Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Veba salgınında olanları,salgında yapılması gerekenleri anlatır.Bazı kısımları oldukça dehşet verici lakin moral bozmak için değil,yüzleşmek, önlem almak adına yaşananları bilmekte fayda var diye düşünüyorum.Kitabı vebadan dolayı şehirden kaçan insanlar gibi oradan gitmek isteyen ama bir sürü terslik nedeniyle gidemeyen sonrasında ise kalmayı tercih eden birinin gözünden okuyoruz.Salgının nasıl yayıldığı,önlemler,gizlenen ölümler,ekonomiye etkileri,normal ölümle kıyaslanarak salgını normalleştirme,cenazeler, salgından kurtulanlar,insanların işe devam edip etmeme kararları...Salgın önceden ciddiye alınmıyor.Felaket arttıkça günlük yaşam etkileniyor.Birçok neden salgını büyütüyor.Salgının artmasının sebeplerinden biri ise şehrin kalabalığı. Ardından geç olsa da önlemler alınmaya başlanıyor.Fakat halkın psikolojisi bozuluyor.Alınan önlemler sertleştikçe salgın azalıyor ve son buluyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayat değişken, bulunduğumuz yer değiştikçe, buna göre yeni felsefi akımlar da ortaya çıkıyor.
Hümanizm; insan odaklılık, insan merkezcilik, insan zihninin evrendeki en üstün zeka olduğu iddiasını içeriyor,
Post hümanizm; insan zihninin beyin tarafından sınırlandırıldığını, geliştirilmesi gerektiğini, İnsan merkezli düşüncenin sınırlarının aşılarak, insan ile doğa, hayvan ve makineler arasında yeni ilişkiler keşfedilmesini ortaya koyar.
Transhümanizm; teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan bir akım; insanın biyolojik ve zihinsel kapasitelerini teknolojik araçlarla genişletmesi konusunu inceler.Transhümanizm bir seçenek değil, evrilmedir.Teknolojik cihazlar, insanın onsuz eksik olduğu yaşayamayacağı bir uzvu haline gelir.
Akıllı telefonumuz hayatımızdan çıksa bir engelli haline geliriz.
İnsanlık, bilgisini tecrübesini yapay zekaya yüklüyor, artık kitaplar bile yapay zekaya yazdırılıyor.Transhümanizmin zirvesine mi geldik acaba? Artık bizim yerimize düşünen cihazlarımız var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kez Erdal özün bir romanını okudum ve anlatım tarzı, akıcılığı, dilin yalınlığı, romanın konusu çok hoşuma gitti, başka kitaplarını da okuyacağım, yazar cezaevine düşen bir siyasi tutuklunun ilk 2 gününü ve gördüğü çok ağır işkenceleri ayrıntılı olarak anlatmış, okudukça kanım dondu içim çekildi olağanüstü gerçek ve adeta sahneleri gözümle görmüş gibi hissettim ve en önemlisi roman olarak okunan bu hikaye aslında 12 Mart muhtırası ve daha sonraki dönemlerde ülkemiz cezaevlerinde yaşanan gerçekler...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Asya Hun Devleti’nden itibaren İslamiyet’in Türkler tarafından kabulünden önceki dönemde Türk topluluklarındaki aile yapısına ve kadının rolüne odaklanan çalışma alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınan ayrıntılı bir eser olmuş.

Eser de incelendiğinde görülüyor ki Türk topluluklarının aile yapısı ve toplumda kadının konumu, büyük değişiklikler olmadan, kültürel süreklilik içerisinde günümüze kadar taşınmıştır. Nitekim Türklerin teşkilatçı devlet ve toplum yapısı aile ile ilgili terimlerin diğer toplumlara göre oldukça fazla ve farklı olmasından da anlaşılmaktadır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gültekin Yazgan, ülkemizin yetiştirdiği özellikle erken cumhuriyet döneminde doğmuş kıymetli bir eylem adamı, öncü ve öğretmen. Görme yetisini ilkokulun sonlarında kaybetmiş fakat yüksek idrak gücü ile bu kayba rağmen hayata teslim olmamış, direnmiş, güçlükleri yenmiş bir öncü lider. Gerçekten de lider kelimesini tam anlamı ile hak eden bir büyük öğretmen. Eser bir oto biyografi. Yazar çocukluğundan itibaren özellikle gözlerini kaybettiği günden itibaren hayatının önemli dönüm noktalarını akıcı bir üslup ile okuyucuya sunuyor. Eser oldukça akıcı, sanki sohbet ediyormuşsunuz havası ile hızlı bir şekilde bitiyor. İlkokul diplomasını 18 yaşında alması, liseyi dışardan bitirmesi, Hukuk mezuniyeti ve öğretmenliği. Daha sonra serbest avukatlık deneyimi. Eseri okurken hayran olmamak mümkün değil. Böyle bir eserin ortaokullarda ve liselerde okuma listelerine alınması ve üzerinde durulması gerekiyor. Merhum Yazgan'a sonsuz rahmet ve şükranla.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnanç manipülasyonunun ulaştığı inanılmaz boyutu hayretler içerisinde okudum. Sinema filmi olsa abartı, roman olsa parodi-absürt diye nitelendirilecek olayları polis fezlekelerinde, savcı iddianamesinde, mahkeme kararlarında görmek dehşet verici. Kitabın sonundaki mahkeme kararlarında birbirinden farklı yorumların olması suç karşısında ceza kanunlarımızın yeterliliğini, Sadettin Merdin ile yapılan söyleşide ise din konusunda yapılan şahsi yorumların topluma olan etkilerini sorgulatması açısından yol gösterici bir kitap. Mutlaka okunmalı.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1982 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan bu roman, okuyucuyu hikayelerin içine çekmesi ve her karakterin kendine özgü hikayesini ayrıntılı bir şekilde anlatmasıyla mutlaka okunması gereken bir kitaptır. Karakterlerin özenle oluşturulması ve hayatlarının, birbirlerinin yaşamlarını etkileyen olaylarla iç içe geçmesi takdire şayan. İsimleri karıştırmak çok normal, çünkü bazıları birbirine çok benziyor; ancak kitabın 10. sayfasındaki soy ağacı, karakterleri ayırt etmenize yardımcı olacaktır. Kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  3
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap intikam almak için bir insanın ne kadar ileriye gidebileceğini, bu duygunun küçümsenmeyecek kadar büyük olduğunu, sinsi bir yılan gibi bekleyip kurbanını hiç beklemediği bir anda vurduğunu anlatıyor. Kitapta bitmez tükenmez bir kinin karanlık okları uçuşuyor adeta. Kötülükten oluşan bir döngünün içinde dönüp duruyor, karakterlerin akıbetini merak ediyor, merak ettikçe heyecanınız katlanarak artıyor, dünyadan ilişkinizi keserek kitabın içine gömülüyorsunuz. Kitabı alırken pek istekli değildim. Yayınevi çok yeni, çeviri sorunu falan olur diye düşünmüştüm. Kitabın kapağını açınca, bu kadar akıcı bir anlatımla karşılaşacağım aklımın ucundan dahi geçmemişti. Epeydir bu denli odaklanarak bir kitap okumamıştım.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İslam öncesi Türk devletleri hakkındaki bilgilerimiz büyük oranda Çin ve diğer non-Türk kaynaklara dayandığından doğrudan Türklerin gözünden kendi tarihlerine ilişkin bilgiler oldukça önemlidir.Göktürk Kitabeleri Türkleri kendi nazarıyla öğrenebileceğimiz ilk tarihsel kaynaktır.İçerisinde çok değerli bilgiler var.Ayrıca alt metin okumalarıyla dönemin Türk Kültür hayatına dair ipuçları bulabiliyorsunuz. Mesela ben hep eski Türkler'de kölelik ve cariyelik olmadığına dair yorumlar okurdum. Ancak Göktürk Kitabelerini okuduktan sonra kölelik ve cariyeliğin de en az diğer toplumlar kadar eski Türkler'de yaygın bir müessese olarak varlığını koruduğunu gördüm. Bu da tarihi ikinci el kaynaklar üzerinden değil asli kaynaklar üzerinden tarihi okumanın önemini göstermesi açısından fevkalade önemli bir örnektir.Satır aralarında oldukça derin özlü sözler de bulunuyor;"Zamanı Tanrı yaşar,insanlar ölmek için yaratılmıştır" gibi.Bu açıdan bir milletin "otobiyografisi" nazarıyla okunabilecek bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orijinalini Zeki Velidi Togan'ın İran'da bulduğu bu seyahatname aslında tam nüsha değil.Bu eksik haliyle dahi İslam öncesi Türk kültür ve sosyal hayatına dair hiçbir yerde erişilemeyecek bilgiler buluyoruz.İslam öncesi Türk toplumları yaşam biçimi itibariyle nomadik bir toplum olduğu için arkalarında çok fazla yazılı eser bırakmamışlardır.Bu da onları farklı milletlerin anlattıkları kadarıyla tanımamıza sebebiyet veriyor.İbn Fadlan'ın işbu eseri bu açıdan çok önemli.Bazıları içerisinde abartı bilgiler mübalağalar uydurmalar olduğunu ileri sürse de farklı kaynaklarla yapılan mukayeseli çapraz okumalar aslında İbn Fadlan'ın doğruluk değeri yüksek oldukça kıymetli bilgiler verdiğini gösteriyor.Türkler haricinde bilgi verdiği bir diğer toplum ise Ruslar.Özellikle Ruslardan bahsederken sanki The Vikings dizisinden enstantaneler izliyor gibisiniz.Hacmi küçük ancak muhtevası yoğun akıcı bir içeriğe sahip olduğundan seyahatname severlerin müstağni kalamayacağı bir eser olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir