Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmed Hamdi Tanpınar'ın edebi dili, düşünce zenginliği için okunur. Hikaye ve özellikle Mümtaz karakteri benlik değildi. "Overthinker "
Diyaloglarında epeyce beylik laf, aforizma ve dönemin dikkat çekici analizleri vardı, bunlar etkiledi beni. Yazarın seçimi Proustvâri bir edebiyat. Bunu başarmış. Bugünden o güne bakınca da seçtiği dönem ve çevreyi de iyi tasvir ediyor. İlk Cumhuriyet dönemi İstanbul burjuva hayatı, sanat ve entelektüel çevre, kültür sentezi (Batı-Doğu'nun değerlerini görmek ve almak)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu serinin sadece bir üçleme olması gerçekten üzücü. Okurken yaşattığı muazzam merak yüzünden serinin her bir kitabını elinizden bırakamıyorsunuz. Ama Çan, yani serinin son kitabı, bence serinin evreni gibi gerçekten zekice kurgulanmış bir kitap.

Özellikle diğer iki kitaptan farklı olarak olayları her bir karakterin gözünden okumak, sanki kitap okuyor değil de final yapmış bir dizinin son sezonunu izliyormuşum hissiyatını yaşattı bende.

Bu evrene ister ütopya diyelim ister distopya; gerçekten ve gerçekten tamamen zekice kurgulanmış bir evren. Olayların akışı, birbiriyle bağlanışı ve yarattığı o muazzam merak duygusu gerçekten harika.

Bazı şikâyetlerim de yok değil. Öncelikle keşke Tırpan Lucifer kısımlarını biraz daha uzun okuyabilseydik. Ayrıca Rowen ve Citra o kadar az yan yana geldiler ki bu ikilinin arasındaki ilişkiyi biraz oldu bittiye gelmiş gibi hissediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ölüm sahneleri hayli etkileyici, örgüt, gerçek hayattaki özellikle günümüzdeki benzer olaylardan ve topluluklardan esinlenmiş ve yazarın çok bariz bir toplum eleştirisi var, kusur olarak söyleyebileceğim nadir yönleri var, ilki, kitabın çok sade bir dille yazılması ve çok fazla açıklama yapması, diğeri de sonunun o şok ediciliğine rağmen bazı şeylerin mantık dışı olması, evet sonu çok şok ediciydi ama o kadar yıl olan iki insan birbirini nasıl tanımazlar diye sorguladım diyebilirim. Yine de yazarın ilk romanı olduğunu ve evren kurmaya hevesli oluşunu bu denli sağlam bir başlangıçla yaptığını düşünerek konuşmak gerekirse bu kitap, çok kaliteli bir kalemin attığı ilk sivri kurşun diye düşünüyorum. Emeğine ve kalemine sağlık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Agatha Christie okumaya ilk olarak Poirot'lu (bir dedektif ve tabi ki erkek) romanlarla başlamıştım...Çünkü mevcutta satılanlar sadece o hikayelerdi! Sonra Tommy ve Tuppence'lı (dedektiflik yapan evli bir çift) romanları buldum ve hikayelere renk geldi. En sonunda Bayan Marple'a sıra geldi. Çocukken ya da büyüme dönemimde kahramanı (sıra dışı bir kahraman; dedektif falan değil, evlenmemiş yaşlı bir kadın) hiç ilgimi çekmediği için okumak aklımın ucundan geçmiyordu. Sonra tv serisine rastladım, çok hoşuma gitti ve kitaplarını almaya karar verdim. Meğerse Christie en iyi serisini en sona saklamış. İnsan ilişkilerine dair gözlemleri paha biçilmez ve okuması keyifli:) Keşke daha fazla olsaydı bu seriden...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman, hikaye okumayı severim, bu kitap da bu sebeple en son siparişte aldığım kitaplar arasında idi. Kitapyurdu sitesinin okurları arasında düzenlediği oylamada 2025 Roman kategorisinde en yüksek oyu alan kitap(lardan) olduğu için tercih etmiştim. Bulgar kökenli bir yazar bahçıvanlık da yapmış, akciğer kanserine yakalanıp ölmüş babası ile olan ilişkisini, hastalık sürecini, bütün yaşadıklarını duygusal bir atmosferde kaleme almış. Yeni bir yazarı, hasta bir baba ve yazar oğul ilişkisini, Bulgar edebiyatını, kültürünü anlamak açısından faydalı oldu fakat çok da sarmadı. Ama akıcı ve edebi, okunabilir kanaatindeyim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Umberto Eco okumak benim için her zaman biraz meydan okumaya benziyor. Çünkü Eco size yalnızca bir hikâye anlatmıyor; sizi tarihin, siyasetin, dinin, felsefenin ve insan zihninin karmaşık koridorlarında uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Prag Mezarlığı da tam olarak böyle bir kitaptı. Okurken birçok kez durup araştırma yapma ihtiyacı hissettim, bazı bölümleri tekrar okudum ve zaman zaman olaylardan çok fikirlerin peşinden gittim.
Bu roman klasik anlamda bir polisiye ya da gerilim kitabı değil. Ortada çözülmeyi bekleyen bir cinayet veya okuyucuyu sürekli ters köşeye yatıran bir gizem yok. Asıl mesele, tarihin nasıl yazıldığı, insanların nasıl yönlendirildiği ve nefretin nasıl üretildiği. Eco, bu kez mezarların arasında dolaşırken aslında insanlığın karanlık tarafını kazıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Işıklar Sönünce, içinde dokuz farklı hikâye barındıran keyifli bir kitaptı. Hikâyelerin her biri ortalama yirmi sayfa civarında olduğu için oldukça akıcı ilerliyor. Bu sayede kitabı büyük bir keyifle okudum.

İçlerinden en çok Noel Macerası ve Manx Altınları hikâyelerini sevdim. Noel Macerası’nda Hercule Poirot ile gençler arasında geçen olaylar ve çocukların Poirot için kardan adam yapması hikâyeye çok sıcak ve tatlı bir atmosfer katmıştı. Manx Altınları’nda ise Poirot yer almamasına rağmen define arayışı etrafında şekillenen farklı ve sürükleyici bir macera vardı.

Kısacası kitaptaki tüm hikâyeleri severek okudum. Kısa, akıcı ve birbirinden farklı maceralar içeren bir kitap arıyorsanız gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
YZT alanında son yıllarda yapılan geliştirmeler dünyamızı derinden etkiledi; küresel ölçekte ülkeler arasındaki rekabet ortamını değiştirecek fırsatlar ortaya çıkardı. Birey ve ülke olarak bu konuda her türlü bilgiye sahip olmak ve gereken hazırlıkları şimdiden yapmak, yakın geleceğin Süper Güçlerinden biri olmaya azmeden ülkemiz için yerine getirilmesi gerekli bir ödev haline geldi.
Yazar, konuyu - eskilerin tabiriyle- efradını cami ağyarını mani (konuyla ilgili tüm unsurları içine alan, ilgili olmayan her şeyi dışarıda bırakan) bir anlayışla ve öğretici bir üslupla ele almıştır.
Yazarına minnet, çalışmalarında bereket diler, yayınevine ve Kitapyurduna teşekkür, konuya ilgi duyanlara eseri içtenlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mario Mazzanti, polisiye ve psikolojik gerilimi zekice harmanlayan, tam bir akıl oyunu üzerine kurulu bir iş çıkarmış. Bir seri katilin peşindeki kovalamacayı izlerken, yazarın tıp ve psikoloji arka planını kurguya ne kadar iyi yedirdiğini net bir şekilde hissediyorsunuz. Hikaye, adeta bir satranç maçı gibi hamle hamle ilerliyor ve karakter analizleri sayesinde gerçekçilik dozu yüksek bir atmosfer sunuyor.

Kurgunun dili oldukça akıcı, gereksiz uzatmalara girilmediği için sayfalar hızlıca akıp gidiyor. Olayların bağlanış biçimi ve sonundaki çözülme süreci de genel kurgunun zekasına yakışır nitelikteydi.

Zaman zaman temponun hafifçe düştüğü anlar olsa da merak uyandıran yapısı ve akıl oyunlarıyla beklentimi karşılayan bir kitap oldu. Zekice kurgulanmış cinayet romanlarını sevenlerin keyifle okuyacağı, zaman ayırmaya değen bir gerilim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın düşündürdükleri:İnsan dediğimiz şey,en sert düşmanlıkların içinde bile tamamen kaybolmuyor.
Lampo ve Gelon’un esirlere yemek vermesi,sadece bir yardım değil;sanki yavaş yavaş duvarların çatlaması gibi.Başta nefretle bakan çocukların bile zamanla o insanlara sarılması… Bu sahne bende “insanlık öğrenilen bir şey mi,yoksa sadece hatırlanan bir şey mi?” sorusunu bıraktı.
Lampo’nun esirleri kurtarmak için her şeyi göze alması ise en ağır yeriydi.Çünkü orada artık bir görev değil,bir vicdan savaşı vardı. Lyra’ya olan aşkı da ayrı bir yara gibi… geç kalmış ama çok gerçek. İnsan bazen en doğru duyguyu en yanlış zamanda yaşıyor.
En sonunda Lampo’nun odasında eşyaları tek tek sayması… işte orası bende hikâyenin değil, hayatın bittiği yer gibi hissettirdi. Sessiz,ağır ve geri dönüşü olmayan bir an.
Bana göre bu kitap “zafer” kelimesini tamamen tersine çeviriyor. Çünkü en büyük zafer; savaşmak değil, birine dokunabilmek…ve bunu yaparken kendinden bir şey kaybetmeyi göze alabilmek.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir