Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Haçlı Seferleri Tarihi uzmanı olan Tyerman'ın bu eseri pek bilinmeyen siyasi tarih dışında yer alan bir konuya odaklanıyor. Ana kaynaklara dayalı akıcı bir üslupla bir haçlı seferinin nasıl bir büyük proje olduğu ortaya konuluyor. On binlerce insanı kutsal savaşa ikna etmek, asker toplamak ve sevk etmek, askerlerin silah, iaşe ve taşıt ihtiyaçlarını karşılamak büyük bir planlamayı da gerektiriyor. Bu nedenle Haçlı Seferleri daha yakından bir incelemeyi gerektiriyor. Yazar işte eserinde bunu ele almış ve Seferlerin finansmanı, insan kaynağı, lojistiği, silah ihtiyaçları, ulaşımı gibi geniş ve büyük bir organizasyonun nasıl gerçekleştirildiği ayrıntıları ile okuyucuya sunulmuş.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Bülent Ay
24 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sergenler arasında tesadüfen gördüğüm ve en sevdiğim kitaplardan "Dido Sotiriyu - Benden Selam Söyle Anadolu'ya" kitabının devamı olduğunu öğrendiğimde altın bulmuş gibi sevindiğim metin. Kitabın yazarı Prof. Dr. Kemal Arı'nın Bütün Dünya dergisinde (Kasım 2016) kaleme aldığı hikâyenin kitabını okuduğum için çok mutluyum. İlk (efsane) kitaptaki ana karakter "Manoli Aksiyotis"in mübadele sonrası uzak düştüğü toprakları -öncesinde üç yıl mektuplaşarak- 50 yıl sonra Şirince'ye gelip ziyaret etmesi ve eski evleri ve topraklarında o dönem yerleşik bulunan Dağlı ailesine konuk olması özelinde; mübadele ve sonuçlarını duygusal bir atmosferde ve tarihi bilgiler eşliğinde işliyor. Tek sevmediğim yanı; hocamız keşke bu kadar yoğun betimleme ve felsefi yorumlarla kitabı iki katına çıkartmasaydı. Genel olarak beğendiğimi söylemeliyim. Şirince'ye gidecek olanların ve bir mübadil bir aileden gelen herkesin okumasını çok isterim.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Genel olarak homo sapiens türünün yani bizlerin geçmişi bugünü geleceği hakkında düşündürücü, içerisinde bir sürü teorinin, analizlerin ve bilimsel gerçeklerin olduğu bir eser. Yer yer yazara katılmadığım yerler olsa da bence kesinlikle okunması gereken bir eser. Size kesinlikle hayata karşı farklı bir bakış açısı kazandıracak. Kitabı okurken yazarın kişisel hayatı ve hayata bakış açısını da katmak gerektiğini düşünüyorum. Anlatımına gelince sizi sıkmayan, herkesin anlayabileceği ve çok akıcı bir dili var. Böyle bir eser koymak gerçekten ciddi zaman vakit bilgi gerektirdiğini düşünüyorum bu bakımdan yazarı tebrik etmek gerek.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kadın olarak annelere yönelik tavsiye edebileceğim nadide eserlerden birisi. Bir annenin ya da anne adayının okuması gereken başucu kitabı. Bir çocuğu yetiştirmek ve geliştirmenin ilk adımı, annenin kendisini geliştirmekten geçiyor. Kitapta da bu konuya vurgu yapılmış. Çocuk ile ilgili sağlık, hayat felsefesi ve doğru yetiştirme konusunda değerli bilgiler içermektedir. Kesinlikle her annenin okuması gereken bir eser. Hatırlatmakta fayda var ki , "bir anne değişirse dünya değişir" aslında iyi bir dünya için annelerin kendilerini geliştirmesi ve çocuğuna rol model olması yeterlidir...
Mutlaka okunmalı, okutturulmalı...
Kaleminize sağlık...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kitap nasıl yaşana yaşana okunur, yazılan her kelime , anlatılan her olay nasıl orada o anda gibi hissedilir. Bir konu hakkında hem bilgili hem yetkin hem yetenekli nasıl olunur Yaman Koray’ın bize göstermiş olduğu bu.

Çok uzun yıllar önce duymuş olsam da adını Yaman Koray’ın ,gerek kitabın baskısının olmaması gerek popüler kültüre olan köleliğimiz nedeniyle okumayı ihmal etmişim. Ertelemişim demek haksızlık olur bayağı ihmal etmişim. İyi ki @dedaluskitap kitabı tekrar yayımladı da biz de okuduk.

Peki kitabın konusu ne ? Denizcilik mi ,aşk mı ,balık avcılığı mı yoksa denize olan aşk mı bence hepsi. Toplumsal dayanışma, hayatın gerçekliği, fırsatçılık siyaset, alavere dalavere ve insanlığın hırsları uğruna neler yapabileceğini göstermesi açısından gayet başarılı bir eser.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Balzac çoğu eserinde bir eleştirmen,bir yorumcudur.Bazı konulardaki fikirlerini karakterleri aracılığıyla yazdıklarına katar.Bu bazen şehir planlamasıdır bazen müzeler hakkındadır bazen de askerlik üzerinedir.Fakat Bilinmeyen Şaheser'i bu konuda diğer eserlerinden ayıran nokta;diğer eserlerinde yazarın fikirleri yer yer paragraflarda bulunurken,bu hikâye başlı başına bir eleştiridir,arayıştır,tanımlamadır.Bir kurgu ile sanat,sanatçının üretimini,üretim boyunca süren sancıyı,kusursuzluk arayışını,sanatçının ürettiği ile arasındaki bağı,sanata ve zorluklara adanmışlığı anlatıyor.Balzac yazarlığı kadar bir resim tenkitçisidir. özelliği eserlerine yansır.Ayrıntılar vermesi,uzayan cümleleri ve bu romanda olduğu gibi resimle ilgili konuya hakimiyeti resimle ilgilenmesinin sebebidir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çeviri Süreçlerine Genel Bir Bakış...
Kıymetli okurlara, kitap değerlendirmesini sunmadan önce, kitabın yazarını tanıtmayı her zaman öncelikli olarak faydalı buluyorum. 1950 yılında doğan Radegundis Stolze, Alman kökenli bir çevirmen ve çeviribilimci olarak tanınan, çeviri teorisi ve uygulamaları üzerine uzun yıllar boyunca çalışmış ve bu alanda önemli katkılarda bulunan biridir. Bilhassa çeviri kuramları, çeviri tarihi ve farklı çeviri disiplinleri konularında araştırmalar yaptığı bilinmektedir. Akademik kariyerinde dilbilimsel yaklaşımları ve kültürel iletişim unsurları üzerine çalışmalar sürdüren Stolze, eserlerinde bu konuları geniş bir perspektifle incelemiştir. Özellikle çeviri süreçlerinin pratik yönlerini incelemiş ve bu alandaki önde gelen isimlerinden biri olarak görülmektedir.

“İnsanlar farklı diller kullandıkları sürece, siyasi ve toplumsal iletişimde, siyasal gücün yayılmasında, huzurlu seyahat ortamında ve özellikle felsefenin, bilimin edebiyatın ve dinin aktarımında dil engelini ortadan kaldırdığı için, insanın vazgeçilmez etkinliklerinden biri çeviridir.” (s. 21)

Radegundis Stolze’nin kitaba başlangıç cümlesine göre çeviri, dünyada çeşitli dil ve kültürler var olduğu sürece, insanların birbirini anlama noktasında engelleri ortadan kaldıran bir faaliyettir. Çeviri kavramının irdelendiği bir giriş, okuyucuyu esere bağlayan bir özellik olduğunu düşündürüyor. Radegundis Stolze’nin Übersetzungstherıien Eine Einführung adlı eseri, Almanya’da çeviribilim, filoloji ve edebiyat bölümlerinde ders kitabı olarak uzun yıllar boyunca okutulmuştur. Radegundis Stolze’nin 1994’te tamamladığı bu eser, Emra Büyüknisan tarafından 2020 yılında Çeviri Kuramları-Bir Giriş adıyla dilimize kazandırılmış ve Runik Kitap aracılığıyla da neşredilmiştir. Çeviribilim alanı için temel başvuru eserlerinden biridir. Eserde yazarın, Alman, Rus, İngiliz, Fransız ve İsrail ekolleri gibi pek çok yaklaşımlara yer verdiği anlaşılmaktadır. Yazar, eser boyunca ele aldığı kuramları çok yönlü bir şekilde inceleyip, bilimsel yaklaşımlarla açıklamaktadır. Buna istinaden eser 1-Dil Dizgelerine Bakış, 2-Metinlere Bakış, 3-Disipline Bakış, 4-Eyleme Bakış, 5-Çevirmene Bakış olarak beş ana başlık altında vücuda getirilmiştir.

Stolze, eserinin “Metinlere Bakış” başlığı altında, çeşitli alt başlıklarla ele alınan konulara açıklık getirmiştir. Mesela bu bölümün ilk alt başlığı olan “Çeviribilim ve Eşdeğerlik Tartışması” kısmında, Nida, Schreiber, Koller gibi önemli araştırmacıların kuramlarından yola çıkarak eşdeğerlik kavramını şematik bir şekilde açıklamıştır. Örneğin, Nida, dil yapısının değiştirilmesiyle aynı anlamın iletilmesini savunurken, Koller ise metinler için kurallı bir eşdeğerlik önermiştir. Stolze, eşdeğerlik sorununu sözdizimsel anlamda içerik ve etki eşitliği olarak ele almış ve farklı kullanımları metin ve çevresel bağlamda aynı değerde göstermiştir. (s.125-146).

İkinci alt başlık olan “Metindilbilim ve Çeviri Odaklı Metin Tipolojisi” bölümünde ise Stolze, metindilbilimin karşılaştırmalı çeviri için önemli olduğunun altını çiziyor. Reiss’in “bilgilendirici”, “anlatımsal” ve “yönlendirici” metin türlerini ayırt ettiği, Koller’in ise her metnin farklı bir çeviri yöntemi gerektirdiğini belirttiği görülmüştür. Ayrıca Gerzymisch-Arbogast, metin düzleminde makro ve mikro yapıların birbiriyle bağlantılı olması gerektiğini vurgulamıştır. “Çeviride Edimsel Boyut” başlığı altında Stolze, dilbilimsel edimbilimin dil ifadelerini eylem olarak ele alarak okurla ilişkilerini tanımlamanın önemli olduğuna işaret etmiştir. Kültürel farklılıkların çevirinin ölçütü olarak kabul edildiği ve farklı metin türlerinin farklı çeviri gereksinimlerine sahip olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, yazınsal metin çevirmenlerinin Almanca, Fransızca ve İngilizce gibi farklı dillerden yapılan çeviri örnekleri üzerinden karşılaştıkları zorlukları okuyucuya tartışarak sunmuştur. Son olarak Stolze, yazınsal metinlerin çevirisi üzerine yapılan tartışmalar, çeviri normları, kültürel etkiler ve çeviri ekollerinden söz ederken, bu meseleler hakkında kendi değerlendirmelerine de yer verdiği görülüyor.

Stolze, “Disipline Bakış” olarak adlandırdığı üçüncü bölümde, çeviri araştırmasını alan kuramı olarak incelemiştir. Bu bölümde, Holmes, Toury ve Baker gibi önemli araştırmacıların metin çözümlemelerini şematik örneklerle açıklamış ve çeviri etkinliğinin nasıl disiplinlerarası bir boyut kazandığını dilbilimsel araştırmalar temelinde göstermiştir. Ayrıca, çevirinin tek bir yöntemle sınırlanamayacak kadar çok yönlü olduğunu vurgulamıştır.
Eylem kuramı olarak incelenen çeviri kuramı ise, çevirinin kültürel iletişim eyleminin özel bir türü olduğunu vurgulamıştır. Mesela Vermeer'in düşünceleri üzerinden çevirinin iletişimsel boyutunu ön plana çıkarırken, Skopos kuramı çerçevesinde metin eşdeğerliğine dikkat çekmiş ve çevirinin sadece dilsel açıdan ele alınmasının yetersiz olduğunu belirtmiştir.

Eserin dördüncü ana başlığı, “Eyleme Bakış”ta ise, Stolze, çeviri etkinliğini işlevsel ve öğretbilimsel açıdan değerlendirmiş ve çevirinin kültürlerarası iletişim eylemi açısından önemini vurgulamıştır. Ayrıca çeviri ve ideoloji bağlamında, çevirinin bilgi ve kültürlerin oluşmasında nasıl bir etken olduğuna değinmiş ve ideolojik düşüncelerle çeviri etkinliğinin yeniden yorumlanabileceğinden söz etmiştir. Son ana başlık olan “Çevirmene Bakış” bölümünde ise, çevirinin yorumlama süreci olarak ele alındığı ve çevirmenin metinler üzerinde çalışırken karşılaştığı sorunlar hakkında tartışmaya yer vermiştir. Son olarak, yorumbilim ve bilişsel-psikoloji çeviri araştırmalarıyla çevirmenin düşünce süreçlerini nasıl ele alması gerektiği üzerinde durulmuş ve çeviribilim öğrencileri için yönlendirici olması amaçlanmıştır. Ayrıca önsöz kısmında da değinildiği üzere bu eserin amacı, konunun meraklısı için de yön bulmaya ve araştırmaya teşvik etmektir.

Eserin dili, konuya çok yabancı biri olmama rağmen okuma süreci boyunca kopmadan bilgi ile besleyen, keyif veren bir akıcılığa sahipti. İncelemeyi bahane ile, bu kitabın çevirisini üstlenerek alana değerli bir katkı veren Emra Büyüknisan’a teşekkürlerimi ve tebriklerimi sunuyorum. Bir teşekkür ve tebrik de eseri yayınlama ve bizlere ulaştırma yükünü omuzlayan Runik Kitap’a… Daha nicelerini yayınlaması temennisiyle.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanzimat Dönemi eserlerinin işlediği konuların neredeyse hepsi Muhadarat romanında işlenirken, kadının irade dışı yaptığı evlilik ön planda tutulan konudur.

Osmanlı konak hayatını ilk kez kadın gözüyle işleyen bu roman tesadüfler zinciri ile kurulmuştur. Bu açıdan realizmden uzak fakat tesadüfler içindeki karakterlerin gerçekçi anlatılması açısından realizme çok yakındır. Düşürülen bir mendil, yıllar sonra bir limanda bir kişinin parmağında görülen yüzük, konağa erken gelen biri olayların akışını belirler.

Hakkında monograf yazılan ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye Hanım‘ın bu romanında eğitimli kadın figürü, odalık, halayık gibi mevzular yer alır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Burhan Çay
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
" Niyet esastı. Çünkü şifaya, mucizelere açılan kapının anahtarı iman ve niyetti. Kilitleri ancak onlarla açabilirdik, kalan her şey vesile idi."

Hikayemizin baş kahramanı güçlü, akıllı ve içsel olarak da oldukça hassas bir karakter. Hayran olmamak elde değil. Hikayenin kurgusu sağlam ve dili de hikayemiz kadar samimi, sade ve akışkan. Karakterlerin yapısı, samimiyeti ve baş kahramanımızın sağlam inancını özüyle bütünleştirmesi ve ânda gerçekliğini hiçbir vakit yitirmemesi, enerjinin kaynağı olan yaratıcıdan daima beslenmesi hikaye boyunca okuyanın gönlünde bir umut şavkı yakıyor. Üstelik unutulmuş kültürel değerleri ve kaybolmaya yüz tutmuş insani ve ahlaki normları yüzümüze vurması da ayrıca etkileyici. Cumhuriyetimizin ve edebiyatımızın zekası, vicdanı ve kalemi ile kendini ustaca gösterebilen bir kadın yazar daha kazanmış olması beni oldukça mutlu etti. Ve eminim tüm okurseverleri de mutlu edecektir.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir sanat dalı olan Edebiyat mutluluk vermelidir ancak Edebiyat sadece hayatın ışıltılı yönünü değil hayatın karanlık yönlerini de ortaya koymalıdır.

Ebru Çaloğlu'nun, Arkabahçe kitabından sonra yazdığı Gölgesine Tutsak'ta, ünlü yapıtlarda kötülüğe sebep olan karanlık yüzlerin anlatımı yer alır. 19. yüzyıl psikiyatristi Carl Jung'un dediği gibi, herkesin karanlıkta kalan bir gölgesi mevcuttur. Sanat eserlerindeki karakterlerde mevcut olan bu karanlık tarafın altını kazıdığımızda neler çıkmaktadır ortaya? Çocukluk travmaları ; sevgisizlik, değersizlik, adaletsizlikle..... hayata karışmış insanların dramları.

Arkabahçe'de dolaşarak insanlığın Gölgesine Tutsak'lığını görmek istiyorsanız Ebru Çaloğlu'nun her iki kitabını da okumalısınız.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir