalışarak tamir etme derdindeyiz. Bunun için okumaya, kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.

Bu kitap, okunup bir köşeye bırakılacak bir kitap değil. Ara ara başımız sıkışınca veya hayatın akışında yolumuzu şaşırınca başvurabileceğimiz bir rehber.

Unutmamalıyız ki; ergenlik bir ayrışma ve birey olma sancısıdır. Kapılar sertçe çarpılıyorsa, bu aslında "Ben buradayım ve kendimi bulmaya çalışıyorum" demenin bir yoludur. Onlar kendi yollarını çizerken bizler rüzgara karşı duran bir kaya değil, onları limana güvenle ulaştıran sakin bir deniz olmalıyız.

Nihayetinde hedefimiz kusursuz çocuklar yetiştirmek değil; yaralarını bizimle sarabilen, bize güvenen ve yarın bir gün kendi kanatlarıyla uçarken arkasına baktığında sevgi dolu bir yuva hatırlayan bireyler bırakmaktır. Yolumuz uzun, yükümüz ağır ama niyetimiz iyileşmek ve iyileştirmekse, bu yolculuk her şeye değer.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ella, 40 yaşında, iyi bir eş ve anne olarak düzenli bir hayat sürerken bir yayınevinde asistanın asistanı olarak işe başlar. İlk görevi ise yeni bir yazara ait Aşk Şeriatı adlı romanı okuyup rapor hazırlamaktır. Tasavvuf konulu bu kitabı isteksizce okumaya başlar… Ama nereden bilebilirdi ki bu hikâye onun hayatında köklü değişimlerin kapısını aralayacak?

Bu eser, roman içinde roman kurgusuyla hem bugünü hem geçmişi okutuyor. Bir yanda Ella’nın hayatı, diğer yanda Şems ile Mevlânâ’nın derin dostluğu ve ilâhi aşk yolculuğu…

Yıllarca adını bir “aşk romanı” sanıp okumayı ertelediğim ama aslında içinde ilâhi aşkı, sufi bilincini ve tasavvufu barındıran; Mesnevi’nin ruhunu ve Şems ile Mevlânâ’nın bağını hissettiren bir eserle karşılaştım.

Okurken düşündüren, düşündürürken hissettiren ve insanı kendine sorular sorduran bir kitap oldu benim için.
Bazı kitaplar anlatılmaz… okunur .
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için oldukça sürükleyici ve yer yer gerilim dozu yükselen bir okuma oldu. Lisa Regan, polisiye kurguyu duygusal bir arka planla harmanlayarak sadece bir cinayet soruşturması değil, aynı zamanda geçmişle yüzleşme hikâyesi de anlatıyor.
Kitapta en çok dikkatimi çeken şey, olay örgüsünün temposuydu. Daha ilk sayfalardan itibaren merak duygusu canlı tutuluyor ve her bölümün sonunda yeni bir ipucu ya da şaşırtıcı bir gelişme karşımıza çıkıyor. Özellikle baş karakterin hem mesleki sorumlulukları hem de kendi geçmişiyle ilgili yaşadığı çatışmalar hikâyeye derinlik katmış.
Anlatım dili sade ve akıcı olduğu için kitap su gibi akıp gidiyor. Ancak sadece heyecan değil, duygusal yönü de güçlü. Bir annenin kaybı, aile bağları ve geçmişin insan hayatındaki etkisi oldukça çarpıcı bir şekilde işlenmiş. Okurken bazı yerlerde gerildim, bazı yerlerde ise karakterlerin yaşadıklarına gerçekten üzüldüm.
Polisiye sevenler için temposu yüksek, gizem dozu iyi ayarlanmış bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir