Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap 300'ün üstünde Türkçe mealin ve dijital imkanlarla her tefsir ve meal çalışmasına erişimin olduğu bir çağda dinden uzaklaşma ve yanlış anlamalara dikkat çekiyor. Bir yöntem öneriyor. Kur'anı anlama konusunda geçmişten gelen birikimi önemsiyor, problemli gördüğü noktaları verdiği ayet örnekleri üzerinden tartışıyor, hatta son bölümde yönteminin tüm ilkelerini Duha suresi üzerinde uygulamalı gösteriyor. Çok detaylı ve sabırla okunması gereken, çok da kıymetli bir çalışma. Öncelikle ve özellikle ilahiyat alanında uzmanlığı ve yetkinliği olanlara tavsiye ederim çünkü sıradan okuru zorlayabilecek teknik ve akademik uslübu var. İlk kitap "Bugünün Müslümanının Kuran'la İletişimi eserini daha çok beğendim ve genel okuyucuya daha çok hitap ettiğini söyleyebilirim. Eleştirilerinin ve önerisinin son derece iyi niyet, liyakat ve sorumluluk duygusu kaynaklı olduğunu; mutlaka yazarın bu anlama çağrısı ve emeğine kulak verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1970, 1995 ve 2020'de geçen ve üç zamanın birleşiminden oluşan bir roman. Kitabın isminden de anlayabileceğiniz gibi metne adını veren mekan ana ekseni oluşturuyor. Yakın tarihte üç ayrı önemli dönemin saç ayağına kurulmuş bu kitap. Darbelerin art arda geldiği 70'li yıllar, Bosna katliamının olduğu 1990'lı yıllar ve pandemi sürecinin yaşamı kısıtladığı günümüz. Metinde Ankara saldırısı dahil pek çok tarihsel ve siyasi konu da romanın üzerine oturduğu dönemlerden bağımsız olarak ayrıca işlenmiş.

Bu eser, İzzet Bey Apartmanı üzerine bina edilmiş olsa da apartmanda çeşitli zaman dilimlerinde yaşayan karakterlerin hayatlarına giriş yapıp oradan tıpkı sarmaşığın dalları gibi yayılarak bir anlatım söz konusu. Hareket noktası İzzet Bey Apartmanı olsa da metin pek çok konuya, karaktere ve yaşantıya değiniyor. Ayrıca mekan olarak da yaşantılarla birlikte genişleme söz konusu. Yazar, okurlarını Ankara, Sinop, Kırgızistan, Bosna-Hersek gibi farklı coğrafyalarda gezdiriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk okuduğum kitabı Taş Kağıt Makas çok güzeldi. Bu kitap da onun kadar iyiydi, ancak bölümler ilerledikçe Taş Kağıt Makas ta olduğu gibi bir kurguyla devam ettiğini fark ettim. Evet çok akıcı, her bölümde farklı bir yöne bakıp orda şaşırıp devam ediyoruz. Bir bölüm daha diyerek elinizden bırakamıyoruz. Ama sonlara doğru zaten en sonunda çok alakasız biri çıkacak gibi düşündüm ve öyle oldu. Bölümler ardı ardına bir çırpıda giderken, sonu bu kadar zorlama olmasa daha iyiydi. Çok güzel bir kitap, yazarın eserlerini ard arda okumasam belki daha fazla etkilenirdim..
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın sade, anlaşılır edebi kaleminin dışında hayal gücünün uçsuz bucaksız dünyasının içinde bulunmak, maceradan maceraya atlamak, bir çocuğun kalbinin derinliklerine inebilmek, kitabın bir parçası olabilmek benim için müthiş bir okuma deneyimiydi.

Evet çocuk kitabı olabilir bu kitap ama ben geç de olsa bu kitapla tanıştığım için çok mutluyum. Ve çocuklarıma bu metinin içeriğinden bahsederken ya da onlar da okuduktan sonraki sohbetlerimizi, tatlı gülüşmelerimizi şimdiden dört gözle bekliyorum.

Okuyun, sevdiklerinize hediye edin, çocuklarınızla ortak bir payda da buluşmanız için güzel bir fırsat yakalayın bu harikulade metinle. Teşekkürler hayal dünyası uçuşuz bucaksız yazar Michael Ende.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle belirtmek isterim ki başta bu kitap benim için bir bilim kurgu kitabıydı. Neredeyse sonuna kadar kendi dönemine göre ne kadar da iyi yazılmış, ne kadar farklı bir ele alışı var, ne kadar yaratıcıymış diyerek okudum. Yüksek teknolojiler, farklı dünyalar, elde edilen büyük güçler ve başarılar, para, hiyerarşi... Uzatmadan, detaylarda boğmadan ne güzel anlatılmış diye okudum. Bölümler arası geçişlerde zaman zaman zorlansam da hemen konuya girebildim.
Ancak kitabın sonlarına doğru tamamen farklı bir bakış açım oluştu. İçine saklanmış metaforları, kişileri ve olayları görmeye başladım. Kendi içinde bitiremediğin savaşı dışarıda dünyaları yaksan da yıksan da kazanmış hissedemezsin. Hepimizin zaafları var ve hayat seni bu zaaflarla içine çekiyor. O girdaptan çıkış ise aslında çok basit. Bende kalan duygu neye sahip olursan ol temiz bir vicdana ihtiyacın var.
Yazar her ne kadar kurgular üzerine inşa etse de kitabı gerçekliklerden de vazgeçmemiş. Akıcı ve tatminkar bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzay, bilim ve teknoloji merakımı daha ilk sayfalardan canlandıran son derece heyecanlı ve sürükleyici bir macera olmuş. Karakterler arasındaki dostluk ve yardımlaşma duygusu hikayeye çok güzel yedirilmiş, maceranın temposu sayesinde sayfaların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Ancak olay örgüsü bana biraz kısa geldi; uzayın o gizemli atmosferinde ve robotun hikayesinde daha fazla vakit geçirmek, yan karakterlerin geçmişini de biraz daha derinden tanımak isterdim. Yine de hayal gücünü besleyen, merak duygusunu diri tutan ve macera seven herkesin keyifle okuyabileceği harika bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı büyük bir merakla okudum ve genel olarak oldukça başarılı buldum. Özellikle sözcüklerin kökenlerini kuru bilgiler hâlinde vermek yerine bir hikâyenin içine ustalıkla yerleştirmesi esere farklı bir kimlik kazandırmış. Yer yer etimolojiyle ilgili açıklamalar biraz uzun tutulduğu için hikâyenin temposu kısa süreliğine yavaşlıyor; bu bölümler biraz daha sadeleştirilebilirdi. Bunun dışında anlatım akıcı, dili temiz ve çocukların ilgisini canlı tutmayı başarıyor. Karakterlerin zamanla birbirlerini anlamaya başlaması da hikâyeye sıcak bir hava katmış. Kitabı okurken hem eğlendim hem de günlük hayatta kullandığımız birçok kelimenin aslında ne kadar ilginç hikâyelere sahip olduğunu fark ettim. Günümüzde öğretici olmayı sıkıcılığa dönüştürmeden başarabilen eser sayısı çok az; bu kitap o dengeyi büyük ölçüde kurmuş. Özellikle ortaokul çağındaki çocuklara gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim, Türkçeyi sevdirmeyi hedefleyen nitelikli bir çalışma olmuş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yansımanıza baktığınızda kendinizden kaçamayacağınızı bilmenin tedirginliği var bu kitapta. Dostoyevski, Golyadkin’i delirtmemiş, sadece kibirli topluluğun ve görünmez olma korkusunun bir insanı nasıl ufak ufak kemirdiğini göstermek istemiş gibi geldi bana.
İki Golyadkin var karşımızda. Biri gururundan ve kırılganlığından adım atamayan, diğeri ise çoğunluğun tam da istediği gibi pişkin, kurnaz, başkalarının omuzuna basarak yükselen taklit. Biz hep o ilk Golyadkin’iz aslında. Ne zaman bir ortama uyum sağlamak için kendimizden ödün versek, kendi ötekimizi besliyoruz.
Kitabı okudukça ona acımaktan ziyade tamam, geçti, bak buradayız gibi cümleler kurmak istedim. Çünkü onun telaşı, sevilmek ve onaylanmak için çırpınan çoğunluğun en net hali. İnsan, kendi gölgesiyle rekabete girdiğinde kesinlikle yenilir. Golyadkin kaybetti ama bize şefkatin ve bir insanı olduğu gibi kabul etmenin ne kadar hayati olduğunu çok güzel öğretti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumakta geç kaldığım bir kitap oldu ve bunun hüznünü yaşıyorum. Tante Rosa’yı bitirince “Tüm kitaplarını okuyacağım.” demiştim. Şimdiyse “Okumalıymışım.” diyorum. Bu kitapla birlikte yazarın dördüncü eserini okumuş oldum. Okuyun, okutun.

Sevgi Soysal, yalnızca bir gözaltı gecesini anlatarak 12 Mart döneminin baskı atmosferini ve insan ruhunda açtığı yaraları etkileyici bir şekilde aktarıyor. Romanın en güçlü yanı, politik söylemlerden çok karakterlerin korkularına, umutlarına ve dayanışmalarına odaklanması. Baskı dönemlerinin hayatın her kademesine nasıl nüfuz ettiğini okurken çok daha iyi anlıyorsunuz. Sade ama yoğun anlatımıyla özgürlüğün değerini en sıradan anlar üzerinden hissettiren, dönemin ruhunu anlamak isteyen herkesin okuması gereken güçlü bir roman.

Girişte yer alan Semih Gümüş’ün yazısı da romanı anlamak açısından oldukça açıklayıcı. Şimdiden iyi okumalar diliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uyumadan önce birkaç sayfa okuyup bırakırım diye elime aldım ama kendimi kitabı bitirmiş buldum. Gerçekten aşırı akıcı ilerliyor. Sadece son sayfalarda tempo biraz düştü ama onun dışında okurken hiç sıkmadı.

Bu, Jean Teulé’den okuduğum ikinci kitaptı. Açıkçası keşke ilk bunu okusaymışım diyorum. Yazarı ilk kez okuyacaklar için bence İntihar Dükkanı çok daha iyi bir başlangıç kitabı çünkü hem daha akıcı hem de hikâyesi okuyucuyu kolayca içine çekiyor.

Konusunu da oldukça sevdim. Alan’ın bebekliğinden itibaren ailesinin aksine hayata umutla bakması, her şeyin iyi tarafını görebilmesi ve zamanla bu bakış açısını ailesine de yavaş yavaş aktarışı çok hoşuma gitti. Jean Teulé ile tanışmak isteyenlere ilk olarak bu kitabı gönül rahatlığıyla öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir