Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yuan Huan'ın Kulübesi’nin devamı niteliğindeki bu kitap, çocukların okuma sevgisini pekiştirecek nitelikte bir roman. İlk kitapta olduğu gibi, bu eserde de hikaye anlatımının gücü ön plana çıkıyor. Ana karakterimiz Tahsin, kütüphanedeki eski bir güvenlik kamerasıyla bir yolculuğa çıkarken okurlarını da gizemli ve heyecan dolu bir serüvene dahil ediyor. Bu süreçte, çocukların hayal gücünü zenginleştirecek ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirecek olaylarla karşılaşıyoruz. Kitap, dostluk, dayanışma ve merak duygusunu teşvik eden temalarıyla sınıf içi tartışmalar için de zengin bir içeriğe sahip. Ayrıca, kütüphanelerin ve kitapların hayatımızdaki önemini vurgulayarak öğrencilerimizin okuma alışkanlıklarını destekliyor. Bu kitabı, öğretmenler olarak derslerimizde ve okuma etkinliklerimizde gönül rahatlığıyla kullanabiliriz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mert Arık’ın çok okunmasının sebebini bu kitapla daha iyi anladım. Bir öğretmen olarak çocukların okuma alışkanlığı kazanmalarında sürükleyici hikayelerin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorum. Bu kitap da yazarın diğer kitapları gibi çok başarılı. Bilim kurgu türünü macera ile harmanlayarak, öğrencilerin merak duygusunu harekete geçiren ve hayal güçlerini geliştiren güzel bir eser. Hikaye boyunca cesaret, dayanışma ve dostluk gibi değerlerin ön planda tutulması, öğrencilerin karakter gelişimi açısından da oldukça kıymetli. Ayrıca geleceğe dair ilginç bir bakış açısı sunarak teknolojinin olumlu ve olumsuz yönlerini düşündürmesi, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için güzel bir fırsat. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
11
3
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük ses getiren Napoli Romanları'nın ilk kitabı,Lina ve Lenu'nun arkadaşlıkla tanıştıkları,bir arada varolmayı öğrendikleri ve sevgili arsız ölüme karşı hayatta kalmaya çalıştıkları,son derece tanıdık bir hikâye.

Elena Ferrante takma isimli yazarın gerçek kimliği belirsiz.Yazarın başarısı,saf bir yürekten, çiçek açmış bir genç kızın ilk mağrurluğuna ve o büyük 'sınırsızlanma' anına kadar tam bir kız çocuğu olabilmesi:korkak,kıskanç,acımasız,sevgi dolu.

Modernizmin dünyalara farklı zamanlarda uğradığı gerçeği ve halkların ona verdiği değişmez tepki.Yoksulluk ve cehaletle büyütülmüş bölünmüşlük; işte büyük zafer! Ferrante kızlarının yoksulluğuyla Anadolu'da doğmuş ve her şeye rağmen büyümüş kız çocuklarının eğitime ulaşma ve toplumda varolma çabaları tanıdık.Plebliğin farkında bile olmayan haliyle çekiç seslerine mahkûm olan yaramaz oğlan çocukları her yerde aynı.

Büyük bir edebî olay değil,ama içtenlikle,ağdasızca ve kaygısızca anlatılan saf hikâyelere açık olanlara.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Feriddün Attar'ın Mantuku't Tayr'ın özeti mahiyetinde bir kitap. Konusu itibarıyla çocukların anlaması çok zor. Ancak kuşların dünyası, yolculuğu, ideale yolculuğun zorluklarını anlatıyor. Kitap Hüdhüd ve önderlik ettiği kuşların Simurg’a (büyük padişaha) ulaşma yolunda ki serüvenlerinden bahsediyor. Esasında çocuk kitabı olarak geçer ama büyük, küçük fark etmeksizin her yaş grubuna hitap ettiğini söyleyebilirim. Bu eseri okudukça insana çok şey katıyor. Çocuklarımıza en güzel verebileceğimiz örnek rol model olarak biz okuyup onlara da kitap okuma alışkanlığı kazanmasını sağlamalıyız. Bu vesileyle okuyalım ve okutalım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sokullu Mehmed Paşa'nın son ve en görkemli zamanlarında, bir ramazan günü başlayan hikayemiz gerçek bir tarihi olay olan 1577 büyük kuyruklu yıldızının (C/1577V1) ışığı altında, kargaşa ortamına sürüklenen halkı ve aynı zamanda Azdahak örgütünün payitahtta haklın dini ve vicdani değerleri ile oynayıp, art arda cinayetler işleyerek büyük kurtarıcıyı getirme çabasını soluksuz bir serüven olarak anlatmakta.

Büyük kurtarıcıyı getirmek maksadı tabi ki de bir yerlerden tanıdık geliyor. Günümüz Evanjelist yapılanmasının benzeri olan Azdahak isimli bir örgütün hiç bir dine inancı olmamakla beraber büyük kurtarıcı için her şeyi mübah görmesi ve işin sapkınlığa varması aslında günümüze, tam da bugünlere işaret ederken mazlumlar ve zalimlerin hikayesi maalesef hep aynı.

İskender Hoca'nın herhangi bir kitabı bittiğinde, bütün serüven yanında hayata dair gerçeklerden de bazı bilgiler edinildiğini okumuştum ve aynel yakın gördüm. Bunu su gibi akan kelimelerinde sizin de görmeniz dileğiyle.
Yanıtla
14
0
Destekliyorum  37
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan çok sevdiği bir yazarın kitabını nasıl anlatır️.
Her sene başında acaba bu romanda ne yazmış diye heyecanla bekleyen biri o kitaba ulaşıp okumayı bitirdiğinde duygularını nasıl ifade eder️.
Ben de öyle bir haldeyim.
Bu kitabında da, tıpkı A-71 de olduğu gibi beni yine şaşırttı.
Öyle sürükleyici tarihsel bir hafiye / polisiye roman yazmış ki elimden bırakamadım️. Osmanlı’nın 1500’lü yıllarında geçen roman her zamanki gibi o usta İskender Pala üslubu ile bizi hem bilgilendiriyor hem de sürükleyici kurgusuyla heyecanlandırıp merak uyandırıyor; tarihe ışık tutarken bize adeta bugünkü Ortadoğu dedirtiyor. Mazlumlar ve zalimlerin hep var olduğunu muazzam bir kurguyla hatırlatıyor.
Velhasıl kitap dostlarım takılıyoruz o kapaktaki kuyruklu yıldızın peşine, caaanımm İskender Pala kaleminin ardından biz de keyifle sürükleniyoruz...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  33
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Konusu itibariyle ilgimi çekmesinden dolayı aldığım bir eserdi.Yazarın ilk kitabı ama her şeyden öte yüreği buruk bir babanın kitabı,eseri okurken bunu özellikle dikkate almanızı öneririm.Yazar önsöz kısmında hayatından kesitlerini paylaşıyor ve bu durumun eserine de yansıdığına şahit oluyoruz.
Hikayesi itibariyle bir Jeolog bilim adamı olan ana karakterimiz 1999 istanbul depremini de bi zati yaşıyor.Sonrasında meydana gelen gelişmeler ışığında bir gizli teşkilat ile bağlantılı olarak Türkiye'nin deprem gerçeğine dokunuşlar yapmak istiyor.Bunun yanı sıra dış güçlerin uyguladığı bazı gizli çalışmalarla da mücadele eden karakterimiz zaman zaman aksiyonu yükselen zaman zamansa kendi iç dünyasına yelken açtığı bir hikayede buluyoruz kendimizi.Japonya ile de bağlantılı bölümleri mevcut olmasıyla birlikte kimi bölümler arası geçişte ve ağırlık verilen konular arasında hem kopukluk hem de yoğunluk farkı buldum.bunu da ilk eseri olmasına bağlıyorum.İlgisini çekenlere öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, iki çocuğu merkeze alarak acı bir gerçeğe parmak basıyor. Sosyal konumunuz ne olursa olsun, insan olmayı başaramamışsanız koskoca bir hiçsiniz. Makamınızın, zenginliğinizin zerre kadar değeri yoktur. Kitap bu fikri etkileyici bir üslupla okuyucuya aktarıyor. Gençlik romanı olmasına rağmen asıl hitap ettiği kesim yetişkinler... Dönüp geriye baktığımızda (tabii ki bu bakış bilinçli ve eleştirel olmalı) kaçırdıklarımızı, ertelediklerimizi, kırdıklarımızı, görmezden geldiklerimizi, yapabilecekken yapmadıklarımızı göreceğiz. Tüm bunlar olması gereken zamanda yapılırsa kıymetli olur. Pişman olmak, hatalardan ders çıkarmak güzel bir erdemdir. Hatalardan arınarak güzel bir yaşama yelken açmak her zaman mümkündür, ama kaybedilenleri geri getirmek mümkün değildir. O halde attığımız her adıma dikkat edelim, ailemizi, çocuklarımızı, çevremizi ihmal etmeyelim.

Yanıtla
3
0
Destekliyorum  26
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
At İzinin İti İzine Karıştığı Bir Ülkeden Görünümler
Emniyet, siyaset, yargı ve suç örgütleri ekseninde Ağva’da heyelan sonucu ortaya çıkan bir cinayet izi üzerinden başlayan olaylarda son yıllarda Türkiye’nin yerli ve yabancılar için suç ve suçlu cenneti olmasını işleyen, sürükleyici, akıcı ve heyecan dolu bir polisiye eser. Yazar toplumsal bir duyarlılıkla son yıllarda iyice ayyuka çıkan olaylara da atıfta bulunarak eseri kaleme almıştır. Yağmurlu hava ve cama vuran yağmurlar ve yer yer tekrarlar rahatsız edici olsa da olayın kurgusu başarılıdır. Zaman zaman lisanı nezahete riayet edilmemişse de bu durum rahatsız edici boyutta değildir. Tırnak içindeki ifadelerin yazımı hariç olmak üzere genel olarak yazım kurallarına uyulmuştur.

Kolluk kuvvetlerinin sivil denetiminin önemi her geçen gün artmaktadır. İnsanın olduğu her yer de sorunun olduğu ve bal tutanın parmağını yaladığı bir anlayış içerisinde kolluk kuvvetlerinin denetimi ancak şeffaflığın sağlanması ve sivil toplum, medya ve yargı denetimi ile sağlanabilir. Emniyet, siyaset, yargı, suç ve suçlularla mücadelede yaşanan sorunların rayından çıkarak bir polisiye esere konu olması ülkenin içler acısı hâlini göstermektedir. Genellikle polisiye eserle münferit olay üzerinden geliştirilip sisteme yönelik bir eleştiri getirilmezken eserde sisteme yönelik açık eleştiri ve atıfların yapılması gelinen durumu gözler önüne sermektedir. Terörle mücadele yolunda başlayan haksız kazançlar ve çeteleşmeler kısa sürede suç örgütlüğüne evrilebilmekte ve bu yasa dışı durum şehit yakınlarına yardımlarla kamufle edilebilmektedir. “İtimat teftişe mâni değildir.” şiarından hareketle kamu yönetiminin şeffaflık, hesap verebilirlik ve görev ile yetki dengesi bakımından yeniden düzenlenmesi gerekir.

Günümüze uygun kelime ve kavramların seçimi içinden geçtiğimiz sürecin diline dair de bir izlenim vermektedir. WhatsApp, konum ve yapay zekâ gibi kelimeler bunu göstermektedir. Suç ve suçla mücadelede delilden suçluya gitmeye dair teknik imkânların gelişmişliğinin eserde yer alması dikkat çekicidir.

Genel olarak bilinenlerin eserde yer alması ve yurdum insanının bilindik bakış açısına yer verilmesi, yer yer basitliğe kaçma gibi görünmektedir. Bu tür bilinen klişelerin ve bakış açılarının daha sanatsal ve edebi bir şekilde ifade edilmesi gerekirdi.

“Utanmıyorsan istediğini yap.” sözüyle Epikteros’tan yapılan “Bir kere sınırı aşan için artık sınır yoktur.” alıntısı ne kadar da birbirine benzemektedir. Artık utanmanın söz konusu olmadığı ve sınırın bir kere değil defalarca aşıldığı bir ortamdayız. At izinin it izine karıştığı böyle bir ortamda olayların çığırından çıktığını polisiye tarzda ortaya koyan bu eser hakikate susayanları beklemektedir.
Yanıtla
29
5
Destekliyorum  56
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Şubat 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yıkılmış kadın benim de beauvoir'le tanışma kitabım oldu. kitapta merkezinde kadınların yer aldığı üç farklı hikaye var. üç farklı kadının hikayesi üzerinden aşk, aile, evlilik, annelik, sevgi, sadakat, aldatılma gibi konuları işliyor yazar.
bu üç kadın bambaşka hayatlara, değer yargılarına, eşlere, ailelere, kariyerlere, karakterlere sahipler ama deneyimleri ve acıları çok benzer. tüm bu hikayelerin ortak noktası okuyucuya kadın olmanın ne kadar benzer ve trajik bir deneyim olduğunu sezdirmesi.
bütün öyküler bir oturuşta okunup aktı gitti. kadınların derinlikli ve karmaşık iç dünyasına dair bir şeyler okumayı seviyorum.
kadınların yaşadıkları karşısında aldıkları pozisyonlar yer yer okuyucuyu sinirlendirse de feminist edebiyat üzerine bir şeyler okumak isteyenlere tavsiye ederim. üç kadın da tüm kadınlardan bir parça taşıyor sanki.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir