Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser yalnız bir başkarakterin etrafında gelişen bir olaydan ibaret değil. Odakta yalnız bir başkahraman yok. Kişi kadrosu oldukça geniş ve adı geçen her karakterin bir meselesi var. Her birine ayrı ayrı odaklanıyoruz okurken. Birinde bulmasak birinde günlük hayatla ilişkili ifadeler buluyoruz. Bölüm başlıklarının fazla olması bütünlüğü bozmamış. Aksine daha kısa bölümler, okumayı kolaylaştırmış. Toplumun değer yargılarını iyi yansıtan bir roman olmuş. Kime hangi gözle bakılır, örneğin boşanmış gelmiş bir kadına toplumda ne gözle bakılır, burada da yer yer can sıkan durumları irdelemiş yazar. Yazar, içinde yaşadığı mahalleyi, insanları tanıyan biri, bu çok açık. Dil kullanımı da içinde yaşadığı, esinlendiği insanları tanıdığı ölçüde. Ağırlıklı olarak anlatım ve diyalog teknikleri kullanılmış. Teknik olarak bir kusur yok. Gayet akıcı. Hoş zaman geçirmek için ideal bir roman. Kalabalık kadrosu olması, karakterleri yerleşene kadar romanı bir çırpıda yarıya getiriyor zaten. Okuru bol olsun.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Martin Eden'i ilk defa okuduğumda biraz bocalayarak kitabı bıraktım. Daha sonra tekrar başladığımda ise kitap sardı açıkçası. Kitap yarı otobiyografik olarak geçmekte. Jack London'un hayatından esintileri görüyoruz. Kendisi her ne kadar alt tabakadan birisi olmasına rağmen kendini eğitmek için her kitabı okur, kendisinden daha eğitimli kişilerle tartışmalar yapmaktadır.

Kitapta ağır bir anlatım yok, akıcı ve sade bir dil hakim. Klasik kitapları biraz sakin kafayla okuyunca daha rahat okunduğu bir gerçek.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rıfat N. Bali’nin alanında yeterli çalışma yapılamayan,modern Türk sosyal yaşamının şifrelerini çözen mükemmel kitabı.Kitap 1980-2000 dönemini kapsayan basın arşivi taraması sonucunda derlenenlerle oluşturulmuş ve 20 yıl gibi kısa sürenin sonunda Amerikan kültürünü referans alan Türk toplumunun değişimini açıklamaya çalışıyor.Okuyunca tüketimin neden insanların kimliklerini belirleyen en önemli unsurlardan biri haline geldiğini , Beyaz Türklerin neden korunaklı sitelere yerleştiklerini,işadamlarının neden entelektüel görünmeye çalıştıklarını daha iyi anlıyorsunuz.Bali, kitabında gazetecilerin iktidara yakın olanlarının Türkiye’yi işadamları ve siyasetçilerle birlikte yönettikleri yanılgısına kapıldıklarını da vurgulamış.Bali toplumdaki ötekileri de tarif etmiş, Anadolulu muhafazakar kişiler, iyi eğitim, yabancı dil, güçlü siyasetçi, bürokrat, gazeteci ve işadamlarından oluşan ilişkiler ağı içinde yer almak gibi niteliklere sahip olmayıp “kenarda kalanlar”.Peki siz hangi gruptansınız?
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken, elli yaş üzeri İnsanların hayatında muhakkak bir kesit bulabilirsiniz.

Yokluğun, çaresizliğin, acının, yalnızlığın, insana neler yaptırdığı, ne tür bir cesarete sürüklediği, belki hayattan tam umudunu kestiği anda karşısına çıkan yeni fırsatları lehine çevirmek için ne gayretler edinildiği, hatta biraz daha ileri gidersek cahil cesareti ile işe koyulanların karşı tarafta çekemeyen bir grubun başına neler getirebileceğini, ne iftiralar atabileceğini varın siz düşünün.

Binlerce insanın yaşanmışlık hikayesi, dil ve anlatım açısından zengin akıcı..

Anadolu’da insanlar birbirlerini hitap ederken "lakap" kullanmaları halen günümüzde bile süregelen bir durumdur.

Sosyal Adaletin olmadığı bir yerde güçlünün zayıfı haksızca yok ettiği, hüzün dolu bir serüven...

Kullanılan dil ve olayların 1970'li yılları resmettiği, bir solukta okunabilen bu eser ufuk açıcı bir hikaye...

Teşekkürler Sayın, Mustafa Kutlu.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
ilkay coşkun
12 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eleştirilerde şiirin iyisi, en iyisi aranmaktadır adeta. Eleştiriler, sanat seviyesinde ve yenilikçi bir anlayışta yapılmaktadır. Bahusus, şiirde anlam arayışı esas alınmaktadır. Ali Celep’in kisve-i tab’a büründürdüğü son iki eleştiri kitabı, şiir eleştirilerine bir vakar ve yeni bir ses getirmiştir. Şiirler ve şairler noktasında her türden sınıflandırmalar, kategoriler şiiri itaatkâr bir disiplin halinde tutamayacaktır yine de. Son tahlilde şiirler ve şairler üzerine serdedilen olumlu olumsuz her türden değerlendirmelerden daha ziyade zaman ve iyi okur en adil hâkim olarak görevini yapacaktır. Ne olursa olsun, nereye gideceğini bilen bir şiir ve şair için dünya bir kenara çekilecektir. İyi ve kalıcı şiir, nokta mertebesinde de olsa Türk şiirinin belleğine katkısını sunacaktır. Bugün şiirler yazan şairlerinden yarına kalacak şair Prometheuslerinin kimlerden oluşacağını yaşadıkça göreceğiz bakalım. Tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eleştirel yazılarda; “Şiir, geçmişe atıflarla ilerler” Behçet Necatigil sözünün fazlasıyla hakkının verildiğini düşünüyorum. Eleştiriye, tahlile aldığı ilgili şair şiirlerini, İkinci Yeni ve Modern Türk Şiiri temel taşları üzerinden ele aldığını söylemiştik. Bunu, daha çok etkilendiği tanınmış şair ve yazarlar üzerinden yapmaktadır. “Cahit Zarifoğlu, İsmet Özel, Sezai Karakoç, Ahmet Haşim, Turgut Uyar, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Edip Cansever, Behçet Necatigil, Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ahmet Hamdi Tanpınar, İlhan Berk”, hatta ve hatta “Yunus Emre, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Hüseyin Cöntürk” gibi kimi tanınmış isimler üzerinden yapmaktadır. Bunlarla birlikte hemen hemen her tahlil yazısında "T.S. Eliot, Ezra Pound, Arthur Rimbaud, Aragon, Boudelaire” gibi dünya şiirinin temel taşları üzerinden de şiire ve şaire bakış tüm boyutlarıyla ele alınıp işlenmektedir. Beğenerek okuduğum güzel bir eser. Tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar bu eseri ile üç ödül aldı. 2023 yılı Erdal Öz Edebiyat Ödülü, 2023 yılı Sedat Simavi Edebiyat Ödülü ve 2023 yılı Vecihe Hatiboğlu Anma Ödülü.

Çok güzel üç öykü var kitapta.

Bir hiç uğruna yaşanmadan geçirilen, maddi değerlerin her şeyin üzerinde tutulduğu ve mutluluğa uzanmayı biçimlere bağlayan hayatlar. Yok olan zerafetin yerini alan görgüsüzlük, geçmişe duyulan özlemi pekiştirircesine fütursuzca vücûd buluyor.

Çevremizde olan bitene körlüğümüz bitmedikçe, mücadele etme duygusunu ruhumuzda hissetmedikçe, dünya daha güzel olmayacak.

Çok güçlü, çok güzel cümleler ve çok güzel bir anlatım, kurgu, üslup… Muhteşem.

Bana ilham veren az sayıdaki okumadan biriydi. Okumaya doyamadım. Kaybından dolayı çok üzgünüm.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı'nın son döneminde Osmanlıcılık fikrinin çökmesiyle İslamcılık ve Türkçülük fikri ön plana çıktı. Üç Tarz-ı Siyaset adlı eserde üç fikir akımı tartışılmıştır. Bu eserde ise Üç Tarz-ı Siyaseti adlı eseri de kapsayacak şekilde dönemin düşünce yapısını fikir adamlarının perspektifinden detaylı bir şekilde kaleme alınmıştır. Örneğin Türkçülüğün önemli fikir adamlarından olan Ziya Gökalp başta olmak üzere Mehmet Emin Yurdakul gibi kişilerin görüşlerine yer verilmiştir. Şehbender Zade Ahmed Hilmi, Mehmet Akif gibi İslamcı kişilerin görüşleri derinlemesine değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler yapılırken karşılaştırmalara da yer verilmiştir. Milli Mücadele Dönemi, Halide Edip Adıvar'ın fikirlerine yer verilmiş ve yine İslam'ın modernleşmeye karşı bakış açısı gibi konular bilimsel bir şekilde tartışılmıştır. Konu hakkında yazılmış en kapsamlı eserlerden birisidir. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
John Verdon'un en sevdiğim yanı diğer polisiye romanlarına nazaran baş karakterin ruhsal çöküntüsünü çok iyi işlemesi ve insani duyguları inanılmaz derecede güzel aktarmasıdır. Baş karakterimiz dedektif Dave Gurney'in eşi ile olan sıkıntılarını, yaşadığı ruhsal bunalımları, kafasına çöken sorunları betimlerken sanki siz oradaymış gibi hissediyorsunuz. Ayrıca yazarın diğer polisiye romanlarından farklı olarak baş karakter hep sorunlarla uğraşırken hata da yapabiliyor ve bu hatalar bazen yoğun bakımlık olmasına bile sebep olabiliyor. Bu gerçekçilikten ötürü kitap inanılmaz derecede sürükleyici. Bunun akabinde olaylar hep beklemediğiniz şekillerde gelişirken size verdiği detaylar sizi bir taraftan alıp bir başka tarafa götürüyor bu da kitabı elinizden düşürmek istememenize sebep oluyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Siyasallaşmaması gereken şeylerin bile siyasallaştığı yeryüzünde, siyasetin birçok şeyi şekillendirdiği bir ortamda ve tarihte; en kullanışlı alanlardan biri de hiç şüphesiz din kurumu olmuştur. İslâm özelinde, bundan namaz gibi özel bir ibadet dahi kurtulamamıştır. İslâm tarihinde; bilhassa cuma namazlarındaki hutbelerde Hz. Ali ve Muaviye döneminden başlamak üzere karşılıklı lanetlerin okunduğu, siyasi propagandaların yapıldığı tarihi bir hakikattir. Bilhassa Emeviler döneminde camiler ve namazlar adeta siyasete göre de dizayn edilmiştir diyebiliriz. Mesela cuma namazlarında hutbelerin namazdan sonra okunduğu ama sonraları bu uygulamanın değiştirildiği ve namazdan önceye alındığının söylendiği, hutbeler daha dinamikken sonraları ağızdan çıkan bir harfin bile günah sayıldığı bir şeye dönüştüğü vb. birçok meselenin altı geniş geniş, türlü türlü doldurulabilir. Velhasıl namaz hakkında derli toplu tarihi bilgilerin yer aldığı bu eseri öneririm.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir