Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kitabı olan Çerçialan'la 2016 yılında Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülünü alan yazar, bu eserinde çıtayı daha da yükseğe taşımış. Çerçialan'da yer alan öyküler, kimi zaman anlaşılması zor ve dikkatli bir okumayı isterken, bu kitapta dil çok daha rafine ve akıcı hale gelmiş.

Bilenler bilir Gamze Arslan'ın öyküleri serttir, bu toprakların kadim sorunlarından beslenir. Gamze Arslan'ın öyküleriyse bu kaynağın sonuna kadar işlenmesinden oluşur. Coğrafyamızın çok iyi bildiğimiz sorunlarını, dertlerini her öyküde farklı farklı şekillerde son derece özel bir içerikle anlatmış. Ceset diken adamdan tutun da sütlerini sağıp buzdolabında şişe şişe saklayan Sütleğen'e kadar birçok sert ve vurucu öyküyle karşı karşıyayız bu eserde. Fakat bu sert öyküler öyle güzel bir dille bezenmiş ki yazarın anlatımı hayranlık uyandırıcı. Hem çok farklı bir gözlem ve hayal gücünün ürünü bu öyküler, hem de anlatım bakımından büyülü bir dile sahipler.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aruoba külliyatına de ki işte ile başladım ve karşıma şiirle öykü arasında, haiku tadında müthiş derinlikli metinler çıktı.

Aruoba, ilk sayfalarda Zerdüşt göndermesiyle okuru yoğun felsefi bir atmosfere sokuyor. Önce ölümü, ardından yaşamı ele alıyor; çünkü ona göre ölümü kavramadan yaşamın değerini bilmek mümkün değil. "Nasıl olsa öleceğimize göre, yaşamalıyız" anlayışıyla ölümü bir karamsarlık değil, aksine yaşama anlam katan bir parça olarak sunuyor.

Metinler arkası derinlik hayranlık uyandırıcı. Kant ve Nietzsche atıflarının yanında, Escher'in karmaşık ve iç içe geçen tablolarının hissi metne çok güzel yansımış. Hatta ilk sayfalardaki Dürer'e ait yarım tablonun, okur tarafından zihinde tamamlanması istenen bir simge olduğunu düşünüyorum.

Bir bakıma insanı durup düşünmeye zorlayan bir içsel dönüşüm kitabı. Yazarla tanışmak için doğru kitap mıydı emin değilim; ancak sakin bir kafayla okunması gereken felsefeye meraklı herkes kesinlikle şans vermeli.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın kapağında kullanılan gerçek fotoğraftan hareketle yazar hayal dünyasında bizleri Abdülhamit dönemine davet ediyor.Nefes alırken nefes aldırmayan o uzun cümleler sanki dönemin telaşını, kargaşasını, hengamesini hissettiriyor.Payitahtta koştururken sokakların serencamını da güzel tasvir ettiğini düşünüyorum. Klasik Türkçe kelimeler de kullanıldığı için sözlük kullanmanız gerekebilir. Hem tarih hem de polisiye sevenlerin okuyayabileceği bir eser olmakla birlikte farklı bir kalem arayışında olanlara da tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Con Sinov'un Yarının Adamı serisinin dördüncü kitabı Başkomutan, benim için 1919-1921 arasını anlatan bir tarih kitabın çok ötesinde bir kaynak oldu. Cumhuriyetin temelinde yalnızca kanlı bir savaş değil; insanüstü bir emek, sabır, fedakârlık ve sarsılmaz bir irade bulunduğunu bir kez daha hissettirdi. Yıllardır savaşmaktan tükenmiş bir halkın, cepheye silah taşırken hayatını kaybeden hamile kadınlarını, ama buna rağmen Cumhuriyet umudunu temsil edercesine hayata tutunan bebekleri okurken birçok kez gözlerim doldu. Bugün sahip olduklarımızın ne büyük bedeller ödenerek kazanıldığını yeniden hatırladım. Tarihi sadece olaylar üzerinden değil, insanların yaşadığı acılar ve umutlar üzerinden anlatabilmesi bu serinin en güçlü yanı. Bence bu seri, Cumhuriyet'in hangi şartlarda kurulduğunu anlatmak için herkese okutulmalı. Çevrenize mutlaka tavsiye edin.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sylvia Plath'ın okuduğum ilk kitabı ve gerçekten bayıldım. Otobiyografik bir kitap bu ve yazarın kendi yaşamından kesitler sunan. Dili sade, anlaşılır ve akıcı. O kadar gerçek, o kadar yalın, o kadar dürüst bir şekilde yazmış ki, her şey olduğu gibi. Saklamaya, gizlemeye, yalan söylemeye ya da kurgulamaya ihtiyaç duymamış. Kitabı okurken Sylvia Plath'ın zihninde gezintiye çıkıyorsunuz adeta. Her düşüncesini her duygusunu bizimle paylaşıyor. Onu okumuş olmanın mutluluğu ve artık okuyamayacak olmanın hüznü arasında kalıyorsunuz. Bu kadar harika bir kalem bu kadar erken veda etmemeliydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Le Guin’in şiirleri ilk bakışta ölüm üzerine yazılmış gibi görünse de bence bir vedadan çok bir kabulleniş hikayesi anlatıyor.

Le Guin; yaşlanmayı, doğayı, mevsimleri ve zamanı hiç dramatize etmeden öylesine dingin bir dille aktarıyor ki insan ister istemez satırların arasında durup düşünme ihtiyacı duyuyor. Kitabın sonuna yaklaştıkça da bu şiirlerin taşıdığı veda duygusunu giderek daha da hissediyor.

Le Guin’in sıradan gibi görünen anların içindeki derinliği hissettirebilme biçimi beni gerçekten etkiledi. Yalnız bazı şiirlerde kelimelerin dizeler içinde biraz havada asılı kaldığı hissine kapıldım. Sanki o dizeler çok daha derin bir duygu taşıyorken çeviride bunun bir kısmı eksilmiş gibiydi. Şiirlerin orijinal dilinde ritmini ve duygusunu çok daha güçlü hissettireceğine inanıyorum. Bu yüzden kitabı orijinal dilinde okumanızı tavsiye ederim.

En Sevdiklerim:
-Güzel Sanatlar
-Kesmişler
-Düşüş / Eşlikçi
-Bunca Uzak (Bölüm)
-Seksenden Doksana (Bölüm)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seyahatnameler; hem geçmişi hem de gidilen coğrafyaların insanını anlamak açısından kritik öneme sahip. Bugünün problemlerini çözmenin yolunun geçmişi incelemekten geçtiğine inanıyorum. Bu eser de Müslümanların Doğu Afrika, Hindistan, Endonezya ve Çin ile en eski hafızasına ışık tutuyor.
9. ve 10. yüzyıl Çin ve Hint dünyası hakkında seyyahların birinci elden gözlemlerini ve o dönem Arap dünyasında bu memleketler hakkında nelerin bilindiğini gösteren nefis bir kaynak. Yazarın dili, üslubu ve aktardığı bilgiler açısından son derece akıcı ve okuması zevkli.
Özellikle Çin ve çevresi anlatılırken Türkistan coğrafyasına, Dokuzoğuzlara (Tokuzoğuzlar) yani bilinen adıyla Uygurlara değinilmesi çok kıymetliydi. Uygurların bu kadim Türk toprağındaki köklü varlığını bir kez daha hatırlatması esere ayrı bir değer katmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sıkı bir Livaneli okuyucusu olarak kitaplarında en az beğendiğim kitap bu kitap oldu. Aslında 68-70'li yıllarda geçen gerçekten insanı çokça etkileyen derinden sarsan bir trajediyi anlattığı ve geçmişte yaşanılan acıları aktardığı için konusu itibarıyla ilgi çekici bir kitap. Fakat karakterleri anlatış biçimi bana fazlasıyla yüzeysel geldi. Ana karakter olan Selim ile bağ kuramadım. Aynı zamanda onun sevdiği ve karısı olan Leyla'ya ve kızı Zeynep'le de hiçbir şekilde bağ kuramadım. Hayatları ve yaşadıkları kişisel olaylar, yaşadıkları aşk fazlasıyla yüzeysel anlatılmış. Sanki yazılmak için yazılmış gibiydi. Aynı zamanda bütünlük anlamında da sıkıntı vardı. Bazı bölümler kafamda soru işaretleriyle havada kaldı. Eğer ilk defa bir Livaneli kitabı okuyacaksanız bu kitapla başlangıç yapmanızı önermeyeceğim. Yine de yazarımızın kalemine sağlık...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Türk Mitolojisi (Türk Mit ve Destanları, Halk Söylenceleri, Öyküler, Masallar, Kayıp Efsaneler ve Derlemeler)” isimli bu devasa eser, Türk kültür coğrafyasının köklerine inen, oldukça kapsamlı bir derleme niteliği taşımakta ama sayfa fazlalılığı elbette biraz yoruyor.
Bir başlığa başlamadan, örneğin bir destana başlamadan evvel o destanla ilgili ön bilgiyi vermesi daha iyi olurdu.
Bir grafiker olarak; sayfa düzenlemesi, satır aralığı ve görsellerin daha uygun kulllanılabilmesi açısından bakarsak bence daha tasaruuflu kullanılanılsa idi ortalama 100 sayfaya yakın bir fazlalık ortadan kaldırılmış olurdu.
Özet bir puanlama yapacak olursam;
Türk mitolojisine giriş yapmak ve zengin bir efsane havuzunda kaybolmak isteyenler için çok değerli bir kaynak; ancak katı akademik analiz arayanlar için destekleyici okumalara ihtiyaç duyuruyor.
Kapsam ve Çaba: 9/10
Anlatım ve Akıcılık: 8/10
Akademik/Bilimsel Derinlik: 6/10
Genel Ortalama Puanım: 7.5 / 10
Ben her şeye rağmen beğendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, hiçbir zaman gerçek bir köke tutunamamış Seher'in hikâyesini anlatıyor. Anne ve babasının küçük yaşta ayrılması, dedesini beş yaşındayken kaybetmesi ve büyüyene kadar farklı akrabalarının yanında, farklı şehirlerde yaşamak zorunda kalması... Tüm bunlar onda aidiyet duygusunun, güvenli bağlanmanın ve sevginin ne olduğunu tam olarak öğrenememesine neden oluyor. Okuduğumuz şey aslında Seher'in kendini bulma yolculuğu.
Yazarın dilini kullanış biçimini gerçekten çok beğendim.Ancak hikâyede beni rahatsız eden bazı eksikler vardı. Seher'in neden sürekli ev değiştirmek zorunda kaldığı yeterince açıklanmıyor. Anne ve babasıyla olan ilişkisi, onları affedip affetmediği gibi temel noktalar da havada kalmış hissi verdi.
Bir diğer eleştirim ise Seher'in karakterine. Sürekli mutsuz, öfkeli, her şeyden şikâyet eden tavrı bir noktadan sonra beni karakterden uzaklaştırdı.Yine de güçlü dili ve aidiyet duygusunu sorgulatan yönüyle okumaya değer bir kitaptı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir