Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük hayaller ve beklentiler ile birlikte İstanbul'da yaşayan amcasını ziyarete gelen Pervin ile birlikte genç kızlığın pembe hülyalarına, derin duygulara, hayata bambaşka pencerelerden bakmaya Mehmed Rauf'un eşsiz kalemi ve mükemmel üslubuyla eşlik ediyoruz. Güzel duyguları ve derin hayal kırıklıklarını paylaşacağınız; kitabın zamanına, hikaye örgüsüne kendinizi kaptırıp uzak zamanlara ve zamanın nadide İstanbul'unda doyasıya bir gençlik aşkı yaşayacağınız şahane bir eser. Yazıldığı dönemin toplumsal özelliklerini, insan ilişkilerini ve daha bir çok şeyi usta ismin kaleminden zevkle okuyacak ve adeta yaşayacaksınız. muhteşem bir eser ve kapılıp gideceğiniz harika bir olay akışıyla birlikte okumanın keyfine sonuna kadar varacaksınız. Keyifli okumalar diliyorum.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harvey, işçi sınıfının temel haklarının neoliberalizm ve kapitalizmle sömürüldüğünü ileri sürerken, kentsel devrimin ancak şehirlerde meydana gelebileceğini ifade etmektedir. Kitapta kapitalizm, rant sanatı ve küresel şirketlerin kendi çıkarlarına hizmet etmek için hangi yolları kullandığı sarih bir şekilde açıklanmıştır. Buna karşılık Asi şehir örneği Bolivya El Alto şehri üzerinden temsil edilmiştir. Asi şehirlerinin mottosuna ulaşabilmek için kitabın son kısmında bazı kavramsal örnekler ileri sürülmüştür.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Kadir Karagöz
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sade ve duru... Söyleşi havasında geçen güzel bir başlangıç olmuş. Kadınların benliklerini bir kadının gözünden okumaları, yanlış buldukları noktaları eleştirmeleri, erkekler içinse kadını anlamak için okunabilecek bir eser. Okurken yazımın günümüzden bir asır öncesine göre tasarlandığını unutmadan, dönemin kadın figürü göz önünde bulundurularak ilerlenmeli. Lombroso, eseri bir makale edasıyla değil, kişisel görüşlerinin baskın olduğu bir yöntem ile ortaya çıkardığı için mutlaka eleştirilere neden olabilecek birçok cümle bulunmakta. Benim bu eserde eleştirebileceğim en kritik nokta ise erkeklerin iyilik yapmayı sevmeyen canlılar olduğuna kanaat edilmesidir. Lombroso'nun kadınlar hakkındaki sunduğu görüşlerin ise büyük bir kısmına katılmakla beraber tamamına katıldığımı söyleyemem.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saraybosna Blues, anlatı türünde olan eserini çok beğendikten sonra bu kitabı da okumaya karar verdim. Sevdiğim bir tarz otobiyografik öğeler, bir ülkede yabancı olmak, baba oğul ilişkisi, eşinin hafıza kaybı ve ona bakarken yeniden ve farklı duygularının şekillenmesi, yabancı dil, mültecilik ve tabi ki en önemlisi bir savaşa tanık olmak, kaçmak, yaşam savaşı vermek gibi çok ağır konuları duygu sömürüsü yapmadan gündelik hayat sıradanlığında ama duyguların ağırlığını da kaybettirmeden mükemmel bir şekilde yazmış.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vay arkadaş… Bir kez daha Alex Schulman okuyup, bir kez daha “Ciğerimiz kalmamıştır” diyoruz. Dünya genelinde en mutlu yaşayan coğrafyalardan birinden bu çılgın aile travmaları nasıl kaleme düşüyor?

Kitapta paramparça bir çocukluk geçiren, güvenli bağlanamayan Herriet ve Oscar’ın ebeveyn olmalarını; ardından da bu işi yüzlerine, gözlerine bulaştırmalarını okuyoruz. Kızları Yana başta olmak üzere kitaptaki tüm karakterlere sarılmak istedim. Bölümler arasında gezerken geçmişte ve şimdide uçuşup duruyorsunuz ve son sayfalarda hem hüzün hem de merak duygusu tavan yapıyor.

Yine bayıldığım bir kitap! Alex Schulman bu işi biliyor...
Yanıtla
10
1
Destekliyorum  10
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzay operası, distopya, ütopya bilim kurguda en çok sevdiğim alt kollardır. Roman hem ütopya hem de distopya içerir. İnsanın yaptığını başka hiçbir canlı yapmaz. Kendi cehennemini bile yaratabilir ki roman böyle bir yerin anlatımıyla başlıyor. Bu yerin adı Büyük Dünya. Anlamını yitirmiş kavramların olduğu, yaşamın anlamsızlaştığı, çok az kişinin duygu taşıdığı, genelde hissin olmadığı bir yer. İleri seviye teknoloji ve yönetimin sebep olduğu bu distopik dünyada insan artık yarı insandır. En temel duyguları hissetmek isteseler de bu mümkün değildir. Bir yandan da ütopiktir bu dünya. Savaşlar, yoksulluk , hastalık, ülke sınırları, siyaset, rekabet, iktidar yoktur. Fakat tüm bu pozitif haller negatif bir durumu doğurur; insanlar hissizleşir. Fakat yeniden hissetmek isteyenler için bir umut vardır. Sonunda ters köşe yapan roman hayli sürükleyiciydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülkadir Cami Bey, mezuniyeti sonrası 1896’da atandığı Trablusgarp’ta 2. Meşrutiyetin ilanında mebus seçilinceye kadar görev yapar.1906’da Gat’a görevlendirilince seyahat güzergahı, bölgenin doğal özellikleri, tarım ve ticareti, mimarisi ve yerli halklar hakkındaki gözlemlerini aktarır. İmparatorluğun Afrika’daki son toprağı olan Trablusgarp ve meşhur sürgün yeri Fizan hakkında önemli bilgiler içeren bir eser. Ulaşımın zorluğu okununca ,Fizan sürgünü olmanın ne kadar meşakkatli ve ölümcül olduğu anlaşılıyor. Özellikle yerli halkların kökenleri ve özellikleri ilgi çekici, özellikle de Tuareg’ler hakkında ilginç bilgi ve gözlemler var. Dili sadeleştirildiği için kolaylıkla okunabilen, akıcı üslupla yazılmış bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap alanında tek diyebileceğimiz bir eser. Müthiş bir araştırma sonucunda kaleme alınmış ve savaş sürecine farklı bir yönden bakan bir araştırma. Savaş deyince herkesin aklına cephede savaşan, fedakâr ve yiğit asker ve komutanlar geliyor ama olayın bir de geri planı var yani yazarın deyimiyle iç cephesi var.

Savaş devam ederken cephe gerisindeki kadınların, çocukların ve yaşlıların durumu hakkında pekçok eser yok, olanlar da genelde kahramanlıklara yönelerek milliyetçiliğimizi besleyen eserler. Ama savaş devam ederken Kadınlar napıyordu, nasıl geçiniyorlardı, güvenliklerini kim sağlıyordu ya da güvende miydiler, devlet kadınlar ve çocuklar için ne gibi önlemler almıştı? Bu soruların cevabını veren eserler pek yok maalesef.

Kitap tarihçiler ya da dönemi merak edenler tarafından mutlaka okunması gereken bir eser. Okuyana olaylara farklı yönden bakmayı göstererek savaşı kutsarken ya da savaşı överken aynı zamanda nelere mâl olduğunu daha daha yakından görmemizi sağlıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
98’de nobel edebiyat ödülü alan ve bunu sonuna kadar hak etmiş bir kitap. Sosyolojik anlamda toplumsal eleştirilere yer verilip psikolojik anlamda da insanın iç dünyasının karanlık ve aciz taraflarını ortaya koymak adına kurgu oluşturulmuş. Bir okuyucu olarak beni kitabın yazılış tarzı yordu. Romanlarda gördüğümüz klasik karakter diyalogları neredeyse sayfalar süren paragrafların içerisinde eritilmiş, dolayısıyla da hangi karakterin neyi söylediğini anlamak zorlaşıyor. Aynı zamanda yazarın olay örgüsüne kendisini de dahil edip araya ufak söylevler yerleştirmesi kitabın anlatıcı kimliğini belirsiz hale getirmiş. Fakat bunların tümü kitabın içeriğinin zenginliğini ve özgünlüğünü gölgeleyecek değildir.
Yanıtla
11
1
Destekliyorum  22
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Meditasyon Biçimi: Trenler ve Hatıraları
'Tren Rayları', geçmişe uzanan ve okurunu geçmişin sularında yüzdüren edebi bir metin ve hatta bir hatıralar silsilesi. John Berger ve Anne Michaels'in kelimeleri birlikte harmanladığı lirik bir anlatım. Bu anlatıma ünlü fotoğraf sanatçısı Tereza Stehlikova'nın trenin içinden dış dünyayı çektiği manzaralar eşlik ediyor. Metnin atmosferi biraz sanatsal biraz da metaforik...

"Hafızalarında trenleri yaşatan son jenerasyon biz olabiliriz" diyor Anne Micheals. Ve ekliyor John Berger: "Fotoğraf makinesi ve tren. Her ikisi de anıları bir tür taşıma yöntemi"...

Trenler ve insanlar... Aralarında öyle güçlü hikayeler barındırıyor ki... Dev gibi trenler; kavuşmanın ve vedanın her çeşidine, büyük kitlelerin yerlerinden edilmesine, göç dalgalarına, zorunlu göçlere, sürgünlere, mülksüzleştirmelere, sınır dışı edilen insanlara ve daha nicelerine şahitlik ediyor...

Bir tren istasyonunun kurulabilmesi adına birçok ilde yüzlerce ev yıkılıyor. Gecekondu mahallesi olarak bilinen tüm işçi evleri yerle bir ediliyor. Hatta Manş Tüneli raylarına yol açsın diye civardaki mezarlıklar dahi yok ediliyor...

İkinci dünya savaşında Union İstasyonu, savaşa gönderilecek askerlerin merkez istasyonuydu. Ve binlerce asker belki de son kez ailelerine bu istasyonda sarıldı. Ebedi yolculuğa bu istasyonda uğurlandı...

Aşklara, derin sancılara, hüzünlü bekleyişlere ev sahibiydi koca koca trenler... İstasyona doğru gelirken çaldığı acı düdük belki de bir mutluluğu kucaklayacaktı... Belki de acı bir haberi verecekti bekleyenin kucağına...

'Tren Rayları', dokunaklı bir metin. Pek hacimli değil belki ama anlatmak istediği içerik çok güçlü aslında. Yavaş yavaş, sindire sindire okumalı... Şiirsel, düşünsel ve medite edici...

Herkese İyi Okumalar
Yanıtla
3
2
Destekliyorum  1
Bildir