Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fesleğen Sokağı bana, hızla akan hayatın içinde unuttuğumuz o eski mahalle hissini hatırlattı. Kapıların kilitlenmediği, insanların birbirinin hâlinden sessizce anladığı zamanları… Kitabı okurken olaylardan çok duyguların ön planda olduğunu hissettim. Büyük çatışmalar yok belki ama küçük iyiliklerin insanı nasıl onardığı var.
Hikâyeler sade; fakat bu sadelik bir eksiklik değil, bilakis bir davet. “Dur ve bak” diyor. Bir tebessümün, bir selamın, bir paylaşmanın kalpte nasıl iz bıraktığını usulca anlatıyor. Özellikle yorulduğum anlarda, yalnızlığın beni toparladığı zamanlara benzer bir sakinlik verdi bana. Okurken insanın iç sesi yavaşlıyor.
Didaktik olmadan öğreten, bağırmadan hatırlatan bir dili var. Bence Fesleğen Sokağı, karmaşık duyguların değil; temiz niyetlerin kitabı. Büyük laflar etmiyor ama küçük cümlelerle kalbe dokunuyor.
Kimi zaman bir fesleğen kokusu gibi… Geçip gidiyor ama ardından huzurlu bir his bırakıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Michael Ende’nin Momo adlı kitabı, zamanı kullanma biçimim üzerine beni inanılmaz derecede etkiledi. Kitap, günümüzde insanların “zaman kazandıklarını” sanarak hayatlarını hızlandırmalarını; işleri daha çabuk bitirmeye çalışırken aslında kendi zamanlarından çaldıklarını çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Daha da kötüsü, sadece çalışırken değil; dinlenirken, izlerken, hatta keyif alması gereken anlarda bile her şeyi aceleye getiriyoruz. Böyle yapınca aynı “zamana sığdırma” telaşının içinde daha az zevk alıyor, daha az duygu hissediyor, anın değerini kaçırıyoruz.

Özellikle 6. bölüm (“Hesap yanlış, ama geçerli”), bu meseleye bambaşka bir gözle bakmamı sağladı. Bu bölümü tekrar tekrar okumanızı gerçekten tavsiye ederim. Hayatımızdaki bu koşturmacanın bize neleri kaybettirdiğini daha iyi fark etmeniz dileğiyle.

İyi okumalar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orta Çağın kayıp aydınlanmasını bünyesinde barındıran Doğu için yön bulmaya yarayan usturlap yeni bir keşiftir. Aynı şekilde Narkissos’un aksini gördüğü suyu anımsatan aynanın ise eskiliği bakidir. İkisi arasındaki ilişki ise ancak bir yazar ilhamıyla açığa çıkar. Üç nesli içine alan bir ailenin ilimden irfana irfandan gönle uzanan manidar hikayesi ise tarihin tanıklığıyla müstesna bir kurgunun üzerine inşa edilir. Karakterler büyük tarihi olayları münevver kimlikleriyle dile getirirken Doğu’da yükselen medeniyet bayrağına şahitlik ederler. Öyle ki Orta Çağa damgasını vuran ilim meclisi Beytül Hikme’nin koridorlarına dek ifşa olur. Böylelikle kurgunun asli unsuruyla sarmalanmış tarihi gerçeklerden alınacak dersler eserin didaktik kimliğini ortaya çıkarır. Misal Türklerin Müslümanlığı bahsi en duru haliyle sosyo-kültürel hayatın merkezinden çıkan bir dille anlatılır. Kaliteli edebiyatın tarihi gerçeklerle müthiş birlikteliğinden neşet eden bu eser gözden kaçırılmamalı…
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Taha Kılınç Ortadoğu'ya bakış açımızı şekillendirmeye ve coğrafyamızı daha iyi tanımamıza vesile olmaya devam ediyor.

Kudüs Yazıları adlı eserinde bir başlık olarak geçen bu hususu müstakil bir kitap haline getirmiş. Muhtemelen daha bir çok kitap da çıkacaktır aynı eser içinden.

Tarihi kronoloji ve salt bilgi ile anlatmayan, okurlarına yorumlama kabiliyeti ve farklı perspektiflerden bakarak olayları çok yönlü okuma becerisi kazandıran yazarımız bu eserinde de yine her zamanki gibi Müslümanların gündeminde olan Filistin meselesine müteallik 4 suikastı tarihi diğer olaylarla bağlantılarını da gözler önüne sererek okuyucuyu sıkmadan, bilakis olayın içine çekerek anlatıyor.

Yazarımızın bu ve diğer eserlerini takip eden okurları bu hususlarda fikir yürütebilecek ve güncel olaylar hakkında da yorum yapabilecek yetiye sahip olacaktır.

Bu vesile ile okuma şevkini arttıran ve kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim bir eser/yazardır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kıymetli valimizi en yakın arkadaşlarından ve ailesinden birinden dinlemek, vazife başında olduğu gibi ev hallerinde de örnek bir şahsiyet, takdir edilecek bir insan olduğunu görmek, okumak çok ayrı bir histi.

Ersal hocamızın bu çalışması bence hala toplumda eksikliği hissedilen Recep Yazıcıoğlu portresini anlamak hususu için bir ön çalışma olmuştur. Sayın valinin karakter tahlili, farklı konular ve zeminlerdeki halleri başlıkları altında çalışılmalı ve bu konuda bir külliyat ortaya çıkmalıdır.

Yazımda ve yayında emeği geçenlerin her birine teşekkürlerimle...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bronte kardeşlerin en küçüğü olan Anne Bronte'nin yazdığı ikinci roman.
Akıcı ve usta bir kalemle yazılmış. Aşk, evlilik, alkolizm, çocuk yetiştirme, toplum ve sosyal ilişkiler gibi konuları çağından beklenmedik bir açıklık ve incelikle işlemesi bakımından Viktorya Dönemi için sansasyonel kabul edilen bir kitap. Hem karakterlerin detaylı tasviriyle hem konunun incelikle, ilmek ilmek işlenmesiyle hem de sunduğu edebi zenginlikle klasikleri okumayı seven her okurun kitaplığında olması gerektiğini düşünüyorum. Keşke Bronte kardeşlerin hepsi daha uzun yaşasaydı da daha çok eser yazabilselerdi diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  27
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öz güvenle şımarıklık arasında ince bir çizginin olduğunu yıllardır söylerim. Kitap, bu sözün vücut bulmuş hâli. Aslında önümüzde iki farklı pencere var ve manzaralar oldukça farklı. Petra -taşın adının bu olduğunu düşünüyorum ama farklı bir anlama da geliyor olabilir çünkü kimse ona bu isimle seslenmedi kitap boyunca- kendini, kendi özünden çok farklı gören bir taş. Olduğu durumu, konumu kabullenmiyor. Öte yandan nereye giderse gitsin kendiyle barışık, ait olduğu yeri kendi hayal dünyası çerçevesinde renklendiriyor. Olduğu yere uyum sağlıyor, kendini değerli hissediyor. Ancak aslında yazarın bize vermek istediği mesajın bu olmadığını, kitabın sonunda Petra’nın kendi özünü kabullendiğini şu sözlerden anlıyoruz: “Endişelenmeye gerek yok. Ben bir taşım, bu da benim yuvarlanışım. Her taş nasıl yuvarlanıyorsa öyle işte…” Kitap boyunca uyum sağladığını düşündüğümüz Petra algısı bu cümlelerle yıkılıyor. Soruyoruz kendimize bir yere uyum sağlamadan önce insanın kendini tanıması gerekmez mi?..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kuvvetsiz Bir Güç
İnsanları etkileme kavramını otorite veya güç kullanımından ziyade, derin bir insan anlayışına ve içsel bilgeliğe dayanan bir sanat olarak ele alıyor. Jocelyn Davis, Doğu'nun kadim bilgelerinin öğretilerini (Konfüçyüs, Buda, Gandhi, Mevlana gibi) modern uzmanlarla harmanlayarak, gerçek etkinin nasıl "kuvvetsiz bir güç" olduğunu gösteriyor.

Kitap, "etkileme" kavramını manipülasyon veya ikna teknikleri olarak gören batılı bakış açısına karşı, Doğu'nun daha holistik ve insan merkezli yaklaşımını getiriyor. Özellikle "liderlik" kavramını, hiyerarşik bir pozisyondan ziyade bir "hizmet" ve "örnek olma" rolüne indirgiyor. Okura, gücünü dışarıda aramak yerine, kendi değerlerini, dinleme becerisini ve başkalarına saygı duymayı içselleştirerek gerçek bir etki yaratabileceğini hatırlatıyor.

"İnsanları Etkileme Sanatı", günümüzün hızlı ve rekabetçi dünyasında, insan ilişkilerinde daha derin, daha anlamlı ve sürdürülebilir bir yol arayanlar için değerli bir rehber. Sadece iş dünyasında değil, günlük yaşamda da daha bilge, daha sakin ve daha etkili bir birey olmanın kapılarını aralıyor. Okurunu kısa vadeli "kazanmaya" değil, uzun vadeli "saygınlık ve güven inşasına" davet ediyor.

İyi okumalar.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalnızlık Ekseninde Dertleşme
Yalnızlık- kalabalıkta yalnızlık ekseninde dertleşme içeren bir roman/ öykü diyebiliriz bu kitaba.
Meltem çocukluğundan beri yalnız kalmış, okumuş, evlenip boşanmış, şehirli, kurumsal, kalabalıklar içinde yalnız bir kadın.
Selime teyze çocukları olan ama pek görüşmeyen, erken döneminde kabalık, eşinin vefatı üzerine yalnız kalmış, kalabalıktan uzaklaşmış, nihayetinde tüm ilişkilerini koparıp köye yerleşen 70 yaşında bir kadın.
Kitabın ana teması neredeyse hiç kimseye bir şey anlatmayan, yalnızlığını ve hissettiklerini kendisinden başka kimseyle paylaşmayan iki kadının bir araya gelmesi, bir gün geçirmeleri, bir diyalog gibi değil ama içsel anlatımları ile ifadesi diyebiliriz.
Şehirleşme, aile kavramı, sevgi, sevgisizlik, yalnızlık, kimsesizlik gibi temel kavramlar etrafında, çoğu zaman duygusal, karakterlerin karşısındakini ve kendisini anlamaya çalışması ile ortaya çıkan bir içsel yolculuk bütünü. Hafif bir aile bireyleri ilişkisi eleştirisi, empati kırıntıları, duygusallık ve ağır olmayan bir dram. Çok tarzım değil ama duygu yoğunluğu sevenlerin kitabı beğeneceğini tahmin edebiliyorum.

Genel değerlendirme olarak bakarsam:
- akıcı bir dili var.
- kitap yeteri derinlik içermiyor.
- birkaç saatte bitirilebilecek al tüket tarzında bir kitap
- konu çok standart. İyi işlendiğini düşünmüyorum, biraz daha derinlikle daha üst seviyelerde bir eser ortaya çıkabilirdi. Mevcut haliyle doyuruculuktan uzak buldum.
- ne yazık ki, kitap bana yer yer fazla internet kitabı gibi – edebiyat eseri olmaktan uzak – yer yer de çocuk kitabı gibi hissettirdi.

Özetle, fazla beklentiye girmeden zaman geçirmek için okunabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
18
3
Destekliyorum  13
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap çok güzel özellikle dili akıcı ve resimlerin canlı güzel olması okumasını kolaylaştırıyor. Özellikle mizah kültürümüzde önemli bir yeri olan Hacivat ve Karagöz'ün bu atışmaları her zaman önemli olmuştur. Çocuklar için güzel bir bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Özellikle mizah, zeka ve alanında gelişimlerine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bu kitapta Karagöz'ün Gölgesini Kim Çaldı? Ve yaşadıkları maceralarla çocuklara çok güzel bir kitap okumasını katacaktır. Böyle güzel eserleri çocuklarımıza okumalıyız. Hem tarihimizde önemli yeri olan değerlerimizi öğrenirler. Tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir